15 Kasım 2018 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
571 PROJE
571 PROJE
41 Hedef, 41 Proje
41 Hedef, 41 Proje
Yaşama Yol Ver
Yaşama Yol Ver
Bulut Üniversite Öğrencileriyle Buluştu
Bulut Üniversite Öğrencileriyle Buluştu
  YAZARLARIMIZ
TONGUÇ BABA 1893 – 24 Haziran 1960
21 Şubat 2018 Çarşamba Bu yazı 6582 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Eğitimci,

Köy enstitülerinin mimarı, dönemin İlköğretim Müdürü,

Ömrü daima eğitim çalışmaları ile geçmiş, kendini eğitime adamış bir idealist idi.

programından işleyiş biçimine, eğitmenlerinden kurulacakları yere kadar her detayıyla ilgilenmiş,

kısa sürede 21 merkezde köy enstitüsü kurulmasını sağlamış ve amaca ulaşılması için gereken her türlü desteği sağlamış bir eğitim kahramanıdır.

 

Hayatı

 

Bulgaristan'da Silistre ili, Tataratmaca kö­yünde 1893 yılında doğdu. Babası Kırım göçmenlerin­den Hacı Veli oğlu İdris’tir. İlkokulu kö­yünde okudu. 1904 yılında, Silistre Rüştiye'sine girerek 1907 yılında mezun oldu. Üst öğrenime gidemediği için 5 yıl babasına tarım işlerinde yardım etti. 1914 yılında İstanbul'a okumak için gelen Tonguç epeyce sıkıntı çekmiş, ardından Eğitim Bakanı Şükrü Bey tarafından parasız yatılı öğrenci olarak Kastamonu Muallim Mektebi'ne gönderilmiştir. 1916 yılında, kıs­men yürüyerek geldiği Kastamonu'dan İstanbul Öğretmen Oku­lu'na nakledildi. 1918 yılında mezun oldu.

 

Eğitimine devam eden eğitimci

 

Yirmi arkadaşı ile bir­likte Almanya'ya öğrenim için gönderildi. 1918 yılının Eylül ayın­dan 27 Nisan 1919'a dek Karlsruhe, Ettlingen'deki Öğretmen Oku­lu'nda bulundu. 1919'da savaşın sona ermesi nedeniyle yurda ge­ri çağrıldı. Öğrenimini yarım bırakarak arkadaşlarıyla İstanbul'a geri döndü. Eskişehir Öğretmen Okulu resim-el işleri ve beden eğitimi öğretmenliğine atandı. 1921 yılının Ağustos ayında Anka­ra hükümeti onu eğitimini tamamlaması için Almanya'ya gönder­di. Almanya Karlsruhe Baden Güzel Sanatlar Okulu ve Güzel Sa­natlar Akademisi, Beden Eğitimi Enstitüsü'nde okudu. 1922 yılında, yurda döndü.  Konya Öğretmen Okulu'na atandı. Ankara ve Adana illerinde görev yaptı. 1925 yılında, mesleki eğitim kurum­larında incelemeler yapması için Avrupa'ya gönderildi. Altı ay bo­yunca Fransa, İngiltere ve Almanya'daki mesleki eğitim kurumla­rını inceledi. Özellikle Almanya'daki Kır Eğitim Yurtları ve Leipzig Deney Okulları ilgisini çekti. Leipzig Elişleri Öğretmen Okulu'n­daki iş eğitimi seminerine katıldı.  Münih'te ünlü Alman Eğitimci Kerschensteiner ile görüştü. Çalışmalarını tamamlayarak Türki­ye'ye geri döndü. Ankara Öğretmen Okulu resim-el işleri ve be­den eğitimi öğretmenliğine atandı.  Hazırladığı, kırsal bölgelerde eğitim yeniliklerini belirten "Avrupa Meslek Mekteplerine Dair" başlıklı raporunun özeti Maarif Vekaleti Mecmuası'nda yayımlan­dı.

 

1926 yılında, Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati tarafından Milli Eğitim Bakanlığı ders araçları ve gereçleri müze müdürlüğü görevine getirildi.  İlköğretim müfettişleri ve öğretmenleri için "İş İlkesine Dayanan Öğretim Kursu"nu düzenledi. Yabancı uzman­larla birlikte ders verdi.  MEB Yapı Komisyonu başkanlığı göre­vde özellikle Gazi Eğitim Enstitüsü ve birçok yeni okul bi­nasının yapımını gerçekleştirdi.

 

1927 yılında, ilkokul öğretmeni Nafia Kamil ile evlendi. Aynı yıl, Sivas'ta ve Ankara'da ilköğretim müfettişleri için açılan kurslarda öğretmenlik yapmış ve Ankara'da uluslararası ders araç-gereçleri sergisini açmıştır. 1928'de ilk çocuğu olan Engin Tonguç, 1936'da ikinci çocuğu Yalım Tonguç dünyaya gelmiştir.


