18 Kasım 2018 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Vatandaş Hizmette Doyacak
Vatandaş Hizmette Doyacak
Yeni Başkan Pekuz
Yeni Başkan Pekuz
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Doğu Türkistan'ın yanında, Çin zulmünün karşısındayız
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
Kop İle Ucuza Üretiyorum, Kaliteli Yemle Besliyorum
  YAZARLARIMIZ
Trafik Sayfası 21
31 Ekim 2018 Çarşamba Bu yazı 1512 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kış Lastiği Önerileri:

Alpay Lök (Makine Y. Mühendisi) * alpay@frenteknik.com *  (www.kislastigi.com) 

     Mevcut mevzuata göre önerilerimiz:

1) Zorunlu olmamasına karşın otomobiller kışın Kış Lastiği takmalıdır. 

2) Karlı havalarda Kar Zinciri bulundurulmalıdır, 

3) Kışın takılması gereken lastik kanun 65 / A' da "Kış Lastiği" iken, 1 Nisan 2017 tarihli UDHB

    tebliğinde ise "M + S lastiği" şeklindedir. Önerimiz üzerinde Kış Lastiği logosu (3 P M S F Üç

    Tepeli Dağ içinde Kar Tanesi) olanları tercih edilmelidir.

4) Kışın otomobil, minibüs ve hafif ticari araçlara takılan lastiklerin üzerinde Kış Lastiği logosu    

    (3 P M S F Üç Tepeli Dağ içinde Kar Tanesi) olanları tercih edilmelidir,

5) Okul servislerinde tüm tekerlere üzerinde Kış Lastiği logosu (3 P M S F Üç Tepeli Dağ içinde

    Kar Tanesi) olan lastikler takılmalıdır,   

6) Mevzuata göre Şehirlerarası Otobüslerin sadece çeker dingiline M + S lastiği takılması

    yeterlidir. Özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu' ya gidecek otobüsler için önerimiz tüm

    tekerlerinde Kış Lastiği logosu (3 P M S F Üç Tepeli Dağ içinde Kar Tanesi) olan lastikler  

    takmalarıdır, 

7) TIR römorklarında Kış Lastiği 1 Nisan 2017 UDHB tebliğine göre zorunlu değil. Önerimiz en

     az 1 - 2 dingilde M + S logosu olan lastiklerin kullanılmasıdır.

     (24. 10. 2018 – Çarşamba / 20: 41)



Kış Lastiği Web Sitesi – Kış Lastiği Hakkında Her şey

 

UDHB tarafından 27 Kasım 2012’ de yayınlanan “Kış lastiği Genelgesi” 10 Aralık 2012 ve 10 Kasım 2014 tarihlerinde iki önemli değişiklikten geçerek bugüne kadar geldi.


www.kislastigi.com



KADINLAR ARAÇ KULLANMASA ŞU TRAFİK NE RAHAT OLUR..MU? (VEYA TRAFİKTE KADIN SÜRÜCÜLER)



Funda DAĞDELEN * KTYG Derneği Üyesi * Toplumsal Cinsiyet Uzmanı.


             Sabah işe gitmek için erkenden kalktınız. Hazırlanma telaşından sonra aceleyle evden çıkıp arabaya bindiniz. Aklınızda yapılacakları toparlamaya çalışırken bir de trafikle boğuşmaya başladınız. İşe vaktinde yetişmeye çalışırken önünüzdeki araba yavaşlığıyla size çıldırtıyor. O anda içinizden ya da dışınızdan “kesin kadındır bu arabanın şöförü” dediniz mi? Muhtemelen demişsinizdir. Benzer durumlarda trafikte bir araç yavaş gidiyor, sinyal vermeden dönüyor, kavşaklara yanlış giriyor, park edemiyor ya da kornaya bassanız da size yol vermek yerine umursamazca önünüzden gidiyorsa, sürücüyü görmeseniz bile cinsiyeti hakkında hızlıca bir tahmin yürütebiliyorsunuz. Bu durumu özellikle şehir trafiğinde hemen hemen hepimiz yaşıyoruzdur. Peki, aracın sürücüsünü görmediğimiz halde olumsuz olduğunu düşündüğümüz sürücü davranışlarını nasıl tek bir cinsiyete bu kadar çabuk ve kolay atfedebiliyoruz dersiniz? Bu sorunun cevabı aslında toplumsal cinsiyet rollerimizde gizli diyebiliriz. O zaman, nedir bu toplumsal cinsiyet?


