10 Aralık 2018 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Şampiyon babanın şampiyon oğlu
Şampiyon babanın şampiyon oğlu
MHP 3 ismi daha açıkladı
MHP 3 ismi daha açıkladı
Yolcu otobüsünde 5 kilo 250 gram eroin
Yolcu otobüsünde 5 kilo 250 gram eroin
Muhtarlar Bilgilendirildi
Muhtarlar Bilgilendirildi
  YAZARLARIMIZ
Erken Seçim mi? Baskın Seçim mi?
17 Nisan 2018 Salı Bu yazı 13239 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

11 Aralık 2017 tarihinden bu yana bas bas bağırıyorum! Erken seçim var, Erken seçim var diye…

Ülkede ki ekonomik kriz ve siyasi kriz bunu doğurur demiştim. Döviz Kurları her geçen gün artarken, dövize bağlı olarak tüketim ürünlerine bir bir zam gelirken, iktidar partisinin oyları eriyor demiştim.

Meral Akşener Hareketi kurulumunu tamamlamışken, İYİ Parti hemen hemen bütün illerde çalışmalara başlamışken, bu hareket halkta bir dip dalgası, siyasette bir alternatif yaratmışken Ak Partiyi zor günler bekliyor demiştim.

Ak Parti içerisinde bu kadar çekişme varken, Ak Partililer bu kadar kibre kapılmışken, Ak Parti yavaş yavaş halktan kopmuşken, Ak Partililer halka rağmen siyaset anlayışına bürünmüşken, Ak Partinin oyları düşer demiştim.

Ak Parti ceket koysam kazanır mantığına bürünmüşken, halkın adamlarını değil, kendi adamlarını seçtirmişken, liyakat sahibi olmayanlar müdür-amir olmuşken bu böyle gitmez demiştim.

Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu, Beşir Atalay, Bülent Arınç, Ali Babacan, Sadullah Ergin gibi isimler, Ak Partiden kopmuşken, Ak Partiye muhalefete başlamışken, Erdoğan bir şeyler yapar demiştim.

Berat Albayrak, Süleyman Soylu, Fatma Betül Sayan Kaya gibi isimler birbirine girmişken, üstelik eskisi gibi Ak Partide alternatifleri kalmamışken, Ak Parti Kadroları güçsüzleşmişken, bir kan değişikliği olur demiştim.

Mustafa Ataş’ın atamaları, Metin Külünk, Şamil Tayyar gibi Ak Partinin önemli isimlerini rahatsız etmişken. Hayati Yazıcı gibi Erdoğan’a çok yakın isimler artık partide istenmez hale gelmişken, bu işin bir sonu olur demiştim.

Gülmüşlerdi, hadi ya demişlerdi, İYİ Parti barajı aşamaz ki demişlerdi, Abdullah Gül ne alır ki demişlerdi, Medya da artık tümü ile Ak Partinin demişlerdi, dalga geçmişlerdi, olmaz demişlerdi, en kibarları katılmıyorum demişlerdi…

Anlamamışlardı!

İYİ Partinin gerçekten bir dip dalgası yarattığını anlamamışlardı. Kongreyi görünce anladılar.

%50+1 Sisteminde Abdullah Gül’ün, Saadet Partisinin alacağı %2 - 3 oyun ne denli önemli olduğunu anlamamışlardı. Anketleri görünce-duyunca Meclis Çoğunluğunun gideceğini anladılar.

Medyanın tekele binmesinin, halkta tek adam korkusu yaşatacağını anlamamışlardı. Tekele bindikten sonra Sözcü gibi Oda TV gibi uç yayınların okunurluklarının arttığını görünce anladılar.

Ak Parti kongrelerinde ilk defa bu kadar sorun yaşanmasını, üstelikn bu sorunların kol kırılır yen içinde kalır sözünden uzaklaştığını, Ak Partili isimlerin bile artık yeter dediğini duyunca anladılar.

Kibrin, aşırı özgüvenin, nasıl olsa kazanırız mantığının Ak Partiye ne denli zarar verdiğini görünce anladılar.

