19 Eylül 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Aşağı Mahmutlar BEREKETlendi
Aşağı Mahmutlar BEREKETlendi
Kırıkkale Benim Evim
Kırıkkale Benim Evim
Özel Gazi'nin  Cambrıdge Başarısı
Özel Gazi'nin Cambrıdge Başarısı
112’yi Gereksiz Arama, Hayat Karartma
112’yi Gereksiz Arama, Hayat Karartma
  YAZARLARIMIZ
ALİ MUSTAFA FEVZİ ÇAKMAK 12 Ocak 1876 – 12 Nisan 1950
28 Şubat 2018 Çarşamba Bu yazı 4403 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Türk silahlı kuvvetlerinin gelmiş geçmiş en mütedeyyin mareşalidir.

 

Atatürk, kendisinden sonra cumhurbaşkanı olarak mareşal Fevzi çakmak’ın seçilmesini istemişti. Bu öneri, Mustafa kemal tarafından ilk olarak doğrudan çakmak’a da yapılmıştı.

 

Kırıkkale’de silah fabrikasının yapılmasını isteyen Fevzi paşa'dır.

 

Ailesi ve Öğrenim Hayatı


Babası Çakmakoğullarından, Tophane kâtiplerinden Ali Sırrı Efendi’dir. Ali Sırrı Efendi, albay rütbesiyle Medine'de bulunduğu dönemde ölmüş ve Medine'ye gömülmüştür. Erkek kardeşleri de Mareşal Fevzi Çakmak gibi asker olmuş fakat kardeşlerinden Muhtar bey 1912 Balkan Savaşı'nda, Nazif Bey Çanakkale Savaşında ve en küçük kardeşi olan Sami Bey ise askeri ortaokula devam ettiği sırada genç yaşta vefat etmişlerdir.


Öğrenim hayatına beş yaşındayken İstanbul'da Sadık Hoca Mahalle Mektebi'ne ardından Sarıyer'deki Hayriye Mektebine sonrada Soğuk Çeşme Askeri Rüşdiyesi'ne yazıldı. 1890'da Kuleli Askeri İdadisi'ne yazıldı. 1896'de Harbiye'yi, 1898'de kurmay yüzbaşı rütbesiyle Erkan-ı Harbiye Mektebi'ni bitirdi.


Birinci Dünya Savaşı öncesi faaliyetleri


Bir süre Erkan-ı Harbiye (Genelkurmay) görev yaptıktan sonra Balkanlar'daki Sırp ve Arnavut çetelere karşı verilen mücadeleye katıldı. Kısa aralıklarla terfi ederek 1907'de miralaylığa (albay) yükseldi. 1910'da Arnavutluk'ta çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilen Kosova Kolordusu'nun kurmay başkanlığı'na atandı. Rumeli'nin savunmasıyla görevli Garp (Vardar) ordusunun kurmay başkanlığına getirildi. Balkan Savaşı sırasında 21. Tümen Komutan Vekilliği, Vardar Ordusu Harekat Şubesi Başkanlığı yaptı. 1913'te 5. Kolordu Komutanlığı'na atandı. Mart 1915'de rütbesi mirlivalığa (tuğgeneral) yükseltildi.

 

Birinci Dünya Savaşı

 

Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale, Kafkas, Suriye ve Filistin cephelerinde savaştı. 1918'de ferikliğe (korgeneral) yükseldi.


Çakmak Paşa, Güney Gurubu Komutanlığı'na bağlı V. Ordu Komutanı olarak 13 Temmuz'da katıldığı II. Kereviz Dere Muharebesi 'nde İngiliz ve Fransızlara karşı savaştı.

