11 Aralık 2018 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kırıkkale'de Kore-Türkiye İlişkileri
Kırıkkale'de Kore-Türkiye İlişkileri
ES Turizm Öksüz Kaldı
ES Turizm Öksüz Kaldı
Çocukların İstanbul Macerası
Çocukların İstanbul Macerası
Kimse Haklı Galibiyetimize Gölge Düşüremeyecek
Kimse Haklı Galibiyetimize Gölge Düşüremeyecek
  YAZARLARIMIZ
Gerçekleşen Hayal 4
14 Aralık 2017 Perşembe Bu yazı 5432 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

(4.) UMRELERİMİZ DEVAM EDİYOR:

          Otel mescidindeki sohbet toplantımızın devamında Veysel Hoca, Beyazıt – ı Bestami Hazretleri ve Şeytan’ ın hikâyesini anlattı. Sonra Kâbe nin etrafının 7 kere dönülmesinin gerekçesini yani Şavt’ ı anlattı. Bunun sonucunda Yedinci kat semâda ‘’Beyt – i Mamur’’ derecesine erişilmiş oluyor. Devamında Nasrettin Hoca ile Köylü ve Tilki hikâyelerini anlattı.

          Veli Hoca: Umre = Tabi olmak – tamir etmek anlamına geldiğini, Hacer – ül Esvet in selamlanma veya ellenmesinin, Cenâb – ı Allah’ a şahitlik edeceğini anlattı.

          ‘’Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk, innel hamde, ven nîğmete, leke vel mülk, lâââ şerike lek’’ sözlerinin açıklamasını yaptı: ‘’Buyur Allahım, kabûl buyur Allahım. Senin bir eşin ve ortağın yoktur. Hamd sana mahsustur. Niğmet te sana mahsustur. Mülk te senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur’’ demektir.

          Kâbe de namazda sadece Kâbe yi seyir sevaptır. Tavafın; 300 peygamberin ruhunun üstünde tavaf etmiş olunduğunu anlattı.

          Sonra zenci ile bir beyazın (Boyacı) hikâyesinden bahsetti. Devamında Osmanlının 414 yıl Kâbe nin nöbetini tuttuğunu, Kâbe nin yanında Ecyat Kalesi ni, mevcut Suudî düzeninin yıkarak yerine ‘’Zemzem Tour ve Kraliyet Sarayı’’ nı yaptığını, zamanında Ecyat’ ın Türk aşçısının çarşıdan et alıp dönerken, Kâbe de tavaf yapıp gelip yaptığı et yemeğinin, bir türlü pişmediğinin hikâyesini anlattı! Bunun için de Hac veya Umre yapan kişinin, Kâbe yi selamladığın dan dolayı el avuç içleri öpülür.

          Erdem Hocamız da mescitte bu gece geç vakte kadar çok ahenkli bir şekilde devam eden

muhteşem bilgilendirme konuşmalarından sonra, güzel sesiyle ve kasideler eşliğinde kapanış konuşmasını yapıp program sonlandırıldı.

          Bundan sonra yarın akşam yatsı namazını müteakiben HİRA NUR DAĞI’ na gitmek isteyenlerin listelenmesi ve ona göre organizasyon yapılacağı bilgisi açıklandı.

 

          * ) 16 Kasım - Perşembe (04. 15) de kalkıp Kâbe ye sabah namazına gidildi. Otele dönünce hemen kahvaltımızı yapıp, yeniden bir abdest tazeleyip, ihramlarımızı sarınıp (07. 30) da İKİNCİ UMREMİZ için hareket edilerek (08. 00) de Cîrâne Mescidi ne ulaşıldı. Buradaki ihram namazı ve umre niyet duamızı yaptık.

          Buradaki niyet duamızda ben mescit çıkışında alışkanlık veya dalgınlık sahikası, tavaf patiğimi ayağımdan çıkarmayı unutarak duaya iştirak etmek suretiyle ihram yasağı suçu işlemişim. Bununda farkına bir sonraki üçüncü umremize niyet edeceğimiz Hudeybiye Mescidi çıkısında Veli Hoca nın ikazıyla şahit oldum.

