21 Ağustos 2018 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Mutlu Çocuklar Hayattan Kopmuyor
Mutlu Çocuklar Hayattan Kopmuyor
Yunus Ustadan Örnek Davranış
Yunus Ustadan Örnek Davranış
Türk Lirasını Dolara Çevirmeyin
Türk Lirasını Dolara Çevirmeyin
Yüce Türk milleti dimdik ayakta duracaktır
Yüce Türk milleti dimdik ayakta duracaktır
  YAZARLARIMIZ
PENCEREMDEKİ KUMRU
22 Mayıs 2018 Salı Bu yazı 9761 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Aşkın, sevmenin, biribirine gönülden bağlı olmanın, sadakatin temsili ‘Kumru Kuşu’ penceremin önüne, ömrü gibi kısa sürecek evini, kaba saba birkaç ot, çöple yaptığında küçük torunlarımla, çocuklarımla hep onları severek izliyorduk.

Bir çift kumru, yuvalarını yaptıktan sonra iki yumurtayıda yuvasına bırakan dişi kumru, hep erkek kumru tarafından büyük ilgi görüyordu. Anne, hep yuvada yumurtaların üzerinde yatıyor, erkek ise devamlı yuvaya yiyecek birşeyler getiriyordu.

Aradan biraz zaman geçince iki yumurtadan birer yavru çıktı. Anne kumru ile baba kumru, aşklarının ve sevgilerinin ürünü bu yavrulara okadar güzel bakıyorlardı ki onların her geldiklerinde yavrular çırpınarak ana kursağından akan kuş sütünü emmek için çırpınıyorlardı.

Ev halkı, özellikle iki ve üç yaşındaki torunlarımla, annenin ve baba kuğunun yuvaya gelip yavru kuğuları beslemesi ve yuvadaki sevinci, onları ürkütüp rahatsız etmeden beraber seyrediyorduk.

Doğadaki tüm canlıların bir ailesinin olduğu,anneye ve babaya bir şey olursa onların yavrularının dazor durumda kalabileceği,yaşamları ile ilgili büyük zorluklar yaşayacaklarını anlatıyorduk.

Akşam olmuş hava kararmış, ne anne nede baba kumru yuvada görünmüyordu.

Herkeste bir telaş anne ve baba kumru bu saatte mutlaka yuvasında olmalıydılar. Helede aile sadakatine gönülden bağlı kumrular, yavrularını yalnız bırakamazdılar. Gece birkaç kez yine baktık anne ve baba kumru yuvada yoktu. Yavrular yuvalarında çaresiz bekliyorlardı.

Yavruların aç olduklarını düşünüyorduk. Çaresiz, onları gözyaşları içinde seyrediyorduk. Yavrular daha elle müdahale edemeyecek kadar küçüktü. Evdeki herkesin yüz hatları değişti kumru yavrularına bir şey yapamamanın çaresizliğini yaşıyorduk. Herkeste bir telaş, anne ve baba kumrunun ertesi gün yuvaya gelip gelmeyeceği ile ilgili derin endişeler taşıyorduk.

Belliki anne ve baba kumruya birşeyler olmuştu. Birkedinin saldırısına uğramış, birileri tarafından vurularak öldürülmüş, bir araba çarpmışveya kendini bilmez birilerinin bir yerlere ulu orta attığı zehirle ölmüş olabilir diye düşünüyorduk.

Başlarına her ne şekilde olursa olsun bir şeyler gelmiş olabilir diye düşünüyorduk.

Bir yaşamın başka yaşamlara nasıl bağlı olduğu açıkça anlaşılıyordu. Bilerek veya bilmeyerek bu kumruların başına birşeyler geldiğidir. O kumru yavrularının yuvada anne ve baba gelmediği için nasıl çaresiz kaldıklarını içimiz sızlayarak seyrediyorduk.

 Günümüzde yerli yersiz savaşların katliamların öksüz, yetim bıraktığı yavrularımız bu örnekle aklımıza geldiğinde insan olarak utanıp kızarmamak mümkün müdür? Mecbur olmadıkça savaşların bir cinayet olduğunu bu olay çok güzel anlatıyordu.

Ramazan ayı olduğu için bizlerde genellikle geceleri yaşıyorken gündüzleri yatıyorduk. Genellikle yuvada yavruları birkaç gece göremememiz bizi telaşlandırmıştı.Geceleri yavruların tek başına kalması, anne ve baba kuşları yuvada göremememiz tüm ev halkı tarafından izlenmeye alınmıştı.

