15 Ekim 2018 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kırıkkale'de sağlık çalışanlarının darbedildiği iddiası
Kırıkkale'de sağlık çalışanlarının darbedildiği iddiası
Türkiye'nin ilk silah OSB'sinde fabrikalar yükseliyor
Türkiye'nin ilk silah OSB'sinde fabrikalar yükseliyor
Tesislerin Emisyon Ölçümleri Denetleniyor
Tesislerin Emisyon Ölçümleri Denetleniyor
Gaziantep Keyf Künefe vatandaşın yanında
Gaziantep Keyf Künefe vatandaşın yanında
  YAZARLARIMIZ
Gerçekleşen Hayal 3
13 Aralık 2017 Çarşamba Bu yazı 4038 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

(3.) CENABI ALLAHIN EVİNDEYİZ:

          12 Kasım Pazar saat (20. 30) da Mekke – i Mükerreme girişinde, şehrin gece ışıklarının ve binalarının arasından adeta bir heyula gibi yükselen, adına da ‘’Zemzem Tour’’ denen gökdelenin ışıkları saçılıyordu! Kalacağımız otele ulaşmamız (21. 00) i buldu. Eşyalarımızı lobiye taşıyıp hemen yemeğe çıkıldı.

          Yemekte bizim Türk yemekleri ve Türk aşçısı hizmet veriyordu. Bu noktada keyfimiz de moralimiz de on numara oldu. Zira yemek konusunda çok değişik şeyler işitmiş ve endişeliydim.

          Yalnız buradaki otelimiz Medine deki kadar değildi. Gerçi biz otel satın almaya değil, buraları ziyaret etmeye gelmiştik. Bunu sırf konum itibariyle farkı gözlemlemek açısından belirtiyorum. 2 tanesi 8 – 9 kişilik, bir tanesi de 4 – 5 kişilik asansörleri vardı ve belirli zamanlara yönelik (namaz – yemek – vs. gibi) otelin müşteri kapasitesine cevap verecek düzeyde değildi. Odaların konaklayıcı sayısı (2 – 3 – 4) ne olursa olsun bir tek manyetik kapı kartı verildi! Bu da kişilerce hoşnutsuzluğa sebep oldu.

          Bu olumsuz durumu sorduğum firma yetkilileri, esas anlaşmalarının olduğu otelin, henüz sezon başlamadığından dolayı açılmadığını bu münasebetle de keza Kâbe ye yakınlık açısından burayı tercih ettiklerini belirttiler.

          Eşyalarımızı odalarımıza taşıyıp, biraz da istirahat edip ve abdest tazeleyip, odamızda yatsı namazlarımız kıldıktan sonra, (22. 30) da otelin özel servis otobüsüne binerek 3 dakika da Kâbe – i Muazzama nın otoparkına ulaştık.

          Kâbe içi ve civarında yapılmakta olan inşaatlardan dolayı giriş güzergâhları sürekli olarak değiştiriliyormuş. (23. 00) sularında Kâbe ye ulaştık. Giriş öncesi Erdem Hoca bizlere kafamızı önünüze eğmemizi, kendisi bildirinceye kadar da kaldırmamamızı, Kâbe yi ilk gördüğümüz andaki dualarımızın da çok önemli ve makbûl olduğunu, onun için dua ve dileklerimizi seçerek hareket etmemizi bildirdi.

          İşaret verdiği zaman kafamızı kaldırdığımızda Kâbe nin o muhteşem görüntüsü karşımızda bütün ihtişamıyla duruyordu. Hey suphanallah, Cenâb – Allah bana bu yaşa gelmiş olarak burayı dünya gözüyle görmeyi nasip etmişti. Onun için ne kadar şükretsem az gelir.    

          Kâbe’ nin genel yoğunluğuna oranla bu saatte sakin olduğunu, geçmişi bilen hocalarımız söylediler. Onların gözetim ve talimatlarına göre İLK UMRE’ mizin gereği olan 7 Şavt’ lık (7 tur = 1 Sa’ y) ‘’UMRE TAVAFI’’ mıza başladık. Tavafı bitirdikten sonra buradan ‘’SAFÂ TEPESİ’’ ne geçerek orada iki rekâtlık Tavaf Namazı mızı kıldık.

