19 Nisan 2018 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Cezaevi Firarisi Uyuşturucu Şüphelisi Olarak Yakalandı
Cezaevi Firarisi Uyuşturucu Şüphelisi Olarak Yakalandı
Açıkları Siz Kapatacaksınız
Açıkları Siz Kapatacaksınız
Daha Yeşil Bir Kırıkkale İçin Çalışıyoruz
Daha Yeşil Bir Kırıkkale İçin Çalışıyoruz
GENÇLERDEN GELECEĞE MEKTUP
GENÇLERDEN GELECEĞE MEKTUP
  YAZARLARIMIZ
Gerçekleşen Hayal 5
15 Aralık 2017 Cuma Bu yazı 2435 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

(5.) CİDDE’ ye GEZİ ve DÖNÜŞ YAKLAŞIYOR:

          * ) 20 Kasım – Pazartesi (05. 15) de kalkıp önce sabah namazımız kılıp, arkasından da kahvaltı yapıldı. Sonra (09. 00) da özel olarak programlanan Cidde gezisi için otobüslerle hareket edildi. Cidde nin insanlık âlemi için en önemli olan yanı, Havva Anamız ın mezarının burada bulunmasıdır.

          Mekke den Cidde istikametine giden yolumuz üzerinde belli bir bölgece yabancılar için sınır olan noktaya inşa edilen (Kur – an Rahlesi) gibi tak’ ın altından geçiliyor. Buradan sonrası serbes bölge konumunda bulunuyor.

          Yol boyunca yaklaşık her 8 – 10 kilometrede bir yol kenarlarında dev totem levhalarda Arabistan Kralı ve oğlu veliaht prensin resimlerinin bulunduğu önlü – arkalı yol tabelaları mevcut!

          Otobüsümüzde Veysel Hoca önce ‘’Şükür’’ isimli çok güzel bir şiir ile açılışı yaparak, sonra da dini kasidelerle devam ederek, yolculuğumuzun bu denli ahenkli geçmesine vesile oldu. 

          Yaklaşık bir saati geçen yolculuğumuz süresince yol boyunda göz alabildiğince çöl ve tek – tük maki türünde bodur yeşillikten başka, kaya dağlarından gayrı bir şey yok!  

          (10 15) civarında şehre girdik. Şehir gezimizin programındaki, Arabistan kanunlarına göre şeriat hükümleri doğrultusunda karar verilen (Kısas Mahkemesi) ve buranın kararının uygulandığı ‘’Kısas (Kelle) Mescidi’’ nin bulunduğu mahalle gelindi. Kızıl deniz in kenarında mescit ve çevre yolunun karşı tarafına da mahkemesi bulunuyor.

          Suçlu kişinin mahkemesi yapılıyor. Verilen karara göre (eli – kolu - ayağı kesilecek, gözü oyulacak, kellesi koparılacak, her neyise) kişi buradan alınıp karşıda bulunan mescide getiriliyor. Abdesti aldırıldıktan sonra da karar icra ediliyor. Şayet kellesi kopacaksa o takdirde de cenazesi buradan kaldırılıyor. Yani o nedenle de Kısas Mescidi deniliyor.

          Mescidin kenarında Kızıl Deniz e doğru ve sahil kenarında tek ve guruplar olarak resimler çekildi. Buradan şehir turuna devam edilerek yol kenarındaki Hz. Havva Anamız ın kabrinin bulunduğu mahalle gelindi. Trafik olarak durma yasağı olduğundan, otobüsün duraklamasından istifade, kısmen metruk durumdaki kabrin resmini çekebildim. Fatiha sını okuyup buradan geçtik.

          Cidde nin en büyük çok katlı çarşısına geldik. Kapalı çarşının giriş cephesinde, hemen her yerde olduğu gibi burada da yine Kralın çok büyük portre afişi asılı! Çarşının iki katını gezip indik. Sonra öğle namazı için tekrar Kısas Mescidi ne gelip namazımızı kıldık.

          Namaz çıkışında mescit civarındaki seyyar satıcılardan herkes bir şeyler aldı. Elektronik eşyadan tutun çocuk oyuncaklarına kadar ne ararsan var. Benim de dün GSM’ in hafızası dolduğundan dolayı, buradaki fiyatı da uygun olduğundan, yüksek kapasiteli birer hafıza kartı ile flaş disk aldım.  