Aradan üç koca gece geçtiği halde biz kumruları hala görememiştik.

Sabah gözümü açtığında yuvadaki kuş çırpıntısıyla uyandım. Anne veya baba kumrulardan bir tanesi ağzından akıttığı salgı ile yavruları besliyordu. Yavrular ne kadar sevinçliydi anlatamam. Hemen evimizin tüm elamanları yuvanın yanına gelmiş mutluluktan kimisiağlıyor, kimisi gülüyor; herkes biri birine sarılıp mutluluk naraları atıyorlardı. Herkesin gözünde bir ışıltı, herkesin keyfi yerine gelmişti.

Eşim gözyaşlarını silerken,’’Allah’ım hiçbir çocuğu, hiçbir yavruyu anasız babasız başkalarının eline koyma’’ diye yalvarıyordu.

Acı ve üzüntüyle başlayan bu olayın Türk filmleri gibi mutlu sonla bitmesi hepimizi çok sevindirdi.

 Ava gidenler,nişan alıp tetiğe basmadan yaban hayvanının da bir yuvası, bir ailesi olduğunu aklınızagetirmelisiniz. Onlarında çaresiz, kendini koruyamayan yavruları olabileceğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Başka bir canlının yuvasını yıkıp bozanlar, kendi yuvalarında hiçbir zaman mutlu yaşayamazlar.

Dünyamızın sadece bizim değil, tüm canlıların ortak evi, ortak yaşam alanı olduğu unutmamalıdır.21.05.2018

 

 

                                                                                                                      İsmail Dursun KUZUCU


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
İsmail Dursun KUZUCU  -  26-05-2018 - 01:24
Sn. İhsan Demir Bey. Penceremdeki Kumru köşe yazıma zamanınızı ayırıp çok duygulandığım bir yorum yazmışsınız. Çok teşekkür ediyorum. Belli ki sizde benim gibi bu konularda çok duyarlısınız. Artık üzülmeyin bir çift kumru bir iki güne özgürlüğe uçacaklar. Selamlar saygılar...
İhsan DEMİR  -  25-05-2018 - 16:37
Sn. Yazarımızın \"Penceremdeki kumru\" yazısı ile ilgili olarak 2 gün evvel gönderdiğim yorum henüz yayımlanmamıştır, yorumumun henüz Sn. Editörümüzün eline geçmediğini düşünüyorum, bir okuyucu olarak yorumumun yayınlanmayacak sa, ciddi bir yayın organı olan gazetenizin, yorumumun yayımlanmamasının nedeni ile ilgili bilginin tarafıma bildirilmesinin hakkım olduğunu düşünerek, selamlarımı gönderiyorum..
İhsan DEMİR  -  23-05-2018 - 17:08
Sn.İsmail Dursun bey, öncelikle kaleminize sağlık.. Aslında konuya nereden başlayacağımı bilemiyorum, nedeni belkide okuduğum ve çok beğendiğim yazınızın duygusallığına kapılmış olabilmemdir, ne kadar güzel ifade etmişsiniz kumruların yaşamını ve aile birliğine verdiği önemi, hele hele bu günlerde tüm görsel ve yazılı medyanın amansız bir şekilde partizanca yapılan ve bizi artık çok ama çok sıkan parti propagandalarının hemen içerisine, sanki bir can simidi gibi attığınız kumrular ve onlarla ilgilenen aileniz ve fertleri, bilemiyorum diğer okuyucular için sıradan bir hikaye olabilir ama benim için çok duygusal, bir o kadar da hayvan sevgisi kokan, annesiz ve babasız çocukların hayatta yapayalnız neler yapabileceğini sanki bir roman türünde yorumlayıp yazmanız beni çok memnun etti, inanın bende sizin gibi kumruların gelmeyişine üzüldüm, gelişine de çok sevindim, birebir yazdıklarınızı yaşadım yani, kaleminize ve yüreğinize sağlık.. İnşallah herkes sizin gibi ince düşünür ve küçücük mutluluklarla büyük büyük mutlulukları yakalamaya çalışırlar.. Ankara\'dan selam ve sağlık temennilerimle İhsan Demir-Ankara
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Ağustos 2018 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net