Mareşal Fevzi Çakmak Paşa, V. Kolordu Komutanı olarak 6 Ağustos ve 13 Ağustos 1915 tarihindeki muharebelere katılmıştır. Düşman Kirte istikametinde yapacağı taarruzlar doğrultusunda Alçıtepe'yi almayı planlıyordu. Fakat Türk direnişi karşısında amacına ulaşamayan düşman çok fazla ilerleyememiştir. Bölgeye gönderilen Fevzi Paşa’ya ait bu iki alay Conkbayırı'nın düşman eline geçmemesine ve Atatürk'ün 10 Ağustos tarihinde Conkbayırı taarruzuna yardımcı oldu.

 

Anafartalar Grup Komutanı olarak Eylül - 20 Aralık 1915 Mevzi Muharebeleri Kuzey Grubu'nda bulunan Mareşal Fevzi Çakmak Paşa, Atatürk'ün rahatsızlığı nedeniyle cepheden 16 Aralık 1915'de ayrılması üzerine bu göreve getirildi.

 

1915 sonrası askeri ve siyasi faaliyetleri


Mondros Mütakeresi imzalandığında sağlık nedenleri ile İstanbul'da bulunuyordu. 24 Aralık 1918'den 14 Mayıs 1919'a kadar Erkanı harbiye reisliği yani bugünkü karşılığı Genelkurmay Başkanlığı görevinde bulundu. 1. Ordu Müfettişliği, Askeri Şura üyeliği, Ali Rıza Paşa ve Salih Hulusi Paşa hükümetlerinde harbiye nazırlığı (Şubat - Nisan 1920) yaptı. Harbiye nazırlığı (savaş bakanı, milli savunma bakanı) sırasında Anadolu'daki ulusal harekete silah ve cephane gönderilmesini kolaylaştırıcı bir tutum izledi.

İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgalinin (16 Mart 1920) ardından Anadolu'ya geçmeye karar veren Mareşal Fevzi Çakmak Paşa, Nisan 1920'de Ankara'ya ulaştı. İstasyonda Atatürk tarafından törenle karşılandı. Birinci dönem TBMM'ye Kozan milletvekili olarak katıldı. 3 Mayıs 1920'de milli müdafaa vekilliğine getirildi. 24 Ocak 1921'de milli müdafaa vekilliği üzerinde kalmak üzere icra vekilleri heyeti reisliğini (başbakanlık) de üstlendi. 26 Mayıs 1920'de İstanbul Hükümeti tarafından ulusal hareketin önderlerinden biri olarak rütbesinin kaldırılmasına, nişanlarının geri alınmasına ve idamına karar verildi.

İkinci İnönü Zaferi'nin ardından 3 Nisan 1921'de rütbesi TBMM kararıyla birinci ferikliğe (orgeneral) yükseltildi. Sakarya Savaşı'ndan bir süre önce, aynı zamanda Garp Cephesi Komutanlığı görevini de yürüttüğü için Ankara'da sürekli bulunamayan İsmet Paşa'nın yerine Genelkurmay Başkanlığı görevine getirildi. (3 Ağustos 1921)

 
14 Ocak 1922'de milli müdafaa vekilliği, 9 Temmuz 1922'de icra vekilleri heyeti reisliği görevlerinden ayrıldı ve Genelkurmay Başkanı olarak Büyük Taaruz'un hazırlıklarıyla ilgilendi. Zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Savaşı'nın (30 Ağustos 1922) ardından 31 Ağustos'ta rütbesi Atatürk tarafından meclis adına müşirliğe (mareşal) yükseltildi. Cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Genelkurmay Başkanı oldu


Cumhuriyet Dönemi


Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekilliği'nin kaldırılmasıyla; Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği 'ne atanan Mareşal Fevzi Çakmak Paşa, 30 Ekim 1924'e kadar askerlik görevinde bulundu. 31 Ekim 1920'de askerlik görevini, siyasete tercih ederek İstanbul Milletvekilliği'nden istifa etti. Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisliği görevini 23 yıl yaptıktan sonra 12 Ocak 1944'de Askerî ve Mülkî Tekaüt Yasası'na göre Tahdit-i Sin yani yaş haddinden dolayı emekliye ayrıldı.

