18 Kasım 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Vatandaş Hizmette Doyacak
Vatandaş Hizmette Doyacak
Yeni Başkan Pekuz
Yeni Başkan Pekuz
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
  YAZARLARIMIZ
Trafik Sayfası 8
25 Temmuz 2018 Çarşamba Bu yazı 5054 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

AŞIRI YAZ SICAĞI TRAFİK UYARILARI..!

 

Dr.Psikiyatrist Haydar ÇAĞLAYAN * (KTYG Bilim Kurulu Başkanı)

 

Tatilin başlaması, havanın aşırı ısınması (35-40 derece arası), kara trafiğinin artması, amatör sürücülerin yazlık için yola çıkması, maalesef trafik kazalarını artırmakta,birçok ailenin de tatili zehir olmaktadır.

Ben Psikiyatrist olarak aşırı sıcağın etkileri üzerinde duracağım.       

AŞIRI  SICAK:Beyinde önemli değişimlere sebep olur. Sıcak dolayısı ile  beyin damarları genişler. Sıvı ve kan elektrolit kaybı sonucu kan akışı değişir. Bu durum beyin metabolizması ve fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Kullanılan ilaçların konsantrasyonları bozulur.         

Bu değişimler sonucu bazı sorunlar yaşanır.               

Baş ağrısı, baş dönmesi, uyku basması, halsizlik, tansiyon değişimleri, dikkat ve konsantrasyon bozulmaları, işitme ve görme kalitesinde azalmalar olabilir.           

Aşırı sıcaklar sonucu ‘’SICAK ÇARPMASI’’, beyin damar tıkanması veya beyin kanamaları olabilir.

Aşırı sıcaklarda özellikle yaşlılar, bebekler, çocuklar, kronik hastalığı olanlar, kalp ve böbrek hastaları daha dikkatli olmalıdır.   

Aşırı sıcaklar migren ve sara nöbetlerini tetikler.. 

Aşırı sıcaklar birçok kişide ruhsal dengesizliğe sebep olur, kontrolsüzlükler artabilir. 

Algılamalar ve tepkisel olumsuz değişimler görülebilir. 

Bu nedenlerden dolayı yaz gününde trafiğe çıkarken daha dikkatli olmalıyız.     

  1. Yaz aylarında sabah erken saatleri ve ikindi sonrası tercih edilmeli. Öğle arası dinlenmelidir.

  2. Yola çıkarken ağır yemek yenmemelidir. Değişik sulu gıdalar, sebze ve meyveler, salatalar tercih edilmelidir. 

  3. Yolda araç kullanırken bir şeyler atıştırmak doğru değildir.   

  4. Tatile giderken 200 -250 km arasında kesin dinlenme ve ihtiyaç molası verilmeli. Bu ara sulu gıdalar çay ve limonata gibi tercih edilmelidir..     

  5. Hiç bir zaman 100 km den uzak yola refakatsiz tek başına çıkılmamalıdır.   

  6. Yaz günü kıyafette önemlidir. Sürücü rahat edeceği keten ve pamuklu, vücudu sıkmayan, yapışmayan, terletmeyen gömlek - şort gibi tercih etmelidir. Sürücü yazlık alışkanlığı olarak araç kullanırken terlik giymemeli, ayağını kavrayan fren ve debriyajda sorun olmayacak spor ayakkabı tercih edilmelidir.   

  7. Yaz sıcağının yolu bozacağı, asfaltın ereceği, sürüş kalitesinin bozulacağı, her an akılda bulunmalıdır.

  8. Herkese kazasız iyi yolculuklar ve tatiller dileklerimle. Saygılarımla.



  9. TRAFİK’ te İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ (1.)


    Dr. Müh. Suat SARI * KTYG Gen. Bşk. Yrd. ( İstanbul İl Temsilcisi).


     


            Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünyada 1 Milyon 240 binden fazla insanın ölümü ve 50 Milyon insanın yaralanmasına neden olan TRAFİK GÜVENLİĞİ SORUNU,küresel bir Halk sağlığı problemi haline gelmiştir.


            Yol, sürücü, yolcu, yaya güvenliğiyle ilgili, çeşitli ülkeler tarafından yapılan uygulamalar toplumların sosyal yaşamları ve genel kültürleriyle çok yakından ilgilidir. Ülkeyi yönetenlerin trafik güvenliği hakkındaki öncelikleri ve halk sağlığını tehdit eden bu durumu önemseme dereceleri trafik kazalarının önlenmesinde o derece etkili olabilmektedir. Toplumun da sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla süregelen bu kazaları engelleyecek sistemleri kurmaya doğru bir gelişim içinde olmaları gerekmektedir.