          Saat (09. 30) da Kâbe ye dönüldü. İçeri girilip (10. 30) a kadar tavafımızı yaptık. Sonra namazlarımızı kılıp Safa – Merve ye geçerek burada da 7 Şavt’ ımızı tamamlayıp, duamızı yapıp, saçımızı da keserek (11. 30) da İKİNCİ UMRE’ mizi tamamlamış olduk.

          Otele dönülerek öğle yemeğine kadar istirahat edildi. Yemek sonrası öğle – ikindi ve akşam namazları mescitte kılındı. Ara boşluklarında da istirahat edildi. Çünkü gece HİRA’ ya çıkılacak! Akşam yemeğinden sonra yatsı namazımızı yine mescitte kıldık. Dünden programlanan Hira Nur Dağı gezisi için (21. 00) de otelden hareket edildi.

          Otelden ayrılmadan önce Kafeteryasından bir kutu yaş hurma aldım ve Hira Nur Dağı na hareket edilince de otobüs içerisinde rahmetli babamın ruhuna dağıtımını sağladım. 

          Takriben (21. 30) da dağın eteğindeki iskân alanına varınca otobüslerden inildi. İndiğimiz yerden itibaren dağın doruğuna doğru yaklaşık 300 metreye kadar asfalt yol olduğu, sonrasından itibaren dağın esas tırmanışının başladığı bildirildi.

          Dizlerimden rahatsız olduğum için dağa çıkamayacağımı bildiğim halde, eşim ısrarla buranın mübarek bir yer olduğu ve çıkabileceğimiz yere kadar devam etmemizin sevabını arzu etmesi üzerine, asfalt yoldan ve indiğimiz yerden 100 metre bile çıkmamıştık ki, bu da belki 5 - 6 katlı bir binanın yüksekliğine tekabül eder, eşim devam edemeyeceğini ve geriye dönmemizi söyledi. Bunun üzerine bulunduğumuz noktadan geriye dönüp, otobüsten indiğimiz yere geri geldik.

          Fakat bu defa da burada bizden gayrı kimseler yoktu! Kaldırımın kenarına oturup başladık beklemeye. Yaklaşık (23. 00) gibi bizi getiren otobüsümüz bulunduğumuz yere geri geldi. Bizde otobüse binip, dağa çıkanların dönüşlerini beklemeye başladık. Giden herkesin geri dönüşünün tamamlanması (00. 30) u buldu. Otobüs tamam olup ta otele döndüğümüzde saat (01. 00) i geçiyordu. Derhal istirahata geçildi. Zira Cuma sabahının namazına yine Kâbe ye gitmek için erken kalkmamız gerekiyor.

 

          * ) 17 Kasım - Cuma (04. 15) de kalkılıp sabah namazına Kâbe ye gidildi. Arabistan da Cuma günü tatil olduğu için, sabah olmasına rağmen bu saatte çok fazla bir kalabalık mevcuttu. İkinci katta ve her zamanki gibi yine Kâbe kapısının karşı hizasında bir yer buldum. Sandalyemi koyup orada namazımı eda edip, hemen gerisin geri otele dönerek kahvaltımı yaptım. Biraz dinlendikten sonra tekrar abdest tazeleyip (09. 15) te Cuma namazı için yeniden Kâbe ye hareket edildi. Ben tekrar sabah namazındaki yere yine sıkışıp oturdum. Kâbe yi seyrederek hem Şükür namazı ve hemde dualarla Cuma vaktini doldurdum.

          Namaza bir saat kala Kâbe içerisi tıklım tıklım dolmuş vaziyetteydi. Arap Polis görevlileri sürekli halkı yönlendirmeye çalışıyorlardı. Kâbe nin bulunduğu zemin tavaf alanının yaklaşık yarısının inşaat ve tadilattan (zemzem kuyularındaki çalışmalardan) dolayı, zemin alanı oldukça daralmış durumda. Bunun için de buradaki tavaf oldukça sıkışıyor ve zorlaşıyor.

