20 Kasım 2018 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Efendimizin hayatı bizlere birer örnektir
Efendimizin hayatı bizlere birer örnektir
FETÖ'ye  ankesörlü telefon operasyonu
FETÖ'ye ankesörlü telefon operasyonu
Bu Anlayış İle Ülke Felakete Sürükleniyor
Bu Anlayış İle Ülke Felakete Sürükleniyor
MİRABELLE'DE BÜYÜK İNDİRİM
MİRABELLE'DE BÜYÜK İNDİRİM
  YAZARLARIMIZ
CEVAT ABBAS GÜRER (1887 - 1943)
07 Mart 2018 Çarşamba Bu yazı 7016 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Cevat Abbas Gürer İstanbul'un işgali sırasında Atatürk'ün, "Geldikleri gibi giderler!" sözünü söylediği kişidir

Mustafa Kemal'le Selanik'te tanışmış, yıllar sonra Anafartalar'da onun yaveri olacak ve Atatürk'e "yaverlik" görevi ömür boyu sürdürecektir.

Türk Hava Kurumu'nun kurucu başkanı, İş Bankası'nın kurucuları arasındadır. TBMM'de beş dönem milletvekilliği yapmış bir siyaset adamı, Atatürk'ün emriyle kurulan Ateş Güneş Spor Kulübü'nün kurucu başkanı idi.

Cevat Abbas, 1887 yılında Niş'te doğdu. 1 Eylül 1908'de Harp Okulu'ndan Piyade Teğmen rütbesiyle mezun oldu. Üçüncü ordu emrine verildi. Manastır Harp Okulu'nda öğrenci iken İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi. 19. Alay'da görevli olarak Preşova, Komanova, Koçana ve Köprülü'de görevde bulundu. 19 Ekim 1912'de üsteğmenliğe yükseltilerek, 3 Şubat 1913'te inzibat subayı olarak İstanbul Merkez Komutanlığı emrine atandı. İtalya, Balkan ve I. Dünya Savaşlarında bulundu.

 

Cevat Abbas'ın Atatürk'le tanışması, I. Dünya Savaşı'ndan önce Selanik'te, Kolağası Mustafa Kemal'in arkadaşı olan Lofçalı İsmail adındaki genç bir üsteğmenin "Bizdendir" diye takdim etmesiyle gerçekleşiyor. I. Dünya Savaşı seferberliğinde açılan Yedek Subay Talimgahı'nda ek görev olarak bölüm komutanlığı yaptı. 16 Nisan 1915'te Anafartalar Grubu Kurmayı'na verildi. 13 Aralık 1916'da yüzbaşı oldu. 16 Kolordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa'nın Anafartalar'da yaverliğine tayin edildi. Savaş süresince yaver olarak Mustafa Kemal Paşa'nın maiyetinde bulundu.

 

Mustafa Kemal'in yaverliğini yapan Gürer'in, "yaverlik" görevi ömür boyu sürüyor. Diyarbakır'da, Bitlis cephesinde, Halep'te, Mustafa Kemal'in refakatinde olan Cevat Abbas, aynı zamanda Veliaht Vahdettin 'le Almanya'ya giderken de yanında yer alıyor. Anadolu'ya hareketinden önce, Atatürk'ün Kurtuluş planlarını tasarladığı, Şişli'deki evinde kalan tek yaveri olan Cevat Abbas Gürer, Kazım Karabekir, İsmet İnönü, Hüseyin Rauf gibi ziyaretçilerin Atatürk'le tarihi görüşmelerine tanıklık ediyor. Mustafa Kemal, Bandırma vapuru ile Samsun'a ayak basan kadronun oluşturulmasını isteyecek kadar Cevat Abbas'a güvenir.


