19 Ekim 2018 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
TGF’de Büyük Bir Ailedir
TGF’de Büyük Bir Ailedir
Öztürk’ten Çiftçilere ve Taşıma Sektörüne Müjdeli Haber
Öztürk’ten Çiftçilere ve Taşıma Sektörüne Müjdeli Haber
Ticaret Borsası’ndan enflasyon mücadelesi
Ticaret Borsası’ndan enflasyon mücadelesi
Fikir Sizin Kırıkkale Hepimizin
Fikir Sizin Kırıkkale Hepimizin
  YAZARLARIMIZ
SOKAK LAMBALARI
10 Ekim 2018 Çarşamba Bu yazı 8718 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ülkemizin son zamanlarda yaşadığı ekonomik darboğaz nedeni ile hükümet yetkilileri her şeyi verimli kullanmamız, tasarruf etmemiz konusunda sık sık uyarmakta, sosyal ve ulusal medyada da çokça gündeme gelmektedir.

İnsanlarımızdan her konuda tasarruf edin, her şeyi verimli kullanın derken, petrolle, doğalgazla üretilen elektriği gün ışığında sokaklarda boştan boşa yakılmamalıdır.

Yetkililere bu lambalar akşam erkenden sabah ise güneş doğana kadar niçin yanıyor, yazık günah değil mi dediğimizde ise ‘’Sokak lambaları gün ışığına göre otomatik yanıp sönüyor’’ demezler mi?

Ayrıca bu sadece bizim ilimize hasta bir olay değil. Çelebi dağının yaklaşık 1200 rakımındaki köyümüzden bakınca Kaman,Akpınar, Keskin ve Çelebi’nin köyleri çok uzaklardan ayan beyan gözüktüğü halde sokak lambalarının da karanlık olmadığı halde boşa yandıklarını görürsünüz.

İçimiz acıyor ama elimizden bir şey gelmiyor.

Ertesi gün Kırıkkale’ye geldiğim de, buradaki sokak lambalarınında erkenden yanıp, geç söndüğünü gördüm.

Aynı durumu eşime, çocuklarıma da gösterdim ‘’Vardır devletin bir bildiği kendini boşa sıkıp durma senin gibi şu koca şehirde bu saatte kaç kişi uyanık,herkes keyfine bakıyor, git sende yat’’ dediler.

 Altmışlı, yetmişli yıllarda öğretmen okulunda okurken öğretmenlerimiz elektriği, suyu, tebeşiri, kalemi, defteri çokitinalı kullanmamız gerektiğini, hele devletimize ait olanları daha bir ihtimam göstermemizi isterlerdi.

Elbette kaynaklarımızı verimli kullanın diyen hükümetimiz, önce kendisi tüm harcamalarında savurganlığı bırakmalı,devletin kâğıdını, kalemini, evini, arabasını verimli kullanmalıdır.

Aynı zamanda dövizle ürettiğimiz elektriğin sokaklarda boşa yanmaması için yeniden görevlendirmeler ve ayarlamalar yaparak boşa yanmaları engellemelidir.

Ülkemiz ekonomik darboğazdayken üst gelir gurubundakivatandaşlarımızla bizi yönetenlerin lüks yaşamlarına devam etmeleri ‘’Ele verir talkını kendisi yutar salkımı’’ atasözünü hatırlatmaktadır.

Fakir halkımız zaten bozulan dengeleri içinde inim inim inlemekte, ‘’Çuvalı bozup heybe yapmakta’’ çaresizliğin en acısını yaşamaktadırlar. Yazlık kışlık saraylar peş peşe yapılırken günlük gideri çok fazla olan, satın mı yoksa hibe şeklinde mi geldiği belli olmayan ‘’Uçan Sara’’yında alınması, insanlarımızı endişelendirmekte ileriye dönük umutları kalmamaktadır.

Özellikle girdileri dövizle alınan malların kullanımında dengeli ve itinalı harcamalara büyük önem vermeli, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı korumalıdır.

Yazımıyayına vermeden önce sabahları saat altıda kalkıp sokak lambalarının ne zaman söneceğini kontrol ettim.

Eskiden olsa bu saatlerde işe güce giden ne çok insan olurdu. Sokaklarda kimsecikler yok,  bir kedi beş veya altı köpekten başka.

İnsanlarımız derin uykuda…

‘’Uyu, uyu yat uyu’’ alfabesiyle büyüdüğümüz nasılda belli oluyor…

Bir eyvah daha çektim…

İnsanlarımız tembelleşmiş. Bunun için üretici bir toplum olmaktanda uzaklaşmışız. Daha çok kalemde dışarıya bağımlı bir duruma geldiğimizi sabahın o erken saatlerinde sokakların boşluğundan daha iyi anlıyoruz.

Tan yeri çoktan ağırmış en az elli metredeki şeyler ayırt edilebiliyordu. Aslında bana göre bu saatte bile sönebilirdi.

Saat alt buçuk oldu tüm şehrimizin lambaları boştan yanıyordu.

En sonunda saat altı kırk beşte lambalar söndü.

Çok şükür dedim.

Elektrik kurumunun yetkililerine sesleniyorum. ‘’Biz nasıl olsa yanan tüm lambaların parasını milletten tahsil ediyoruz’’ diyebilirsiniz fakat boşa yanan her lambanın dışarıya giden döviz olduğunu unutmayalım.

Lütfen gün ışığının aydınlatmaya başladığı saatlerdeki sokak lambalarının yanmalarını uzayan ve kısalan günlerin değişen şartlarına göre daha iyi ayarlayalım. Sokak lambalarının akşamları erkenden yanıp sabah geç sönmesi sadece bizim sorununuz değil aynı zamanda vatandaş olarakhepimizi ilgilendiren milli bir sorundur.

Çünkü yanan her lamba dışarıya giden döviz, alın teri ve fakirin fukaranın hakkıdır.

Unutmayalım… 06.10.2018

                                                                                                        İsmail Dursun KUZUCU


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
İsmail Dursun Kuzucu
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ekim 2018 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net