18 Kasım 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Vatandaş Hizmette Doyacak
Vatandaş Hizmette Doyacak
Yeni Başkan Pekuz
Yeni Başkan Pekuz
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
  YAZARLARIMIZ
Trafik Sayfası 17
03 Ekim 2018 Çarşamba Bu yazı 6716 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

KAZA DURUMUNDA YAPILMASI GEREKENLER;

Dr. SUAT SARI * KTYG Gen. Bşk. Yrd. – İstanbul İl Temsilcisi.

Kaza durumundaki araçların şekillerini bozmadan kaza tespit tutanağı düzenlemek gerekmektedir. 

Eğer kaza sırasında ölüm veya yaralanma gibi bedensel bir hasar yoksa sadece maddi hasarlı bir kaza meydana gelmişse, trafik polisini beklemeden aralarında anlaşarak kaza tespit tutanağı düzenlenmeleri yeterli olmaktadır.

Ama sürücüler kazanın oluş şekli konusunda aralarında anlaşamıyorlarsa trafik polisini beklemeleri gerekmektedir.

Eğer kaza sırasında ölümle veya yaralanma ile sonuçlanan bedensel zararlar meydan gelmişse trafik polisinin mutlaka gelmesi gerekiyor.

Bazı durumlarda, tarafların anlaşması yeterli değildir. Aşağıda sayılan durumlarda mutlaka trafik polisinin gelmesi ve kaza tespit tutanağı düzenlemesi gerekir:

•Sürücünün ehliyeti yoksa,

•Sürücünün ehliyeti var ama o aracı kullanması için yeterli değilse,

•Sürücünün yaşı küçükse,

•Sürücünün alkollü olduğundan şüphe varsa,

•Sürücünün akli dengesinin yerinde olmadığı görülüyorsa,

•Kaza yapan araçlardan biri resmi plakalı ise,

•Kaza sırasında resmi kuruluşlara ait mallar zarar görmüşse,

•Kaza sırasında üçüncü kişilere ait mallar zarar görmüşse,

•Kaza yapan araçlardan birinin zorunlu trafik sigortası yoksa,

•Kaza sırasında ölüm veya yaralanma gibi bedensel bir zarar olmuşsa Trafik Polisinin gelmesi ve kaza tespit tutanağının doldurulması gerekir.

Kaza tespit tutanağı düzenlenmesinden sonra yapılması gereken ikinci iş araçların kaza anındaki durumunu yansıtan çeşitli açılardan fotoğraflarını çekmektir. Bu fotoğraflar sigorta şirketi ile daha sonra anlaşmazlığa düşmemek için önemlidir.

Fotoğraflar da çekildikten sonra yapılması gereken iş, eğer kaza aracın kullanılması sırasında meydana gelmişse, alkol muayenesi yaptırmaktır. Eğer iki araç seyir halindeyken kaza olmuşsa her iki sürücü de alkol muayenesi yaptırmalıdır. Duran araçta meydana gelen hasarlar için alkol muayenesine ihtiyaç yoktur.

Bu sayılan işlerden sonra, sigorta şirketinde yapılacak işlemler için ayrıca karşı tarafın zorunlu trafik sigorta poliçesinin, araç ruhsatının ve karşı araç sürücüsünün ehliyet fotokopilerinin alınması önemlidir. 

Bu arada kazaya karışan başka araçlar da varsa aynı belgelerin bu araç sürücülerinden de sağlanması gerekir.

Bu anlatılanları bilmek, tazminat ödemeleri sırasında sigorta şirketleri ile sorun yaşamamak açısından önemlidir.

Kaza anında toplanan bu bilgi ve belgelerin kazanın yaşandığı günden başlayarak beş iş günü içinde ilgili sigorta şirketine bildirilmesi gerekiyor. Eğer kaza sırasında araç hareket edecek durumda değilse, yine çekici işlemleri için sigorta şirketi aranmalıdır. Sigorta şirketi, iletilen bilgi ve belgelere dayanarak bir hasar dosyası açacaktır.

