18 Kasım 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Vatandaş Hizmette Doyacak
Vatandaş Hizmette Doyacak
Yeni Başkan Pekuz
Yeni Başkan Pekuz
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
  YAZARLARIMIZ
Trafik Sayfası 20
24 Ekim 2018 Çarşamba Bu yazı 3228 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İŞTE YENİ TRAFİK TARİFELERİMİZ!

‘’SÜRÜCÜLER AMAN DİKKAT!’’

Oktay KIRLANGIÇ * Fahrî Trafik Müfettişi İl Temsilcisi

1.-) Kırmızı ışıkta geçene (235.- TL)

2.-) Direksiyonda cep telefonuyla konuşmak (235.- TL) ‘’Eskisi 108.- TL idi!’’

3.-) Muayenesiz araç kullanana (235.- TL) ‘’Eskisi 108.-TL idi!’’

4.-) Yayaların geçiş hakkına dikkat etmeyene (488.- TL) ‘’Eskisi 235.- TL idi!’’

5.-) Emniyetsiz raporu verilen araçla trafiğe çıkana (488.- TL)

6.-) Kamyon ve tırlarda emniyet şeridi ihlaline (488.- TL)

7.-) a – Hız sınırını % 10 ila % 30 aşana (235.-TL) ‘’% 30 dâhil!’’

b -% 30 ila % 50 aşana (488.- TL)

c -% 50 den fazla aşana (1002.- TL)

8.-) Abartı egzoz kullanana (1002.- TL)

9.-) Sol şeridi sürekli işgal eden kamyon ve çekici sürücülerine (1002.- TL)

10.-) Emniyet şeridi ihlaline (1002.- TL)

11.-) Makas atma veya ters yönde araç sürme gibi ihlallere (1002.- TL)

12.-) Çakar kullananlara (1002.- TL)

13.-) Ehliyet ve plaka olmadan yola çıkan sürücüye (1002.- TL)

14.-) Çalışma izni – ruhsatının süresi bittiği halde yolcu taşıyana (1002.- TL)

15.-) Aracı tescil amacı veya güzergâh dışında kullanmak, 15 gün men ve (1002.- TL)

16.-) Hurda aracı trafikte kullanana (2018.- TL)

17.-) İzin ve ruhsatta belirtilen faaliyet dışında yolcu taşıyana, 30 gün men ve (2018.- TL)

18.-) Çalışma izni – ruhsatı almadan yolcu taşıyana, 60 gün men ve (5010.- TL)

19.-) Spin atan veya Drift yapanlara(arabayı döndürme), 60 gün men ve (5010.- TL)

20.-) Kırmızı ışık ihlali nedeniyle iki ve daha fazla sürücü belgesi geri alınanlar, psikiyatri uzmanı

         Muayenesinden geçirilecek.

21.-) Bir yıl içinde ilk kez 3 defa kırmızı ışık ihlaline 30 gün, 6 kez ihlaline 45 gün, 9 kez ihlaline 

60 gün süreyle ehliyete el konacaktır!

22.-) Bir yıl içinde 5 kez hız sınırını ihlal edenin sürücü belgesi 1 yıl süreyle alınacak. 5 yıliçinde 

         Bu kapsamda sürücü belgesi ikinci kez geri alınanların sürücü belgesi iptal edilecek.



Kadınlar Araç Kullanmasa Şu Trafik Ne Rahat Olur.. (Mu)?       ‘’ Veya Trafikte Kadın Sürücüler ‘’ (1.)


Funda DAĞDELEN * KTYG Derneği Üyesi * Toplumsal Cinsiyet Uzmanı.


            Sabah işe gitmek için erkendenkalktınız. Hazırlanma telaşından sonra aceleyleevdençıkıparabayabindiniz. Aklınızdayapılacaklarıtoparlamayaçalışırken bir de Trafikte boğuşmayabaşladınız. İşe vaktindeyetişmeyeçalışırkenönünüzdeki araba yavaşlığıyla sizi çıldırtıyor. O andaiçinizden ya da dışınızdan“kesinkadındır bu arabanınşöförü”dediniz mi? Muhtemelendemişsinizdir. Benzerdurumlardatrafikte bir araçyavaş gidiyor, sinyalvermedendönüyor, kavşaklarayanlışgiriyor, park edemiyor ya da kornayabassanız da size yolvermekyerineumursamazcaönünüzdengidiyorsa, sürücüyügörmeseniz bile cinsiyetihakkındahızlıca bir tahminyürütebiliyorsunuz. Bu durumuözellikleşehirtrafiğindehemenhemenhepimizyaşıyoruzdur. Peki, aracınsürücüsünügörmediğimizhaldeolumsuzolduğunudüşündüğümüzsürücüdavranışlarını nasıl tek bir cinsiyete bu kadar çabuk ve kolayatfedebiliyoruzdersiniz? Bu sorunun cevabı aslındatoplumsalcinsiyetrollerimizdegizlidiyebiliriz. O zaman, nedir bu toplumsalcinsiyet?