Mareşal Fevzi Çakmak, 1948'de siyaset sahnesine çıktı ve emekliye ayrılışından sorumlu tuttuğu İnönü'ye karşı çıkmak için VIII. Dönemde TBMM'de Demokrat Parti listesinden bağımsız aday olarak İstanbul Milletvekili seçildi. 5 Ağustos 1946'da Meclise katılan Mareşal Fevzi Çakmak Paşa, partisinden ayrılarak; 19 Temmuz 1948'de Millet Partisi'nin kurucu üyeleri arasında yer aldı.

12 Nisan 1950 günü mahşeri bir kalabalığın da katılmasıyla. Eyüp Sultan kabristanında toprağa verildi. Vefatı memlekette öylesine içten kopup gelen büyük bir üzüntü yaratmıştı ki, İstanbul Radyosu'nun müziği kesmemesi yüzünden radyo evi önünde iki gün süre ile büyük gösteriler yapıldı

 

Çakmak, askerlik hayatını iki ayrı döneminde, iki eser yayınladı: "Garbi Rumeli'nin sureti ziya ve Balkan Harbi'nde Garp cephesi hakkında konferanslar" (1927) ve "Büyük Harbde Şark cephesi hareketleri" (1936).

 

Asker olarak zorla emekli edilinceye kadar memleketine yıllarca hizmet etmiş, askerlikten ayrılışı ile de vatana hizmete siyaset aracılığı ile devam etmiştir. Milletin değerlerine saygı duyan ve milletin değerleri ile yaşayan bir asker, hem de demokrasiye inancı ile muhakkak ki seleflerinin örnek aldığı bir asker idi.

 

Mareşal’in sırrı

 

Fevzi Paşa anlatıyor.

«Mütareke senesinde, bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahdettin beni huzuruna kabul etti.
"Paşa, dedi. Durumu görüyorsunuz. Bu işler anca Anadolu'da teşkilatlanarak kurtarılabilir. Bana Anadolu'da teşkilat kuracak, memleketi su karanlık durumdan kurtarabilecek Paşaların bir listesini yapıp getirin"
Ertesi Cuma, yine selamlıktan sonra huzuruna girip hazırladığım listeyi verdim. Dikkatle okuduktan sonra, bir müddet sustu. sonra  ağır ağır, tane tane konuşmaya başladı:
"Pasa, Mustafa Kemal Pasa hırsız mıdır"
"Haşa Padişahım"
"Bir namussuzluğu, ahlaksızlığı var mıdır ?"
"Hasa Padişahım"
"Beceriksiz ve kabiliyetsiz midir?"
"Hayır efendim. O hepimizden bilgili, kabiliyetli ve dinamiktir"
"O halde bu listeye niçin onun adını yazmadınız?.."
Hiç düşünmeden cevap verdim:
"Padişahım, Mustafa Kemal Paşa yenilik, bilhassa öteden beri Cumhuriyet taraftarıdır"
Padişah elindeki kağıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı. Ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli İtilaf devletleri gemilerini göstererek:
"Paşa, Paşa..Bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse Cumhuriyet olsun.. Kendine selamla birlikte tebliğ ediniz, haftaya Cuma günü Mustafa Kemal Paşa’yı göreceğim »

Mareşal Fevzi Çakmak’ın Askeri Okullar için  ortaya koyduğu şartlar:

Hava Gedikli Erbaş Okulu: Okula kabul şartlarının birincisi: "Anası ve babası Türk soyundan olmak"
Deniz Gedikli Erbaş Okulu: Okula kabul şartlarının birincisi: "Aslen ve neslen Türk olmak"
Askeri Orta Okul: Okula kabul şartlarının birincisi: "Anası babası Türk soyundan olmak"
Askeri Liseler: Okula kabul şartlarının birincisi: Türk soyundan gelmek"
Harp Okulları: Okula kabul şartlarının birincisi: "Türk ırkından olmak"


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Eylül 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net