          Bu alış – veriş işinden sonra Hocamız âlemin yaradılışıyla ilgili birtakım açıklamalarda bulundu. Cennetten kovulan Havva Ana Cidde ye, Âdem Baba da Seylan Adalarına atılıyor. Neticede Arafat Tepesinde buluşuyorlar. Âdem Aleyhisselâm ın 950 yıl yaşadığı rivayet ediliyor.

          Sahil kenarındaki Rahmet Camii ne gelindi. Ancak tamirat olduğundan burası gezilemedi.

Buradan Sahil Parkına geçilerek yemek molası verildi. Ücreti bizden kumanyalarımız dağıtıldı. 

          Kızıl Deniz in kenarındaki bu güzel parkta dinlenip resimler çekildikten sonra parkın kenarında ve denizin yanındaki Hamra Camisi nde ikindi namazımızı eda ederek, (15. 50) de buradan Mekke ye müteveccihen hareket edildi.

          Dönüş yolunda belli bir bölgede ‘’Kum Fırtınası’’ na denk geldik. Bizim bildiğimiz Kar Fırtınası gibi fakat rüzgâr o kumları yerden alıp havaya öyle bir savuruyor ki, tarif etmek mümkün değil. Asfaltın üzeri bir anda kum deryası oluveriyor. Yol kenarlarındaki ufak – tefek engebeli yerlere sürgün yapan kumlar, adeta kumdan tepecikler oluşturuyor. Belli bir mesafeden sonrasına da adeta göz gözü görmez oluyor. Bu yolculuğumuzda ona da şahit olduk. 

          (17. 15) de otelimize döndük. Akşam namazı kılıp, yemeğimizi de yedikten sonra yine otel mescidinde yatsı namazını kıldık. Bu arada bir kısım umreci bayanlar alış – veriş için otelden bayan rehberlerle şehre çıktılar.

          Bizde bir gurup oluşturup, abdest tazeleyip, ihramlarımızı sarınıp Kâbe ye tavafa gittik. Yoğunluk normal durumdaydı ve çok sakin bir şekilde iki kere tavaf yapıp, namazlarını kılıp (23. 30) da otele döndük. Zira yarın son dördüncü Ten – im Umresi ne Hz. Ayşe Mescidi ne gidilecek.

      

          * ) 21 Kasım – Salı (04. 15) de kalkıp sabah namazına Kâbe ye gidildi. Namazdan sonra kahvaltımızı yaptık. Abdestlerimizi alıp, ihramlarımızı sarınıp bu defa da SON DÖRDÜNCÜ UMRE miz olan ‘’TEN – İM ya da Hz. AYŞE Mescidi’’ ne gidildi.

          Mescitte önce ihram namazımızı kıldık. Sonra avluda toplanıp gurup olarak hatıra resmi ve arkasından da Umre niyet duası yapıldı. Kâbe ye dönüş yolunda Hocamız burasının tarihçesi hakkında bilgi verdi.

          Ten – im Mescidi nin bulunduğu vadi, müşrikler zamanında panayır alanı olarak her türlü yarışma ve eğlencelerin tertiplendiği bir yer oluyor. Hz. Ayşe Annemizin (Hz. Muhammed) sav. in özel bir halinden dolayı, bu umrenin gündeme geldiğini, İslam tarihinde çok farklı yerinin olduğunu anlattı.

          Kâbe ye girişimizde de son kez dördüncü Umre Tavafımızın niyet duasını yaparak tavafa başladık. Yedi şavt’ ı tamamlayıp alandan çıkarak, uygun bir mahâl de tavaf namazımızı kılıp, bu umremi de ben halen hayatta olan anama bağışladım.

          Zira babam rahmetli 1969 da o zamanki Fırat Turizm’ in Kafile doktoru olarak Hac farizasını ifa etmişti. Ama anama bu görev nasip olmadığı için ben de bu fırsatı ona bağışladım.

          Namazdan sonra Safa – Merve ye geçildi. Burada da yedi şavt’ ı tamamlayıp, Merve tepesinde iki rekât namazını kılıp ve duasını yapıp, sonra saçımızın üç yerinden üç parça keserek görevimizi tamamlamış olarak otele döndük.