Cepheden Meclis'e Atatürk'ün en yakın silah ve dava arkadaşı olan Cevat Abbas, 16 Mayıs günü Samsun'a gitmek üzere Bandırma Vapuru'na binerken, merkezi Erzurum'da bulunan 9. Ordu Müfettişliği başyaveriydi. Cevat Abbas, Samsun'dan Erzurum'a varıncaya kadar Mustafa Kemal'in yazışma işlerini yönetmiş, Amasya Genelgesini kaleme aldı. Heyet-i Temsiliye’nin katipliğini yapmıştır. Sivas Kongresinde, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti mensuplarının Meclisi Mebusan seçimlerine girebilmeleri görüşü benimsenince Bolu'dan milletvekili seçildi ve İstanbul'a gitti. Osmanlı Mebusan Meclisi'nin son döneminde ve TBMM'de beş dönem Bolu milletvekilliği ile ülkeye hizmet ediyor. Montrö Antlaşması`nın imzalandığı gece aynı sofrada, birliktelerdir

 

Erzurum'da istifa etmesiyle son bulan askerlik hayatı, 1920'de yeniden başladı ve yüzbaşı rütbesiyle Kurtuluş Savaşına katıldı. Yozgat Ayaklanmanın bastırılmasında gösterdiği çalışmalarından dolayı kendisine İstiklal Madalyası verildi. Rütbesi 1923'te binbaşılığa yükseltildi. 1924'te kurulan İş Bankasının kurucuları ve hisse sahipleri arasında Cevat Abbas da vardı.

 

Cevat Abbas Gürer'in 1941 yılına kadar milletvekilliği yaptı. Mustafa Kemal'le ilgili hatıralarını, Ebedi Şef Kurtarıcı Atatürk'ün Zengin Tarihinden Birkaç Yaprak (1939) adlı kitapta topladı. Bu derleme kitap çeşitli yazılardan alıntı, söylevlerden, söyleşilerden, belge ve fotoğraflardan oluşmakta ayrıca bunlar dışında aile bireylerinin anıları da, kitaba ayrı bir özellik katmaktadır. Soy ismini Atatürk’ten alan yakın arkadaşlarındandır.
1943 yılında Yalova'da öldü.

 

ULU ÖNDER'LE 24 YIL

 

Atatürk 'ün İstanbul'un işgalinde "Geldikleri gibi giderler" sözünü söylediği başyaveri Cevat Abbas Gürer 'in anıları ve arşivinden oluşan kitabında, Mustafa Kemal'in Samsun, (19 Mayıs 1919) dan aylarca önce Kocaeli üzerinden Anadolu'ya karadan geçmek için tasarladığı Kurtuluş Planı gibi bugüne kadar gizli kalmış önemli bilgiler içeriyor. Sadece Atatürk’ten anılardan oluşmamakta Cevat Abbas’ın duyarlı ve zeki gözlemlerinden Mustafa Kemal’in çok yönlülüğünü gösteren önemli bir eserdir.

 

Cevat Abbas anılarında, Atatürk'ün ordu müfettişi olarak Samsun'a gönderilebilmesine katkıda bulunmak için, akrabası olan Harbiye Nazırı Mareşal Şakir Paşa'yla yaptığı konuşmayıda anlatmaktadır.

 

Kurtuluş Savaşı sırasında Mustafa Kemal'in isteğiyle TBMM'nin özel temsilcisi olarak Bulgaristan'da görevlendirilen Cevat Abbas, bir yıldan fazla Avrupa'da kalıyor ve Ulusal Mücadele'ye destek veriyor...


KURTULUŞ YOLU

 

Cevat Abbas'ın anılarından, Mustafa Kemal Paşa'nın, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ayak basmasından önce Anadolu'ya gizlice geçebilmek için aylar önceden hazırladığı ve son aşamasına getirdiği bir planı olduğu da ortaya çıkıyor. Hatta Mustafa Kemal'in emriyle, 19 Mayıs 1919 Samsun'dan önce, Cevat Abbas Anadolu'ya karadan gizlice geçebilmek için ilk Millî Müfrezeyi örgütlüyor... Mustafa Kemal Paşa, Samsun yolu ile Anadolu'ya ayak basma olanağını bulamamış olsaydı, Anadolu'ya gizlice Kocaeli üzerinden geçecekti. Kurtuluş Savaşı'nın başlangıcı ve Anadolu coğrafyası üzerindeki yayılışı çok daha farklı bir biçimde gelişecek ve bu büyük mücadelenin tarihi çok daha farklı yazılacaktı.

 

TÜRK TEYYARE CEMİYETİ

 

THK'nin kurucu başkanı olan Cevat Abbas, Türk Tayyare Cemiyeti kurulmadan önce ve kurulduktan sonra söylevler veriyor ve Türkiye'de sivil havacılığın gelişmesi için destek arıyor. Cevat Abbas bulduğu çözümle, Türk Tayyare Cemiyeti'ne belirli bir oranda bağış yapan her şehir, kasaba ve köyün kendini adını taşıyan bir uçağı olmasını sağlıyor. Uçuş sevgisinin artırılması, halkın uçağa binebilmesi için Anadolu'ya turneler düzenliyor. THK'ye bağışla alınan ilk uçak olan "Ceyhan" la 1925'te Ankara'dan Yeşilköy'e uçuş yapıyor.

