20 Kasım 2018 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Efendimizin hayatı bizlere birer örnektir
Efendimizin hayatı bizlere birer örnektir
FETÖ'ye  ankesörlü telefon operasyonu
FETÖ'ye ankesörlü telefon operasyonu
Bu Anlayış İle Ülke Felakete Sürükleniyor
Bu Anlayış İle Ülke Felakete Sürükleniyor
MİRABELLE'DE BÜYÜK İNDİRİM
MİRABELLE'DE BÜYÜK İNDİRİM
  YAZARLARIMIZ
Ord. Prof. Yusuf Hikmet BAYUR (1881 – 6 Mart 1980)
05 Nisan 2018 Perşembe Bu yazı 4013 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Atatürk döneminde Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Milli Eğitim Bakanlığı ve CHP milletvekilliği yapan Prof. Hikmet  Bayur, vefatına kadar Türk Tarih Kurumu, TTK Atatürk ve Türk Devrimini Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu üyeliği görevini de sürdürdü

Atatürk'ün emriyle ilk “İnkilab Tarihi” dersini veren de Bayur idi.

 

CHP Genel İdare Kurulu üyeliği de yapan Bayur, İsmet Paşa döneminde bu görevinden azledildi.

 

 

Türk siyaset adamı ve tarihçisi Yusuf Hikmet Bayur, 1881 yılında İstanbul'da doğdu. Türk devrim tarihi konusundaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Son Osmanlı sadrazamlarından Kıbrıslı Kamil Paşa'nın torunuydu. Galatasaray Lisesi ve Sorbonne Üniversitesi'ni bitirdi. Mekteb-i Sultani'de öğretmenlik yaptı.


Kurtuluş Savaşı'nda Salihli cephesinde çarpıştı. TBMM'nin açılmasından sonra, 1 Ekim 1920'de Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşler Genel Müdürü oldu. Londra ve Lozan Konferanslarında Türk kurulana danışmanlık etti. 1923'te Londra Büyükelçiliği Danışmanlığına, 1925'te siyasal temsilci olarak Belgrad Ortaelçiliğine atandı.


1917'de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, ( Riyaseti Cumhur Umumî Kâtipliği )1928'de Kabil büyükelçiliği, 1932'de ikinci kez Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, 1933'de Manisa Milletvekili seçildi ve Ekim 1933-Temmuz 1934 arasında Milli Eğitim Bakanlığı görevini üstlendi.

27.10.1933 - 08.07.1934 yılları arasında Türk Dil Kurumu başkanlığı yaptı.

1933 Üniversite Reformu ile bütün üniversite ve yüksekokullara zorunlu ders olarak konan Türk İnkılâp Tarihini okutmakla görevlendirildi. Daha sonra Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Hint Tarihi Ordinaryüs Profesörü oldu.

 1946'da Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrıldı. Temmuz 1948'de kuruluşuna katıldığı Millet Partisi'nin iki yıl Genel Başkanlığını yaptı(1948-50). Bu partinin yayın organı olan "Kudret" gazetesinin de başyazarlığını yaptı. 1952'de partiden ayrıldı. 1954 ve 1957 seçimlerinde Demokrat Partiden bağımsız Manisa Milletvekili seçildi. 27 Mayıs 1960'tan sonra Demokrat Partililerle Yassıada'da yargılanıp 4 yıl hapse mahkum edildi.

1963 affıyla serbest bırakıldıktan sonra siyasal yaşamdan çekildi. 1980 yılında öldü.

ESERLERİ

 

-Atatürk Hayatı ve Eseri: Doğumundan Samsun'a Çıkışına Kadar (1963) Atatürk Araştırma Merkezi

-Birinci Balkan Savaşı I - II - II Cumhuriyet Gazetesi Kitapları;
-Ermeni Meselesi I    Cumhuriyet Gazetesi Kitapları
- Hindistan Tarihi 3. Cilt

-Türk İnkilabı Tarihi. 1.2.3. Cilt, ( 1940 – 1967
-Türkiye Devletinin Dış Siyasası(1934)  TTK Yayınları

-Yeni Türk Devletinin Harici Siyaseti Akşam Matbaası;
-XX. Yüzyılda Türklüğün Tarih ve Acun Siyasası Üzerindeki Etkileri. (1974)  TTK Yayınları;

ANILAR

Nasihatin dozu kaçınca...