          Bunun arkasından hocalarımız yapacağımız ‘’UMRE SA’ Y’’ ının duasını yaptırdı. Duadan sonra buradan ‘’MERVE TEPESİ’’ ne olan takriben 400 metre lik gidiş şekline bir Şavt deniyor. Bu mesafenin yaklaşık orta kısmında takriben 100 metre lik yeşil ışıklı kısımda erkeklerin koşar adım yürüdüğü Hervele bölgesi var. Merve’ den Safâ’ ya dönüş ikinci Şavt olmak üzere, 4 gidiş + 3 dönüş şeklinde toplamda 7 Şavt’ da burada git – gel yapılıp, sonuncusu Merve Tepesi nde biten ‘’SA’ Y’’ ımızı tamamladık. Pratik olarak toplamda yaklaşık üç kilometre yürüyüş yolu da diyebiliriz Sa’ y ın tamamına. Yani (7 Şavt = 1 Sa’ y) oluyor.

          Umre işleminin ikinci kısmı olan Sa’ y da tamamlandıktan sonra, Merve Tepesi nde önce bir dua edip arkasından da 3 yerinden saçlarımızı keserek işlemi tamamlamış ve ihramdan çıkma hakkını kazanmış olduk. Böylelikle (02. 00) de İLK UMRE’ mizi tamamlayıp ilk vazifemizi ifa ederek saat (02. 30) da otele dönüldü. Sabah namazına kalkmak üzere (03. 00) de yatabildik.

 

          * ) 13 Kasım - Pazartesi (05. 15) te yaklaşık iki saatlik bir uykudan uyanıp sabah namazını otelin mescidinde ve cemaat halinde kıldık. Namazdan sonra kahvaltı vaktine kadar odalarımızda biraz daha istirahatın arkasından kahvaltımızı yaptık. Tekrar öğle namazı ve yemeğine kadar yine istirahat edildi. Kahvaltıdan sonra eşim rahatsızlandığı için biz ‘’TAVAF’’ a gidemedik. Keza dünden yorgun olanların bir kısmı da aynı şekilde otelde kaldılar. Bu arada bazı umreciler ise, kahvaltıyı müteakip tekrar ‘’TAVAF’’ için gidip, öğle yemeğine döndüler.

          Öğle namazı ve yemeğinden sonra biz yine istirahat zorunda kaldık!  İkindi namazını da yine mescit de ifa ederek istirahata devam ettik. Akşam ve Yatsı namazlarından sonra akşam yemeğini müteakiben (22. 00) de ‘’TOPLU TAVAF’’ için Kâbe ye gidildi. Tavaf’ tan sonra ikişer rekât tavaf ve şükür namazları kılındı. Ben de bu tavafımı rahmetli babama bağışladım. Namazdan sonra topluluğun kadın – erkek ayrılıp bir kısmı otele döndü. Kalanlarda serbest şekilde ibadet etmek üzere ayrıldılar.

          Kâbe’ nin nispeten serbestleşmiş olduğunu görünce, Erdem Hocamdan bana önderlik ederek ‘’Mültezem’’ kısmında özel olarak iki rekât namaz kılıp, Kâbe örtüsüne değerek dua etmek istediğimi bildirdim. Hocamın da yardımıyla ilgili bölüme girerek namazımızı ifa edip arkasından da Kâbe örtüsüne sarılarak duamızı yaptık. Burada da namaz kılıp dua etmek ayrı bir sevap, dolayısıyla Ravza – ı Mutahhara da olduğu gibi, burada da bu özel durum nasip oldu.                                        

          (00. 30) da otele döndüğümüzde ayrılan guruptaki kadınların henüz dönmemiş olduklarını öğrendik. Onlarda (01. 45) te otele dönebildiler. Bu saatten sonra sabah programına kalkmak için birkaç saatlik bir istirahat yapıldı.

 

          * ) 14 Kasım - Salı (04. 00) de kalkıp abdestimizi alıp topluca lobide toplanıp (04. 30) da Kâbe’ ye intikal ettik. Bu saatte ve bu mevsimde (27 derece) bir hava mevcut. (05. 30 / 06. 15) arası namazı eda ettikten sonra, Kâbe’ nin avlu alanı içinde bulunan Peygamber Efendimiz in doğduğu evinin yerine gelindi. Merdivenlere sıralanıp hatıra resmi çekildi. Hocamız Peygamber Efendimiz in doğumundan itibaren hayat hikâyesini anlattı. 13 senelik peygamberliği süresince Mekke de sadece 400 kişi Müslüman olmuştu.

