25 Nisan 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
İngilizce Sokağı
İngilizce Sokağı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
  YAZARLARIMIZ
İHANETÇİLERİN GELECEK NESLE DARBESİ
28 Şubat 2018 Çarşamba Bu yazı 4416 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Her darbe girişimi Türkiye’ye yapılmış en büyük ihanettir.Gelecek nesillerini asırlarca zalimlere satmak demektir…

Eğer ülkesinin çöküşü için ecnebilere içerden yardım ve yataklık ediyorsa, çanak tutuyorsa darbelere karşı bu ülkenin öz evladı değildir ve olamaz.

Aslında bahsettiğim hadise 28 Şubat 1997 post modern darbe girişimidir.

27 Mart, 27 Mayıs ve 12 Eylül darbelerinden farkı sadece askerler ve dış mihraklar bizzat el koymadı ihanet şebekeleri kendi medyasıyla bir savaş verdiler sözüm ona demokrasiye ayar çektiler…

Ülkeyi ekonomik olarak rahatlatan projeleriyle meşhur 54. Hükümet Rahmetlik Erbakan hocanın, ülkesi için milleti için yaptıkları batıyı rahatsız etmiş ve 11 ay sonra hükümet düşürülmüştü.

Daha 21 yılöncesinde üniversitelerde ikna odaları, başörtüsü yasakları… Askeriyede ve resmi kurumlarda namaz kılmanın yasak olması kılana da gerici ve yobaz denilen yıllardı.

Eğer Avrupalı gibi dinden, diyanetten uzak olursan en iyisi sendin.

Lakin bizinançlarımızdan ödün vermeksizin İslam’ın son kalesi olan Türkiye’de Müslümanlığı yaşamaya çalışıyorduk.

İrtica hortladı, laiklik elden gidiyor, şeriat geliyor, Cumhuriyeti yıkmak istiyorlar söylemleriyle millete algı yaparak hükümete operasyon yaptılar...

Ankara’da 11 Şubatta bir kısım kadınlara şeriata karşıyız yürüyüşleri yaptırdılar.

İnsanlar çocuklarının yemin törenlerine, düğünlerine alınmadı sırf annelerinin başları bağlı ve babaları sakallı oldukları için…

İslam’a darbe vurmak için ne idüğübelirsiz Ali Kalkancı denen bir zevatı tarikat şeyhi yaptılar… Maksat ehl-isünnet İslami cemaatlere darbe vurmak itibarsızlaştırmaktı.

Yine buna benzer Müslüm gündüz ve Fadime Şahin ikilisi biri sözüm ona cemaat lideri diğeri kandırılmış bir bayan rolünde yine etken konular darbe için…

Müslüm Gündüzle, Fadime Şahin aynı evde basılıp her şey öncesinden planlanmış ve adeta canlı yayın operasyonu yapıldı.

Aynı senaryoyu Ak parti hükümetine de yaptılar bakanların, bürokratların evlerine baskın yapıp ayakkabı kutularında para çıkartma hadisesi…

Akabinde dönemin başbakanı yemek verdi programa katılandeniz kuvvetler komutanı Güven Erkaya alkol olmadığı halde kendini ilerici batılı çağdaş göstermek için, ısrarla bana rakı getirin diyen zihniyet…

Asker ocağı bizim için peygamber ocağıydı hâlbuki bu batılı zihniyetteki paşalar hiç ülkesinin paşası olamadı. Darbelerde bunların eliyle gerçekleştirildi…

Yine paşalardan Hüseyin Kıvrıkoğlu ne demişti "28 Şubat bin yıl sürer" bunların hepsi aynı yerden emir alırcasına tek bir ağızdan söylemlerle ülkeyi geriye götürdüler. Maalesef istedikleri gibi bin yıl sürmedi…

İyi hatırlıyorum,o dönemde (1997) askeriyedeki tüm kur’anlarıntoplatılması merkezden emir edildi lâkin kimileri yaktı kimileri de toprağa gömdüler...

Bu Kur’an biz Müslümanlara mı indi yoksa conilere mi hadi coniler İslam’a düşman, ya bizim içimizdeki batılı coniler kendi kitabına nasıl düşman oldular?

Ma’mafih İstanbul üniversite rektör yardımcısı Nur Serter başörtülü kızlara zulüm etmekten geri durmazken, ikna odaları kurdurup rektörün de izniyle kendilerini cumhuriyetçi gösterip İslam’ın emrine örümcek kafalı diyebilen bir zihniyetti.

Maalesef bu dönemde fetöyü unutamayız. Başörtüsüne teferruat diyen, asla sahada ve masada mücadele etmeyen, ihanet şebekeleriyle birlik olan ve 28 Şubat post modern darbesine medyadan destek veren ihanet çetesidir.

Erbakan hocaya büyük puntolarla gazetesinde havuz medyasıyla bir olup manşet atan “beceremediniz bırakın artık” dediler…

Dönemin savcıları aynı söylemlerle bunlara çanak tuttular.

Dönemin batı çalışma grubunu kuran Çevik Bir batılı ağabeylerinin emirleriyle hareket eden paşalardandı.

Bu darbenin manevi çöküntüsünün yanında birde ülkemizden maddi götürüsü oldu. Belimizi kırdılar, kundaktaki çocuğu borçlandırdılar.

Havuz medyasına giden para “428 milyon dolar”…

Bankalardan hortumlanan paralar “46 milyar dolar”…

Maalesef ülkemize bu post modern darbenin maliyeti “381 milyar dolar” olmuştur…

Eğer o dönemde de tıpkı 15 Temmuz 2016 da yaptığımızı yapabilseydik ülkenin durumu maddi ve manevi terakkiyâtımız daha da büyük olacaktı.

Bu dönemleri asla unutmayınız, ülkemize sadık birer nefer olmaktan asla ödün vermeyin, yoksa kendi kendimizi yönetemezsek bizimde başımıza hain SİSİ gibi birini getirip batılıların beyinleri yönetir… Vesselâm…

Siyasetçi/Yazar


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Nisan 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net