Atatürk’ün içki içmesine karşı olanların başında umumi kâtip Yusuf Hikmet Bayur geliyordu. Bayur Atatürk’ü içkisinden caydırmak için türlü bahaneler bulur, fakat hiç birini başaramazdı.
Hikmet Bayur’la aralarında sık sık tartışırlar hemen her sabah tekrarlanan bu tartışmalardan Bayur’un yenilgiye uğrardı.

Hikmet Bayur, erken saatlerde Atatürk’e gelir, o günkü ajans bültenlerini getirir ve kendisinden emir alırdı. Atatürk’ün yorgun halini gören Bayur dayanamaz:
-‘‘ Paşam, yine renginiz yerinde değil, çok yorgun ve bitkinsiniz. Şu içkiyi bu kadar içmeseniz daha iyi olur.’’derdi.
Bu karışmaya Atatürk’ün canı sıkılır ama hiç belli etmemeye çalışarak:
-‘‘A Hikmet Bey, ben rakıyı şimdi değil, daha Harbiye talebesiyken içerdim. Bugüne kadar da hiç zararını görmedim,’’diye karşılık verirdi. Bayur bunun da altında kalmazdı:
-‘‘ Muhterem Paşam, bu gün belki zararını görmediğinizi sanırsınız, fakat yarın göreceksiniz. Siz bu memlekete lazımsınız. Kendinize acımıyorsanız bari bu millete acıyın. Bu millet sizin varlığınızla vardır. Ne olur şu içkiyi az için.’’
Atatürk bu sözleri hep gülümseyerek karşıladı. O da Hikmet Bayur’un içinde bir kötülük olmadığını, kendisini herkesten çok sevdiğini biliyordu. Fakat bir gün canına tak demiş olacak ki, Hikmet Bayur yine içkiyi kötüleyen konferansına başladığı sırada birden bire sözü başka yana çevirerek:
-‘‘ Bu günkü işler arasında neler var bakalım?’’ diye sordu.
Atatürk o an yine sinirlendiğini belli etmemişti ama kararını vermişti. Bu içki aleyhtarı konferanslara artık bir son verecekti. Üç gün sonra mesele anlaşıldı. Akşam sofrada Atatürk, Hikmet Bayur’la beraber hepimizi şaşırtan şu haberi veriyordu:
-‘‘ Hikmet Bey, seni Kabil’e sefir yapalım. Git, oraları gör; hatta gerekirse Hindistan’a kadar git. Oralar hakkında bilgi edin. Oku, öğren ve ilim getir. Bize bu yolda faydalı ol,’’dedi.
Bu suretle Hikmet Bayur’un Kabil büyükelçiliğine atanma emri verilmiş oluyordu. Hikmet Bayur hareketinden önce veda için Köşke geldi. Atatürk, onu salonda ayağa kalkarak karşıladı. Giderken de kapıya kadar elini omzuna koyarak uğurladı. Bayur birkaç gün sonra ayrılarak Kabil’e gitti.

Bu atanma, Bayur’un yurda hizmet kaygısı, yalansız olarak Atatürk’e içki içmemesi öğüdü ve içmesine engel olma hareketinden ileri geliyordu. O Hikmet Bayur ki, sevgisini, saygısını hiç eksik etmediği Büyük Lilere ‘İçme Paşam’ sözünü ilk söyleyebilmek cesaretini göstermiş, fakat bunu çok sevdiği Atatürk’ün yanından uzaklaştırılmak cezasıyla ödemişti. Nitekim Hikmet Bayur haklı çıkmış, Atatürk de sonunda içkinin fenalığını anlamış, fakat iş işten geçmişti.

