16 Eylül 2019 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Öğrenciler Türk Bayrakları Eşliğinde Sınıfa Girdi
Öğrenciler Türk Bayrakları Eşliğinde Sınıfa Girdi
Dayanışma Duygularımız Yeniden Pekişecektir
Dayanışma Duygularımız Yeniden Pekişecektir
Yorgun Mermi Can Alıyordu
Yorgun Mermi Can Alıyordu
Dağdelen Teşkilatları Dolaşıyor
Dağdelen Teşkilatları Dolaşıyor
  YAZARLARIMIZ
KAPIDAKİ YÜZLER
12 Kasım 2018 Pazartesi Bu yazı 6229 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 




            

“Unutma, bir şiir bir mısra için okunur.” (D. Cündioğlu)


Kapıdaki Yüzler, Yıldırım Türk’ün ikinci kitabı. İkinci kitabı daha iyi bir kelime örgüsüyle anlatılmış, gittikçe olgunlaşıyor izlenimi edindim. Sade ve anlaşılır bir dille yazılmış, aslında iç geçirmedim de değil biraz imge yoğunluğunda yazsa diye, ama başka okurları da dikkate alınca en iyisi kararı yazarına bırakmak dedim.


Öykülerinde en dikkat çeken yönlerden bir tanesi soyutlamaların olmasıdır. Kişileştirmeler, kişiler üzerinden anlatım yerine az kişiler çok soyutlama denebilir. Kitaba da adını veren öykü tam bir ruhsal bulantı hâlinin anlatımı. Her insanın yaşaması muhtemel hâlin röntgenini iyi çekmiş denebilir. Yıllar önce okuduğum Peyami Safa’nın Bir Tereddüdün Romanı’nı hatırlattı okurken. Yaşanmış bir sanrı hâlinin yazıyla ifade edilmesi. Aslında bir şeyi ne kadar soyutlarsan o kadar rahat söz söyler, anlatım kolaylığı sağlar.


Hikâyeleri yaşadığı şehirde anlatılanlardan ve gözlemlerinden hareketle yazan birisi, hem kamuda çalışıp hem okuyarak yazmak bir ayrıcalıktır. Kendisi de zaten yazmaktan çok okumak gerektiğini söyler hep. Bu kitabında “Geçtim Dünya Üzerinden” ve “Kapıdaki Yüzler” iyi bir başlangıç olacağını bundan sonraki zamanlarda daha iyi hikâyelerin geleceğini haber veriyor.


Olayları kurgulaması ve anlatımı güzel. Okunduğunda herkes tarafından anlaşılması ve üzerinde konuşabilmesi bir yazarın en çok istediği şeydir diye düşünüyorum. İsmet Özel, bir söyleşisinde şöyle demişti: “Ben Ömer Seyfettin gibi olmak isterim, hem kendi çağında hem de kendisinden sonraki kuşak okuduğunda aynı şeyleri anlamasını…” Yıldırım Türk de o tarife giriyor. Benim tarzım imge ve dolaylı anlatım olduğu hâlde kitabını bir çırpıda okudum. Kapıdaki Yüzler gibi sanrı hâlini bile anlatırken dolanıksız ve sade, arı duru bir anlatım tekniğini seçmiş. Kitabın öyküsünü anlattığı “Geçtim Dünya Üzerinden” hikâyesinde de aynı yöntemi, sadeliği seçmiş.


Yazar içinde yetiştiği çağdan hatta şehirden izler taşır. İçinde yaşadığı toplumun çelişkilerini, sorunlarını, kendince analiz edip çözümlemeler sunar. Yazarın hikâyelerinde bunlar var ama bundan sonraki hikâyelerinde bunlara daha yoğun bir şekilde yer vereceğini umuyorum. Bir yazar demişti geçmişte “Tarihi, tarihçilere değil romancılara yazdırmak gerekir.” diye. Çünkü roman, hikâye de böyle olayları anlatırken tarihçilerin yapamadığını kahramanlar üzerinden yapılabilir diye düşünüyorum.


Yazar bu kitaptaki hikâyelerinde Anadolu irfanını (hayatın acımasızlığı ve değişen insanların bir türlü karşı koyma aparatlarını geliştiremediğimiz vahşi kapitalizme eleştiriler) konuşturuyor. Makam ve mevkilerin insanlara olumsuz tesirini, ikiyüzlülükleri, daralan zamanlarda üretilen rastgele çözümleri, iç burkulmaları, iç geçirmeleri iyi anlatmış. Hep ısrarla koruduğu bir mevzisi var Anadoluluk, zamana karşı yitirilen veya geliştirilemeyen direnme araçları.


Yazmaya devam edecek biliyorum toplumsal sorunlara ilişkin daha keskin bakışlar ve eleştiriler getirir mi onu bilemem. Zira kimseyi kırmak istemeyen bir bakışa (naif) sahip. Yine de biz beklentimizi iletelim gerisi kendisine kalmış. Bir sonraki kitabını bekliyoruz sabırsızlıkla.






Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Halil Eşmebaşı
bahattin akyön
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Eylül 2019 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net