25 Nisan 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
İngilizce Sokağı
İngilizce Sokağı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
  YAZARLARIMIZ
Mahmud Celâl Bayar (1883 - 22 Ağustos 1986)
21 Mart 2018 Çarşamba Bu yazı 4122 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Türkiye’de demokrasinin başrollerinde oynayan cumhuriyet’imizin 3. cumhurbaşkanı ve demokrat parti'nin kurucularının arasında bulunan Türk siyasi hayatının önemli mihenk taşlarından birisi olan devlet adamıdır. sivil ilk cumhurbaşkanı ve milli mücadelenin galip hocası. CHP içinde liberal kanadın güçlü isimlerinden biridir aynı zaman bankacı ve işadamıdır.

Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı Umurbey köyünde doğmuştur. Babası, rüştiyede başöğretmenlik etmiş,  Abdullah Fehmi Efendidir. Bulgaristandan anavatana göç ederek Umur beye yerleşmiştir.

Genç yaşında hayata atılarak Gemlikte mahkeme ve reji idaresinde ve Bursada Ziraat Bankasında memurluklarda bulunmuştur. Meşrutiyetin ilân edilmesi üzerine Celâl Bayar, siyasi hayata atılmış, Bursada açılan İttihat ve Terakki Cemiyeti şubesinin ilkin muhasebecisi, sonra da Kâtib-i Mesulü sıfatıyla çalışmıştır. Bu arada Kız Lisesi'nin ve Şimendifer Okulunun açılmasına ön ayak oldu.

Bir süre sonra Bursa’dan ayrılarak İzmir’e gelmiş ve burada da İttihat ve Terakki Cemiyetinin İzmir Kâtib-i Mesullüğünde bulunmuştur.

Birinci Dünya Savaşının Osmanlı İmparatorluğu için yenilgi ile sonuçlandığı millî felâket günlerinde Celâl Bayar İzmir’de bir arkadaşı ile birlikte Halka Doğru Mecmuası adlı bir dergi çıkarmağa başlamış ve bu felâket günlerinde İzmir’in manevî havasına etki yapmağa çalışmıştır.

                                                                 Galip Hoca

 İzmir’in düşmanlar tarafından işgal edilmesi günlerinde, kıyafet değiştirerek İzmir dolaylarında, vatana, hürriyete candan bağlı halk arasında dolaşmağa başlamış ve halkımızın teşkilâtlanmasında çalışmıştır. Önceleri zeybek kıyafeti ile gezen daha sonra bir köy hocası kılığına girerek Galip Hoca adı ile dolaşan Celâl Bayar Ödemiş, Aydın, Akhisar çevrelerinde silâhlı millî kuvvetlerin kurulmasına yardım etmiştir.

                                                                 Siyaset

Çerkez Ethem'in isyanı sırasında, Ethem'i ikna etmek için gönderilen heyete başkanlık etti. 1919 sonlarında Saruhan (Manisa) Sancağından milletvekili seçilerek İstanbul’da toplanan son Osmanlı Mebusan Meclisine girmiştir. İstanbul un işgalinden sonra Mebusan Meclisinin dağılması üzerine bir aralık Bursaya gitmiş ve 1920 Mayısında Ankara’ya gelerek Büyük Millet Meclisi toplantılarına katılmıştır. Büyük Meclisin ilk günlerinden itibaren en faal elemanlarından biri olmuş, 27 Şubat 1921 de iktisat Vekilliğine getirilmiştir. Millî Mücadelenin devam ettiği yıllarda durmadan ve devamlı çalışmaları ile daima Atatürkün dikkatini çeken Bayar Birinci Lozan Konferansına müşavir olarak katılmış, Mübadele, İmar ve İskân Vekâletinin kurulması üzerine 6 Mart 1924 te bu vekâlete getirilmiştir. Buradan ayrıldıktan (20 Temmuz 1924) sonra, 26 Ağustos 1924 te Türkiye İş Bankası Umum Müdürü sıfatıyla ilk Millî bankanın kurulmasın sağlamış, 9 Eylül 1922 tarihinde iktisat Vekili olarak tekrar hükümette vazife almıştır.

25 Eylül 1937'de Atatürk tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin 14. Başbakanı olarak tayin edildi ve ilk kabinesini kurdu. İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı sırasında da Başbakan olan Celal Bayar, 25 Ocak 1939 tarihinde İnönü ile anlaşamadığından Başbakanlıktan ayrılarak yerini Doktor Refik Saydam'a bıraktı.

Dörtlü Takrir

Celâl Bayar, üç milletvekili arkadaşı ile beraber (Refik Koraltan, Adnan Menderes, Fuat Köprülü) Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu içinde faaliyete geçmiş ve 7 Haziran 1945 tarihinde Grup Başkanlığına verdikleri dört imzalı bir önerge ile demokrasi prensiplerinin memleketimizde de yerleştirilmesi için gerekli gördükleri tedbirleri ileri sürmüştür. Bu teklifin Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu tarafından reddedilmesine rağmen, demokratik bir rejimin kurulması için gerekli çalışmaları hızlandırmış, CHP. den çekildiği gibi, milletvekilliğinden de ayrılmıştır. (5 Kasım 1945). Arkadaşları Refik Koraltan, Adnan Menderes ve Fuat Köprülü ile birlikte 7 Ocak 1946 da Demokrat Partiyi kurmuştur. Arkadaşları tarafından partinin başkanlığına seçilen Celâl Bayar, 21 Temmuz 1946 da yenilenen milletvekilleri seçiminde İstanbul’dan; Demokrat Parti adayı olarak milletvekili seçilmiş ve Büyük Millet Meclisinin bu devresine 65 Demokrat Partili arkadaşı ile birlikte katılmıştır.