 

Afgan Kralı Atatürk’ü Dinlemedi


Bayur’un Afgan Kralı Amanullah Han’ın Afgan kadınlarının çaduri tabir edilen örtüsüne müdahalesiyle ilgili aktardığı anekdotlar da hayli ilginç. Kendisini Atatürk hayranı olarak zikreden Amanullah Han`ın inkılap yapıyorum diyerek, polis zoruyla kadınların sokakta çadurilerini yırttırması üzerine Atatürk, Kabil Elçisi Yusuf Hikmet Bayur’a “Söyle ona, başını kayaya vurmamalıdır insan” diyerek uyarmasını istemiş. Amanullah Han ise Bayur’a , “Hiç endişe etmesinler, kaya gibi ordu arkamda` demişti. Atatürk, Amanullah Han’ın Türkiye ziyaretinde yaptığı bir konuşmada da, onu yapacağı reformlar için uyarmış, “Bir toplumun kökleşmiş örf ve adet, hissiyat ve telakkiyatı mühimdir. Müteşebbis fertler üzerinde adeta amir ve hakim bir tesir ederler” diyerek toplum koşullarına dikkat etmesini istemişti. Afgan Kralı, Atatürk`ün ikazını dinlemedi. Gerisini Bayur şöyle anlatıyor:

 

“Kabile gittiğim zaman yumuşak şekilde –gördüm gene aynı şeyleri yapıyor– ona böyle söyledim. Yani Atatürk`e ağabeyim falan diyorsunuz. O böyle söyledi. Yani böyle yapmamalı. `Hiç merak etmesinler` dedi. Elini havaya kaldırdı, yumrukla böyle, `Bütün millet avucumun içindedir” dedi. Ondan sonra o kaçtıktan sonra öğrendim. Bakanlarına demiş ki, `Türkler korkaktır. Bak ben onlara neler göstereceğim.”


Bayur`un aktardığına göre Amanullah Han bir isyanla devrilmiş. Amanullah Han’ın canını kurtarmak için kaçarken ne yaptığını Bayur şöyle anlatıyor: “Amanullah Han, karısı ve kızları gibi bir çaduri giymiş, kadın gibi beraber kaçmış. Yani çarşıda yırttırdığı çaduriyi kendisi giyip, kaçmış. O vakit bir şey dendi yani, `bak kendisi kadınlarımızdan çaduriyi kaldırmak istedi zorla, Allah ona çaduri giydirdi, kaçmak için.` Öyle kaçıyor Hindistan`a.”

İnönü'ye sadece 'o' oy vermedi

Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de ölümüyle ortaya çıkan Cumhurbaşkanlığı krizinin aşılmasında kuşkusuz en önemli pay, Başbakan Celal Bayar'ındır. Birçok isim İnönü'nün adaylığını engellemek için kulis yürütmesine rağmen Bayar, onun Cumhurbaşkanlığı'nı engelleyecek girişimlerden sürekli kaçındı. Bayar, Atatürk tarafından görevinden azledilen ve inzivaya çekilen İnönü'nün siyasal kaderini bu denli etkileyecekti.

TBMM Başkanı Abdulhalik Renda, Meclis'i 11 Kasım'da toplanmaya çağırdı. Son sözü CHP grubu söyleyecekti. 11 Kasım sabahı Meclis'teki CHP grubu toplandı. Toplantıya Celal Bayar başkanlık etti. CHP Meclis grubunda 322 milletvekili İnönü için oy kullanırken, sadece bir tek isim itiraz etti: Yusuf Hikmet Bayur. İnönü'ye oy vermeyen Bayur, oyunu Bayar için kullandı. Yeni bir siyasal krizden çekinen milletvekilleri ise İnönü'ye oy kullandılar. O gün İnönü Cumhurbaşkanı seçildi. 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
Gökhan Demir
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  20 Kasım 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net