 

ANILAR

 

Atatürk’ün çalışkanlığı


Atatürk’ün uyanık geçirdiği zamanla, uykuda geçirdiği süre, kıyaslanamayacak kadar farklıdır. Atatürk’ün bir insan ömrüne sığamayacak kadar zengin olan mesaisini tasnif ederek açıklayacak ve detaya girecek değilim. Atatürk’ün durmayan, dinlenmeyen, yıpratıcı çalışma tarzının açıklanması bu yazıya sığmaz. Ben yalnız Atatürk’ün içinde bulunduğu durum ve olayları tasnif etmeden ve detaylı izahına girmeden, genel mesaisi içerisinde pek azma temas ederek, çalışması uğrunda ne için ve ne derece kendini feda ettiğini özetlemeye çalışacağım: Atatürk’ü yakından tanıyanlar pek iyi bilirler ki, yirmi dört saatlik hayatını hiçbir zaman bir programa sığdıramamıştı. Zaten onun karşı karşıya kaldığı olaylar, zamana bırakılamayacak kadar acele karar ve uygulamayı gerektirdiklerinden, programlı bir hayat sürmesine müsaade etmemişlerdi.

Muharebelerde olduğu gibi, günlük devlet işlerinde de, önemine göre bu işin, gece veya gündüzün her saatinde kendisine arz olunmasını isterdi. Uykunun dostu değildi. Zaman zaman geçirdiği kısa hastalıkları hariç, sabah güneşini görmeden yatağına girmez ve uyumazdı. Genellikle uykuda geçirdiği zamana acırdı. Bir defa bana demişti ki:


- Hayat pek kısa. Çocukluk ve okul hayatı bir kısmını alıyor. Geriye kalanını ise, uyku yarıya indiriyor. Uykusuzluğu giderecek ve insan vücuduna verdiği dinlenme gıdasını Verecek tabletler icat edilse... Bir gün o da olacaktır. Nitekim tıp ve kimya ilmi uyutmak için pek güzel ilaçlar yapmışlardır.


Gülerek ilave etmişti:


- Bunu daha da genişletebiliriz. Orduların yiyecekleri de bir gün tablet haline getirilebilir. Aylık yiyeceklerini askerler çantalarında taşıyabilir. Yalnız cephane nakliyatı işi kalır. O da motorlu araçlarla sağlanır. Böyle bir ordu neler yapmaz?

 

Güneydoğu cephesinde


Bir çekilme emrinin ardından, erlerden biri "kükremiş bir aslanın homurdanmasını andıran bir sesle" isyan etmektedir:


"Üç gün, üç gece düşmana dikine, dikine süngü salladım, beni buraya niçin çektiler? İki saat evvel taburumla süngü hücumu yaptık; düşman çekildi. Amma bizi de buraya çektiler, niçin çektiler?"
Mustafa Kemal de, Cevat Abbas da erle aynı üniforma içindedir; er onları tanımadan isyanını dile getirmektedir.


Cevat Abbas , erin ileri geri konuşmasından komutanının rencide olabileceği kaygısını taşırken Mustafa Kemal ona sakin olmasını işaret eder ve başlar erle konuşmaya.
Köyünü kasabasını, ailesini sorar, onu sakinleştirir.

 
Daha sonra, "O büyük dâhi askere, üç gün üç gece cereyan eden muharebenin tafsilatlı (ayrıntılı) hesabını da verir."


Bununla da yetinmez "Beş on gün sonra size Muş'u zaptettireceğim" der.
Balıkesirli İsmail, can kulağıyla dinlediği bu sözlerden sonra karşısındakinin bir komutan olduğunu anlar ve bir soru sormak için izin ister:

 
"Zatınız Mustafa Kemal Paşa mısınız?"

"Evet" yanıtını alınca da:

"Paşam mademki sen buradasın... Başımızdasın... Öyleyse mesele yok" der siperine arkadaşlarının yanına döner ve savaşa devam eder.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
Gökhan Demir
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net