Bu ihbar süresine uyulması çok önemlidir. Çünkü zamanında sigorta şirketine bildirilmeyen hasarlar için sigorta şirketi tazminat ödemekten kaçınabilir. Gerekli görülen durumlarda sigorta şirketi eksper tayin edebilir. 

Ödenecek tazminatın belirlenmesinde eksper raporu önemlidir.

10 numara tazminat!

Noyan Doğannoyandogan@hurriyet.com.tr

10 numara ya da benzeri yağ kullanımından kaynaklı çıkan yangınlarda ölen ve yaralananlar için trafik sigortasından tazminat ödeniyor.

Ancak sigorta şirketleri, ödedikleri ve milyon liraları bulan tazminatı otobüs sahibinden hukuk yoluyla alıyor. Yargıtay’ın aldığı karar ise sigorta şirketlerini destekliyor.
10 numara yağ ya da diğer adıyla ‘ölüm yağı’nı kullananlar, aldıkları riskin boyutunu biliyorlar mı? Depoda, hepi topu bin lira kazanacaklar diye yüz binlerce lira ödeyeceklerinin farkındalar mı? Hiç sanmıyorum. Anlatayım ki, nasıl bir tehlikenin içinde olduklarını ya da olacaklarını öğrensinler. 
Malum, son günlerde yaşanan otobüs yangınları ile başta 10 numara olmak üzere diğer yağların yakıt olarak kullanılması ve yarattığı tehlike yeniden gündeme geldi. Geçen hafta, Hürriyet Ekonomi servisinden arkadaşımız Burak Coşan, İstanbul Esenler Otogarı’nda otobüslere gizlice konan 10 numara yağları hem yerinde tespit etti hem de konuyu detaylı araştırıp, kamuoyuna yansıttı.

          Durum özetle şöyle: Depoları daha ucuza doldurup, daha fazla para kazanma uğruna 10 numara ya da trafo yağı gibi tehlikeli yağlar, yakıt olarak kullanılıyor. Zararı ne? En basit anlatımla, bomba etkisi yaratıyorlar.

Hal böyle olunca da geçen haftalarda yaşandığı gibi otobüsler durduk yerde alev alıyor ve birileri bundan dolayı hayatını kaybediyor. Daha vahimi, ölüm yağı da denen bu yağları, sadece otobüsler değil halk otobüsleri, minibüsler de kullanıyor.

Şimdi soracaksınız, ‘bu kadar tehlikeli de cezası yok mu?’. Var, satana cüzi bir para cezası; o da yakalanırsa. Dikkat ediyorum da otobüs yangınlarından sonra herkes topu birbirine atmaya çalışıyor. Kimileri denetimsizlikten yakınıyor, kimileri akaryakıtın pahalılığından şikâyet ediyor, kimileri ‘biz kullanmıyoruz’diyor. Görün bakın, birkaç ay sonra yaşananlar unutulur, ölüm yağları yine kullanılmaya devam eder; ölenler de öldüğü ile kalır.

KULLANANLAR YANDI:

Gelelim konunun asıl boyutuna. Aslını isterseniz bu yağları kullananlar nasıl bir risk aldıklarının, üç kuruş kar edeceğim diye milyonlarca lira zarara uğrayacaklarının farkında bile değiller. Yakalanma riskinden, para cezasından falan bahsetmiyorum.

Açıkça söyleyeyim; denetimlerden kaçabilirler, hatta rüşvet vererek kurtulabilirler, durumu bir şekilde idare de edebilirler ama yırtamayacakları tek bir nokta var, o da sigorta sistemi. Anlatayım:Ölüm yağlarını her kim kullanıyorsa ister otobüs, minibüs, ister halk otobüsü, ister kamyon olsun; hepsi, zorunlu trafik sigortasını yaptırmak zorunda. Trafik sigortasının en büyük özelliği de üçüncü kişilere verilen bedeni zararı karşılaması ki, o otobüsteki yolcular da üçüncü şahıs olarak kabul ediliyor. Ve sigorta sistemi, bu yağların kullanımından dolayı oluşan hiçbir hasarı kabul etmediği gibi ödediği tüm bedeni hasarları da sürücüden ya da işletenden söke söke alıyor.

