15 Aralık 2018 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık
Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık
Çeşnigir'de Çalışmalar Başladı
Çeşnigir'de Çalışmalar Başladı
MKE  Memur Alımı Yapacak
MKE Memur Alımı Yapacak
Kırıkkale'den Azez'e eğitim yardımı
Kırıkkale'den Azez'e eğitim yardımı
  YAZARLARIMIZ
ALLAH BELANI…
13 Temmuz 2018 Cuma Bu yazı 5363 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yıllar öncede memleketime şahadet şerbetini içmiş bir kardeşimin cenazesi geldiği gün bir toplantıda duygularımı böyle anlatıp, Bir anne ile bir babanın bir sabah yaşadıklarını daha sonra da köşe yazısında köşe yazısı olarak yazıp yayımladık.

Hacı Mehmet amca sabah namazını camide kıldıktan sonra erken açılan bakkaldan sıcak bir ekmeği koltuğunun altına alıp, biraz dalgın biraz yorgun cami arkadaşları ile konuşarak evine geldi.

Ayşe teyzem eşinin gelişine kadar tepside zeytini peyniri çayı ile kahvaltıyı hazırladı, kuranını okumuştu.

Oturdular sofraya, gözleri küçük ekran televizyonun, ilk sabah haberlerini veren sunucuda, bir iki lokma atıştırdılar. Yine pek çok can sıkıcı haber arasında terör bölgesinden bir ajans var mı diye dikkat kesildiler.

Ayşe teyzem sofrayı kaldırırken, Mehmet amca bir bardak çayını aldı, cam kenarına geçti gözü sokağın başında aklı uzaklarda görev yapan evladında daldı gitti.

Sokağın başından çıkan önde biri makam aracı olduğu belli, iki askeri araba, ardından bir ambulans gördüğünde elinden bardağı düşürmemek için yoğun çaba gösterdi. Araba evlerine doğru geliyordu. Kapı çalana kadar üstüne kondurmadı ama kapı çalınca karı kocanın dünyası yıkıldı.

Orada her şey bitti, kıyamet koptu, dünya durdu. Sadece ikisinin de dilinden “Allah belanı versin terör” sözleri döküldü.

Evet; yıllar önce bu şekilde canlandırdığımız ama tamamen gerçeklerden oluşan, pek çok anne babanın, ya birinci kısmını yada tamamını yaşadığı, sabah namazından sonra evlatlarını düşünmeden dolayı uykunun tutmadığı bu hali şimdilerde bu ebeveyninler farklı yaşıyor.

Acı hatıralarla yıldönümünü yaşadığımız kalleş hain darbe girişimin ardından devlette temizlik yapılmaya başlandı. Darbeye iştirak eden bizzat vermiş olduğu emir ile yâda fiili olarak katılımı ile yaptığı hıyaneti ödeyenler tek tek temizlendi ve temizleniyor devletin içinden.

Temizlenmeli zaten, bir tane bile uzantısı kalmamalı ki yapılan darbe girişiminin neticesi alınsın. Diyanet işleri başkanın hatıralarında anlattığı gibi aile bilincini, ümmet bilincini ve millet bilincini insanların elinden alıp tamamen cemaatin emrine verdikleri tipte insan yetiştiren yıkıcı faaliyetlerin odağı olan terör örgütünün sonu getirilsin.

İşte devletteki bu temizlik yapılırken abdestinden şüphesi olmayan insanları bile tedirgin eden kanun hükmünde kararnameler yayınlanıyor. Evladı asker olan, polis olan, memur olan anne babalar bu kararnameleri tedirgin bir şekilde takip ediyor. Zira çok fazla insanın bu yapının içinde yer aldığı bir vakadır, bir gerçektir. İnsanlar bu hıyanet örgütü din iman temsilcisi olarak gördüğünden çok soğuk davranmadı bunlara. Ancak ne zaman ki devlet 17-15 olayından sonra bunların terör örgütü olduğunu söyledi işte orda her şey bitmeliydi. İşte orada her şeyi bitiren insanların, ondan sonrada bunlara maddi manevi destek veren insanlarla ayrılması gerekiyor. Ayrılmalı ve ne olduğunu neden olduğunu bilmeden onlara sempati duyanlar ile o hıyanete devam edenler ayıklamalı.

İşte bu ayıklanma yapılırken suçlu ve suçsuz iyi ayırt edilmelidir. İnsanların kafasını karıştırmak için, olayları karartmak için, içindeki hainleri gizlemek için devletin içinde halen olabilecek destekçilerinin suçsuzları suçlu gösterme gayreti olabilir. Buna karşı çok ciddi bir araştırma ve soruşturma yapılmalıdır. Bu soruşturma ve inceleme çok uzun sürmemeli ve kesinleşmeden kesinlikle yaftalama yapılmamalıdır. Devletimin bu hainlerle mücadele eden yöneticileri gerekirse soruşturma yapacak savcı sayısını üç beş on katına çıkarmalı ama çok çabuk bu ayrımı yapmalıdır.

Suçlu ile suçsuz hemen ayrılmalı, suçluya en ağır ceza verilirken suçsuz olanın ana babası, kardeşi, evladı, eşi olduğu unutulup, sonra aklansın kabilinden suçlama yapılamalıdır.

Eğip bükmeden sündürmeden net söylüyorum. Bölücü yıkıcı tüm unsurlarla etkin mücadele devam etmelidir. Soruşturma yapacak savcı sayısını artırıp, araştırma yapacak güvenlik güçlerini bu işe kanalize edip, mahkemeleri yoğun çalıştırıp bu işi uzatmadan neticelendirmek gerekiyor. Önce on binlerce insanı ihraç edelim suçsuzlarsa dönsünler anlayışı, sokağın başını gözleyen ana babayı, evde ekmek bekleyen eşi, okulunda babası terörist damgası yiyen evladı etkiler.

Hepsi ve hepimiz “ Allah belanı versin ülkeyi de bizi de bu hale getirdiğin için ey FETÖ terör örgütü” desek bile değişen bir şey olmaz. Çok çabuk araştırma, çok çabuk yargılama ve suçluya en kallavi cezayı kesme.

Neticede suçlu olan zaten hak etmiştir. Ama ya suçsuzsa?

Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
YALÇINKAYA  -  18-07-2018 - 09:38
Sayın yazar güzel ve anlamlı bir yazı hazırlamışsınız sizi tebrik ederim,yazınızın özünde terörden çok çekmiş bir milletin dertlerini anlatmışsınız çözüm önerileri getirmişsiniz ama asıl önemli olan yeri es geçmişsiniz. fetöyü bu milletin başına kim musallat etti devlet kademelerini bu şerefsizlere kim açtı nasıl açtı hiç deginmemişsiniz,keşke birazda bu konuda yazsanızda bilgilensek.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
ahmet kankal
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Aralık 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net