          (06. 45) de buradan yürüyerek ibadete kapalı bulunan Berke ya da Liva Mescidi ne varıldı. Liva = Sancak anlamına geliyor. Buraya Bandı Nahye Mahallesi deniyor. Mescidin önündeki meydanda hocamız Sedir Ağacının mucizesini anlattı.

          Sonra buranın arka tarafında bulunan Cin Mescidi ne geçildi. Mescid - ül Hares adıyla da anılan bu mescit, cinlerin Hz. Peygamberden Kur’ an dinlediklere yere yapılan mescittir. 

          Peygamber Efendimiz değişik zaman ve mekânlarda cinlere vahiy tebliğ etmek için Kur’ an okurdu. Mescit önünde bayan rehberimizle bir de gurup resmi çekildi.

          Hocamız ayrıca Hz. Ömer döneminden bir hikâye anlattı. Cahiliye dönemine ait hatırasında kızını gömmek için mezar kazdığına üzüldüğünü, helvadan put yapıp, acıkınca da oturup yediğini hatırlayınca güldüğünden bahsetti.        

          Buradan dönüşte Mekke’ deki birkaç mezarlıktan birisi olan Cennet – ül Mualla nın yanında duruldu. Mezarlar düz zemin üzerinde olup, erkeklerin kabirlerinin baş ve ayak kısımlarında sadece ikişer taş, kadınların kabirlerinde ise birer taş bulunuyor. Hepsi bu kadar! Kadın kabri ile erkeğinki yalnızca bu taşlardan anlaşılıyor. Oradakinin kimi diği – neyi diğini kimse bilmiyor!

          Mezarlık ziyaretimizden sonra dönüş yolumuzda Sancak Mescidi nin cepheden köprünün kapatmış olan resmi çekilerek (08. 00) de otele dönüldü.

          Otelde kahvaltımızı yaptıktan sonra biraz istirahat ederek (10. 00) da ihramları dolayıp tavaf için tekrar Kâbe’ ye gidildi. (10. 45 / 11. 20) arası tavaf tamamlandı. Sonra topluca ikinci kata çıkıldı. Kadınlar ayrı bölümde biz başka yerde tavaf namazlarımızı kıldık. Ben bugünkü tavafımı da anneme bağışladım.

          Tavaf namazından sonra burada Kâbe’ nin karşısında oturup hem Kâbe’ yi seyrettik, hem de öğle namazını bekledik. Namazdan sonra yine toplu olarak otele dönüp yemeğimizi yedik. Yemekten sonra (14. 00 / 17. 00) arası, gece gidilecek tavaf için dinlenmeye geçildi.

          Bir süre sonra otelin dâhil tüm Mekke’ de elektrik kesintisi oldu. Her yer zifiri karanlık. Göz gözü görmüyor. Ancak cep telefonlarının lambasıyla yolunu bulabiliyorsun. Asansörler çalışmıyor, Otelin jeneratörleri ancak ACİL çıkışları aydınlatabiliyor! Kaldığım 8. kattan sonra Kafeterya – Mescit – Restoranı da indikten sonra Lobi’ ye ulaşıncaya kadar akla karayı seçtik!

          Lobide kafilemizin yetkilileri oturmuş bekliyorlar. Kaç saatten beri devam eden kesinti nihayet (19. 00) a doğru geldi ve bu defa da asansörler önünde bir panik! Kimi yemeğe gitmek için, kimi odasına çıkmak için. Bu hengâmede üç asansörden biriside arıza yapınca ayıkla pirincin taşını! Otelde var zaten 7 – 8 Türk kafilesi. Herkes aynı zaman dilimi içerisinde aynı şeyleri yapmak zorunda olunca, ister istemez bir curcuna oluyor. Neyse.

          Yemeğimizi yedikten sonra yatsı namazını da mescit de kılıp odamıza çıkarak tekrar (21. 30) a kadar istirahat ederek yeniden ihramları kuşanıp (22. 00) de tekrar tavaf’ a gidildi. Tavaf’ tan sonra namazımızı kılıp bu seferki tavafı da kendime diledim. (24. 00) de bir kısım genç arkadaşlar burada ibadete devama karar verdiler. Bizlerde arkadaşlardan ayrılıp tekrar otele döndük.

  

          * ) 15 Kasım - Çarşamba (05. 15) de kalkıp otelin mescidinde sabah namazımı ifa ettikten sonra restoranta geçerek kahvaltımızı yaptık. Bugünkü program olarak şehir turu için (07. 30) da otelin önünden otobüslerle hareket edildi. İlk durağımız ‘’Sevr Mağarası’’ nın mevkiine (08. 10) da vardık.