          Otele gelince önce öğle namazımızı kılıp, arkasından yemeğimizi yedikten sonra istirahat edildi. İkindi namazından sonra da istirahat edildi. Keza akşam ve yatsı namazlarından sonra da sohbet ve tesbih namazları yla 15 günlük bizim kafilenin yoğunlaştırılmış programı son bulacağı bildirilmişti. Onun için öğleyin son umre tavafından gelindikten sonra sürekli istirahat yapılmıştı. 

          Son anda akşam programının ertelenmiş olduğu duyuruldu. Bunun üzerine bende yatsı namazından sonra abdest tazeleyip, Kâbe ye Şükür namazı kılmaya gittim.

          Gece (00. 30) a kadar her zamanki yerimde, Kâbe kapısının tam karşısında Kâbe yi seyredip, sayısız namazlar kılıp, dualar ettim. Sonra otele dönüp, günün önemli kısımlarını not alarak (01. 15) te yattım.

 

          * ) 22 Kasım – Çarşamba (05. 15) de kalkıp otelin mescidinde sabah namazını eda ederek kahvaltıya geçildi. Arkasından da kısmen eşyaları toparladık ve (10. 00) da tavaf için Kâbe ye gidildi. İki tur tavaftan sonra namazlarımızı kılıp, Mustafa Dedeme ve eşime bağışladım.

          Birinci Tavafın son şavt’ ında rahatsızlanan eşim, sa’ y ı bitirince namazını kılıp dinlenmek üzere ayrıldı. Bu durumdan dolayı ben de öğle namazına, Kâbe de kalamadan otele dönmek zorunda kaldım.

          Öğle namazını mescitte kılıp, yemeğimizi yedikten sonra tekrar eşyalarımızı yerleştirmeye başladık. Her şeyi toparlayıp ikindi namazını yine mescitte kıldıktan sonra, lobide kendi aramızda sohbetlerle akşam namazına kadar vakit geçirildi.

          Akşam yemeğinden sonra yine mescitte yatsı namazını kıldık. Dünden ertelenen programa göre Kâbe de Tesbih Namazı kılınmasına karar verildiğinden, yeniden abdest tazeleyip (21. 00) de Kâbe ye tesbih namazına gidildi.

          Veli Hocanın tesbih namazı hakkındaki açıklamaları ve diğer dini nasihatlerinden sonra, Veysel Hoca tarafından Tesbih Namazı kıldırıldı.

          Arkasından da Erdem Hoca tarafından duası yaptırıldı. Daha sonra da önce erkekler ve kadınlar kendi aralarında, arkasındanda karşılıklı toplu helalleşme yapılarak (23. 30) da Kâbe den otele dönüldü.

          Otelde odalarımızdaki eşyalarımızı lobiye indirip, bizi Medine ye götürecek otobüse yerleştirdik. İki hafta önce birlikte geldiğimiz arkadaşlardan, kalan 21 günlüklerle tekrar helalleşip – vedalaşarak (00. 45) te Mekke deki otelin önünden ayrıldık.

 

          * ) 23 Kasım – Perşembe (00. 45) de yaklaşık 450 kilometrelik Mekke – Medine yoluna çıkıldı. (05. 15) de Medine Havaalanı na takriben 50 kilometre kala bir yol boyu tesisinde sabah namazı için mola verildi. Abdest tazelenip namazımızı kılıp, tekrar Medine ye müteveccihen (06. 00) da hareketle (06. 45) te Havaalanına ulaşıldı.

          Mekke den çıkışımızdan itibaren firmanın Arabistan temsilcisi ve yetkilisi Ahmet ORTAKCI ve ona yardımcı olarak Burak BENLİ, otobüse eskortluk yaparak havaalanına kadar eşlik ettiler. 

          Burada (07. 45) te bagajlarımızı teslim ederek serbeste çıktık. (08. 45) te (XRAY) dan kontrol dan geçerek yolcu çıkış mahalline vardık. (10. 15) de çıkış peronundan Havaalanı otobüsüyle uçağın bulunduğu piste giderek uçağa çıkarak yerlerimizi aldık.