          Cuma namazını büyük bir huşu içerisinde eda ettik. Bir hafta önceki Cuma namazımızı Mescid – i Nebevi de Peygamber Efendimiz in mekânında, ikinci haftanın cumasını da Cenabı Allahın mekânında Kâbe de kılmayı nasip ve kısmet eden Mevla’ ma sonsuz şükürler olsun.

          Bu imkânı da arzu eden ve isteyen cümle ümmeti Muhammed’ e nasip etmesinin dileğiyle namazdan sonra biraz daha Şükür namazı kılıp, yemek için otele döndüm.

          Kâbe nin kapalı alanından avlusuna çıktığımda, bu mevsimde termometreler (36 derece) yi gösteriyordu! Otele gelip öğle yemeğini yedikten sonra istirahat ederek, (16. 45) te kalkıp gecikmeli ikindi arkasından da akşam namazımı kıldım. Sonra yemeğe geçildi.

          Yemek sonrası kısa bir arayı müteakip yatsı namazı ifa edildi. Arkasından da (21. 00) de tekrar tavaf için Kâbe ye gidildi. Tavaf ve namazını ifa edip (23. 00) de tekrar otele dönüldü. Sabah ÜÇÜNCÜ UMRE için Hudeybiye ye gidilecek.

 

          * ) 18 Kasım - Cumartesi (05. 15) de kalkıp sabah namazını mescitte kıldıktan sonra kahvaltımızı da yapıp, ihramlarımızı sarınıp (07. 30) da HUDEYBİYE UMRESİ için hareket edildi. Yol boyunca Hocamız İslamiyet in başlangıcında Hudeybiye nin önemiyle ilgili dini açıklamalarda bulundu. Müşrikler zamanında Peygamber Efendimiz ve Müslümanlar için yasaklanan sınırlar ile giriş kapısından kalan sütunların ve Peygamber Efendimiz in elini dokunarak su çıkarttığı kuyu nun da resimleri çekildi.

          Hudeybiye Mescidi ne varılıp, iki rekât ihram namazımızı ifa ettik. ÜÇÜNCÜ UMREMİZ için niyet duasını yapmak üzere mescit den çıkarken yine alışkanlıkla tavaf patiği ayağımda giyili olarak tam da dua topluluğuna iştirak etmek üzereydim. Tam o anda ayağımdaki tavaf patiğini fark eden Hocamız ikaz etti! (-Amca ihram yasağına giriyorsun, patiği ayağından çıkarıp niyet duasını öyle yap) deyince ayağımdaki patiği fark ettim. Derhal patiği çıkarıp yalınayak duaya iştirak ederek cezadan kurtulmuş oldum.

          Daha iki gün önce CÎRÂNE’ deki umre niyet duamızdaki durumum aklıma geldi. Bugün hatırlatma sonucu cezadan kurtulmuştum ama o günkü hatamın bedelinin cezasını ödemek zorundaydım.

          Hocamıza durumu izah edince, durumu kesin olarak hatırlayıp hatırlamadığımı sordu. Kesin olarak hatırlayamıyorum ama alışkanlıkla olsa gerek mescitten çıkınca giymiş olmam gerekir kanaatindeyim dedim.

          Bunun üzerine kesin olarak hatırlamıyorsanız, şüphenizden dolayı ihram cezasına girersin. Buna da belli bir miktar ceza ödemeniz gerekir. Bu miktarı da sadaka olarak Kâbe de dağıtırsınız dedi. Ben de belirtilen miktar cezamı Kâbe nin temizliğinde çalışan Bangladeş’ lilere dağıttım.               

          Hudeybiye deki umre tavafı niyet duamız için, mescidin hemen arkasında bulunan ve şu anda duvarlarının da üç buçuk kısmı yıkık – dökük kalmış olan, Hudeybiye Anlaşması nın yapıldığı enkazın içinde toplandık. Hocamız şu anda bulunduğumuz yerin ve Hudeybiye Anlaşması nın İslamiyet’ in yayılması konusundaki yeri ve önemini anlattı. Sonra Umre Tavafı niyet duamızı yaptık. Mescidin önündeki karabiber ağacının önünde de gurup olarak bir hatıra resmi çekindikten sonra Kâbe ye müteveccihen hareket ettik.

