13 Aralık 2018 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Sanayi'de  cinayet
Sanayi'de cinayet
Hacılar MHP ile kazanacak
Hacılar MHP ile kazanacak
Belediye Kışa Hazır
Belediye Kışa Hazır
'Kara İlyas' Raflarda
'Kara İlyas' Raflarda
  YAZARLARIMIZ
KORAMAZ’I ÖLDÜRDÜNÜZ
24 Ekim 2018 Çarşamba Bu yazı 15754 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Yıllar önce sekiz on arkadaş Kırşehir ili Kaman ilçesi Büğüz Köyüne hem piknik, hemde av için gezmeye gidiyorduk. Burası su ve dağ avcılığına elverişli bir yerdi. Arkadaşlarımızın bazıları karasal avda, bazılarıda balık avında başından geçen olayları anlata anlata bitiremiyorlardı. Bizde içimizden herhalde bu gezide bayağı av etiyle besleneceğiz diye söyleniyorduk. Yapılan iki günlük avda hiçbir yaban hayvanına rastlanmaması, balık tutulmaması doğamızın o günlerde bile öldüğünün en büyük kanıtıydı.

 

Yusuf Kuzucu arkadaşımızla ava karşı olduğumuz için biz bu seyahate sadece gezme amaçlı katılmıştık.

 

Büğüz Köyü doğduğum, yedi yaşına kadar büyüdüğüm yer olduğu için bu geziye büyük bir keyifle katılmıştım.

 

Çelebi’nin Karaağaç Köyün ’den geçerken Koramaz Mevkiinde gördük ki beş veya altı lüleden (kurnadan) akan,yatağına sığmayan, her taşın altından su fışkırıyordu.Koramaz’ın suyunu görünce özellikle Gazi’de Hoca olan arkadaşımız  ‘’Bu suyun tadını hiç unutamayacağım’’ demişti. Daha sonra buraya uğrayan yabancıların bu suyu, bu doğayı unutamayıp yıllar sonra Koramaz’ı tekrar görmeye gelenler olmuştu.

 

Çocukluğu köyümüzde geçip yetişkin olunca Adana da evlenip yerleşen Bekir Ağabeyimiz bir keresinde Ceyhan Nehri’nin kenarında piknik yapıp oranın güzelliğini anlatanlara ‘’Ah siz bir benim köyümü görseniz Koramaz’dan bir su içseniz, güzellik nedir, tat nedir anlarsınız’’ diye oradakilere öyle bir içten anlatıyorduki görülmeye değerdi.

 

Hatta köyü tanıyan biri,‘’Hocam ben oraları gördüm böyle bir yer varmı’’ diye sorduğunda bende yıllardır gurbette kalmış, memleket hasretiyle yanan birinin gözüyle bakmazsanız aynı güzellikleri göremezsiniz diye lafa karışmıştım.

 

 Şimdi ben Karaağaç Köyü’nün Koramaz mevkiini niçin anlatıyorum, size açıklayacağım:

Bu büyük su kaynağının tam tepesine bir taş ocağı açtılar ki pisliğini, dumanını, tozunu bir görmek gerekir. O güzelim doğayı inanın mahvetmişler. Orada ne su kalmış, nede yeşillik, nede kuşların cıvıltısı. Ta uzaktaki tarla ve bahçelerin üzerini bembeyaz bir örtü bürümüş. Akarken etrafında yemyeşil bir vadi oluşturan Koramaz Suyu yok olmuş, kaybolmuş. Hatta Kırıkkale ve Orta Anadolu’yu Şereflikoçhisar üzerinden güneye bağlayan yol bu taş ocağının yola verdiği zarar yüzünden birçok kişi tarafından kullanılmamaktadır.

 

Etraftaki tarla bağ bahçe sahipleri çaresiz taş ocağına bakıp yok olan, heba olan, can çekiştiren Koramaz’ı üzgün bir şekilde seyretmektedirler.

 

Hani hiç bir yere şikâyetiniz olmadı mı dediğimizde, köylüler:

‘’ Çok şikâyetimiz oldu ama hiç bir şey çıkmadı. Duyduklarımız doğruysa sahipleri, yetkilileri hükümetin adamıymış onlarla biz nasıl boy ölçüşelim. Ayrıca burası ilin son yeri, çelebi ilçesi en küçük ilçe olunca bize de, köyümüze ’de bakmıyorlar. Şikâyet etsen ne olacak. Yârin gelirler fabrikadaki yetkililer İğdebelin’de yemek yedirirler,onlar da her şey düzgün diye rapor yazarlar, olan yine bize olur. Siz hiç köylünün haklı olduğunu gördünüz, duydunuz mu?

Atatürk’ümüz köylü milletin efendisi demiş ama günümüzde ağada şehirde, beyde şehirde, üretmezler tüketicidir fakat hep haklı hep üste çıkarlar. Biz ocak sahipleriyle mücadele edemeyiz. Bizim etimiz ne budumuz ne.Ağrımaz başımızı ağrıtırlar. Herkes zenginin, kuvvetlinin adamı olmuş. Biz köylüleri adam yerine koyup derdimizi tasamızı soran mı var’’ diye söylendi.

Kontrolsüz bir şekilde köyün su kaynağının olduğu Koramaz mevkiinde faaliyet gösteren taş ocağı köylülere maddi ve manevi zulüm, işkence vererek faaliyetini ne olduğu belirsiz şekilde sürdürmektedir. Kireçtaşı ve mermer özelliği taşıyan yer altı yapısıyla, ocakta dinamit patlatılmasıyla yeraltı sularının yönleri değişerek köyün sularının birçoğu kurumuştur. Bacasından çıkan toz ve dumanla da tarım arazileri büyük zarar görmektedir.

 

Köyün Koramaz mevkiindeki Taş Ocağı’nın da ciddi bir şekilde denetlenerek, müsaade verilen sınırlar içinde,  yasal durumda çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir. Çevreye verdiği zararlar önlenmelidir.

 

Birilerinin yaptıkları kusur ve ihmallerden dolayı’ Koramaz’ı Öldürdünüz. Burada yaşayan insanlarımız, hayvanlarımız, bitkilerimiz bozulan doğa ile zor koşullarda yaşamaktadırlar.

 

Yaşam alanlarımızı bozan gereği gibi mücadele etmeyen tüm ilgili kurumlar, tüm olumsuzluklardan sorumludurlar.

 

Karaağaç Köyümüzün bu güzel müstesna yerini tekrar o eski güzelliğine kavuşturmak hepimizin ortak gayesi olmalıdır. Yine oradan yolcular yolunu değiştirmeden gitmeli, yine oradaki vadi eski suyuna kavuşmalı, yine kuşlar cıvıldamalı insanlar o güzelim yeri yeniden ziyaret etmelidirler. Maden ocağındaki o patlamalar son bulmalı, Koramaz insanlara ve yaban hayatına tekrar hayat vermelidir...

 

                                                                                                               İsmail Dursun KUZUCU


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
HAYATİ KESKİN  -  24-10-2018 - 10:46
müdürüm yılmayan bir mücadele girişimin var. hakkı daima arayan haksızın yanında olmayan bir yapın var. herzaman yanındayız. ağzına yüreğine saglık. yolunve bahtın açık olsun.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
İsmail Dursun Kuzucu
Şevket ÖZSOY
Hakan Gökkaya
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  12 Aralık 2018 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net