15 Kasım 2018 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
571 PROJE
571 PROJE
41 Hedef, 41 Proje
41 Hedef, 41 Proje
Yaşama Yol Ver
Yaşama Yol Ver
Bulut Üniversite Öğrencileriyle Buluştu
Bulut Üniversite Öğrencileriyle Buluştu
  YAZARLARIMIZ
MEHMET ŞÜKRÜ SARACOĞLU
17 Ocak 2018 Çarşamba Bu yazı 6401 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İlk ve orta okulu Ödemiş’te okuduktan sonra İzmir idadisi’ne girdi. Son derece zeki, çalışkan bir öğrenciydi. İzmir idadisini birincilikle bitirerek, Ankara’daki Mekteb-i Mülkiye’ye geçti. 1909 yılında Mekteb-i Mülkiye’ yi bitirerek İzmir Valiliği Maiyet Memurluğu’na atandı. İzmir Sultanisi’nde matematik-öğretmenliği yapan Saracoğlu, 1911 yılında İttihat ve Terakki Ticaret Mekteb-i Müdürlüğü görevine getirildi.

1914 yılının Ocak ayında bir devlet bursu kazanan Saracoğlu, Belçika’ya öğrenime gitti. Kısa bir süre sonra Birinci Dünya Savaşı patlayınca hemen İzmir’e döndü. 1915 Mayıs’ında tekrar Cenevre Siyasi İlimler Akademisi’nde okumak için İsviçre’ye giderek burada dört yıl kaldı ve bu fakülteyi çok iyi bir dereceyle bitirdi. Mondros Mütarekesi’nden sonra Cenevre’de Türk Talebe Cemiyeti’ni kurarak bu cemiyet adına Fransızca bir derginin yayınlanmasını üstlendi. Türk Talebe Cemiyeti’nin başkanı olarak Avrupa kamuoyunda Mondros şartlarının olumsuzluğuna tepki yaratmak için uğraşlar vererek Osmanlı Devleti’nin haklarını savundu.

O günlerde İzmir işgal edilince Türkiye’ye gideceğini öğrendiği bir İtalyan gemisine kaçak binip yurda döndü. Ulusal Kurtuluş Hareketi’ne katıldı. Kuşadası, Nazilli ve Aydın yörelerinde kurulan Kuva-i Milliye hareketlerinin örgütlenmesinde çalıştı. Osmanlı Meclisi Mebusanı’na İzmir milletvekili olarak seçildiyse de, Saracoğlu bu göreve katılmadı.

Saracoğlu, 1923’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne İzmir Mebusu olarak girdi.

Fethi Okyar kabinesinde Maarif Vekili, İnönü’nün 3 ve 4. hükümetlerinde Adliye Vekili, ve 12’nci Refik Saydam hükümetinde Hariciye Vekili olan Mehmet Şükrü Saracoğlu, 1942 yılında Refik Saydam’ın ölümü üzerine İnönü tarafından 9 Temmuz 1942 günü başkanlığa atanarak hükümeti kurmakla görevlendirildi.

Fethi Okyar hükümetinde Milli Eğitim Bakanlığı yapan Saracoğlu, 1926’da Yunanlılarla kurulan Mübadele Komisyonu’na başkanlık etti. Başbakanlığına kadar kurulan bütün hükümetlerde görev aldı. Bu hükümetlerde Maliye, Adliye ve Hariciye vekilliklerinde bulundu. Saracoğlu’nun 1932 yılında Paris’te Osmanlı borçlarının ödeme koşullarının saptanması görüşlerini Türkiye adına yürütürken görüyoruz. 1933’de bir antlaşma ile bu konuyu başarıyla ve batılı gözlemcilerin hayranlığı içinde bitirirken izliyoruz. Saracoğlu’nun devlet adamlığı vitrinini süsleyen en değerli ve liyakatinin zirvesine vardığı bu anlaşma ile genç Türkiye Cumhuriyeti’nin maliyesi soluk aldı.

Genç Cumhuriyet’in devlet organlarının kurumlaşmasında da emeği geçen Saracoğlu, bakanlıkları sırasında avukatlık, hakimlik İcra İflas Kanunlarını hazırlamış ve çıkartmış iş esasına dayalı cezaevlerinin oluşmasını ve ilk örnek olarak İmralı’nın kuruluşunu sağlamıştır. Barem ve Emeklilik kanunları da Saracoğlu’nun zamanında oluşturulmuştur.

Refik Saydam’ın ölümü sonrasında Başbakan olan Saracoğlu, bu döneminde de Cumhuriyet döneminin bütünsellik taşıyan seçim yasasını iki dereceli olarak hazırladı ve çıkarttı. Saracoğlu istifa ederek Başbakanlığı Recep Peker’e devrettikten sonra 1 Kasım 1948 ve 22 Mayıs 1950 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı yaptı.

1950 seçimlerinde parlamentoya giremeyen Saracoğlu siyaseti bıraktı.

Türkiye Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı
22 Kasım 1924 - 3 Mart 1925

Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı
24 Mayıs 1933 - 12 Kasım 1938

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı
11 Kasım 1938 - 13 Ağustos 1942

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı  (13. 14. Hükümetler)
9 Temmuz 1942 - 7 Ağustos 1946

TBMM Başkanı
1 Kasım 1948 - 22 Mayıs 1950

 

SARAÇOĞLUNDAN ANILAR

 

Mustafa Kemal ve Saraçoğlu

 

1924 Anayasası hazırlanıyordu.
Mustafa Kemal, her "parlamenter demokrasi"de bulunan bazı isteklerini dile getirdi. Devlet başkanına, yasaları veto yetkisi tanınmasını istedi. Belirli durumlarda Meclisi fesih yetkisi verilmesi gerektiğini söyledi.
Şiddetle karşı çıkanlar oldu... Başlarında da Mahmut Esat Bozkurt ile Şükrü Saracoğlu vardı... Ve Meclis, Mustafa Kemal'e değil onlara hak verdi; büyük önderin önerileri reddedildi!
Ne yaptı Mustafa Kemal? Kızıp da askerleri ile Meclisi mi dağıttı? Elebaşlarını mı tutuklattı?
Hayır!.. Kişiliklerini ve birikimlerini kanıtlamış olan, Bozkurt ve Saracoğlu'na saygı duydu... Ve onları bakan yaptı.