          Dönüş yolunda kuyunun ve eski giriş kapı surunun resimlerini çektim. İslamiyet öncesi müşrikler döneminde burası, Müslümanların Mekke tarafına girmesinin yasak olduğu sınır kapısı oluyor. İslamiyet’ in yayılmasından itibaren ise bu sınır Müslüman olmayanların girmesinin yasak olduğu sınır olarak gerçekleşmiştir.

          Yine Mekke ye kadar olan yol boyunda geçtiğimiz yerlerde gördüğümüz deve çiftlikleri ve develerin resimleri çekildi.

          Kâbe de önce tavafımızı yapıp arkasından da namazını kıldık. Sonra buradan Safa – Merve ye geçerek Sa’ y ımızı, duamızı ve saç kesim işini de yaparak ÜÇÜNCÜ UMRE’ mizi de tamamladık. Böylelikle de ‘’Üç Umre bir Hac sevabı yerine geçer’’ i gerçekleştirmiş olduk. Bu imkân ve fırsatı veren Cenabı Allah, inşallah HAC yapmayı da nasip eder elbet. Bizden bunun dilenmesi, takdiri yüce mevlaya.

          Otele dönüp mescitte öğle namazımızı kıldıktan sonra yemeğimizi yiyip biraz istirahat ettik. Tekrar abdest tazeleyip ikindi namazına Kâbe ye gidildi. İkindi ve akşam namazları Kâbe de kılındıktan sonra yine otele dönülüp akşam yemeği yenildi.

          Yatsı namazını yine mescitte kıldıktan sonra, mutad üzere (21. 30) da gece tavafı için yine ihramları sarınıp Kâbe ye tavafa gidildi. Tavaf sonrası namazı kılındıktan sonra yine tekrar otele dönülüp istirahat edildi.

 

          * ) 19 Kasım – Pazar (05. 15) de kalkıp mescitte sabah namazını kıldıktan sonra kahvaltımızı yaptık. Tavafa gitmek için ihram hazırlığımızı yapıp (10. 00) da Kâbe ye gidildi. Öğle namazına kadar iki tavaf yapıldı. Tavafların ayrı ayrı namazları kılındıktan sonra öğle namazına kadar bekleyeceğimiz için, zamanı değerlendirmek bakımından vakit girinceye kadar Şükür ve Nafile namazları kılıp Kâbe yi seyrettik. Huşu içerisinde ezanı dinleyip öğle namazımızı kıldık.

          Otele dönüp yemeğimizi yedikten sonra ikindi namazına kadar istirahat edildi. İkindi – akşam ve yatsı namazları otel mescidinde kılınarak, namaz aralarında da istirahatla geçildi. Akşam yemeğimizden sonra yine gece tavafı için hazırlığımızı yapıp, ihramlarımızı sarınıp (21. 00) de tavaf için tekrar Kâbe ye gidildi.

          Yine mutad tavaf ve namaz işlemlerimizi yaparak bugünkü programımızı da tamamlamış olarak otelimize döndük. Bu arada çektiğim resimlerden dolayı benim GSM’ in hafızası doldu. Bunu da gittiğimiz firmanın Arabistan Temsilcisi Ahmet ORTAKCI Bey’ in bilgisayarına aktarıp boşalttık. Sonra yarın gideceğimiz özel Cidde gezisi için istirahata çekildik.

(RESİMLER: Mescid toplantı-566, Hira Nur Dağ-524-570,Cirane Mescidi-   , Kâbe de Cuma-   , Hudeybiye Yeri-   , Gurup resim-599, Hudeybiye kuyu-601, Sınır kapı-602, Deve Çiftliği-607).

‘’DEVAMI YARIN’’


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Şuayip Bütün
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Aralık 2018 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net