Toplumsal cinsiyetkavramını, bireylerinbiyolojikfarklılıklarınındışında, tarihsel, kültürel ve coğrafi olarak farklılıklargösteren ve içindebulunduğumuztoplumtarafındankadına ve erkeğeyüklenen roller ve sorumluluklar olarak tanımlayabiliriz. Bu roller, davranışkalıplarımızınbelirlenmesindeetkinroloynar. Erkekleridahagüçlü, agresif ve kontrollü, kadınlarıisedahaduygusal, temkinli ve uysalgibigenellemelerletanımlamamız da kalıpyargılarımızın bir yansımasıdır. Toplumsal cinsiyetrollerimizlearaçkullanmamızarasındakiilişkiyianlayabilmek için öncelikleulaşım, motorluaraç ve trafiğintarihinekısacadeğinelim.


Ulaşımteknolojisiningelişimi1800’ lü yıllarda Amerika’ da ilk motorluarabanınicadı ile başlamış, daha sonra elektrikli araba, tren yolları ve modern arabalarınüretilmesi ile günümüze kadar devamedegelmiştir. 19. YY da arabanınüstsınıfa ait lüks ve pahalı bir tüketimobjesiolduğunugörüyoruz. Benzinleçalışanarabalar, güçlü, hızlı ve gürültülüyapılarınedeniyleerkeklertarafındantercihedilirken, elektrikleçalışanarabalardahayavaş ve sessizoldukları için kadınlartarafındantercihedilmiş ve daha çok kadınlar için üretilmiş ve pazarlanmıştır. Elektrikliarabalarıkullanmak, üstsınıfa ait kadınlarınsosyalleşmesinisağlamıştır. Virginia Schaffarabanınicadının20. YY başlarındaAmerikankültürünü nasıl şekillendirdiğinikadın, toplumsalcinsiyet ve sınıfbağlamındaşöyleanlatır. Scharff’ a göre araba nötr bir objeolmaktan çok, maskülen bir dünyanınürünüdür ve sınıf ve toplumsalcinsiyetleyakındanilişkilidir. Bu nedenle araba toplumdüzenini ve kültürüdeğiştirebilmegücünesahiptir.[1]


1920’ li yıllarınsonlarınadoğruseriüretiminbaşlamasıylabirliktearabalarucuzlayarak, üstsınıfa ait olmaktançıkmışböyleceortasınıf, çalışanbeyazerkeğe hem sosyal hem ekonomikalandaüstünlüksağlamıştır. Araba kullanmak, erkeğeuzakmesafelereseyahatedebilme, dahageniş bir coğrafialanındaki mal ve hizmetlereulaşabilmefırsatısağlarken, kadınlaraiseözelalandankamusalalanageçmeözgürlüğü ve yeni bir politikstatükazandırmıştır.[2]


Ancak, ataerkiltoplumyapısındakigelenekseltoplumsalcinsiyetrollerikorunmuş ve araçkullanmafaaliyeti ile ilişkilendirilmiştir..1932yılındaAmerikalıfilozofWalter Pitkinaraçsürüşbecerilerinikadın ve erkeklerinfizikselyapıları ve yetenekleri ile açıklamaya çalışmıştır. Pitkin, doğalyapıları ve motor becerilerinedeniyleerkeklerinaraçkullanmayadahauygun ve yatkınolduklarını, kadınlarınsadikkatsizolmalarındandolayıdahazayıfsürücülerolduğunu ve bu nedenlearaçkullanırkenerkeklerdendahafazlakazayasebebiyetverdikleriniönesürmüştür.[3] 1950’ lerde ise Amerika’ da büyükşehirlerdekikadınsürücüsayısınınartışınarağmenaraçkullanmakmaskülen bir faaliyet olarak görülmeyedevametmiş, kadınlarınaraçkullanmalarıevişlerininyerinegetirilmesi ile bağdaştırılarak, kadınsürücüleryetersiz ve güvenilmezsürücüler olarak tanımlanmıştır.[4]


                                                           DEVAMI HAFTAYA (31 Ekim 2018 – Çarşamba)


*

Yaya Geçidi, Demokrasi ve Küresel Dengeler


Erol Manisalı * erolmanisa@yahoo.com* (11 Temmuz 2011 Pazartesi)


Levent’te yaya geçidine iki adım attım, yavaş yavaş gelen bir otomobil hiç frene bile basmadı; geçidin ortasında bana bir karış yaklaştı, neredeyse çarpacak. Kendimi güç bela kenara attım ve sürücüye, “Burası yaya geçidi, durmanız gerekir” deyince bana, “Emredersiniz beyefendi’’yanıtını alaycı bir biçimde verdi. “Ben değil, kanun emrediyor’’ dediğimde hızla gaz verip yoluna devam etti.