OTOBÜS SAHİBİNE RÜCU:

Daha açık şöyle anlatayım: Yolcu otobüsünde aniden çıkan yangının, 10 numara ya da benzeri yağların kullanımından kaynaklandığı tespit edilir ve bu yangında da 4 yolcu hayatını kaybederse tıpkı, İstanbul Kavacık’ta alev topuna dönen halk otobüsünde olduğu gibi- devreye sigorta sistemi girer. Trafik sigortası, sorumluluk sigortası olduğundan, şirketler ‘tazminatı ödemiyorum’ diyemeyeceğinden, ölenlerin yakınlarına vefat tazminatı ödenir. 
Tazminat derken, şöyle söyleyeyim; trafik sigortasında kişi başına ödenecek en yüksek limit, 268 bin lira. Sigorta şirketinin en yüksek tazminatı ödediğini varsayarsak, 4 kişi için toplam 1 milyon TL’yi geçiyor. Bir de o yangında, 4 kişinin de yaralandığını ve tedavi sonrasında sakat kaldığını hesaba katarsak ki, sakatlık tazminatı da kişi başına en yüksek 268 bin lira- sigorta sisteminin ödeyeceği tazminat neredeyse 1,5 milyon liraya kadar çıkabiliyor. Hatta tedavi masraflarıyla bu rakam ikiye bile katlanabiliyor.
SİGORTAYA YARGITAY DESTEĞİ:

İşte sigorta şirketi, bu tazminatı ödedikten sonra dönüp yasak yağ kullandığı için o otobüsün sürücüsünden ya da işleteninden, yani sahibinden, hukuk yoluyla ödediği tüm tazminatı alıyor. Şunu da belirteyim, Yargıtay’ın, son olaylar üzerine aldığı kararla; akaryakıt haricinde yakıta dönüştürülen madeni yağ, baz yağ, solvent, nafta benzeri ürünleri kaçak petrol kapsamı içinde sayması sigortacıların elini güçlendirdi. 
Şimdi anladınız mı, ‘bu yağları kullananlar başlarını ne gibi bir belaya soktuklarını, üç kuruş kar edeyim derken milyonlarca lira ödemek zorunda olacaklarını biliyorlar mı?’ demekle neyi kastettiğimi?

KASKODAN DA HASAR ÖDENMİYOR:

10 numara yağ kullanımı kasko sigortasının da kapsamı içine girmiyor. Ölüm yağları olarak da adlandırılan 10 numara ya da trafo yağı veya da benzeri diğer yağları kullanan otobüs, minibüs, kamyon ve halk otobüslerinin eğer kasko sigortası varsa; bu yağlardan kaynaklı hasar, sigorta şirketi tarafından reddediliyor. Yani, trafik sigortasındaki gibi hasarın ödenip, sonradan sürücüye ya da işletene rücu edilmesi de mümkün değil. O nedenle de sigorta şirketleri son yaşanan olaylardaki gibi bilinmeyen nedenden dolayı çıkan yangınları önce incelemeye alıyor; bu yangının kaçak yağ kullanımından kaynaklandığının tespiti halinde ise kasko hasarını ödemiyor.

Fren ve ‘’Ticari Araç Teknik Güvenlik Denetimi’’ (1.)

 

Alpay Lök * Mak. Y. Müh. (FRENTEKNİK) 

 

AB' nin nüfusu 505 milyon, Trafik kazalarından yaşamını yitirenlerin sayısı yıllık 26 bin. ABD' nin nüfusu 320 milyon, Trafik kazalarından yaşamını yitirenlerin sayısı da yıllık 33 bin. Almanya' nın nüfusu 80 milyon, Trafik kazalarından yaşamını yitirenlerin sayısı da 2013' de 3290.