Cumhurbaşkanı

14 Mayıs 1950 tarihinde yapılan genel seçimlerde, Celâl Bayarın Genel Başkanı bulunduğu Demokrat Parti Büyük Millet Meclisinde büyük bir çoğunluk sağlayarak, iktidara geçmiştir.
21 Mayıs 1950 tarihinde toplanan Demokrat Parti Meclis Grubu tarafından Cumhurbaşkanlığı için aday gösterilmiş, 22 Mayıs 1950 tarihinde de Türkiye Cumhuriyetinin üçüncü Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir. Celâl Bayar Demokrat Partinin tekrar büyük çoğunluk kazandığı 1954-1957 genel seçimlerinden sonra da Meclis tarafından Cumhurbaşkanlığına seçilen Bayar, 10 yıllık Cumhurbaşkanlığı döneminde Adnan Menderes'i başbakan olarak tayin etmiştir. 10 yıl boyunca sürdürdüğü bu görevden 27 Mayıs harekâtı ile 1960 yılında ayrıldı.

İlk defa bir Türk Cumhurbaşkanı olarak Aralık 1952'de Batı Trakya Türkleri, Celal Bayar tarafından ziyaret edildi ve bu ziyaret esnasında da bölgedeki ilk Türk Lisesi (Gümülcine'deki Celal Bayar Lisesi) açıldı. Bayar'ın Türk Yunan Nüfus Mübadelesi, Batı Trakya ve Kıbrıs Türklerine yönelik çalışmaları Türklüğe önemli katkılarıdır.

27 Mayıs 1960'da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koymaları ile tutuklanarak Yassıada'ya götürüldü. 16 ay süren soruşturma ve yargılamadan sonra, Yassıada Yüksek Adalet Divanı tarafından, 15 Demokrat Parti, ileri geleni ile birlikte idama mahkum edildi.(15 Eylül 1961) Milli Birlik Komitesi, idamlardan üçünü (Menderes, Zorlu, Polatkan) onaylarken, başta Celal Bayar olmak üzere, 12 Demokrat Parti ileri geleninin idam hükmünü müebbet hapse çevirdi. Yassıada'dan Kayseri cezaevine götürülen Bayar, orada rahatsızlandı, evinde tedavi edilmek üzere serbest bırakıldı (7 Kasım 1964).

Yassıada Mahkemesi tarafından idama mahkum edildi (15 Eylül 1961). Cezası daha sonra müebbet hapse çevrildi. Yassıada'dan Kayseri Bölge Cezaevi'ne nakledilen Bayar, 22 Ağustos 1986 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Üç çocuk babası olan Bayar ve Fransızca bilirdi.

Anılar

İktisat Vekili olduğu dönemlerde Celal Bayar, maiyetinde güvendiği bürokratlarla Doğu illerinde geziye çıkmıştı. Bayar, bir örneğini Çankaya'ya, bir örneğini Başbakan İnönü'ye gönderdiği raporunda devletin Doğu bölgesindeki asayiş uygulamalarını eleştiriyor, üstü örtük biçimde ayaklanmalardan Ankara'nın asayiş mantığını sorumlu tutuyordu.

Atatürk raporu okuduğunda heyecanlanmış ve hemen İktisat Vekili'ni tebrik etmişti. Rapor, yepyeni bir "Türkiye mesajı" sunuyordu.

 Şark Raporu'nda neler vardı?

  Serbestlik.

  Ticaret hakkı.

  Sınır kapılarının açılması.

  Komşu ülkelerle ticari işbirliğin geliştirilmesi.

  Bölge halkına potansiyel suçlu olarak bakılmaması.

  Yeraltı ve yerüstü madenlerinin devlet eliyle işletilip, bölgede istihdam yaratılması.

  Devlet işletmelerine halkın ortak edilmesi.

Mahkemenin  başkanı, karşısında dimdik duran Celal Bayar’a sordu:

- Yurt içinde başında DP işareti taşıyan bastonla seyahat ediyormuşsunuz... Yaşlı sanık, vakur duruşunu hiç bozmadan, sadece gözlüklerini hafif düzelterek, cevap verdi:

- Bir bastonla Anayasa’nın ihlal edilebileceğini düşünmemiştim reis hazretleri!İsmet Paşa’ya suikast yapacakmışsınız sorusuna, gülümsemeyle şu cevabı yapıştırmış:

-Öyle bir emelim olsaydı sizin gibi kimselerden bir mahkeme kurar, icabına bakardım!

Celal Bayar 27 Mayıs 1960 sabahı kendisini Çankaya Köşkü’nden almaya gelen darbecilere teslim olmamakta direnen, Köşk’ten sürüklenerek çıkarılan ve gözaltında tutulduğu Harp Okulu’nda kendisine gönderilen subayın Cumhurbaşkanlığı’ndan istifa edin davetini, “Tarihe korkak adam olarak geçmek istemem” diyerek reddetmiştir.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Nisan 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net