Altında bir ya da bir buçuk tonluk bir metal yığını, ayağında gaz pedalı, “güç bende’’ dercesine insanın üzerine gelen birtakım yaratıklar hem de yaya geçidinde.“Altımdabir tonluk kütle var, vurur geçerim” diyor size. Bireyin yararı ve özgürlük alanı ile toplumun yararı karşı karşıya gelince, güçlü olan kazanır zihniyeti egemen olunca, yaya geçidinde bir birey ya da bir vatandaş değilsiniz artık. Ezilip geçilecek bir et yığını gibi algılanırsınız.


Bir toplumda trafik kurallarına uyum demokrasinin en önemli göstergelerinden birisidir. O nedenle “Avustralya’da bir bakan kurala uymadığı için ceza yedi ve istifa etti” haberini okuduğumuzda içimiz sızlar, imreniriz, acaba bizde neden böyle değil diye kara kara düşünürüz.


Oliver Stone’un J. F. Kennedy filminde dediği gibi, “politika güçten başka bir şey değildir’’felsefesi her şeye egemen olur. Bileği güçlü olan zayıfı döver; büyük firma küçük olanı ezer geçer; güçlü ve büyük devletler zayıf ve küçükleri işgal ederler.


Yaya geçidindeki denge ile küresel dengeler arasında bir örtüşme vardır. Ancak bu konuda tersine bir korelasyon geçerlidir. Yaya geçidinde kurallara uyulmayan ülkeler ya işgal edilirler ya da himaye altına alınırlar. Çünkü o ülkelerde demokrasi çalışmaz.


1985 yılında bir konferans için gittiğim Kahire’de yolda ilginç bir şey oldu; önümüzdeki arabanın şoförü kapıyı açıp indi, trafik polisine iki yumruk atıp adamı devirdi ve sonra da hiçbir şey yokmuş gibi yoluna devam etti. Şaşırıp kalmıştım. İşte bu nedenle Mısır dün de, bugün de demokrasiden uzak ve kaos içinde yaşayan bir ülkedir.


Bugün Libya’ya müdahale eden NATO’nun birçok üyesi demokratik ülkelerdir. Hatta bir bölümü Fransa gibi, içerde demokrasiye örnek gösterilen devletlerdir. Ama Libya’da ne dün, ne bugün ve ne de yarın demokrasi olmayacağı için ya sürekli saldırı altında kalacak ya da başkalarının denetimi altına girecektir.


Eskiden Irak ve Suriye Sovyetler Birliği’nin himayesinde, yönetimlerini ayakta tutabiliyorlardı. Bugün ise iki küresel seçenekle karşı karşıya bırakılmışlardır; ya sürekli kaos yaşayacaklar ya da bölünüp başkasının himayesi altına gireceklerdir.Arada kalan Türkiye...Atatürk’ün Cumhuriyet Türkiye’si belki de “arada kalan tek ülkedir.”


- İktisadi, siyasi ve askeri olarak “Batı kampında varsayılmasına karşın, üzerinde hesaplar yapılan ve yeni taleplerle yüz yüze olan bir konumundadır.” Hem Batı ile beraber olmak hem de onunla çatışmak çelişkisi içindedir. AB Türkiye’yi, “içine almadan denetimi altına almaya çoktan başlamıştır.”


ABD ise “ancak bazı ön koşullarla Türkiye ile işbirliğine gidebileceğini ortaya koyuyor.’’ Bunun başında da BOP geliyor.


-Türkiye Batı ile Batı’nın bölge politikaları arasına sıkışmıştır. ABD, AB, Rusya, Çin ve Orta doğu arasında “denge oluşturabilecek dış politika inisiyatifleri iyice törpülenmiştir.”


Demokrasinin filizlenmeye başlaması sonrasında, “katılımcı demokrasiyi” engellemek için Türkiye askeri darbelerin içine itilmiş ve onlar kanalı ile ön koşullarını, “anti demokratik bir biçimde” gerçekleştirilmeye başlamışlardır.


Demokrasi katılım, örgütlenme, uyum ve çağdaş değerlerle bütünleşme yolu ile sağlanabilir. Resmin diğer tarafında bireysel özgürlükler ile toplumsal haklar ve özgürlüklerin örtüşmesi yer alır.


Levent’te yolu geçerken yaya geçidini kullanma hakkı elinden alınan vatandaş siyasal, sosyal ve iktisadi olarak da demokrasinin gerektirdiği katılımları gerçekleştiremez. Her zaman üzerine gelen bir güç bulunur.“Güç bende” diyenler her şeye egemen olmaya başlarlar. Ortada demokrasi diye bir şey kalmaz.


Bir sokaktaki yaya geçidi ile küresel çatışmalar arasında ilginç simetrik ve asimetrik bağlar vardır. Aynen en küçük bir organizma ile evren arasındaki bağ gibi.Demokrasi kültürünün yolda yürümeyi öğrenmekle başladığını göremezsek hiçbir şey anlayamayız. Onu sadece bir sözcük olarak biliriz, işlevselliğini hiçbir zaman kavrayamayız.




Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Gökhan Demir
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Kasım 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net