1931 yılında, yüz yüze görüşme yaptığı ünlü Alman eğitimci Kerschensteiner'in "Öğretmenin Ruhu ve Öğretmen Yetiştirme Meselesi" adlı yapıtını çevirdi. 1932 yılında, "Resim-El İşleri ve Sanat Eğitimi" adlı kitabı yayımlandı. 1932-1933 yılları arasında, Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü'nü açtı. Burada görev ya­pacak öğretmenlerin Almanya'da öğrenim görmelerini sağladı. Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü onun yönetiminde Ankara'da açık hava sergileri açtı. İsmet Paşa Kız Enstitüsü'nde Eğitim Sergisi düzenledi.  Gazi Mustafa Kemal, enstitüye gelerek çalışmalar için teşekkür etti. Köy Enstitülerinin ilkelerinin ipuçlarının yer aldığı "İş ve Meslek Terbiyesi" adlı kitabı yayımlandı. 1934 yılın­da, Soyadı Yasası ile Tonguç soyadını aldı. Reşat Şemsettin Sirer ile birlikte hazırladıkları "Almanya Maarifi" kitabı çıktı. Gazi Eğitim Enstitüsü müdür yardımcılığı görevini üstlendi. 1935 yılında, Saffet Arıkan MEB görevine getirildi. Bakanın iste­ği ile Tonguç, İlköğretim Genel Müdürlüğü'ne atandı.

KÖY ENSTİTÜLERİ

1935 yılına gelindiğinde ülke nüfusunun yüzde 80’inin yaşadığı köylerde okul sayısı yok denilecek kadar azdır. Bu okullara kentlerden bulunup gönderilen az sayıda öğretmen de köylerde tutunamamakta ve başarılı olamamaktadır. Köy insanının eğitim gereksinmesi sadece okur yazarlıkla sınırlı değildir; bulaşıcı hastalıklarla savaşamamakta; üretimini ilkel yöntemlerle yapmaktadır. Kurtuluş Savaşı’nın ağır yükünü çeken köylüler henüz demokrasiyi yaşatacak cumhuriyet yurttaşı niteliğine kavuşamamıştır. Kısacası köylüler, uygar toplumun tüm nimetlerinden yoksundurlar.

Saffet Arıkan'a sunduğu "İlköğretim ve Eğitim Meselesi" başlıklı 35 sayfalık rapor gerçekleri göz önüne serdi. İleri­ye dönük çalışmalar için ana ilkeleri belirledi. 1936 yılı­nın Nisan ayında Atatürk'ün çavuş ve onbaşılardan küçük köyler için eğitmen yetiştirilmesi önerisinin uygulanabilirliğini araştırmak için Kayseri, Çorum, Yozgat köylerinde araştırmalar yaptı.  Temmuz ayında ilk eğitmen kursu 84 adayla Eskişehir Mahmudiye'de açıldı. İlk kursu bi­tiren eğitmenler köylerde staja başladı. 1937 yılında, Köy Eğit­menleri Yasası çıktı.  "Köy Enstitüleri'nin kurulmasıyla ilgili ana ilkeleri aydınlatan muhtıra" olarak nitelendirdiği önemli raporunu Saffet Arıkan'a sundu. Bu raporun ışığında İzmir-Kızılçullu ve Es­kişehir-Çifteler' de köy enstitülerinin prototipi olan Köy Öğretmen Okulu açıldı. 1938 yılında, Bulgaristan, Macaristan ve Alman­ya'ya ilköğretim örgütlerini incelemeye gönderildi.  "Köyde Eği­tim" adlı yapıtı çıktı. Köy Eğitmen Kursları, Köy Öğretmen Okul­ları"nın İdaresi Yasaları çıkarıldı.  "Canlandırılacak Köy" adlı ya­pıtının ilk baskısı yapıldı.

 

 17 Nisan 1940 tarihinde, 3803 Sayılı yasa ile köy enstitüleri kuruldu. Yasa çıkar çıkmaz 14 yerde açılmış olan okullar köy enstitüsü adını aldı. 1942 yılında, Köy Okulları ve Enstitüleri Teşkilat Yasası TBMM'de kabul edildi. Türkiye, yirmibir eğitim bölge­sine ayrıldı. Enstitüler, bu bölgele­rin merkezlerinde ve 600-1000 dö­nümlük alanlara, köy ve arazi özel­liklerine uygun biçimde kuruldu. İleri eğitim ilkelerinin uygulandığı bu yerlere köylerden, ilkokulu biti­ren sağlıklı ve zeki öğrenciler geti­rildi. Köy Enstitüleri'nin yapı plan­ları; kışla ve yatılı okul özelliği taşı­mayan ellişer kişilik kümelerin tüm gereksinimi karşıla­yacak biçimde C ders­lik, yatakhane, ban­yo, öğretmen evi, atölyeler, kitaplıklar, müzik ve resim-iş dersanelerini kapsa­yan ayrı ayrı yapılar olarak uygulanmıştı. Spor alanları, yüzme havuzları, basımevle­ri dokumacılık, di­kiş-nakış atölyeleri, tarımsal teknoloji te­sisleri, fidanlıklar, ahırlar vb. bölümler, iyi bir mimari planla geniş araziye yerleş­tirilmişti.

