08 Aralık 2019 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Sınıfım Evim Gibi
Sınıfım Evim Gibi
Çok İşimiz Var
Çok İşimiz Var
Hastalarımız İyi Şartlarda Hizmet Alıyor
Hastalarımız İyi Şartlarda Hizmet Alıyor
Sporları Müsabakaları Başladı
Sporları Müsabakaları Başladı
  YAZARLARIMIZ
Tebrikler CHP
23 Nisan 2018 Pazartesi Bu yazı 15205 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Aralık ayından bu yana hemen tüm yazılarımda erken seçimin kapıda olacağını yazmıştım. Tarih olarak ta hep 15 Temmuzu vermiştim. Son tahmin yazımda bu erken seçimin sadece Kasım ayına sarkabileceğini takvimin daraldığını anlatmıştım. Ancak 6 aydır erken seçim bekleyen bana bile sürpriz bir şekilde 24 Haziran’da erken seçim kararı alındı. Bu erkenden ziyada baskın, baskından ziyade daha da baskın bir seçimdir. Son yazımda bunu detayları ile anlattım.

Seçimin 3 büyük sebebi var…

Birincisi; Bir türlü düzeltilemeyen Ekonomi,

İkincisi; İktidarın bir türlü engelleyemediği oy erimesi,

Üçüncüsü; İYİ Partinin çığ gibi büyüyen oyları…

İYİ Parti, Türkiye genelinde Ak Parti’den, MHP’den ve CHP’den oy alıyor. Ak Partiden alamaz diyen seslere cevabım etrafınıza bakın lütfen! Birçok Ak Partilinin İYİ Partiye oy attığını göreceksiniz. Örneklendire de bilirim, Kemal Albayrak vekil olacak deniliyor, Ak Parti kurucu değil mi? Has Partiye geçse de geri dönmedi mi? 7 Haziran’da aday adayı olmadı mı? Bülent Altınışık, MHP’lidir ama son yerel seçimlerde Keskin’de Ak Partiden aday adayı olmadı mı? Kırıkkale gibi Anadolu kentlerinde Ak Partinin dışladığı, içine almadığı, fırsat tanımadığı bir çok siyasetçi İYİ Partiye geçiş yapıyor. Ak Partinin en çok oy aldığı kesim hep emekli ve çiftçi oalrak gösterilirdi. Emekli intibak yasası bekliyor kızgın, Çiftçi mazot fiyatlarından rahatsız. Zaten seçimin bu denli öne alınmasının tek sebebi çiftçi! Hasat mevsiminde, çiftçinin bu mazot fiyatlarından daha fazla rahatsız olması bekleniyor, sandığa yansımasından korkuluyor.

Evet, korkuluyor! Ak Parti korkuyor! İlk defa korkuyor…

Meral Akşener %1 oy alamaz deniliyordu, barajı geçemez denilmeye başlandı. Şimdi de Cumhurbaşkanı olamaz deniliyor. Bunu söyleyen AK Partililer! Peki, İYİ Partiyi güçlendiren kimler? AK Partililer değil mi? Koskoca milletvekilleri çıkıyor İYİ Parti FETÖ Partisidir diyor! Hop Birader bu ne densizlik, FETÖ ile mücadele göreviniz değil mi? Tutuklayın o zaman! Siyasi ayağa dokunulmuyor derken AK Partiyi kastediyorlar ama görüyorum ki muhalefete de pek girilmiyor. Varsa Meral Akşener’in bir FETÖ bağı vurun kelepçeyi koluna atın cezaevine, ne meydan meydan gezdiriyorsunuz?

Meral Akşener bir kadın, Ak Partili sosyal medya hesaplarında çirkinlikler almış başını gidiyor. Yok FETÖ ile aynı yatağa koymuşlar, yok Kılıçtaroğlu ile aynı nikah masasına oturtmuşlar. Bunlar bizim örf ve adetlerimize aykırı şeyler, tepki topluyor Meral’e pirim yaptırıyor. Bel altı siyaseti hep Ak Partiye yaparlardı eleştirirdim, Erdoğan’ı bunlar güçlendiriyor derdim, görüyorum ki Ak Parti güç sarhoşu olmuş, kendisine yapılanların aynısını Meral’e yapıyor! Yani Ak Parti kendisine zulmedenlere benzemiş, zulme başlamış!

Ya YSK’ya ne demeli? Yahu parti kurulmuş, kurulumunu tamamlamış. Cumhurbaşkanı topu YSK’ya atmış. Gerekçeleri ile seçime girer veya giremez diyecek. Kanun maddesini ortaya koyacak. Kimsenin aklında soru işareti kalmayacak. Yana yattı çamura battı derken, CHP’yi kurtarıcı yaptılar. İYİ Partiyi mağdur pozisyonuna soktular, Ak Partiyi diktatör gibi gösterdiler. Bir vatandaş diyor ki “kardeşim ben İYİ Partiye oy atmayacaktım, ancak bugün İYİ Partiyi seçime sokmamak, sadece İYİ Partinin seçilme hakkını gasp değil, vatandaşın seçme hakkını da gasp etmektir. Ben bugün seçilme hakkımın elimden alınmasına göz yumarsam yarın nasıl Demokrasi Nöbeti tutacağım?” Bakın çok sihirli sözler bunlar.

