15 Kasım 2018 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
571 PROJE
571 PROJE
41 Hedef, 41 Proje
41 Hedef, 41 Proje
Yaşama Yol Ver
Yaşama Yol Ver
Bulut Üniversite Öğrencileriyle Buluştu
Bulut Üniversite Öğrencileriyle Buluştu
  YAZARLARIMIZ
REŞİT GALİP BAYDUR 1897 – 1934
07 Şubat 2018 Çarşamba Bu yazı 7129 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Türk Ocakları kurucuları arasında yer almış, istiklal mahkemeleri üyeliği, Türk dil kurumu başkanlığı, milletvekilliği ve milli eğitim bakanlığı görevlerinde bulunmuş, “Devrimleri babamıza karşı bile savunuruz” diyerek Atatürk’e çıkışabilecek kadar  cumhuriyete inanmış bir devrimci millî heyecanı bütün benliğinde hisseden, Türk Tarih tezini heyecanla savunan vatanperver

23 Nisan 1933’de Öğrenci Andını yazarak Türk çocuklarına armağan etmiştir.

 Öldüğünde arkasından, gazeteler “milliyetçi, temiz bir politikacı ve devlet adamı” kaybettiğini yazdılar.

1893’te Rodos’ta doğan Reşit Galip İzmir İdadisi’ni arkasındanda İstanbul Tıp’ı bitirerek asistanlığa başlamıştır. (1917). Öğrenciyken gönüllü olarak Teşkilat-ı Mahsusa içinde Balkan ve I. Dünya savaşlarına katıldı. 1919’da Anadolu'ya geçti; Kütahya’nın Tavşanlı kazasında halk sağlığı üzerine çalışmalar yaptı, Kütahya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin kurulması için uğraştı.

1923 Mart'ında, hekimlik yaptığı Mersin'e Mustafa Kemal Paşa geldiğinde Paşa'nın huzurunda konuşmuş Paşa’nın dikkatini çekmiş ve ona milletvekilliği önermiş ve Dr. Reşit Galip, Ocak 1925'te Aydın'dan Milletvekili seçilmiştir.


1925' teki Şeyh Sait ayaklanmasından sonra kurulan İstiklal Mahkemesi üyeliğine seçildi. CHF İdare Heyeti'nde görev almış. Türk Ocakları'nda, Halkevleri'nde çalışmış. Yine Atatürk'ün isteğiyle Serbest Fırka'ya girmiş.

 

Ata ile tartışması

1931 sonbaharıydı.

 

O geceki tartışma, Milli Eğitim Bakanı Esat Mehmet'in bir yakınmasıyla başladı.

Esat Mehmet, Atatürk'ün Harbiye'den "tabya öğretmeni"ydi. konu, kız öğrencilerin kıyafetinden açıldı. Esat Mehmet, "kızların kısa etek, kısa çorap ve kısa kollu gömlek giymelerini uygun görmediğini" belirtti. Bir tamim yayınlayıp daha kapalı giyinmelerini isteyeceğini söyledi.

 

Bunun üzerine Reşit Galip söz aldı: "Yanlış düşünüyorsunuz beyefendi" dedi.

"Bu bir geriliktir. Kadınlar eski durumda yaşayamazlar. İnkılaplardan en mühimi, kadınlara verilen haklardır. Başka türlü, Batılılaşmakta olduğumuzu iddia edemeyiz."

Sofra gerildi.  Gazi, vekilini zor durumda bırakan bu çıkıştan hoşlanmadı.

"Bu konuyu uzatmayalım. Kısa çorap giyip giymemek çok önemli değildir, sonra tartışırız" dedi.

 

Ama Reşit Galip alttan almadı.

"Af buyurunuz Paşam! Bu, inkılap ve zihniyet meselesidir. Müsaade buyurursanız fikrimizi söyleyelim. Hatta daha ileri giderek diyeceğim ki, sizin huzurunuzda bu sofrada inkılapları zedeleyeceği icraattan bahsedilmesi küstahlıktır, hoş görülemez."

 

Reşit Galip'in tartışma yaratmasının özel bir nedeni vardı: Halkevi'nde sanatı yaygınlaştırmak için tiyatro çalışmaları yapıyor, ancak sahneye çıkacak kadın oyuncu bulamıyorlardı. Buna gönüllü kadın öğretmenler için, Maarif Vekaleti'nden izin alamamışlardı.

 

Reşit Galip

"Bu kokuşmuş kafayla devlet yürümez" diye kestirip attı.

 

Atatürk'ün kaşları çatıldı.

"Sözlerinizde müsamahalı, ölçülü olunuz" diye çıkıştı.

 

Herkes yaklaşan fırtınayı hissetmişti. Ama Reşit Galip bulutların üstüne gitti. 57 yaşındaki Milli Eğitim Bakanı'nı işaret ederek dedi ki:

 

"Devrimci devrimcidir. İnsanlar bir yaştan sonra ister istemez tutucu olurlar. Meclis'te bunca genç, idealist, bakanlık yapacak yetenekte insan varken, böyle yaşlı kimseleri Milli Eğitim Bakanı yapmak hatadır."

Atatürk yeniden uyarma gereği duydu:

"Esat Bey yeteneklidir. Davamıza inanmıştır ve benim hocamdır. Beni okutmuş olması

sence bir değer taşımıyor mu?"

