21 Temmuz 2018 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Düğünde silah atanlara operasyon
Düğünde silah atanlara operasyon
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
  YAZARLARIMIZ
Tevhid Şehri Kudüs
14 Aralık 2017 Perşembe Bu yazı 5812 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ortadoğu da bulunan dünyanın en eski şehirlerinden birisidir. Bir şehrin adı olmaktan çok birçok anlamı içinde bulundurur. Uluslararası arena da bütün ülkeler tarafından kabul edilmemesine rağmen, İsrail’in fiilî başkentidir. Tarihi kayıtlara göre Kudüs, Kenaniler’in bir kolu olan Yebusiler tarafından kurulmuştur. Bu kayıtlardan Kudüs’ün kuruluşunun M. Ö. 4000 yıllarına kadar uzandığı anlaşılmaktadır.

 

Fetih Öncesi Kudüs

 

M.Ö.16.asırda Kudüs şehri Mısırlı firavunlar tarafından ele geçirildi. Bedevi kabileleri Mısırlılara, kralı Ahnatun döneminde saldırıda bulundular ve Mısır kralı Abdihiba onlara karşı çıkamadı ve şehir bedevilerin hâkimiyetinde kaldı. Mısır kontrolüne 1.Sitiy döneminde girdi. (M.Ö 1301-1317) Büyük İskender Filistin’i ele geçirdiğinde Kudüs şehrine sahip oldu. Büyük İskender öldükten sonra yerine gelen halifeleri hâkimiyeti devam ettirdiler. Aynı yıllarda Batilamas Filistin’i ele geçirdi ve Mısır topraklarındaki hâkimiyetine kattı. (M.Ö 323). M.Ö 198 Tarihinde Kudüs Şehrini Suriye’de bulunan Sikolos Nikatur önderliğindeki Sulukilere tabi oldu. Şehir halkı Yunan medeniyetinden etkilendi. M.Ö.63 yılında Roma imparatorluğu kumandanı Bumuci Kudüs’ü ele geçirerek Kudüs’ü Roma imparatorluğu sınırlarına kattı. Kudüs sonra Doğu Roma (Bizans) kaldı. Şehir iktisadi ve ticari olarak 200 yıl boyunca refah içinde kaldı. Kutsal mekânlara hac mevsimlerinde gelen ziyaretçilerden maddi anlamda çok faydalanıldı. Bu istikrar Kudüs şehrinde fazla devam etmedi. 2. Farisi kral Suriye'yi işgal etti ve bu işgal Kudüs'e kadar uzadı. Kiliseleri, mabetleri ve mukaddes yerleri yerle bir ettiler. Bölgede kalan Yahudiler Hristiyanlardan intikam almak için Farisilere katıldılar ve böylece Bizanslılar şehri kaybetmiş oldular. Bu durum uzun sürmedi ve Bizans imparatoru Filistin’i miladi 628 yılında işgal edip Farisileri şehirden kovdu. Ve Bizans şehre tekrar haç koydu. Genel olarak tarihe baktığımızda Filistin bölgesinde ve özellikle Kudüs şehrinde Yahudilerin bölgede bulunduğu zaman çok kısadır.

Hz. Ömer'in Kudüs'ü Fethi

 

İslam Ordusu Ubeyde Bin Cerrah önderliğinde şehri kuşattılar. Patrik Safronyus şehrin anahtarını Hz.Ömer’in kendisine vermek istedi ve Hz.Ömer şehre geldi. (636). Şehri aldıktan sonra bir emaname (güven fermanı) yazıldı ve Hz Ömer (r.a) şehrin ismini İlya'dan Kudüs’e çevirdi.

Fetih Sonrası Kudüs

 

Hz.Ömer (r.a) devrinden sonra Emeviler şehri kontrol altına aldılar ve çok önem verdiler. 661 ile 750 yılları arasında hüküm sürdüler. Abbasiler 750 ile 878 yılları arasında Kudüs şehrine hâkim oldular. Abbasiler, Fatimiler ve Karmatiler arasında olan askeri darbelerden dolayı şehirde istikrarsızlık yaşandı. 1071 tarihinde Selçuklular şehre hâkim oldu. Daha sonra Fatimilerle yaptıkları çatışmalardan dolayı haçlılar 88 yıl Kudüs’ü işgal ettiler. Toloni, İhsidi ve Fatimiler (Mısırlılar) zamanında Kudüs ve Filistin Mısıra tabi oldu.

Kudüs'te Selahaddin Eyyubi Dönemi

 

1187 yılında Selahaddin Eyyubi Kudüs’ü Hittin Savaşında haçlıların elinden geri almayı başardı. Kudüs halkına en iyi şekilde muamele yaptı. Kübbetü's Sahra’nın üstündeki haç işaretini kaldırttı. Şehrin restore, mimari ve yenilenmesine çok önem verdi. Mübarek Mescid-i Aksa’ya Nureddin Zengi'nin hazırlamış olduğu minberi hediye etti. Bu minberin işlemesi İslam şaheserlerindendir. Selahattin Eyyübi’nin vefatından sonra Fransızlar kral Federik zamanında Kudüs’ü tekrar ele geçirdiler. İngilizlerin elinde 11 yıl boyunca kaldı. 1244 yılında Salih Kral Necmettin Eyyüp tarafından tekrar Müslümanlar tarafından geri alındı. 1243 ile 1244 yılları arasında Moğollar saldırıda bulundular ve şehri aldılar. Fakat Memlukler 1259 yılında Ayn Calut savaşında Seyfettin Kutuz ve Zahir Baybars önderliğinde Moğolları yendiler. Ve 1517 yılına kadar Filistin Kudüs dâhil Mısır ve Şam’a hâkim olan Memlukların hâkimiyetinde kaldı.