İYİ Parti bana hep Ak Partinin kuruluş dönemlerini hatırlatıyor. 28 Şubatçılar Ak Partiye karşı her şeyi yapıyordu, Ak Partililer İYİ Partiye karşı aynı şeyleri yapıyor. Tayyip Erdoğan’ın seçilme yasağı vardı, Ak Parti iktidar oldu, ancak lider mecliste değil ve Bakan bile olamadı. Ne yazık değil mi? Vatandaş seçiyor ancak birileri engelliyor! Neyse ki o dönem Deniz Baykal, Erdoğan’ın seçilme yasağını kaldırmak için girişimler yapmış ve önce Erdoğan’ın seçilme yasağı kaldırılmış, sonra da Siirt’te seçimin iptal edilmesi ile yeniden seçim yapılmış Erdoğan Başbakan olabilmişti. Demokrasiyi 2002 yılında CHP kurtarmıştı!

Yine bir erken seçim ve yine engellemeler. Bu sefer seçilme yasağı yok ancak YSK’nın sürekli engellemeleri var. İYİ Parti seçime girecek mi? Girmeyecek mi? Derken yine CHP imdada yetişti ev İYİ Partiye 15 vekil vererek, Gurup kurmalarını sağladı. Bu sayede kanunlara göre İYİ Partinin seçime girmesi engellenemez bir hal aldı. CHP ve İYİ Partinin parti kökleri olarak ittifak yapmasına karşı dururum, ancak CHP’nin yaptığı bu davranışı da ayakta alkışlarım. Kimsenin seçilme dolayısı ile vatandaşın seçme hakkını kimse elinden almamalı!

İYİ Partiye kurulduğu günden bu yana karşı duruyorum. Partim olan MHP’nin bölünmesini kabul edemiyorum. Ancak İYİ Partinin artık MHP’den ayrı bir siyasi parti olduğunu da kabul ediyorum. Üstelik BBP’nin yaptığı gibi MHP’den kopya bir parti olmaması da hoşuma gidiyor. Tıpkı Fazilet Partisinden kopan Ak Partililer gibi MHP’den kopan İYİ Partililer de gömlek değiştirdiler. Zaten bu gömlek ağırdır herkes taşıyamaz. Ancak terör partilerine karşı uygulanmayan engellemelerin İYİ Partiye uygulanmasını kabul etmiyorum. Çünkü bu davranışlar sadece İYİ Partiyi güçlendiriyor ve Cumhur İttifakına karşı güçlü bir rakip doğuruyor. Herkes akıllı hareket etmek zorunda!

Ahmet Sungur ile Gurur Duymak!

Geçtiğimiz hafta Hitit Üniversitesi Meslek Yüksek Okulunda Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur, Liderlik ve Etkin İletişim konulu konferans verdi. Okul yönetimi birkaç kişi ile birlikte beni de davet etmişti. Ahmet Sungur kürsüde konuşurken koltuklarım kabardı. Evet, işte böyle olmalı! Kırıkkaleli bir siyasetçinin başka bir şehirde, hemde üniversitede böylesine önemli bir konuda konferans vermesi bir Kırıkkaleli olarak benim koltuklarımı kabarttı. Gurur duydum Kırıkkale ile. Gurur duydum Kırıkkaleli bir siyasetçinin bu denli üst bir makamda konuşması ile. Televizyonları açıyoruz birçok şehrin milletvekilleri tartışma programlarında çatır çatır konuşuyor. Kırıkkaleli siyasetçilerin olmaması ile üzüntü duyuyordum. Başka şehirlerin milletvekillerinin Kırıkkale’de konferans vermesi ile üzüntü duyuyordum. İlk defa Kırıkkaleli bir siyasetçinin Kırıkkale dışında üst perde de olmasını gördüm de üzüntüm biraz azaldı, gurur duydum.

Ahmet Sungur demişken biraz açmamız gerekiyor. Ak Partiyi çok zorlu bir seçim bekliyor. 3-0 olasılıklarının çok alta indiği bir süreçteyiz. Böyle bir süreçte Ak Parti muhakkak anketlere danışacaktır ve halkta karşılığı olan isimlerle seçime girecektir. Yoksa kendi adına 7 Haziran’dan daha vahim sonuçlarla karşılaşabilir. Düşündüm de Ak Parti de 1 Kasım’da Mehmet Demir’in yaptığı etkiyi yapabilecek siyasetçi var mı diye? İki siyasetçi bulabildim! Biri Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur, diğeri Avukat Orhan Aytekin. Ahmet Sungur’un böyle bir düşüncesi olmadığını biliyorum ancak kamuoyu araştırmalarından çıkarsa Ak Partinin adayı olabilir diye düşünüyorum. Ne yalan söyleyeyim, Yakışır!


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Murat  -  24-04-2018 - 23:40
İYİ Parti ve Saadet Partisi\'nin ittifak kurmasını istiyoruz.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nesrin Bulat
Fazlı GÜVENTÜRK
Gülüş Teke
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  07 Aralık 2019 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net