    GENEL BİLGİLER:


            Trafik kazalarını önlemek ve Trafik de iş güvenliğini tesis etmek için; Türkiye'de sürücü eğitiminin ve ehliyet veriliş şeklinin niteliğini değerlendirmek ve anılan işlemin bu konuda proaktif yaptırımlar yapan, AB ülkeleriyle kıyaslanarak incelenmesi ve Türkiye’ye özgün bir model oluşturulmasına yönelik çalışmaların yapılması ivedi bir hal almıştır.


            Yolcular ve sürücülerin Ulaşım esnasında kazaya karışmama ve zarar görmeme konusunda garantileri yoktur. Kazalar sadece ulaşım sorunu olmayıp halk sağlığının ana problemlerindendir. Söz konusu kazalar her yıl binlerce insanın ölümüne, sakat kalmasına ve yüz binlercesinin de yaralanmasına neden olmaktadır. 


            Trafik kültürünü benimseyen insanlar, her alanda olduğu gibi olumlu davranışlarda bulunan ve karayolu trafik güvenliğinin geliştirilmesi için en önemli unsurdur. Bu sebeble İş güvenliği açısından yolcu, yaya ve sürücülere verilecek günümüz araç teknolojilerine uygun pist eğitimleri,davranış ve sakınma benzeri psikoteknik eğitimlerin kazaların azalmasında çok etkili olacağı kuşkusuzdur. 


            DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ‘nün yayınladığı Dünya da ki ölüm oranlarında Trafik kazalarından kaynaklanan ölümlerin 3. sırada gelmesi iş güvenliği açısından Trafik kazalarının azaltılmasının hem Dünya için, hem de Türkiye için önemini açıklamaktadır. Bu oranlar heryıl artan Trafik kazaları hakkında daha proaktif kararlar alınmasını gerektirmektedir. 


            AB üyesi ülkelerde Trafik kazaları ülke parlementolarında sorgulanan en önemli konulardan biri olduğundan, AB‘ ye giriş aşamasındaki Türkiye‘ de de Trafik kazalarının önlenmesi ve halk sağlığının korunması için birçok önlem almanın zamanı gelmiş ve geçmektedir.


            Türkiye’ de trafik kazalarında ölen ve yaralanan kişilerin aileleler üzerinde bıraktığı manevi etki boyutu ve gerek aileler, gerekse ülke milli gelirini etkileyen maddi kayıplarının boyutu, bu gidişe karşı, yeni önlemler alınmasını gerektirmektedir. İş kazalarına nazaran Trafik kazalarındaki ölüm oranının fazlalığı, eğer önlem alınmaz ise gelecek yıllarda bu sayının daha da artacağını bildirmektedir.

            Bugüne kadar Devlet tarafından yapılan denetim ve Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatı çerçevesinde Sürücü kursları tarafından yapılan sürücü eğitimi, Devlet erkinin bu konuda yeterli olmayan personel sayısı ile trafik kazalarının önlenmesinde yeterli başarıyı gösterememiştir. Bu tespitin argümanı ise batı ülkelerindeki kaza sayıları sonucu oluşan ölü ve yaralı sayılarının, Türkiye‘ de gerçekleşenler ile oranının mukayese edilemeyecek oranda Türkiye aleyhine olan farkıdır.                                                                


    “Sürdürülebilir Yola Elverişlilik”


    Teorisi * “The Theory of Sustainable Roadworthiness”


    Alpay Lök * Mak. Y. Müh. * (17 Ocak 2017)


    Türkiye Trafik Kazalarında dünyada nerede?


    AB'nin nüfusu 505 milyon, Trafik kazalarından yaşamını yitirenlerin sayısı yıllık 26 bin.


    ABD'nin nüfusu 320 milyon, Trafik kazalarından yaşamını yitirenlerin sayısı yıllık 33 bin.


    Türkiye'de 9 milyon, Almanya'da 45 milyon, ABD’de ise 255 milyon otomobil var.


    Almanya'nın nüfusu 80 milyon, Trafik kazalarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 25 yılda,


    alınan idari ve teknik önlemlerle, devamlı azalarak 2013’de 3290, 2014'de ise –kışın sert


    geçmesi nedeniyle- hafif bir artışla 3368 olmuş. 2015 yılında 3450 olacağı tahmin ediliyor.


    AB, 2013'de 26 bin 2014’de 25700 olan trafik ölümlerini alınan yeni tedbirlerin yanında, AB’de Kasım 2015’de Türkiye’de de 1.1.2016’da devreye giren Elektronik Güvenlik Sistemleri (ESC, AEBS, LDW) ve 2018’de devreye girecek olan e-Call gibi teknik düzeneklerin de desteğiyle 2020'ye kadar ciddi şekilde azaltmayı hedefliyor.




