22 Haziran 2018 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Örnek Davranış
Örnek Davranış
MKEK'den MPT-76  sevkiyatı
MKEK'den MPT-76 sevkiyatı
KÜ'de  mezuniyet Sevinci
KÜ'de mezuniyet Sevinci
Büyük Anadolu Kırıkkalespor'dan  Vali Haktankaçmaz’a Ziyaret
Büyük Anadolu Kırıkkalespor'dan Vali Haktankaçmaz’a Ziyaret
  YAZARLARIMIZ
HALİL AĞA
12 Haziran 2018 Salı Bu yazı 12549 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Köyün birinde zengin, yardımsever, Halil Ağa adında biri varmış.  Halil Ağa köylüler ve çevredeki tüm tanıyanlar tarafından çok sevilir ve sayılırmış. Köye dışarıdan gelen herkes onun odasında kalır, onun evinde karnını doyururmuş. Köye gelen devletin adamları da hep onun evinde ağırlanırmış. Yoksulları, yetimleri korur gözetirmiş. Bu yüzdende o çevrede kimse aç ve açıkta kalmazmış. Bu yardımseverliğinden dolayı her dönem muhtar seçilir, o varken kimse karşısına aday olarak çıkmazmış.

Halil Ağa’nın yanında birçok çalışanı varmış. Bunlardan biri’’ Kâhya İbili’’, öbürü ise’’‘’Kel Osman’’mış. Bu ikili Ağanın tüm işlerine koşar, Ağada bu emektarların bazı kusurlarını görmezden gelerek,  çiftlikteki yaşantılarını devam ettirirmiş.

İbili, çok küçük yaşlarda geçirdiği çocuk felci yüzünden aksayarak ince uzun vücudunu kıvrımlı bir şekilde, sükseli yürüyormuş hissi verircesine yürür, okkalı laf ve sohbetleri ile milletin ilgisini çekmeye uğraşır, olduğundan daha kabadayı görünmeye çalışırmış.

Kel Osman, kafasının sadece yan tarafında olan uzamış saçları ile şehirde gördüğü kellere özenerek uzamış saçlarını kel yerlerine örtmeye çalışan aceleci tavırları ile dikkat çeken, devamlı telaş içinde görünen biriymiş.

Aradan uzun yıllar geçince, Halil Ağa yaşlanır. Daha sonra öleceğini anlamış olacak ki çevresindekileri çağırıp hepsiyle helalleşmek ister. Oğlu olmadığı için karısına ve kızlarına, İbili ile Kel Osman’ın uzun yıllar kendilerine hizmet ettiklerini,kendisi öldükten sonra çiftlikte çalışmalarına devem etmelerini, çocuklarının perişan olmamaları için tembih eder. Herkesle hâlleşerek hayata gözlerini yumar.

Halil Ağanın ölümünden sonra onun yerini dolduracak birini arayan köylüler, İbili’yi muhtar, Kel Osman’da aza seçerler. Günler ayları, aylar yılları kovalayıp gider. Köyün işleri ilde ve ilçede gerekli desteği bulamaz, köye gelen misafirlerin de artık burada kalmadan başka uzak köylere gitmeleri söylenir.

Köyde, birde’’ Sıddıka Bibi’’ vardır. Kadın ya, hani erkek gibi bir kadın. Çok erkek mertlikte ve yiğitlikte eline su dökemeyeceği halde sırf kadın olduğu için bazı meclislere katılamaz, lafını yürütemezdi. Köy sohbetlerindeki çok kişilerde Sıddıka Bibi’nin özlü sözlerini konuşup gülüşürken, düşünürlerdi.

Sıddıka Bibi, Halil Ağa’dan sonra köy yönetimini ve gidişatını pek sevmediğinden konuyla ilgili, ileri, geri sözler söyleyerek gezerdi.  Lafını da kimselerden saklamazdı. Sıddıka Bibi’nin açık sözlü ve mert tavırlarının ünü, ta başka köylere ve kasabalara kadar gitmişti.

Yine birgün köy sakinlerinden birisi ölür. Cami önünde namazı kılınır. Hoca helallik dilerken’’ Hakkınızı helal edin’’ diye cemaate seslenir.

Sıddıka Bibi yan taraftan gür sesi ile ‘’Bende hakkımı helal ediyorum’’ dedikten sonra cenazeye yaklaşır ve tabuta elleriyle vurarak:

‘’Güle güle git, Allah rahmet eylesin, Allah korktuklarına uğratmasın. Halil Ağam’a çok selam söyle. Buraları soracak olursa İbili muhtar, Kel Osman aza oldu de’’ der.

Hoca şöyle bocalar, şaşırır.

‘’Hanım, ne diyorsun, ne selamı, ne demek istiyorsun der.’’

‘’Ne demek istediğimi Halil Ağa anlar. Siz, benim selamımı söyleyin’’ der.

Geçen gün bende köyümde bir cenazeye katıldım. Benimde öbür dünyaya selamım vardı. Sıddıka Bibi gibi mangal gibi bir yüreğim olsaydı Mevtaya şöyle seslenmek isterdim.

 

Ata’ma ve Kurtuluş Savaşı’mızı çok zor şartlarda yapan tüm şehitlerimize selam olsun.  Şunlar, şunlar çok büyük makamlara geldi. Senin’’Misakı Milli’’ ile çizdiğin ülkemin topraklarının büyük bir kısmı çok büyük risk altında. Eşkıya davul zurna ile karşılanıp devletimize meydan okudular. Ordumuzun üst yöneticileri örgüt kurdu diye içeri atılarak perişan edildi. Getirdiğin kadın haklarını, hak verdiğin kadınlar savunmuyor.Cumhuriyetimizi emanet ettiğin gençlerimizin birçoğu getirilmek istenen tek adam yönetimini alkışlıyor. Bir çakıl taşı için binlerce şehit verdiğimiz halde Kardak Kayalıkları ve bazı küçük adaların yunan tarafından işgal edildiği söyleniyor.Doğuda adı konulmamış savaşta bu vatanın evlatları bir iki şehit ediliyor. FETÖ cemaat yapılanması ad altında hain bir darbe girişimi yaptığı halde oy uğruna başka cemaatlerin faaliyetlerine göz yumuluyor. Çoğumuz kuvvetliden yana tavır aldık. Hepimiz korkak olduk. Günü kurtarmaya çalışıyoruz.

 Gidişat pek iyi değil.

Arabamızın bir duvara toslayacak gibi olması birçoğumuzu korkutuyor. Diyecektim.

Diyemedim…

Allah sonumuzu hayır eder inşallah, demekten başka elimden bir şey gelmedi.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İsmail Dursun Kuzucu
Kırlangıçoğlu Oktay
Gökhan Demir
Hakan Öztürk
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Haziran 2018 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net