15 Aralık 2018 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık
Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık
Çeşnigir'de Çalışmalar Başladı
Çeşnigir'de Çalışmalar Başladı
MKE  Memur Alımı Yapacak
MKE Memur Alımı Yapacak
Kırıkkale'den Azez'e eğitim yardımı
Kırıkkale'den Azez'e eğitim yardımı
  YAZARLARIMIZ
ADSIZ SAVAŞ
06 Ağustos 2018 Pazartesi Bu yazı 5814 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bir tarafta NATO bir tarafta ise Varşova paktının olduğu günlerde sıcak savaşın bitmesi ile soğuk bir savaş tüm dünyayı sarmış ve her iki tarafta elinden geldiğince diğer tarafı yok etmek için elinden geleni yapmıştı.

            Varşova paktının çökmesi ile NATO tek süper birliktelik olarak kaldı. Bir nevi Rusya yalnız kaldı. Zaten de gücünü kaybettiği için Amerika dünyanın jandarması pozisyonunu aldı.

            Karşısında sokak ağzı ile dile getirecek olursak kimse diklenemedi. Dik durmaya çalışan ülkelere de, ardına kendi gibi sömürge düşüncesi olan ülkeleri de alarak baskı yaptı ve hiçbir ülkenin Amerika çıkarları dışında hareket etmemesi için her türlü oyunu sergiledi.

            Kendisi ile çıkarları çakışan ülkelerin iç işlerine karışarak onların dik duran liderlerini saf dışı etme yoluna girdi.

            Ülkelerin kendi liderleri etrafında kenetlenmesi durumunda da dışarıdan yıkmak için yine farklı pozisyonlar ile oyuna devam etti.

            Mısır gibi bir ülkede darbe yaptırdı ve bağımsızlık yolunda bir ilerleme sağlayan lideri alaşağı etti. Kendi paralelinde düşünen bir generali ülkenin başına geçirip orayı halletti.

            Irak ‘a yaptıkları bugün orta yaşta olan herkesin hafızasındadır. Kimyasal silaha sahip bahanesi ile ülkeyi işgal etti ve halen Irak’ın toparlanamayacağı bir duruma getirdi.

            Katar gibi ülkelere yaptıkları oyunu ise başta ülkemizin desteği ile liderlerinin basireti ile başaramadı.

            Arabistan gibi bazı Müslüman ülkelerin desteği ile bölgede yapmış oldukları siyaseti meşru kıldı.

            Neredeyse tüm semavi dinlerin ortak değeri olan Kudüs’ü başkent ilan ederek İsrail’e desteğini akıl almaz boyuta taşıdı. Oysa bölgenin barışı için oranın başkent ilan edilmesi değil, kardeşçe yaşaması için en azından mevcut şekliyle barış ortamı sağlaması gerekirken o yarayı kaşımayı tercih etti.

            Amerika seçimlerinde FETÖ’nün açıkça destek verdiği bayan aday seçilirse ülkemiz ile ilişkiler bozulur, bu daha iyi olur diye düşündüğümüz Amerika başkanın geldiği günden beri gerek dünyaya gerekse ülkemize karşı tutumu ortadadır.

            Şimdilerde ülkemizde casusluk yaptığı açıkça belli olan bir papazı serbest bırakın çıkışı ile yaptırım uygulamaya çalışan Amerikanın ülkemizin karşı karşıya kaldığı darbe girişimindeki rolü artık iyice su yüzüne çıkıyor.

            Her şeyden önce söz konusu bu kalkışmada kendisine karşı dik duran bir ülkenin istikrarını bozma düşüncesi vardı. Daha öncede MİT müsteşarını (Yeni sistemde MİT Başkanını) alıp onun üzerinden ülkenin liderini yok etme düşüncesinde olanlara desteği artık bilinmektedir. Ondan önce de yıkıcı terör örgütü elemanları vasıtasıyla bölgede bir faaliyet yapan ülkemizin istihbaratının faaliyetlerini sözde deşifre ettirerek dünya kamuoyu önünde itibarsızlaştırma içine girdiğini de biliyoruz.

            Artık çeyrek asrı geride bırakıp yarım asırdır mücadele ettiğimiz bölücü örgütün uzantılarına nasıl yardım ettiğini, tırlar dolusu silah ve araç gereç yardımı yaptığını sağır sultan bile duydu.

            Tüm bunlarla yıkılmayan hala dik duran ve bölgede bizde varız diyen ülkemize karşı papaz üzerinden yaptırıma başladı. Sanıyor musunuz ki bir papaz onlar için önemli, elbette hayır. Amaç ülkemizi ve dünya beşten büyüktür diyen lideri devirmek.

            İster sevin ister sevmeyin, ister politikalarını beğenin isterseniz yanlışlarını haykırın ama bu dönemde kesinlikle ülkenin Cumhurbaşkanına destek olun. Kesinlikle hatasız kul olmaz, Erdoğan’ında hataları var ve olacaktır. Ama dönem ona omuz verme dönemidir. Amerikanın adı konmamış olan ekonomik savaşına karşı 15 Temmuzda olduğu gibi bir olmamız, birlik olmamız gerekiyor.

            Mesele Erdoğan sevip sevmeme meselesi değil, mesele gemiye yapılan torpido saldırısıdır. Bu torpido gemiye isabet ederse hepimiz batarız.

            Adı konmammış bu savaşta tarafımız ya ülkemiz, birliğimiz, devletimiz, ezanımız, bayrağımız yada gerek fiilen gerekse ekonomik olarak zapt edilmiş bitmiş bir devlette hayatı idame yapmaktır.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
ahmet kankal
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Aralık 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net