 

Alanlarda belirtilen yapılar, her köy enstitüsünde toplanan biner kişilik öğrenciler tarafından yapıl­mıştı. Burada görev alan müdür, öğretmenler ve teknik elemanlar, öğrencilere rehberlik yaparak kısa zamanda çadır köylerden modern yapılar üretmişti

Enstitüler, bölge esasına göre kurulmuştu. Her Enstitünün sorumlu olduğu 3-4 il vardı. Enstitüler, bu illerin köylerinde eğitmenlerin yetiştirdiği öğrencilerden seçerek öğrenci alıyor, bunlar enstitülerde ilkokulu tamamlayarak Enstitü öğrencisi oluyorlardı. Enstitü öğrencileri, üçüncü sınıftan sonra “öğretmenlik” ve “sağlık” kollarına ayrılıyordu. “Köy Sağlık Memuru” ve “Köy Ebesi” yetiştiren Sağlık Kollarının öğrencisi daha azdı. Enstitü  öğretmenlik ve sağlık bölümünden başka bölüm açılamadı.

Tonguç, "beş yılda 200 bin tarımcı yetiştirilmesi"ni ön gören bir raporu İnönü'ye ve yetkililere sundu, 1944 yılında,  Cumhurbaşkanı İsmet İnönü başkanlığında toplanan Bakanlar Ku­rulu toplantısına katıldı. Kurul Tonguç'un sunduğu rapor ve açık­lamalara dayanarak İlköğretim Seferberliği'nin hükümet politikası yapılmasını kararlaştırdı. 1944-1945 yılları arasında ders yılında küçük birer köy enstitüsü olan, köylerde orta öğrenim düzeyinde teknik ve mesleki öğrenimi sağlayacak 258 Köy Bölge Okulu açıl­dı. Tonguç, "İlköğretim Kavramı" kitabını yayımladı.

 

Sürgünler

 

Seçimleri kaybetmemek için, çok desteklediği Köy Enstitülerinden vazgeçen İnönü, onu, 25 Eylül 1946'da İlköğretim Genel Müdürlüğü görevinden alarak, Talim Terbiye Kurulu üyeliğine getirdi. Anadolu’nun çeşitli şehirlerinde sürgün öğretmenlik görevlerinde bulundu.

 

1949 yılında, Tonguç, Ankara Atatürk Lisesi Orta Bö­lüm resim-iş öğretmenliğine atandı. Arkadaşları ile birlikte boş durmayarak Öğretmen Ansiklopedisi hazırlamaya girişti.

 

1951 yı­lında, TBMM gizli oturumunda Şemsettin Sirer ve Tevfik İleri Ton­guç'a ve köy enstitülerine ağır bir saldırıya geçti. Tonguç kendisi­ni ve köy enstitülerini savunurken üretkenliğini de sürdürerek "Re­sim-İş Dersleri" adlı yapıtını yayımladı. Ancak kitaba adını koyma­dı. 1952 yılında, alanında öncü bir çalışma olan "Öğretmen An­siklopedisi ve Pedagoji Sözlüğü" yayımlandı. Bu yapıta da adı ko­namadı. 1953 yılında,  31 yıl 3 aylık fiili hizmetten son­ra emekli oldu.

Çalışmaya adanan ömür

 

1956 yılında, Avrupa gezisine çıktı. İsviçre'de Pestalozzi ile ilgili yerleri ve Pestalozzi Çocuklar Köyü adlı eğitim kuruluşunu gezip inceledi. Hastalandı. Hamburg Tıp Fakültesi'n­de tedavi gördü. Üç gün sonra 24 Haziran 1960 tarihinde yaşa­ma veda etti. Hazırladığı "Pestalozzi Çocuklar Köyü" kitabı ya­yımlandı. 1962 yılında, Fuat Gündüzalp ve Rauf İnan'la birlikte çevirdiği "Pestalozzi ve Devrim" kitabı çıktı.

­


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
cancan  -  24-02-2018 - 19:36
ŞEVKET BEYIN YAZILARININ HEPSİ BIR TARİH VE ÇOK FAYDALANDIM EY BENİM KIRIKKALELİ KARDEŞLERİM YAZILARA HİÇ YORUM YAZMIYORSUNUZ İNANIN ŞEVKİ BEYİ OKUYUN HEM SAĞDAN HEM SOLDAN BU MEMLEKETİ SEVEN İNSANLARI ANLATIYOR EN ÇOK DA NURİ DEMİRAĞDAN ETKİLENDİM
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Gökhan Demir
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Kasım 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net