22 Temmuz 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Kolu demir parmaklıklara saplandı
Düğünde silah atanlara operasyon
Düğünde silah atanlara operasyon
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Gariban Bırakılmasına Müsaade Etmeyeceğiz
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
Çelebi'ye Sıcak Asfalt
  YAZARLARIMIZ
Zûlmün Esiri, Minicik Melekler!!
04 Temmuz 2018 Çarşamba Bu yazı 7867 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

--Amca nereye gidiyoruz.

--Sana oyuncak bebek aldım.

--Sen her gün bize şeker de dağıtıyordun değil mi?

--Evet. Ama bugün bebek de var.

--Amca neresi bura. Kapıları neden kapattın.Annem merak eder gitmek istiyorum.

--Annen zaten arayıp sormuyor, merak etmez duralım burda.

-Çok karanlık korkuyorum. Neden kıyafetlerimi çıkarıyorsun. Hani oyuncak verecektin. Amca neden ayıp şeyler yapıyorsun. Anne anne nolur kurtar beni, ne olur yapma amca canım acıyor. Amca nefes alamıyorum.

Annesinin babasının koklayarak öptüğü boynu sıkıp öldürülen, minicik elleriyle çırpınarak can veren bir melek. Tertemiz bedenine tarifi kifayetsiz bir sadistlikle bulaşmış pis necis.

* * *

Biraz empati yapalım:

Çocuğun annesinin, babasının, hatta o minicik meleklerin yerine kendimizi koyalım.

Karanlık bir yerde çaresizsiniz. Anneniz babanız yok, kimse yok. Feryadınızı duyan da yok. Bildiğiniz tanıdığınız belki de sevdiğiniz birisi. Size hayatınızda hiç tanımadığınız bir şekilde davranıyor. Çektiğiniz acılara, ağlayıp yalvarışlarınıza aldırış etmeden. Ufacık diken bile batınca annenize nazlanarak acıdığını söyleyip öptürdüğünüz parmakkarınızı birisi gözü dönmüşçesine kırarken.... Neler hissederdiniz?

Sadece sütten başka birşeyle doymayan Leylacığın annesinin yerine bir koyun kendinizi. Elinde biberonla "kızım kaç gündür aç o başka bir şey yemez" diye ağlarken ve açlıktan öldüğü haberini duyunca neler hissedebildiğini yüreğinizde tartabildiniz mi?

Bunlar bildiklerimiz haberdar olduklarımız. Ya haberdar olamadıklarımız?...

Diri diri yakılan, daha canlıyken gömülen, taşlarla kafaları ezilen küçücük günahsız melekler...

HAKLARINIZI HELÂL EDİN ÇOCUKLAR. LEYLALAR, EYLÜLLER, NEHİRLER, IRMAKLAR, FIRATLAR, ONURLAR. VE ADINI SAYAMADIĞIM DAHA NİCE YAVRUCAKLAR....

Dünyaya ışıl ışıl, sevgiyle, ilgiyle merakla, heyecanla, yaşama azmiyle bakan nice güzel melekler. Size sahip çıkamadık. Sizlere kalbinizdeki tertemiz duyguları yaşatamadık. Bedbaht şehevi duyguların kurbanı olup, daha 3 yaşında sizlere vahşice bakan gözleri oyamadık. Masmavi gözlerle dünyaya umutla bakan Leyla bebek; senin gözlerine toprağı reva gördük. Hazan mevsiminin temsili adıyla, annesinin babasının gülü Eylülcüğe ip atlayıp oynamayı değil, bertaraf edilmiş bedeniyle ölümü uygun gördük.

ÖZRÜMÜZÜ KABUL EYLEYİN, HAKLARINIZI HELÂL EDİN ÇOCUKLAR...

Her yenisi oldukça hatırladık, biraz bağırış, çağırış, bir kaç protesto, sonra unutuldu.

Ne zamana kadar?

Yeni bir minik beden kurban edilinceye kadar.

Tam ağır ceza yaptırımı geldi gelecek derken malum seçim girdi araya. Öyle ya seçim daha mühimdi. Kalan sağlar bizimdir. Ama sapıklar seçim arası vermedi malesef.

Birilerinin 6 yaşındaki kızla evlenilebilir diye fütursuz fetvasıyla, aşkı memnunların müsbet görülen ahlâksız dizileriyle, kimilerinin onlar da çocuklarına sahip çıksalardı" diye anlamsız çıkışlarıyla ve birilerinin de "tahrik edici giyinmeseydi bunlar olmazdı" şeklinde bedbaht açıklamalarıyla kurban ettik yavrularımızı. Oysa ki ne 4 yaşındaki LEYLA, ne 6 yaşındaki EYLÜL ne de 3 yaşındaki IRMAK tahrik edici değillerdi. Tek suçları karşısındaki güler yüzle yaklaşan caniyi kendileri gibi masum zannetmekti sadece...

Cinsel sapkınlığa düşmüş pedofili manyaklarına çocuklarımızı feda etmek istemiyoruz. Pedofili denen kepazelik travmatik psikolojik bozukluğun tedavi edilemeyen en ağır türüdür. Ahlaki yapısı dejenere olmuş hukuki yaptırımları yetersiz kalmış toplumlarda, bu cinsel şiddet giderek felakete doğru gidiyorsa bu kesinlikle bir hastalık olamaz ve asla gözardı edilemez bir sapkınlıktır.

İşin en ilginç yanı ise bu canilerin bazılarının evli ve çocuk sahibi olmaları. Evliyken neden bu sapkınkığa düşer ve bu caniliği yaparken neden kendi çocuğunu düşünemez. Anlaşılır gibi değil.

Ne hadım, ne müebbet halkı rahatlatmayacağı gibi asla bir çözüm de değil. Kesinlikle caydırıcı yaptırım olması gerek. En güzeli kısasa kısastır aslında. Sonrasında korkusu olmalı ve sonuçları ibret olmalı ki cocuklara dokunamasınlar.

Sapıklıktan hüküm giymiş şeref yoksunu biri, hapisten çıkınca oyun parkına bekçi olarak görevlendirilirse bırakın caydırıcılığı, ödüllendirilmiş bile olur.

Artık bu günahsız çocuklarımıza güzel bir dünya sunalım. Bırakın gözlerindeki mavilik gibi canlı bir yaşamları olsun. Sokaklar öksüz, bayramlar yetim kalmasın. Çekin o pis ellerinizi üzerinden. Çicek toprakta, onlar hayatta can bulsun.

Küçücük bedenlere şerefsizce duyuluyorsa şehvet;

Lânet olsun bu insanlığa lânet,

Tecelli edemiyorsa eğer adalet;

Yıkılsın dünya, kopsun artık kıyamet...


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Tekpınar
Hakan Öztürk
Seyfettin Çetiner
Fazlı GÜVENTÜRK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  21 Temmuz 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net