    AB'de 2014 yılında trafikte ölenlerin sayısı 25700. Milyon kişi başına AB ortalaması 50 kişi. En kötü sonuç 106 kişiyle Litvanya’nın, en iyi sonuç da 26 kişiyle Malta’nın. 78 milyonluk Türkiye'nin sonucu 128 ile 153 arasında. Trafikte ölüm sayısı 10 bin ise 128 kişi AB ortalamasının 2.5 katı, 12 bin ise 153 kişi ve AB ortalamasının 3 katı.


    Türkiye'nin Trafik kurbanlarının sayısı 2015 yılında kaza yerinde 3831, uluslararası kriterlere göre, kazadan sonraki 30 gün içinde yaşamını yitirenlerin sayısı 7500.


    Türkiye'nin trafik kurbanları sayısı için 2020 hedefi 2010’un yarısı yani 2022’dir.


    Yola Elverişlilik


     

    Yola Elverişlilik için Doğru Yedek Parça ve Bakım:



    Tamircilik; servisçilik başlamadan önce “nerde trak orada bırak”döneminde bozulan aracı ne pahasına olursa tekrar yürüten ve günümüze dek devam eden bir zanaattır.


    Servisçilik ise özellikle 1971’den sonra yerli üretim otomobillerle ülkemize gelen çağdaş bir kavramdır.


    Servisçilikle birlikte ülkemize; -Periyodik bakım, - Garantili Yedek Parça/Bakım ve - Kayıt içiçalışma kavramları da gelmiştir.


    Türkiye’nin AB ile 1996’da imzaladığı Gümrük Birliği anlaşmasının ardından; - Motorlu araçlarla ilgili devreye giren teknik mevzuatlar ile araçların teknik özellikleri, - 2007’de devreye giren Blok Muafiyeti sonrasında da araç servisçiliği çok değişmiştir.


    Motorlu araçlar ve römorkların sahip olmaları gereken teknik özellikler 72 adet AB mevzuatıyla belirlenmiş ve araç üreticilerinin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan veya yurtdışındaki Onay kuruluşlarından Tip Onayı almaları zorunlu olmuştur.


    Tip Onayları tam olan araçlar Uygunluk Belgesi alır ve ardından da Trafik Tescili ile Ruhsat yani İşletme İzin Belgesi alır. Tip Onayı ve Uygunluk Belgesi; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, Trafik Tescili ve Ruhsat; İçişleri Bakanlığı tarafından verilir.


    Araçlar önceden belirlenmiş Teknik ve Çevre şartlarını; - sağlıyorlarsa trafiğe çıkabilir, - sürdürdükleri sürece trafikte kalabilirler, yani Yola Elverişlidir.


    Yola Elverişlilik; - araç üzerinde varsa tadilatların teknik onaylı olması, - Periyodik Araç Muayenesi yapılması, - Egzoz Muayenesi yapılması, - Zorunlu sorumluluk sigortasının olması ve - Vergilerinin ödenmiş olması şartlarında devam eder. Bu şartları sürdüremeyen araçlar Yola Elverişli değildirler ve trafikten men edilirler.


    Teknik ve Çevre şartlarına uyum aşağıdaki durumlarda bozulabilir: - Bakım eksikliği, - Yıpranma, - Yanlış yedek parça kullanımı, - Yanlış ayar ve - Onaysız teknik değişiklik (tadilat).


    Fren sisteminde yedek parça olarak kullanılabilecek Fren Balata, Fren Disk ve Fren Kampanalarının; - ECE R 13 veya ECE R 13 H Tip Onayında belirtilen özgün (OEM) veya (OES) - ECE R 90’a göre Test edilip Tip Onayı almış (E) belgeli Kayıtiçi alternatifleri olmaları gerekmektedir.


    Araca takılan Yaz veya Kış Lastiklerinin araç üreticisinin tanımladığı; - Ölçü ve alternatiflerde, - Yük ve Hız sınıfında, - Diş derinliğinde ( Yaz Lastiği ≥ 1.6mm, Kış Lastiği ≥ 4mm), - Kaplama ise Tip Onaylı (ECE R 109) olması gerekmektedir.


    Bunun tersi durumda, araç muayenesinde fark edilmemiş bile olsa, araç Fren ve/veya Lastik ile ilgili Tip Onay şartlarını yitirmiş sayılır. Bir kaza sonrasında bu durum Bilirkişi tarafından saptanacak olursa, araç Ruhsatsız gibi değerlendirilir ve varsa Kasko Sigortası tazminat ödenmez veya ödenen tazminat rücu edilir.