Osmanlı Kudüs'te


 Osmanlılar 28 Aralık 1516’da Sinan Paşa önderliğinde, Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferinde Kudüs’e girdiler. Kudüs’ün Fethinden sonra Yavuz Sultan Selim Mukaddes Kudüs şehrini 31 Aralık 1516 tarihinde ziyaret etti ve şehrin ismini Kudüs-ü Şerif olarak değiştirdi. Osmanlı Devleti Kudüs'e 400 yıl hâkim olmuştur. Osmanlı için Kudüs her zaman büyük önem taşımıştır. Kanuni Sultan Süleyman, Sultan 4.Murad, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülaziz ve 2.Abdülhamid han Kudüs Şehri için pek çok hizmette bulunmuştur.

 

Osmanlı Sonrası (İsrail ve İngiliz İşgali)

Günümüzde Kudüs’ün statüsü, İsrail-Filistin çatışmasının en önemli sorunlarından biridir.  Genişlemiş sınırlarıyla Kudüs, 1947’deki Birleşmiş Milletler Ayrılma Planı çerçevesinde uluslararası anlamda “özel statüye sahip bir bölge” olarak kabul edilmiştir. 1948 yılındaki savaş Kudüs’ün İsrail kontrolündeki Batı Kudüs (şehrin %87’si) ve Ürdün kontrolündeki Doğu Kudüs (şehrin % 13’ü) olarak ikiye ayrılmasına yol açmıştır. 19 yıldan az bir süre sonra, 1967 yılında İsrail, Kudüs’ün geri kalanını da işgal etmiş ve burayı İsrail’in başkenti ilan etmiştir. 

 

Aralık 2007 yılındaki nüfus sayısının sonuçlarına göre Kudüs’teki nüfus 747,600 idi. Nüfusun yüzde 64'ü Yahudi, yüzde 32'si Müslüman ve yüzde 2'si Hıristiyan.

 

Uluslararası toplum Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak kabul etmiyor ve bu sebeple de Kudüs’te hiçbir ülkenin elçiliği bulunmuyor. Ancak, B.M.’in İsrail’i yalnızca suçlamakla kalması ve bundan ileri gidememesi bu devleti cesaretlendirmiş, saldırılarını arttırma ve başkalarının hukukunu çiğnemeyi sürdürme olanağı tanımıştır.

 

Kudüs’te Önemli Mekanlar

 

1-Mescid-i Aksa,

ilk kıblemiz, miraç mucizesinin yaşandığı kutsal yer, İsra suresindeki ayette belirtildiğine göre çevresinin bereketli kılındığı bölge, Müslümanlar için Mekke ve Medine’den sonra en kutsal üçüncü mekan. Miraç mucizesinden evvel, peygamberimizin  Burak’ı bağladığı Mâbed.

 

2. Kubbet-üs Sahra

Hz. Ömer Camii olarak da bilinir, bilinmelidir.  Genellikle Mescid-i Aksa olarak Kubbet-üs Sahra’nın fotoğrafları gösterilir. Bu gösterişli yapı, Halife Hz. Ömer tarafından yaptırılmış, İslam mimarisinde bilinen ilk kubbeli eserlerden biridir. Yahudiler için de kutsal kabul edilen bu yapı, haçlıların işgalinden sonra kiliseye çevrilmiş, kubbesine haç yerleştirilmiş, 1187 senesinde Selahaddin Eyyubi tarafından Kudüs tekrar fethedildikten sonra bu müşrik ifadeler sökülmüş ve tekrar eski haline döndürülmüştür.

 

3. Ağlama Duvarını, 

Süleyman aleyhisselamın yaptırdığı Mâbedden bir kalıntı olarak kabul ettikleri için kutsal bir mekan olarak gören Yahudiler, mabedin yıkılış yıl dönümü gibi çeşitli vesilelerle dua ediyorlar. “Batı Duvarı” olarak da tanınan yapının uzunluğu tam 485 metredir. MÖ 19 yılından kalma duvarın yüksekliği 19 metredir.

 

4. Kutsal Kabir Kilisesi

Hristiyanların inancına göre, Hz. İsa’nın çarmıha gerildiği yerin hemen yakınındadır. Hristiyanlar için en önemli hac noktalarındandır. Pek çok kilisenin aksine, dış yapısı gösterişli değildir.

Bu kilisenin hemen içinde, Hz. İsa’nın ölü bedeninin yıkandığı ve o günden itibaren ıslak kaldığına inanılan taşa insanlar yüz sürüyorlar. Birkaç yahudiye güç yetiremeyip ölen bir Tanrı düşünün… Buna inanan insanlar görünce kendinizi farklı bir dünyadan hissedeceksiniz.

 

5. Muallak Taşı

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Miraç gecesi Allah’ın huzuruna yükselirken üzerine bastığı taş.

Yahudilere göre ise Mesih, dünyaya indikten sonra bu kayanın üzerinden tebliğ ve irşad vazifesine başlayacak.

 


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
VATANDAŞ  -  29-12-2017 - 10:50
Güzel özet için teşekkür ederiz.
mke osman  -  14-12-2017 - 14:55
sayın şevket hocam, ellerine sağlık oradan buradan bir sürü doğru yanlış bilgi duyuyorduk ama inan yazınız her zaman ki gibi harika olmuş. tekrar çok teşekkür ederim.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
Hakan Öztürk
Seyfettin Çetiner
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Temmuz 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net