15 Aralık 2018 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık
Sıfır Atık Geleceğe Değer Kattık
Çeşnigir'de Çalışmalar Başladı
Çeşnigir'de Çalışmalar Başladı
MKE  Memur Alımı Yapacak
MKE Memur Alımı Yapacak
Kırıkkale'den Azez'e eğitim yardımı
Kırıkkale'den Azez'e eğitim yardımı
  YAZARLARIMIZ
EN AZINDAN
02 Ekim 2018 Salı Bu yazı 5617 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ağzı dili olan, az çok dili dönen insanın en rahat yaptığı şey konuşmaktır. Konuşmak ama öyle gerektiği veya gerekli olduğu yere kadar konuşmak değil. Fütursuzca ve sınırsızca konuşuyoruz.

            Bazen görev yaptığımız yerdeki arkadaşımıza, amirimize, müdürümüze konuşuyoruz. Bu konuşmalar elbette her zaman yüzüne karşı olmuyor. Çoğu zaman ardından konuşuyoruz.

            Bazen komşumuza, dostumuza, akranımıza, akrabamıza konuşuyoruz. Elbette bu konuşmalarda gıyabında sözlerden oluşuyor.

            Bu konuşmalar adamı yaralar mı? Doğru mu? Yanlış mı? Demeden destursuz sözleri sıralıyoruz. Beşeri olarak haberi olsa kızar ardından konuştuğumuz eşimiz dostumuz arkadaşımız. Uhrevi olarak ise gıybettir.

            Ve gıybet çok günahtır.

            Bir kısmınız diğerinin gıybetini yapmasın. Sizden biriniz kardeşinin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz değil mi? Diyen peygamberimiz (sav) gıybetin ne denli tehlikeli olduğunu anlatmış. Anlayana.

            Başkalarına kardeşinin ayıplarını anlatmak, onun hoşuna gitmeyecek şeyleri söylemek demek olduğundan, ancak dil ile söylemek haram olmuştur. Kaş-göz işareti yapmak, ima, işaret ve yazı gibi gıybet anlamı ifade eden her hareket de gıybettendir. Meselâ, elle birisinin uzun veya kısa boyluluğuna işaret etmek, bir şahsın ayıpları hakkında yazı yazmak gıybettir.

            Gıybeti tasdik etmek de gıybettir. Gıybet yapılan yerde susan kişi gıybete ortak olmuş olur. Diliyle gıybetçiye karşı duramayanın kalbiyle inkâr etmesi gerekir.

            Gıybet konusunda âcizane bir kitap yazdım bende.

            Konu siyaset olunca bir araya gelenlerin konuşmaları daha bir şiddetleniyor. Herkes bir başka ahkâm kesiyor. Hepimiz belediye başkanından çok başkanlığı, bakandan çok bakanlığı, Cumhurbaşkanından çok cumhurbaşkanlığını biliyoruz. Onlardan çok daha iyi yapıyoruz.

            Önümüzde bir yerel seçim var. Bu seçim konusunu çokça konuşacağız. Yazacağız. Bu konuda sizlerde bizde mangalda kül bırakmayacağız.

            Şimdi kendimizi yerelden bir test yapalım.

            Hani ben olsam Belediye Başkanı neler yapardım diye başlarız ya?

            Hadi başkansınız. Ne yapardınız Allah aşkına. Bir ilçenin belediye başkanı olsaydınız neler yapardınız.

            Parkı mı? Alt yapı mı? Kaldırım mı? Asfalt mı? Sosyal belediyecilik mi?

            Hepsini yapardınız değil mi?

            Şimdi biraz daha gerçekçi düşünerek cevaplayın lütfen sorumu.

            Geliriniz ne kadar. Yani belediyenin iller bankasından gelen parası ne kadar. Suyu sattınız ne kadar kazanacaksınız. Belediyenin başka şirketi de yok ki biraz oradan gelir olsa. Emlak vergisi çöp vergisi sizi kurtarmaz.

            Efendim fikir üretir gelir getirecek kaynaklar bulurdum diyorsunuz. Ee buyurun bulun hadi.

            Belediye başkanlığı fazla mı geldi. Tamam, o zaman meclis üyeliğini düşünün. Meclis üyesi olsanız ne yapardınız. Gelen tekliflere el kaldır indirmekten başkaca neler yapardınız. İktidar olun muhalefet olun Başkana yön vermek için çalışırdınız değil mi? Hah tamam. Hadi yön verin mevcut şartlar içinde.

            Olmadı buda olmadı. Muhtarın yerine korun kendinizi. Mahallenin muhtarı olsaydınız neler yapardınız hiç düşündünüz mü? Yok, sözü kendime getirip bu soruyu kendim cevaplayım. “Düşünmedik ama biz en iyisini yaparız” sözü dilimizden hiç eksik olmuyor değil mi?

            Tabi ki eleştireceğiz. Tabi ki denetleyeceğiz. Tabi ki fikrimizi söyleyeceğiz. Ama asla ve katta atarken mangalda ki külü unutmayacağız. Yani, eleştirirken insaflı olacağız. Hem yerel yöneticileri ve hem de ülkenin yöneticilerini.

            Konuşan çok, çokta insaflı olan insan az. En azından bu ardından konuştuklarımızın günahını alıyor ölü etini yiyoruz. Bilgilerinize efendim.

            Selam ve dua ile…


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
ahmet kankal
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Aralık 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net