    Araçların Yola Elverişli olduklarının denetlenmesi için; - Belli aralıklarla istasyonlarda (Araç Muayenesi) ve - Trafikte rastgele (Yol Kenarı) teknik denetimden geçirilmesi gerekmektedir.


    Araçların Yola Elverişlilik şartlarını yitirmelerine karşın trafikte olmalarının; - Para cezası, - Kaza sonrası sigortanın kaza tazminatını red veya rücu etmesi, gibi çok ciddi yaptırımları vardır.


     Özellikle Tip Onay mevzuatlarının devreye girmesiyle birlikte; - Mevzuatlara uygun Yedek Parça ve Bakım ve - Yola Elverişlilik çok büyük önem kazanmıştır.


    Ülkemizdeki mevzuatlar; - Tüketiciyi korumak amaçlı önleyici tedbirlerin azlığı ve - Uygulama noksanlarına karşın hukuksal anlamda AB düzeyindedir.


    Araca; - Kayıtiçi çalışan servislerde, - Garantili Doğru Yedek Parça ile Doğru Bakım yaptırılmalıdır.


    Sürdürülebilir Yola Elverişlilik ve Araç Muayenesi


    Araç Muayenesi Gerek Şarttır, ancak Yeter Şart değildir. Araç Teknik Güvenlik Denetimi denildiğinde akıllara ilk gelen Araç Muayenesi AB’nin ilgili teknik mevzuatının (2009/40/EC) minimum şartlarını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Yeni şekli 2014/45/EC olan ve 2018’de devreye girecek olan AB'nin bugünkü 2009/40/EC teknik mevzuatına göre Basit, Çabuk ve Ucuz ve sökme takma olmadan, yapılması gereken Araç Muayenesi, örneğin fren sistemini yine ilgili AB mevzuatının minimum şartlarına göre denetlemektedir.


    Ülkemizin henüz taraf olmadığı 2009/40/EC’ye göre Basit, Çabuk ve Ucuz ve Sök-Tak olmadan yapılan Araç Muayenesinde;


    - Aracın fren sisteminde Fren Tip Onayını düşürecek bir tadilat, yanlış bir Yedek Parça kullanımı (örneğin onaysız fren balatası veya fren diski) veya yanlış bir ayar yapılıp yapılmadığı denetlenemez,


    - Aracın fren sisteminde “tamir edilemeyecek” parçaların, örneğin bazı fren valflerinin veya havalı disk fren kaliperinin, korsan parçalar kullanımıyla tamir edilip edilmediği denetlenemez,


    - Ticari araçlara özgü OBD (On Board Diagnostic) test düzeneği olmayan (şart olmayan) Araç Muayene istasyonlarında ABS, ASR, Retarder, ESP, AEBS, LDW gibi bir kısmı 1.1.2016’den itibaren üretilen yerli ve ithal ağır ticari taşıtlarda zorunlu olacak karmaşık ve araç üreticisine özel Elektronik Güvenlik Sistemlerinin çalışır durumda olduğu denetlenemez,


    - "On numara yağ tadilatı", "Yangın Algılama ve Uyarı", “Damper Devrilme Uyarı”, "Havalı Kapı kapanma kuvveti denetimi" ve “Güvenlik Kamerası” gibi karmaşık düzeneklerin detaylı denetimi yapılamaz.


     


    Trafik kazalarını azaltması için büyük umutlar bağlanan ve zorunlu olacak olan Elektronik Güvenlik Sistemlerinin (ESP, AEBS, LDW) sürekli çalışır durumda olması gereklidir.


    Soru 1: Bir araca Doğru Yedek Parça ile Doğru Bakım yapıldığı ve Tip Onayı şartlarının devam ettiği Araç Muayenesi veya başka bir şekilde denetleniyor mu?


    Soru 2: Araç Muayenesinden geçen bir araç gelecek muayeneye kadar hukuksal olarak Yola Elverişli ve Güvenli midir?


    Soru 3: Kayıtdışı Yedek Parça ve Bakım ile Yola Elverişli ve Güvenli olunabilir mi?


    Üç sorunun yanıtı da HAYIR’ dır.



Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Mehmet YEŞİLYURT  -  30-07-2018 - 09:57
Araca binip kontağı çevirip yürümek şoförlük değil,bilmediğimiz ne kadar çok kural yönetmelik ve araç bilgileri var.Uymadığımız,uygulamadığımız kurallar var.Bunun içinde kazalar eksik olmuyor.Bizleri bilgilendiren köşe yazarı Oktay abime ne kadar teşekkür etsek azdır,teşekkürler kıymetli abiciğim,selamlar saygılar.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Gökhan Demir
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Kasım 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net