25 Nisan 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
Elbiseler El-Bab'a Ulaştı
İngilizce Sokağı
İngilizce Sokağı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
3 Aylık Bebeğe Böbrek Ameliyatı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
MKE Futbol Turnuvası Başladı
  YAZARLARIMIZ
Başarı Denklemi; İlim, İman, Amel
17 Nisan 2018 Salı Bu yazı 3423 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İlim; Yöntemle elde edilen ve uygulamayla doğrulanan, her zaman ve her yerde geçerlik ve kesinlik nitelikleri taşıyan yöntemli ve dizgesel bilgiye verilen addır.

 

Sözlük anlamı  “tasdik etmek” olan “îman”, Allah’ın varlığını ve birliğini, Hz. Muhammed'in peygamberliğine ve Kur’ân’ın hak kitap olduğuna kesin olarak inanmak, bunları tasdik etmek demektir.

 

“Amel”, iradeye dayalı iş, davranış ve eylemdir.

 

Bilimsel çalışma esasları bu sıralamaya göre dizilir. Hem ilmi hem dini sıralamada bu şekilde olmalıdır. Yani insanlar bir makam için tercih edilirken önce o işe vakıf olmasına, yetkinliğine bakılmalı, arkasından müminliğine sonrada gerekirse ibadetlerini yapıyor mu yapıyor  mu diye bakılmalıdır.

Bizde işler tersine işlemekte maalesef, insanın ameline bakılarak karar veriliyor, makama getiriyoruz en önemlisi güveniyoruz.

Oysa ki adamın ameli yani uygulaması,  abdesti, namazı, sakalı yerinde olabilir. İmanına baktık mı yok, hele birinci kural ilmine baktık mı hayır.

İşte ilmi başarı denkleminin bir diğer ifade ile   “işini ehline vermek” tir.

Peygamber efendimiz Mekke’yi fethi ile Kabe’nin bakımı hikayesini hepimiz biliyoruz. Kabe'nin anahtarını Müslüman olmayan birine teslim ederek “İşi ehline verin” demişti.

630’da Mekke’nin fethi ile, Hz. Peygamber Kâbe’ye girmek ister. Kâbe’nin kapısını açma görevi, Osman bin Talha adlı bir kişi sorumluluğundadır. Peygamberimiz, anahtarı almak için Hz. Ali’yi görevlendirir. Ali buna çok sevinir, çünkü Kâbe anahtarına sahip olmak oldukça onurlu ve ayrıcalıklı bir payedir. Hz. Ali Talha’dan anahtarı ister. Talha vermez. Hz. Ali, hışımla onun elini burkarak anahtarı alır ve sevinç içinde Kâbe’nin yolunu tutar. Hz. Ali Kâbe’nin kapısını açar, Hz. Peygamber içeri girerek iki rekât namaz kılar. Peygamber’imiz Kâbe’den çıkarken amcası Abbas, anahtarı ve şerefli bir görev olan kayyumculuğu kendisine vermesini ister. Bu olaya tanık olan Mekkeli müşrikler, işte şimdi Müslümanlar birbirine düşecek, bakalım Ali’den anahtar nasıl alınıp Abbas’a verilecek diye sevinç içinde ellerini ovuştururlarken Nisa suresinin 58. ayeti nazil olur. Bu ayetin manası mealen şöyledir:


  “Şu bir gerçek ki Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor.”


Efendi’miz, Hz. Ali’ye “anahtarı eski vazifeliye vermesini ve ondan özür dilemesini” emreder. Hz. Ali şaşkınlık içerisindedir ama yapacağı bir şey de yoktur. Büyük üzüntüyle anahtarı Talha’ya geri verir. Talha, anahtarın tekrar kendisine verilmesinin sebebini sorar. Hz. Ali, “Allah Resulü, ‘Emaneti ehline verin!’ buyurdular.” der. Tabii Osman bin Talha bu sözden etkilenir ve  Müslüman olmaya karar verir. 

 

Demek ki bir kişiyi makama getirmek için öncelikli ilmine bakmak lazım, o işe muktedir olup olmamasına bakmak lazım. Velhasıl liyakate dikkat etmemiz gerekir.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Nisan 2018 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net