12 Aralık 2018 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Kırıkkale'de Kore-Türkiye İlişkileri
Kırıkkale'de Kore-Türkiye İlişkileri
ES Turizm Öksüz Kaldı
ES Turizm Öksüz Kaldı
Çocukların İstanbul Macerası
Çocukların İstanbul Macerası
Kimse Haklı Galibiyetimize Gölge Düşüremeyecek
Kimse Haklı Galibiyetimize Gölge Düşüremeyecek
  YAZARLARIMIZ
ÇARESİZSENİZ ÇARE “SİZ”SİNİZ
10 Eylül 2018 Pazartesi Bu yazı 3624 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Öğrenilmiş çaresizliğin hikâyesini hiç duydunuz mu? Filleri yetiştirmek için onları küçükken kalın bir zincirle bir kazığa bağlarlar. Tabi ki yavru filin bu zinciri koparabilmesi yada kazığı sökebilmesi imkansızdır. Küçük fil bir süre bu esaretten kurtulmak için tüm gücüyle çabalar ama sonuç değişmez, özgürlüğüne kavuşamaz ve kabullenir…Yıllar geçer,fil kocaman olur,güçlenir.Bağlı olduğu kazığın ve zincirlerin onlarca katı güce sahiptir artık.Ancak fil asla bunu denemez çünkü o, çaresiz olduğunu öğrenmiştir, özgür olamayacağına inanmıştır bir kez. Artık kırılmayan şey zincir değil, filin inancıdır. İşte bu duruma “Öğrenilmiş Çaresizlik” denilir.

 Biz insanların da içinde az ya da çok öğrenilmiş çaresizlik duygusu vardır. Hepimiz yaşamımız boyunca, içinde bulunduğumuz toplumun yanlış olan düzenine,kontrol edemediğimiz çevreye ya da bizi üzen, zarar veren olaylara karşı çoğu zaman seyirci kalıp,çaresizce kabulleniriz.Bazen de bu durumu değiştirebilmek için defalarca bir şeyler dener,yanılır,başarısızlığa uğrarız..Artık bir şey yapsak ta hiçbir şeyin değişmeyeceğine inanıp tekrar deneme cesaretimizi kaybeder ve bu durumu çaresiz  kabulleniriz. Sonra bir daha yanılmamak için.bir daha denememeyi öğreniriz. Zaman böyle ilerlerken, belki şartlar değişir ve eğer denersek başarılı olabileceğimiz bir hale geliriz ama biz ezberlediğimiz gibi yaşamaya devam ederiz.

Maalesef Öğrenilmiş çaresizliği toplumun tüm katmanlarında da görebiliriz. Bizden her zaman gücün ve kuralların karşısında sorgulamadan, boyun eğmemiz ve istenileni yapmamız beklenir. Başımıza gelenlere razı olmamız, hatta kendimize olan güvenimizi,inancımızı yitirerek olaylara ve hayata sessizce seyirci kalmamız  istenir.

Sizi bilmem ama bana göre; öğrenilmiş çaresizlik içine düşeceğimiz en kötü ve en dipsiz çukurlardan biri.

Çünkü çaresizlik; düşüncelerimizi, davranışlarımızı ve duygularımızı tutsak ediyor. Olumsuzluklara karşı alternatif yolları görmek ve sorunları çözmek için ihtiyaç duyduğumuz yaratıcılığı çalıyor. Bazen de önümüze çıkan fırsatları görmemize mani oluyor.Elbette bazen, yaşamımızda gerçekten çaresiz olduğumuz zamanlar ve olaylar da oluyor; tedavisi olmayan hastalık, ölümler..vb. Ama öğrenilmiş çaresizlik bundan farklı. Bize empoze edilen istemediğimiz yada mutsuz olduğumuz  yaşama karşı aslında elimiz kolumuz bağlı değil...

Bir Atasözü der ki; ”Hayatı olduğu gibi kabul etmeliyiz ama kabul edilebilir hale gelmesi için çaba göstermeliyiz.”

Belki bir çoğumuzun;  yaşamak istediği hayat ile yaşadığımız hayat arasında farklar var…Ama ideallerimizdeki hayatı yaşama mücadelesinden hep öğrenilmiş çaresizliğimiz yüzünden vazgeçebiliyoruz. Bu çaresizliğin adı kimi zaman toplum baskısı, kimi zaman hayat şartları bazen de alışkanlık olarak isimlendirilebiliyor.  Aslında sadece çaresiz olduğumuza inanmamız bile değiştirebileceğimiz ve savaşabileceğimiz olaylar karşısında pasif olmamıza neden oluyor. Oysa ki; birey olarak gücümüzün ve zayıflıklarımızın, sorumluluğumuzun ve özgürlülüğümüzün kısaca kendi sınırlarımızın farkına varmak, kendi yaşamımızla ilgili her türlü konuda her şeyi sorgulamak ,bize sunulan kalıplara mahkum olmadan hayata önyargısız bakabilmemizi sağlayacaktır. Kim bilir belki böylece düşüncelerimizi yeniden düzenleyerek, hayatta  daha başarılı ve mutlu olabilir, ayağımıza bağlanan zincirden kurtulup esareti yenebiliriz.

 Unutmayın; aslında her şey “Biz”de başlar…”

Bu konuyla alakalı sevdiğim bir şiiri sizlerle paylaşarak yazıma son vermek isterim.

 

Düşün..! kim üzebilir seni senden başka?

Kim doldurabilir içindeki boşluğu sen istemezsen?

Kim mutlu edebilir seni,sen hazır değilsen?

Kim yıkar,kim yıpratır seni sen izin vermezsen.

Kim sever seni,sen kendini sevmezsen.

Her şey sende başlar sende biter…!

Yeter ki yürekli ol,tükenme,tüketme…

Ve tükettirme içindeki yaşam sevincini…

Hep hatırla..!ÇARESİZSENİZ,ÇARE “SİZSİNİZ.”

 

İçinde bulunduğunuz tüm çaresizliklerden kurtulmanız dileğiyle….


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
fazlı  -  11-09-2018 - 11:48
Kardeşim yazınız ile ilgili değerlendirmemi bizzat yapmıştım; Kısaca eline sağlık. Konu güzel yazı güzel kelimeler güzel. Allah razı olsun. Çaresizlere çare olman dileğiyle...
Ülkü  -  11-09-2018 - 09:07
Hakan çok teşekkür ederim arkadaşım yorumun ve beğenin için. Senin yazıların kadar olmasada..Aynen dua ile umudumuz kaybetmeden kendimize inanarak, güvenerek bir çok zorluğun aşılacağını düşünüyorum bende.
Hakan ÖZTÜRK   -  10-09-2018 - 11:06
Kalemine, yüreğine, duygularına sağlık arkadaşım. Çok güzel bir tazı olmuş. Allhu Teâlâ da buyurmuştur \"Ey kullarım bana dua edin, ve hiç bir zaman umudunuzu kesmeyin diye. Her insan kensinden daha sıkıntılı insanları görüp,azletse ve şükretse çarenin kendisinde olduğu kuramına varacaktır muhakkak. Mühim bir konu tebrik ediyorum seni. Sağlıcakla...
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
Fazlı GÜVENTÜRK
Şuayip Bütün
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  10 Aralık 2018 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net