Meclis önünde kendini yakan işsizin, geçtiğimiz günlerde kendini asan atanamayan öğretmenin toplum psikolojisini nasıl etkilediğini anladılar.

Genel Başkanım, Liderim, Önderim Sayın Devlet Bahçeli 2011 yılında FETÖ tehlikesini gördüğü gibi bu tehlikeyi de gördü. Gezi olaylarında ki tehlikeyi gördüğü gibi bu tehlikeyi de gördü. 16 Ağustos 2018 seçim için uygundur dedi.

Son yazımda bir farkla demiştim, ilk başlarda 15 Temmuz 2018’i seçim tarihi gösteriyordum. Ancak daha sonra bunun Kasım’a sarkacağını belirtmiştim. Şimdi görüyorum ki 15 Temmuz’u sarkmış ancak Kasım’a kadar da uzamamış.

Peki, şimdi ne olacak?

Öncelikle söylemeliyim ki bu bir erken seçim değil, baskın seçimdir. Çünkü seçimin yapılma nedeni güven tazeleme, yenilenme vs değil kaybı önlemedir. Ak Partinin %30’la düşmesinin önüne geçmedir. Ak Parti-MHP ittifakının zede almasını engellemedir. İYİ Partinin yükselişini durdurma stratejisidir.

Yaz aylarında ekonomi canlanır, yaz aylarında bile ekonomi bu haldeyken, kış aylarının gelmesi ile daha büyük sorunlar yaşanacağını kestirip, bundan en az zararla kurtulma yöntemidir.

Erken seçimler iktidar partilerin işine yarar genelde. Ancak baskın seçimler her zaman sıkıntı yaratabilir. Bu ince çizgiyi çok ama çok sıkı tutmamız gerekiyor. Tezimin arkasındayım Ak Partiyi değil Türkiye’yi MHP kurtaracak. Çünkü bugün bir lider değişimi Türkiye’ye çok büyük zararlar verebilir. FETÖ soruşturmaları sekteye uğrayabilir veya iş Ergenekon Davaları gibi çamurlaştırılabilir. Suriye-Irak ve Yunanistan gibi ülkelerle olan Dış Politikalar acemiliğimize denk gelip sorun yaratabilir.

Yine tezimin arkasındayım! Cumhurbaşkanı Erdoğan olacak ancak Ak Parti Meclis çoğunluğunu kaybedecektir. MHP ise %15’in altına düşmeyecektir. Çünkü CHP ve MHP’den, çok az da olsa Ak Parti içerisinde ki DYP, ANAP ve MHP kökenlilerden İYİ Partiye kayma söz konusu. Ancak Ak Partiden de MHP’ye daha büyük bir taban kaymaktadır. Ak Partiden yıldızı yükselen Saadet Partisine de kaymalar olduğunu göz önüne alınca Ak Partinin oylarının mecliste çoğunluğa yetmeyeceğini söyleyebiliriz. Tek bir durum olursa farklı olur, oda İYİ Partinin %7 ve 9 arasında bir oyda kalıp barajı aşamaması halinde Ak Parti çoğunluk sağlayabilir. İşte seçimin sebebi de budur, İYİ Parti barajı aşamasın, yani Erken değil baskın seçim.

Bahçeli’ye her zaman güvenmişimdir. Katılmadığım konularda bile Bahçeli’nin bir bildiği var demişimdir. Yazımda Ak Partiyi eleştirmem ittifaka karşı olduğum sonucunu kimse çıkartmasın. Ben MHP’liyim, Ak Parti ile ittifakımız Cumhurbaşkanlığı seçimi üzerine. Tabi ki Ak Parti politikalarını eleştireceğim, tabi ki partimin propagandasını yapacağım. Tabi ki Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması için çalışacağım. Tabi ki MHP’nin 1 tane de olsa fazla Milletvekili çıkartmasını isteyeceğim, çalışacağım. Her parti kendi üyelerine ve partililerine sahip çıkmalıdır. Çünkü bu seçim Türkiye’nin en bıçak sırtı seçimlerinden biridir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Şuayip Bütün
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Aralık 2018 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net