18 Kasım 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Vatandaş Hizmette Doyacak
Vatandaş Hizmette Doyacak
Yeni Başkan Pekuz
Yeni Başkan Pekuz
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
  YAZARLARIMIZ
Ahmet Sungur’a çağrımdır HÜZÜN VE SİYASET
22 Ekim 2018 Pazartesi Bu yazı 48088 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur’un oğlu Metin, geçtiğimiz hafta bir kaza sonucu kendi silahının ateş alması ile yaralandı. Metin’in sağlık durumu tüm ciddiyetini korurken Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesinde tedavisi devam ediyor. Metin Kardeşimizin yeniden sağlığına kavuşması elbette tüm ve en önemli temennimiz.

Kırıkkale’yi çok derinden üzen bu olay beni de derinden yaraladı. Hastaneye ziyarete gittiğimde gördüğüm tablo karşısında büyük bir üzüntü yaşadım. Metin’in Annesi, Babası, Kardeşleri ve onların tüm arkadaşları hastanede doktorlardan gelecek bir müjdeli haber bekliyorlar. Hiç hastaneden ayrılmadan, acıdan, üzüntüden ve yorgunluktan bitap düşmüş bir aile ve o aileyi hiç yalnız bırakmayan dostları, akrabaları…

Bu satırları okuyan tüm okurlarımdan bir ricam var, yazıyı okumaya burada bir ara verip, lütfen Metin Kardeşimizin sağlığına kavuşması için dua edelim…

Hayatın bazı gerçekleri vardır, bu gerçeklerle sürekli karşılaşırız. Kimi zaman en sevdiğimizi kaybederiz, kimi zaman sağlığımızla veya en çok değer verdiklerimizin sağlıkları ile sınanırız. Bu tür acılarla karşılaştığımız zaman dünyanın sonu olduğunu düşünürüz, ancak dünya her şeye rağmen dönemeye devam eder. Ben yaşayamam dersiniz ama hayat sizi yaşatmaya devam eder.

Ahmet Sungur…

Onu derinlerinde yaralanmış bir şekilde gördüm, ancak ailesine güç verebilmek adına kendisini bırakmamış, metanetli ve soğukkanlı duruşu ile takdir ettim. Gözlerinde ve sim siyah kesilen ten renginde yaşadığı tarifsiz acıyı anlarken, bu halde bile bir aile reisi olduğunu ve siyasi lider olduğu bilincini kaybetmeyişini büyük bir hayranlıkla izledim.

İnanın ne yazdığımı bilmiyorum, aklımdakileri yada kalbimdekileri yazıya dökmekte oldukça zorlanıyorum. Sanırım meslek hayatımda yazdığım en zor ve kelimeleri en ince detaylarına kadar seçilen yazı bu olsa gerek. Aslında o kadar doluyum ki, koca koca ajansların ilk gün yaptıkları her hangi bir gerçekliğe dayanmayan yalan yanlış haberlerine mi değinsem, ailenin çektiği acıyı görüp acıya ortak mı olsam bilemedim. Ancak bunları herkesin gördüğünü ve kendi beyninde süzdüğünü düşünüp başka bir konuya değinmek istiyorum. Evet, çok zor olacak ama yazmazsam olmayacak bir konu!

Unutmayın siyasetçilerde birer insandır, öncelikle Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Hatta Allah kimsenin evladının ayağına taş değdirmesin. Ahmet Sungur’un duygularını, ciğerindeki sızıyı baba olan, insan olan herkes anlar. Böylesine ince bir konudan siyasi malzeme çıkartanlara birkaç şey söylemek istiyorum. Özellikle artık siyaset yapmaz hatta yapamaz gibi çirkin sözler kullanan arkadaşlara bir iki kelam etmeyi boyun borcu olarak görüyorum. Ahmet Sungur acım var, beni sevenleri yalnız bırakıyorum diyecek bir adam değildir. Ahmet Sungur, Oğlum hastanede tedavi görüyor bana ne Yahşihan’dan, Kırıkkale’den hatta insanlardan diyecek bir adam değildir. Benim bildiğim Ahmet Sungur çok güçlü bir adamdır. Benim bildiğim Ahmet Sungur, yorgun düşebilir, bitap düşebilir ancak asla şehrinin, kentinin sorunlarını göz ardı edecek bir insan değildir.