"Kusura bakma Paşam, taşımıyor! Okuttuklarının içinde sizin gibi bir devrimci çıkmış ama kim bilir nice tutucu da çıkmıştır."

Bunun üzerine Gazi'nin sabrı taştı:

"Bu sofrada hocama ve bir Milli Eğitim Bakanı'na hakaret etmenize müsaade edemem" diye haşladı.

İlk kez bu kadar sert eleştiriliyordu.

 

"Yoruldunuz, buyurun biraz istirahat edin" diyerek kibarca Reşit Galip'i sofradan kovdu.

Ama genç devrimcinin yılmaya niyeti yoktu. Yıllar yılı bir efsane gibi anlatılacak çıkışını o an yaptı:

"Burası sizin değil, milletin sofrasıdır. Milletin işlerini görüşüyoruz. Burada oturmak sizin kadar, benim de hakkımdır."

Atatürk kendi fikirleriyle kendisini vuran bu genç adama baktı, sonra yanındakilere dönüp

"Öyleyse biz kalkalım" dedi.

Sofradaki bütün heyet ayaklandı; Reşit Galip'i sofrada yapayalnız bırakıp çıktılar.

 

Borç Para ile Ankara’ya dönecek

 

Reşit Galip bütün geceyi Dolmabahçe Sarayı'nda pencere kenarındaki bir koltukta geçirir.

Atatürk uyandığında Genel Sekreteri'ne Reşit Galip'i sorar.

"Sabaha kadar bekledi, mahcubiyetini size iletmemizi istedi. Ankara'ya gidecek kadar

borç para istedi. 25 lira verdik" derler. Atatürk

"Ankara'ya gidecek adama 25 lira mı verilir. Bari benim hesabımdan birkaç yüz lira

verseydiniz" der.

Sonra "Cebinde beş parası yok ama karakterinden hiç taviz vermiyor.

Parası yok ama cesareti var" diye ekler.

 

Tavizsiz Devrimci

 

1932 sonbaharında Atatürk, Reşit Galip'in Ankara Radyosu'ndaki bir konuşmasını dinler; "Devrimleri her yerde, herkese karşı savunacağız. Gerekirse babamıza ve

çocuklarımıza karşı bile" demektedir.

 

Atatürk birkaç gün sonra kendisini yeniden sofraya davet eder. Hemen yanındaki sandalyeye buyur eder.Onun yanına da, hocası Esat Mehmet'i oturtur.

Ve orada yeni Milli Eğitim Bakanı'nın 39 yaşındaki Reşit Galip olduğunu açıklar.

 

Milli Eğitim Bakanı

 

Atatürk 19 Eylül 1932'de Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirmiştir.

42 yaşında Millî Eğitim Bakanı olan Dr. Reşit Galip, sağlığı nedeniyle ancak bir yıl kadar devam eden bakanlığı sırasında çok önemli hizmetler yapmıştır. Bakanlık merkez örgütü ve görevleriyle ilgili kanunun çıkarılmasını, Öğretmenlere genel bütçeden maaş ödenmesini sağladı.
Bakanlık merkez örgütünün yeniden düzenlenmesini, Halk Eğitim Şubesinin kurulmasını, İstanbul Darülfününun kapatılıp İstanbul Üniversitesinin açılmasını sağlamıştır.

Eşi Zübeyre Hanım onun için "deli gibi çalışıyor" ama Atatürk'e çıkışacak kadar ayarsız dili yüzünden her gün işe cebinde istifa mektubuyla gidiyordu. demiştir

 

Öğrenci Andı

 

Yetmiş beş yıldan beri ilkokullarda her sabah söylenmekte olan "Öğrenci Andı" nı yazan ve 23 Nisan 1933'te Türk çocuklarına armağan eden de Dr. Reşit Galip'tir.

 

Prof. Dr. Afet inan, Dr. Reşit Galip ve "AND" hakkında şunları yazmıştır:

"1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya köşküne geldiği vakit,

Atatürk'ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. 'Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir and meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı' dedi:

Millî Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu 10 Mayıs 1933 tarih ve 101 sayı kararı ile bu "Öğrenci Andı"nı, idealist Millî Eğitim Bakanının belirttiği şekilde uygulamaya koymuştur.

Talim Terbiye Kurulunun bu kararına göre, öğrencilerin her gün tekrar edeceği "Öğrenci Andı" ile ilgili olarak Millî Eğitim Bakanlığı, 18 Mayıs 1933 tarih ve 1749/42 sayılı genelgeyi yayımlamıştır.

29 Ağustos 1972 tarih ve 14291 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan ilkokullar yönetmeliğinin 78. Maddesinde "Öğrenci Andı"na aşağıdaki son bölüm eklenmiştir.

"Türküm, doğruyum, çalışkanım; yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ey bu günümüzü sağlayan, Ulu Atatürk; açtığın yolda, kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Ne mutlu Türküm diyene"

 

 Ağustos 1933’de ayrılmak zorunda kaldı. Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti ve Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kuruluşlarında etkin olan Reşit Galip son günlerine kadar dikkatini bu alanlarda yoğunlaştırdı. Dr. Reşit Galip 5 Mart 1934'te zatürreeden öldü.
Cebeci Asri Mezarlığı'nda  kendisinden önceki bir başka Maarif Vekili, Mustafa Necati ile yan yana yatıyor.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Gökhan Demir
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Kasım 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net