Toplumsal cinsiyet kavramını, bireylerin biyolojik farklılıklarının dışında, tarihsel, kültürel ve coğrafi olarak farklıklıklar gösteren ve içinde bulunduğumuz toplum tarafından kadına ve erkeğe yüklenen roller ve sorumluluklar olarak tanımlayabiliriz. Bu roller, davranış kalıplarımızın belirlenmesinde etkin rol oynar. Erkeleri daha güçlü, agresif ve kontrollü, kadınları ise daha duygusal, temkinli ve uysal gibi genellemelerle tanımlamamız da kalıp yargılarımızın bir yansımasıdır. Toplumsal cinsiyet rollerimizle araç kullanmamız arasındaki ilişkiyi anlayabilmek için öncelikle ulaşım, motorlu araç ve trafiğin tarihine kısaca değinelim.


Ulaşım teknolojisinin gelişimi 1800’lü yıllarda Amerika’da ilk motorlu arabanın icadı ile başlamış, daha sonra elektrikli araba, tren yolları ve modern arabaların üretilmesi ile günümüze kadar devam edegelmiştir. 19.yy da arabanın üst sınıfa ait lüks ve pahalı bir tüketim objesi olduğunu görüyoruz. Benzinle çalışan arabalar, güçlü, hızlı ve gürültülü yapıları nedeniyle erkekler tarafından tercih edilirken, elektrikle çalışan arabalar daha yavaş ve sessiz oldukları için kadınlar tarafından tercih edilmiş ve daha çok kadınlar için üretilmiş ve pazarlanmıştır. Elektrikli arabaları kullanmak, üst sınıfa ait kadınların sosyalleşmesini sağlamıştır. Virginia Schafff arabanın icadının 20.yy başlarında Amerikan kültürünü nasıl şekillendirdiğini kadın, toplumsal cinsiyet ve sınıf bağlamında şöyle anlatır. Scharff’a göre araba nötr bir obje olmaktan çok, maskülen bir dünyanın ürünüdür ve sınıf ve toplumsal cinsiyetle yakından ilişkilidir. Bu nedenle araba toplum düzenini ve kültürü değiştirebilme gücüne sahiptir.

 

1920’li yılların sonlarına doğru seri üretimin başlamasıyla birlikte arabalar ucuzlayarak, üst sınıfa ait olmaktan çıkmış böylece orta sınıf, çalışan beyaz erkeğe hem sosyal hem ekonomik alanda üstünlük sağlamıştır. Araba kullanmak, erkeğe uzak mesafelere seyahat edebilme, daha geniş bir coğrafi alandaki mal ve hizmetlere ulaşabilme fırsatı sağlarken, kadınlara ise özel alandan kamusal alana geçme özgürlüğü ve yeni bir politik statü kazandırmıştır.  Ancak, ataerkil toplum yapısındaki geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri korunmuş ve araç kullanma faaliyeti ile ilişkilendirilmiştir..1932 yılında Amerikalı filozof Walter Pitkin araç sürüş becerilerini kadın ve erkeklerin fiziksel yapıları ve yetenekleri ile açıklamaya çalışmıştır. Pitkin, doğal yapıları ve motor becerileri nedeniyle erkeklerin araç kullanmaya daha uygun ve yatkın olduklarını, kadınlarınsa dikkatsiz olmalarından dolayı daha zayıf sürücüler olduğunu ve bu nedenle araç kullanırken erkeklerden daha fazla kazaya sebebiyet verdiklerini öne sürmüştür.  1950’lerde ise Amerika’da büyük şehirlerdeki kadın sürücü sayısının artışına rağmen araç kullanmak maskülen bir faaliyet olarak görülmeye devam etmiş, kadınların araç kullanmaları ev işlerinin yerine getirilmesi ile bağdaştırılarak, kadın sürücüler yetersiz ve güvenilmez sürücüler olarak tanımlanmıştır.  [1]) Scharff, V., 1991, “Gender, Electricity, and Auto mobility,” in Martin Wachs and Margaret Crawford, eds., the Car and the City: The Automobile, the Built Environment, and Daily Urban Life, Ann Arbor: University of Michigan Press [1]) Seiler, C., 2008, Republic of Drivers: A Cultural History of Auto mobility in America, Chicago, IL, University of Chicago Press,







Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Gökhan Demir
İsmail Dursun Kuzucu
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  17 Kasım 2018 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net