Çok siyasetçiden duydum bire bir özel sohbetlerde “Milletvekili olsam, Belediye Başkanı olsam ile başlayıp, şunu yaparım bunu yaparım sözlerini” çoğunda ego, çoğunda bencillik vardı. 2009 seçimleri öncesinde Yahşihan’ın MHP’li genç adayı Ahmet Sungur’dan da duydum, Allah bana belediye başkanlığını nasip ederse sözlerini. Hiç birinde ego, hiç birinde bencillik, hiç birinde ben kelimesi yoktu. Yahşihan vardı, Yahşihan’a şöyle yaparsak, Yahşihan’ın şöyle kazancı olur sözleriydi hepsi. Yeni Şehir o zaman tarlalardan ibaretken, şuan ki hali Ahmet Sungur’un kafasındaydı ve Üniversite Kırıkkale’ye gelmiyorsa, Kırıkkale’yi Üniversiteye getirelim, Üniversiteden Kırıkkale faydalansın sözlerinin arkasında ne planlar, projeler yatıyordu. Yahşihan’ın nüfusu artacak, Yahşihan’ı Kırıkkale’nin inşaat merkezi haline getirmeliyiz, bunun için belediye olarak gerekli alt yapıyı sağlamalıyız, bu sayede Yahşihanlılar zenginlikle tanışır, refah seviyeleri artar derken gözlerinde ki kararlılığı ve içindeki temiz duyguları görebiliyordunuz. Aklında ki kalbindeki herşeyi bir bir icra ettiğini düşünüyorum. Batık, içine kapalı, Kırıkkale’yi bırakın, sınırları içerisinde ki Üniversite ile bağları kopuk, küçük bir Yahşihan varken bugün zengin, güçlü, Kırıkkale ile iç içe geçmiş şehrin en gözde yerlerine ev sahipliği yapan ve Kırıkkale’nin en büyük ilçesi olmayı başarmış bir Yahşihan var.

Yeni Hayalleri var Ahmet Sungur’un, yine temiz duygularla beslenen, yine bencil olmayan, yine öncelik olarak Kırıkkale diyen hayaller. En az 2009 yılındaki heyecan kadar, büyük heyecanlarla koruduğu ve beslediği hayaller. Neden siyaseti bıraksın ki? Siyaseti bıraksa neyi unutacak ki? Tamam, Metin hemen ayağa kalkacaksa, bugün istifa etsin durmasın. Yada Ahmet Sungur siyaseti bırakınca Metin iyileşecekse yine durmasın. Ancak böyle bir durum söz konusu değil, hayat her şeye rağmen devam ediyor ve insanoğlu her şeye rağmen nefes alıyor. Onun için Ahmet Sungur’un siyaseti bırakmasını bekleyen kişilere üzüntü ile bakıyorum. Onlar, Ahmet Sungur’un gölgesinde kalan, Ahmet Sungur’un yaptıklarını hayal dahi edemeyecek olan kişiler. Onlar Ahmet Sungur varsa bu halk doğruyu bulur onu seçer ve benin şansım yok olur diye için içini yiyen insanlar. Onlar böylesine hassas konu da dahi, kendi ikbalini düşünecek kadar küçük insanlar.

Buradan Ahmet Sungur’a bir çağrıda bulunuyorum. Olursun, olmazsın ancak hayallerinden asla vazgeçme. Allah nasip ettiyse hayalini kurduğun her şeyi başarırsın. Siyasetçilerin ağır bir yükü vardır ve sen yıllar önce siyaset yapmayı tercih ettin. Siyasetçinin seçim bölgesinde bulunan tüm çocuklar kendi çocuklarıdır. Tüm yaşlılar kendi ana-babasıdır. Tüm orta yaşlılar abisi-kardeşidir. Onun için diğer evlatlarını sakın göz ardı etme ve onların geleceği için mücadeleyi asla bırakma. Ben inanıyorum ki, zorlu bir süreçte olsa, Metin önce gözlerini açacak, sonra da eski sağlığına kavuşacak. Yine ben inanıyorum ki, ben olsam şunu yaparım dediğin her şey gerçek olacak.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Veli Yenice   -  25-10-2018 - 20:06
Büyük bir gerçeği yazıya dökmüşsün hakan bey
Roz  -  22-10-2018 - 19:39
Tebrikler Hakan bey yüreğinize ikaleminize sağlık
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Gökhan Demir
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Kasım 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net