12 Aralık 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kırıkkale'de Kore-Türkiye İlişkileri
Kırıkkale'de Kore-Türkiye İlişkileri
ES Turizm Öksüz Kaldı
ES Turizm Öksüz Kaldı
Çocukların İstanbul Macerası
Çocukların İstanbul Macerası
Kimse Haklı Galibiyetimize Gölge Düşüremeyecek
Kimse Haklı Galibiyetimize Gölge Düşüremeyecek
  YAZARLARIMIZ
Sizin Hiç; BABANIZ ÖLDÜ MÜ!?
18 Haziran 2018 Pazartesi Bu yazı 9071 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

  Sizin hiç babanız öldü mü, başlıklı bir yazıya rastladım geçenlerde. O an; irkildim, birşeyler koptu geldi içimden. Öylece bakakaldım. Ve bir müddet buruk bir hüznün sandalı, alıp götürdü beni uzak diyarlara. 

 

  Kimine göre basit

  Kimine göre anlamsız

  Kimine göre de çocuksu bir cümleydi bu belkide.

 

  Ama kimine göre de göğsünün sol yanına bir yumruk misali oturan, nefesini ağırlaştıran, tüm yüküyle omuzlara binen ağır bir cümleydi bu. Hele bir de son anlarında elinizden bir şey gelemeyip de gözlerinize baka baka ellerinizden kayıp gitmişse babanız! Yokluğuna, yıllar geçse de ve yaşınız her kaç olsa da çocuksu yanınıza alıştıramamışsanız!...

 

  *  *  *

 

    Çocuk olduğunuzda dünyanın en güçlü adamıdır O. Tamamen güvendesinizdir onun yanında. Hiçbir kuvvet size zarar veremez. O, her işin üstesinden gelir ve her şeyi bilendir sizin gözünüzde.

 

   Ergenlik dönemi artık kabuğu ilk kırışınız ve kendinizi ispatlama zamanlarıdır. Çoğunlukla ebeveynlerle artık çocuk olmayıp birçok şeyi başarabileceğinizin mücadelesini verdiğiniz yaşlardır.

 

   Ergenlik sonrası gençlik yılları tamamen aile ile tabir yerindeyse çatışma zamanlarıdır. Bir zamanlar herşeyi ve en doğrusunu bilir diye düşündüğünüz anne ve babayı, cehaletle suçlama yıllarıdır. Kendinizi anlamayan hiçbir şeyi bilmeyen insan muameleleri yapıp ailenin ağır ithamlarla suçlandığı yıllardır.

Aileyi ve çocuğu en çok yıpratan da bu dönemlerdir.

 

   Yirmili yaşların üzerine çıkıp fikirlerin oturup olgunluk dönemine girdiğinizde babanızı artık daha iyi anlayabilecek zamanlara gelmişsinizdir. Fakat bu sefer de  yılların yorgunluğu ve amansız hastalıklar bırakmaz yakasını. Onunla daha iyi anlaşıp ve en çok ihtiyaç duyduğunuz zamanlarda ansızın elinizden uçup gidiverir dönülmez bir yola. O eli öpülesi, varlığıyla bayramların bile manası olan karlı dağ yoktur artık. Dağın erimiş, öpülecek elin gitmiş, sıkıldığında dertleneceğin hatta biraz da naz yapacağın o koca yürekli BABAN yoktur artık. Bir an yanlızlığa prangalandığınızı, hayatın sizi esir aldığını düşünürsünüz. Sanki koca okyanusun ortasında kalmışsınızdır.

    İşte o an, sizin elinize sarılan küçücük bir yürek ve ağzından "BABA" diye çıkan söz, sizi bir an kendinize getirir. Hayatın mecburiyetleriyle yüzleşme vaktidir yeniden. Çünkü anlarsınız ki, siz de artık yaslanılacak karlı bir dağ, öpülecek el, en güçlü adam, her şeyi bilen en iyi öğretmensinizdir birileri için. Babanızdan gördüğünüz dik duruşu sergileme vaktidir.

 

   Babanızın 40 yaşındaki yıllarına geldiğinizde, o dönemlerde size söylediklerini hatırlarsınız. Yanlış düşünüyorsun diye itham ettiğiniz bir çok hususta ona şimdi hakveriyorsunuzdur ve daha iyi anlıyorsunuzdur artık. "Keşke şimdi hayatta yanımda olsaydı da uzun uzun sohbet edebilseydik" diye içgeçirirsiniz. Hayatın senden kopardıkları bir kez daha acıtır içini.

 

   Bakıyorum da şöyle;

   Kimimizin babası hayatta

   Kimimizin ki ulaşılamayacak diyarda

   Kimimizin ki yanında

   Kimimiz de bihaberiz varlığına.

 

  O eli öpülecek yaslandığınız dağın kaybetmeden bilin kıymetini. Gün gelir bayramların öksüz, çocuksu yanın yetim kalır. Yanınızda olmasa da arayıp hal hatır sormayı çok görmeyin. Nefesinin sesini duyun en azından.

  Bugün  hatırlamaya bile gerek duymadığınız değerleri, hayat gerçekleriyle hatırlatır insana.

 

  Yaşarken taçlandırmadığımız değerler, kaybettikten sonra kıymet versen ne değer.

 

 *  *  *

Başta şehit babaları olmak üzere tüm babalarımızın bu manidar gününü kutluyor, hepsini saygıyla selamlıyorum.

Ve ayrıcada ahirete intikal etmiş olan tüm babalarımızı rahmetle yâd ediyorum.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Hakan ÖZTÜRK   -  19-06-2018 - 13:44
Muratcım Allah razı olsun güzel kardeşim. Neşet Ertaş\'ın \"insan çekmediği çilenin türküsünü yazmazmış\" dediği gibi bu yazımı da yaşadıklarıma duygularımı katarak yazdım. Allah böyle acıları kimselere yaşatmasın. Vefat etmiş tüm babalarımıza Allah rahmet eylesin. Sağlıcakla kal güzel insan.
Murat  -  18-06-2018 - 17:45
Can gardaşım yazılarını bir bir takip etmeye çalışıyorum. Bu yazında harika bir an o korkuyu yaşadım. Mevlam yolunu bahtını açık eylesin eniştem harika insandı mevlam nur içinde yatırsın Allah\'a emanet ol
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Şuayip Bütün
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Aralık 2018 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net