22 Temmuz 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Düğünde silah atanlara operasyon
Düğünde silah atanlara operasyon
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
  YAZARLARIMIZ
Bir Babanın Oğula,Oğulun Yar'e ve Cihana Serzenişi
28 Haziran 2018 Perşembe Bu yazı 8872 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

 

Doğduğumda kulaklarımda çınlayan ilk melodi kuşkusuz Neşet Ertaş’ın divan bağlaması ve o hiç kimsede olmayan yanık sesiydi. Doğduğum andan itibaren hayatımın her döneminde hayatımdaydı hatta öyle ki üstad rahmetli olduğunda hanemden biri eksilmiş gibi abartısız günlerce ağladığımı hatırlıyorum.

Durum böyle iken ister istemez insan hayatındaki o önemli unsuru anlamaya, idrak etmeye çalışıyor; ki çünkü anlamak lazım… Neşet Ertaş sadece dinlenilmez o başlı başına bir felsefedir.

Yeteneğide bir kenara bıraktıktan sonra ustaya bunları söyletenler, teli dile getittirenler ne olabilirdi?

İnsandı, dünyaydı, kaderdi ve en ağırıda sanırım Leyla’ydı!

Leyla birçok şey aldı belki Neşet Ertaş’tan ama biliriz ki aldığından da çok şey kattı, ''Ahirim Sensin'' bile Leyla’nın üzerine yazıldı lakin Leyla, Muharrem'i Neşet'e, Neşet'i Muharrem'e dargın eyledi. Ki Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş'ın sadece babası değil hocası, el vereni, ustasıydı.
Şimdi hikayeye dönelim;
Neşet Ertaş Ankara Radyosu'nda çıktıktan sonra yavaş yavaş ünlenmeye başlar. Hem pavyonlarda hem de düğünlerde çalıp söylemektedir. Bir gün Neşet pavyonda çalışan Leyla'yı görür ve tutulur. Açamaz bu sırrını hiç kimseye. Leyla ile olan münasebetleri artık ayyuka çıkınca Neşet'in ağzından olmasa da herkes Leyla ile Neşeti dilden dile dolaştırır ve sonunda Muharrem Ertaş oğlunun Leyla adında bir pavyon şarkıcısını sevdiğini duyar.
Muharrem Ertaş kalkar Ankara'ya gider ve Leyla ile tanışmasını şöyle anlatır;

"Leyla ile Neşet'in evleneceğini duydum. 'Neşet evleniyormuş' dediler. Dedim 'yahu bu nasıl, neyin nesi? Bizim de haberimiz olması gerekir.' Buradan gittim, Ankara'da bir saz dükkanı vardı, oraya vardım. Benim sonradan aldığım aileyle beraber vardım. Orada oturuyoruz, o anda iki tane kadın geldi oraya. Geldiler efendim, Neşet dedi ki, bizi takdim etti 'şu annem, şu babam' dedi o kadınlara. Neyse geldiler benimle toka yaptılar, gittiler. Gidince, bizim bu aile dedi ki 'sen tanıyor musun Neşet'in alacağı kızı?' 'ben ne bileyim, görmeyince Neşet'in alacağı kızı nereden tanıyayım, nereden bileyim' falan dedim.”

Çok dokunur Neşet'in bir pavyon şarkıcısı ile evlenecek olması Muharrem Ertaş'a lakin bilir ki ne dese Neşet'e boş. En iyi bildiği şeyle Neşet'e sözlerini söyler, bir türkü yakar Neşet'ine.

 

Temiz ruhlu,saf kalplisin,şöhretsin
Hakkın vardır evlenmeye evladım
Mevlam sana yapanları kahretsin
Aslı bozuk alma dedim evladım

Dokunsalar nazif tene kir gelir
Bizden önce ceddimize ar gelir
Köle olmak şanımıza zor gelir
Aslı bozuk alma dedim evladım

Muharrem Ertaş - Küsmedim Neşedim

 

Babasının Leyla'ya aslı bozuk demesi Neşet'in canını yakar, kanına dokunur. Her ne kadar babası ''Küsmedim Neşedim'' dese de oğul küsmüştür bir kez. Neşet ''aslı bozuk deme'' der babasına ve tıpkı babası gibi bir türkü ile cevap verir;

 

Ulu arıyorsan analar ulu
Sevmişiz biz onu olmuşuz kulu
Analar insandır biz insanoğlu
Aslı bozuk deme gel şu insana

Aşkı kimden aldın sevgiyi kimden
Aslı bozuk deme gel şu insana
Soracak olursan eğer ki benden
Aslı bozuk deme gel şu insana

Yazımızı felek yazdı mevlâdan değil
Senin dediklerin evladan değil
Her hata suç bende Leylâ'dan değil
Aslı bozuk deme gel şu insana

Seni beni kim getirdi cihana
Her oğulu doğurmuştur bir ana
Senin fikrin bozuk, dostluk bahane
Aslı bozuk deme gel şu insana

Neşet Ertaş - Aslı Bozuk Deme

 

Muharrem Ertaş bu türküyü dinledikten sonra çok kırılır Neşet'e. Özellikle ulu ana benzetmesi ve senin fikrin bozuk demesi Muharrem Ertaş'ı kahreder. Uzun sözler yazmaz üstad, tek bir dörtlükle cevap verir;

Küsmedim neşet'im kahrettim sana
Baban değil miydim sormadın bana
Olan olmuş yavrum ne deyim sana
Sen aklını yitirmişsin evladım.
(not: Küsmedim Neşedim'in son dörtlüğüdür bu sözler.)