          Mağaranın bulunduğu dağ, Mekke den Medine ye hicretin başlangıç hikâyesi olup, Veli Hocamız tarafından açıklaması yapıldı. Burası Hz. Ebubekir in ayağını yılan sokmasının, güvercinin yuva yapmasının ve örümceğin ağını ördüğü o meşhur mağara oluyor. Dağ görüntüsü arkamıza gelecek şekilde ve gurup olarak resim çekildikten sonra, (08. 30) da buradan Arafat’ a hareketle (08. 45) te Arafat sınırlarını geçtik.

          Bu bölge gözün alabildiği düz ve boş alan. Cenâb – ı Allah’ tan af dilenen nokta burası. Burada dilenen aftan tüm günahlardan arınılıyor. Yalnız ana – babasına asi olanların günahları kalıyor. Arafat’ ta affedilmeyenler için Peygamber Efendimiz bir dilekte daha bulunuyor. Onun affı için de bu defa Cenâb – Allah Peygamber Efendimiz e Müzdelife de dua edilmesini bildirdi. Veysel Hoca Nemire Mescidi ile ilgili Arafat hakkında çok geniş bilgi verdi.

          (09. 15 / 10. 00) arası Arafat Tepesi ne çıkarak iki rekât namaz kılıp duamızı yaptık. Sonra Müzde life ye hareket edildi. Yol boyunda etraftaki tüm alanlar alabildiğine hac çadırlarıyla kaplı. Hepsinin üzerlerinde de klimaları mevcut. Şimdi tamamı boş durumda olup, hac mevsimi zamanı bu bölgede üç gün ihramlı olarak konaklanıp, Arafat a çıkıp – inip, kurban kesip, şeytan taşlamaya gidildikten sonra ihramdan çıkılıp ‘’HACI’’ olunuyor.

          Arafat tan dönüşümüzde kafilemizin diğer otobüsündeki Erdem Hoca bizim otobüse davet edildi. Erdem Hoca umre ziyaretçilerini Hira Nur Dağı mıntıkasına gidinceye kadar ilahilerle coşturdu.

          Yol güzergâhımız Şeytan Taşlama ‘’Cemarat’’ mahalline varmadan öncesi MİNA da Hz. İbrahim in oğlu İsmail’ i kurban edeceği yerde, İsmail’ i kesmeyen bıçağının taşı kestiği yeri gösterdiler. Buradan geçerken Hoca konuyla ilgili açıklayıcı bilgiler verdi. Geçtiğimiz bu kilometrelerce alanda, gözün alabildiği yerlerin tamamı hac çadırlarıyla kaplıydı.

          Buradan geçerken belli bir bölgede yola paralel devam eden su kanalı vardı. Bu su kanalı Halife Harun Reşit’ in hanımın annesi Zübeyde Hanım tarafından, Hâitu Huneyn denilen bölgeden kanal yapılmak suretiyle Mina’ ya getirildi.

          Yolumuzun devamında (10. 30) da Hira Nur Dağı mıntıkasına gelindi. Yine Hocamız açıklamalarında burasının Cebrail Aleyhisselâm tarafından Peygamber Efendimiz in müjdelendiği ve (ıkra = oku!) emrinin asırlar önce gerçekleştiği yer olduğunu anlattı.

          (21. 00) de Otel mescidinde hocalarımız tarafından topluca bilgilendirme toplantısı yapıldı. Önce Veysel Hoca Kâbe ile ilgili bilgiler verdi. Kâbe = Küp anlamına geliyor. Genişliği = 14 m. Derinliği = 13 m. Yüksekliği = 35 m. ebadında, içerisi boş ALLAH’ ın EVİ olup, Hz. İsmail in Ebu Kubeys dağından getirdiği ‘’Hacer – ül Esvet’’ Kâbe’ nin dört köşesine iskele taşı olarak başlıyor. 1.) Hacer – ül Esvet, 2.) Rüknu Irafi, 3.) Ferah Kapısı, 4.) Hatim / Hicri Kâbe / Hicri İsmail olarak adlandırılmaktadır.

(RESİMLER: Zemzem Tour-808, Kâbe-663-753, Tavaf-575-618, Safa, Merve, Mültezem-575, Peygamberimizin Evi-473, Sevr Dağı-491, Arafat-496-503, Mina,  Müzdelife-513-519).

‘’DEVAMI YARIN’’


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Dursun Kuzucu
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Ekim 2018 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net