Türkiye' de 9 milyon otomobil varken, Almanya' da 45 milyon otomobil var. ABD’ de ise 255 milyon. Türkiye' nin nüfusu 77 milyon, Trafik kazalarından yaşamını yitirenlerin sayısı yıllık resmi sayılara göre 4 bin civarında. Ancak sadece kaza yerinde yaşamını yitirenlerin sayısını yansıtan bu değerin uluslararası kriterlere göre, kazadan sonraki 30 gün içinde yaşamını yitiren trafik kurbanlarının sayısı 8 bin eklendiğinde toplam sayının 12 bin olduğu ilk kez 21 Ocak 2015’ de EGM yetkilileri tarafından açıklandı.

Türkiye AB' ye bugün girecek olsa; AB' nin nüfusunu % 15 artırırken, trafik kurbanlarının sayısını % 46 artırmış olacak. 

Son aylardaki, özellikle otobüs, kazalarının artması ister istemez şu soruyu akıllara getirmektedir; “Bu kazalar neden arka arkaya geliyor?”. Kanımızca nicel birikim nitel dönüşüme geçmiştir, yani araç sayısının hızla artmasının yanında risklerin üst üste gelmesi ile kazalar artmıştır. Ülkemizin kabul ettiği yeni AB mevzuatları sonucu trafiğe çıkan araçların teknolojik gelişmişliği karşısında, özellikle ticari araçların teknik denetiminin yetersizliği bu tür kazaların artması ile ortaya çıkmıştır.

Ticari Araç Teknik Güvenlik Denetimi denildiğinde akıllara ilk gelen “Araç Muayenesi”AB’ nin ilgili teknik mevzuatının (2009 / 40 / EC) minimum şartlarını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Yeni şekli 2014 / 45 / EC olan ve 2018’ de devreye girecek olan AB' nin bugünkü 2009 / 40 / EC "Yola Elverişlilik Denetimi"teknik mevzuatına göre "Basit, Çabuk ve Ucuz’’ olarak sökme takma olmadan, yapılması gereken Araç Muayenesi fren sistemini yine ilgili AB mevzuatının minimum şartlarına göre denetlemektedir.

Ülkemizdeki Araç Muayenesi fren konusundaki uygulamasında  2009 / 40 / EC direktifine göre önemli farklılıklar içermektedir. Onaylanmamış fren tadilatları muayene öncesi sökülüp, muayene sonrası takılarak muayenelerden geçmektedir, Kamyon, Çekici ve Römorkların fren denetimi yüklü araçla yapılması gerektiği halde yüksüz yapıldığı için “Kamyon El Freni boşalması”ve “TIR Park Freni Boşalması”gibi kazalar devam etmektedir, Hava veya Vakum destekli Hidrolik fren sistemine sahip eski ticari araçlarda “Düşük Hidrolik Seviyesi Uyarı Düzeneği”denetlenmesi gerektiği halde denetlenmediği için bu araçlarda “Fren Patlaması”kazaları önlenememektedir.

Ülkemizin henüz taraf olmadığı 2009 / 40 / EC’ ye uygun "Basit, Çabuk ve Ucuz" muayenede;

      Aracın fren sisteminde Fren Tip Onayını düşürecek bir tadilat, yanlış bir Yedek Parça kullanımı (örneğin onaysız fren balatası veya fren diski) veya yanlış bir ayar yapılıp yapılmadığı denetlenemez,

-       Aracın fren sisteminde “tamir edilemeyecek”parçaların, örneğin bazı fren valflerinin veya havalı disk fren kaliperinin, korsan parçalar kullanımıyla tamir edilip edilmediği denetlenemez,

-       Ticari araca özgü OBD (On Board Diagnostic) test düzeneği olmayan muayene istasyonlarında ABS, ASR, Retarder, ESP, AEBS, LDW gibi bir kısmı 2016 yılı içinde zorunlu olacak karmaşık ve araç üreticisine özel Elektronik Güvenlik Sistemlerinin çalışır durumda olduğu denetlenemez,

-       "On numara yağ tadilatı", "Yangın Algılama ve Uyarı", “Damper Devrilme Uyarı”, "Havalı Kapı kapanma kuvveti denetimi"ve “Güvenlik Kamerası”  gibi karmaşık düzeneklerin detaylı denetimi yapılamaz.                        DEVAMI HAFTAYA (10. 10. 2018 / Çarşamba)


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Gökhan Demir
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Kasım 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net