          Gidişimizden bir farkla dönüşümüz gerçekleşiyordu. Giderken uçak tıklım tıklımdı. Şimdi dönüşümüzde 300 kişilik uçakta 50 kişi yoktu. 

          Gidişimizde olduğu gibi yine Suudi Arabia Havayolları na ait uçakla (11. 00) de uçuşa geçtik. (12. 00) de öğle yemeği kumanyasını verdiler.

          Dönüş rotamız da aynı şekilde gidişimizdeki nin tersi yönde gerçekleşti. Yani Kızıldeniz – Mısır – Akdeniz üzerinden Antalya ve Göller Bölgesin den geçilerek Ankara Esenboğa da sonlanmak üzere.

          Saat (14. 20) de Esenboğa Havaalanına inişi gerçekleştirdik. (15. 00) de gümrük bandından bagajlarımızı alıp, dış hatlar çıkış kapısına geçtik. Bu arada firmanın servis yetkilisini GSM’ den arayıp, Havaalanına geldiğimizi ve Kırıkkale’ ye gidiş için servisi beklediğimizi bildirdim.

          Biraz sonra da bizi Kırıkkale’ ye götürecek araç geldi. Eşyalarımızı yükleyip (15. 30) da Havaalanından Kırıkkale’ ye müteveccihen hareketle, (16. 45) te iki hafta önce ayrılmış olduğumuz Cumhuriyet Meydanı na salimen dönmüş olduk.

          Buradan gitmeden önce firmanın bize belirlemiş olduğu hareket gün ve saatinden itibaren dönüşümüze kadarki 15 günümüzün programı dolu dolu geçmiş olarak döndük.

          Bu süreç içerisinde, (ufak – tefek kayda değmez eksiklik – aksaklıklar dışında) her şey söylenen ve belirlenen şekilde gerçekleşti.

          Ufak – tefek ve kayda değmez eksiklik – aksaklıklar derken, bunun kişilerin değerlendirmesi boyutunda olan bir şey olduğunu belirtmek isterim. Bu hususu yazı dizimin sonunda çok daha tafsilatlı olarak ta açıklayacağım.

          Umrecilerin yakınları iki haftalık ayrılığın karşılamasını yaptılar. Meydanda bizler tekrar helalleşerek, herkes karşılayıcılarıyla birlikte mesut – mutlu ve huzurlu bir şekilde evlerine döndü.

          Bizimle birlikte gidip 21 günlük programa dâhil olan ve Kâbe de kalan arkadaşlarımızı da, bir hafta sonra (29 Kasım – Çarşamba / 15. 00) de yine önceden belirtildiği üzere, bu meydanda karşılamak bizlere nasip oldu. Onlar da kendi yakınlarıyla birlikte bizleri karşılarında görünce, gözlerindeki mutluluk sevincini tarife kelimeler yetersiz kalırdı.

          Umre ye gitmek üzere karar verdiğimden itibaren yaklaşık bir aylık sürenin net yarısının hikâyesini böylece tamamlamış oluyoruz.

          Yazımın en başında üçüncü paragrafında da ifade etmiş olduğum üzere, bu yola çıkarken bizzat kendimin görüp yaşadıklarını ve aynı şekilde olanlardan alacağım bilgileri objektif olarak paylaşmak suretiyle, net bir bilgi vereceğimi belirtmiştim.

          Yine belirtmiş olduğum üzere; ‘’ne kadar anlatırsan anlat, anlattığın karşındakinin anladığı kadardır’’ dendiği misal, icabında ömrü hayatında belki bir defa Hac veya Umre ye gitmek nasip olacak kişinin, gitmeden önce gideceği ve göreceği yerleri şöyle kâğıt üstünden olsun öğrensin istedim. 

(RESİMLER: Totem Levha- , Hz. Havva Mezarı- , Kısas Mah.- , Kısas Mescidi- , Çarşı Resim- , Sahil park- , Kum Fırtına- , Ten im Mescidi- , Tesbih Namazı- , Yol arazi-551).

‘’DEVAMI YARIN’’


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Mehmet YEŞİLYURT  -  15-12-2017 - 14:37
Allah kabul etsin Allah isteyen herkese nasip etsin.Her şeyi anlattınız.Bir önbilgi olarak gayet güzel olmuş. Teşekkürler.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Seyfettin Çetiner
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  19 Nisan 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net