 

Saracoğlu ve Stalin...

Başbakan Şükrü Saraçoğlu savaş yıllarında Moskova'ya gitmiş...
Müzakereler sırasında bakmış herkes "Devlet Bakanı Stalin'e "Kamarat" diye hitap ediyor... (Arkadaş)
Şükrü Saracoğlu bu havaya kapılıp havayı samimileştirmek için, başlamış o da Stalin'e "Kamarat" demeye!...
Az sonra Stalin, Şükrü Saracoğlu'na dönerek;
-Şükrü Saraçoğlu bana hep kamarat diye hitap ediyor, izin verir mi ben de kendisine
Kamarat Saraçoğlu diyeyim?...
Şükrü Saraçoğlu cevabı yapıştırmış:
- Eğer Bolşevik olmak böyle bir hitap ile mümkün değilse, geçici olarak kabul ediyorum.

Ben size ne yaptım

İsmet Paşa’nın en büyük tutkusu ise hafta sonları gidilecek klasik müzik konseriydi. Cumhurbaşkanı olarak hiçbir hafta sonu konseri kaçırmak istemiyor yanına Başbakanı Saracoğlu’nu da alarak konserleri izlemek istiyordu.

Başbakan Saracoğlu içinse hafta sonu demek futbol demekti, Fenerbahçe demekti. İstanbul’da olduğu zamanlar mutlaka Fenerbahçe maçına giderdi, hatta antrenmanlarını bile kaçırmazdı. Ankara’da bulunduğu günlerde ise 19 Mayıs Stadyumu’nda alırdı soluğu.

Saracoğlu, İsmet Paşa’ya olan tüm saygısına rağmen bir gün isyan etti. Paşa yine konser için hazırlanmış ve Başbakanına seslenmişti.
- Haydi Saraç hazırlan konsere gidiyoruz.

Kaç haftadır bu zorunlu müzik dinletisine rıza gösteren Şükrü Saracoğlu ise sonunda isyan etmişti.
- Paşam ben size ne yaptım da bu kötülüğü yapıyorsunuz bana? Ben maça gidemediğim zaman mutsuz oluyorum. Ne olur beni bağışlayın? Hem Fener bu hafta Ankara’ya geldi!

İsmet Paşa, Saracoğlu’nun bu samimi tavrı karşısında gülmekten kendini alamadı.

-Peki Saraç dediğin gibi olsun. Sen maçına git bakalım.

 

Üç kuşak Saracoğlu ve Osmanlı borçları

Osmanlı’nın Borç Senedi’ni imzalayan Osmanlı’nın Maliye Nazırlarından Ahmet Zühtü Paşa, Şükrü Saracoğlu’nun eşi Saadet Hanımın büyükbabasıdır. Aynı borç senetlerini taksite bağlamak ise Cumhuriyetin Maliye Bakanı sıfatı ile Şükrü Saracoğlu’na düşmüştü. Bitmedi, Şükrü Beyin torunu Rüşdü Saracoğlu ise Merkez Bankası Başkanı sıfatı ile 100 yıl süren bu borçların son taksitini ödedi.

 

Maça biletle giren başbakan!

Şükrü Saracoğlu tam bir futbol tutkunuydu. Sadece Fenerbahçe’nin değil, tüm takımların maçlarını fırsat buldukça izliyordu. Ancak gerek bakanlığı zamanında gerekse Başbakanlığı sırasında maçlara bilet alarak giriyordu. Çocukları Ahmet Yılmaz ve Hüseyin Aydın’ı maça götürdüğünde de durum değişmiyor, biletlerini alıp onları normal tribüne yolluyor, kendisi ise parasını ödediği biletle şeref tribününe gidiyordu. Saracoğlu başbakanlık ve meclis başkanlığı görevlerinden ayrıldıktan sonra ise şeref tribününü hiç kullanmadı.

Saraçoğlu değil Saracoğlu


1934 yılında soyadı kanunu yürürlüğe girdiğinde birçok kişi babasının mesleği veya aile lakapları gereği Saraçoğlu soyadını aldı. Atatürk ise yakın çevresinin soyadlarını hep kendi vermek istiyordu. Şükrü Bey’in babasından kaynaklanan saraçlık unvanını yok saymadı ama bir farkla... Ç harfini C yapıverdi bunu da imzaladığı kağıt parayla belgeledi. Artık Şükrü Bey ve ailesinin soyadı Saracoğlu’ydu.

 

Varlık Vergisi

 

Saracoğlu bugünlerde çok tartışılan Varlık Vergisi gibi uygulamalara da imza atmıştı. Azınlıklara yönelik ağır vergiler içeren bu yasa ile gayrimüslimlerde bulunan büyük sermaye el değiştirmişti. Aşkale ağır vergiyi ödeyemeyenlerin gittikleri bir çalışma kampıydı. Maliye Bakanlığı zamanında Merkez Bankasını kurmuş, Osmanlı’nın borçlarını takside bağlamış, Adalet Bakanıyken memur barem yasası, Türk Ceza Kanunu gibi önemli reformları gerçekleştirmişti.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Gökhan Demir
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Kasım 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net