 

 

Dinlemez Neşet babasını, gider Leyla ile evlenir. Yedi yıl evli kalırlar Neşet ve Leyla. Bu evlilikten 3 çocukları olur.
Neşet hep hatanın kendisinde olduğunu düşünür ve ardı ardına bozlaklar yakar. Önce ahirim sensin gelir;

Cahildim dünyanın rengine kandım
Hayale aldandım boşuna yandım
Seni ilelebet benimsin sandım

Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

Sözüm yok şu benden kırıldığına
Gidip başka dala sarıldığıma
Gönlüm inanmıyor ayrıldığına

Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

Garibim can yıkıp gönül kırmadım
Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
Daha bir gönüle ikrar vermedim

Batınım sen oldun zahirim sensin
Evvelim sen oldun ahirim sensin

Neşet Ertaş - Ahirim Sensin

 

Peşine “yazımı kışa çevirdin” der Neşet Leyla'nın arkasından;

Yazımı kışa çevirdin
Karlar yağdı başa Leyla'm
Viran oldu evim yurdum
Ne söylesem boşa Leyla'm

Her an gözümde perdesin
Nere baksam sen ordasın
Mevlâ'm ayrılık vermesin
Göğde uçan kuşa Leylâ'm

Yarden ayrı kalmak ölüm
Söyle ne olacak halım
Böyle kader böyle zulum
Gelir garip başa Leyla'm

Aşkınla yaktın sinemi
Aldın gittin benden beni
Viran eyledin hanemi
Çaldın taştan taşa Leyla’m

Neşet Ertaş - Yazımı Kışa Çevirdin

 

 

Neşet ile Muharrem kırgındır ama ne olursa olsun Neşet evlattır bir kere.
Üstad baba sazı eline alır ve tüm bu olanlardan sonra bir bozlak daha yakar;

Evvelden tutmadın neşet sözümü
Öksüz koydun yavruları, kuzunu
Alma dedim göçebenin kızını
Son pişmanlık fayda etmez evladım
Almasaydın Bolu’luların kızını
Son pişmanlık fayda etmez evladım

Sen Neşet'im diyorsun, o da ben Leyla
Sebep oldu anası, ayırdı böyle
Bir ben söyledim Neşet'im, bir de sen söyle
Ata sözü muteberdir evladım

Tükettin ömrümü, koymadın özümü
Ata sözü tutmayan, döver dizini
Leyla çıkmış konsere, takmış pozunu
Bu da bize bir yanlıştır (zuldür) evladım

 

 

Neşet bu bozlağa cevap vermez. Aradan zaman geçer Muharrem Ertaş hastalanır. Oğlu Neşet'e haber verilir. Apar topar kalkıp gelir Neşet Alamanya'dan lakin babasının son nefesine yetişemez ve baba-oğul dargın giderler dünyadan. Peşine Neşet, babaya yakılmış en güzel, en yürek kaldırmaz o ağıtlardan birini yakar;

Uzak yoldan geldim hasretim için
Hani nerde babam muharrem nerde
Yaralı bülbülüm ses vermez niçin
Yüreği yanığım o kerem nerde

O garip gönüllüm,dertli bakışlım
Feleğin elinde sinesi taşlım
Yüreği yaralım,gözleri yaşlım
Gönül evi yıkık,viranım nerde

Fetholurdu feryadını dinleyen
Feryadı içinde derdin anlayan
Kuşlar gibi viranede inleyen
Ecinnice deli boranım nerde

Okula gidemedim bu dert benimdi
Hemi benim derdim,hem babamındı
Hemi babam,hemi öğretmenimdi
Garibim dersimi verenim nerde"

Neşet Ertaş - Deli Boran

 

 

Baba oğul dargın giderken Neşet artık öleceğini anladığında tek bir vasiyette bulunur. Der ki beni ustamın ayak ucuna gömün. Neşet'in bu vasiyeti 25 eylül 2012'de yerine getirilir.
ve Neşet'in son sözleri olarak şunlar yazılıdır mezar taşına;

“Sakın ola ha insanoğlu,
İncitme canı incitme.
Her can bir kalp hakka bağlı,

İncitme canı incitme.
Sevgi, Saygı, Hoşgörü”

Garip Neşet Ertaş


Canımız ''insan'' babamız

 

Son sözünde canımız insan babamız derken Neşet; ''aslı bozuk deme''nin özrünü diler babasından.

Bir garip Neşet geldi bu dünyaya ve yoruldu gitti… Hikayemize Neşet Ertaş’ın sözü ile son veriyorum.

“Aşk biterse yorulur insan, bana öldü demeyin yoruldu gitti deyin.”

 

HEP İNSAN KALMAK VE İNSAN ÖLMENİZ DİLEĞİYLE.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
Hakan Öztürk
Seyfettin Çetiner
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Temmuz 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net