22 Mayıs 2019 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Otomobil Ve İki Motosiklet Çarpıştı  2 Ağır Yaralı
Otomobil Ve İki Motosiklet Çarpıştı 2 Ağır Yaralı
Öztürk’ten Üniversitemizi Yıpratmayalım Çıkışı
Öztürk’ten Üniversitemizi Yıpratmayalım Çıkışı
Son Başvuru 28 Mayıs
Son Başvuru 28 Mayıs
Vatandaşın Sorunu Hepimizin Sorunudur
Vatandaşın Sorunu Hepimizin Sorunudur
  YAZARLARIMIZ
BİR TARİH KAPANDI!
31 Aralık 2018 Pazartesi Bu yazı 3827 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

          Bu sütunlarda yazı yazmaya yaklaşık üç buçuk yıl önce, ‘’Atmış Yıllık Dost’’ başlığıyla başlamıştım. Başladığımdan itibaren ortalama her hafta okuyucumuza bir şey sunmaya çalıştım.

          16 Nisan referandumu ile 24 Haziran seçimi öncesindeki yazılarımın sonuçlarına yönelik olarak, altı aydan beri köşe yazısı değil, haftalık bilgilendirme sayfası hazırlamaya yönelmiştim.  

          Hattâ hazırladığım yazımın birisini de ‘’HANGÂH’’ isimli edebiyat dergisine göndermiştim. Çeşitli sebeplerden dolayı dergi ve o yazım yayımlanmayınca, bu konu ile ilgisi itibariyle geçen hafta (25 Aralık 2018 /Salı) günü, bu köşemden sizlere sundum.

          Hazırlamakta olduğum bir hayat hikâyesinden dolayı, cuma akşamı oldukça geç yatmış ve sabah namazına da kalkamamışım! Bu arada gördüğüm bir rüya, daha doğrusu kâbusun etkisi ile uyandığımda çoktan sabah olmuş.

          Ben daha kâbusun etkisinden çıkamadan telefonumun mesaj gongu çaldı. Gelen mesaja bakmak üzere telefonu aldım. İsim listesinde Atalay ÖZÇEKİRGE yazıyor! 

          Evet, telefonumdaki mesaj, yarım asrı geçen ve taa 1955 yılından günümüze kadar gelen, hayatımda bir ikincisini tanımadığım ‘’VEFA ABİDESİ’’ insanı kaybettiğimi bildiriyor!

          (Babam Doğan ÖZÇEKİRGE yi sabah 06. 15 de kaybettik. Pazar Camii öğle namazını müteakip Turgutlu Yeni Mezarlıkta defnedilecektir. ‘’15.12.18-C.ert.’’) Atalay ÖZÇEKİRGE! ! !

          Mesaj bu kadardı! Bu kadarcık bir mesaj, benim aklımın erdiği dönemden günümüze kadar geçen ömrümün içinde, müstesna bir yeri olan hatıranın defterini de kapatıyordu! Ve herhalde benim kâbusla geçen dakikalarımda da galiba Doğan Bey Amca ruhunu teslim ediyordu!  

          Daha birkaç ay önce gazetenin Genel Yayın Müdürü ile bir sohbetimizde, günümüz gençliği ve insanlarına örnek olması amacıyla, Manisa - Turgutlu’ ya giderek ‘’VEFA ABİDESİ’’ bu insanla bir röportaj - çekim gerçekleştirmeyi konuşmuştuk.

          Bununla ilgili bir ön çalışma hazırlayıp, toplumun anlayacağı ve faydalanabileceği şekilde bunun gerçekleştirilmesini hazırladıktan sonra da Doğan Bey Amca’ yı arayıp randevu alacak, Kırıkkale’ den çıkıp Turgutlu’ ya gidecektik. Demek ki kısmet olmayacakmış!

          Bu düşüncemiz gerçekleşmiş olsaydı, bir insanın ömründe bir defa gördüğü, önce Allah’ a ve sonrasında bir insanoğluna yaptığı emanetin karşılığı vefasını, nasıl oluyor da bir ömür boyu sürdürebiliyor. Üstelik o vefaya vesile olan ablasından, oradan ayrıldıktan sonra ne bir haber ve nede bir irtibatın olmayış vefasızlığının analizini yapacaktık.

          Doğan Bey Amca rahmetli; (22. 07. 1934) doğumlu olup, ilköğrenimini Turgutlu’ da yapmış. Orta ve lise öğrenimini Manisa’ da tamamlamış. Çünkü cumhuriyetin o yıllarında öyle şimdiki gibi her mahallede bir lise, her vilayette bir üniversite yok! Liseden sora üniversite öğrenimi için Ankara Hukuk Fakültesine girmiş.

          Yine o yıllarda şimdiki gibi öyle ÖSS – ÖYS falan da yoktu. Bin bir güçlükle devam edebilen ve başarıyla liseyi bitiren, elini - kolunu sallayıp gider istediği fakülteye kayıt olur okurdu. Çünkü ortaokulda da lisede de bitirmelerde, hem yazılı ve hem de sözlü olarak iki imtihandan geçilerek mezun olunurdu.

          Şahsen ben de Hacıbektaş’ ta ortaokul mezuniyet imtihanlarımızda önce yazılı ve sonra da sözlü imtihanlarından geçerek mezun olmuş, 1962 – 63 dönemi Kayseri Lisesine gitmiştim.   

          Evet, Doğan Bey’ de Ankara Hukuk Fakültesine devam ediyor. Ancak o yılların Türkiye’ sindeki şartlar ve ailevi sebeplerden dolayı, fakülte son sınıfta okulu terk etmek zorunda kalarak memleketi Turgutlu’ ya dönüyor.

          Turgutlu’ ya döndükten sonra 1962 yılında İş Bankası Turgutlu Şubesinde banka memuru olarak göreve başlıyor. Devam eden süreçte; Tire / İzmir – Giresun – Konya / Sarayönü ve son olarak Rize / Fındıklı’ da görev yaptıktan sonra, 1983 yılında tekrar memleketi Turgutlu’ da ilk göreve başladığı şubede Banka Müdürü olarak hizmetini tamamlayıp emekli olmuştur.

          Doğan Bey 1963 yılında Türkan Hanımla evlenmiş, bir erkek ile birde kız çocuk sahibi ve bunlardan da dört torun sahibi olarak, (15. 12. 2018 – Cumartesi / 06. 15) de, bu fani dünyadan göçüp gitmiştir.

          Bizim 1955 yılında tanışmamıza vesile olan ablası Mesude ŞENGÜN Ebe Hanımdan da kısaca bahsetmeden geçemeyeceğim. O da 1930 Turgutlu doğum, evli ve bir çocuk sahibi. O zamanın İzmir Ebe – Hemşire Okulundan mezun olduktan sonra, ilk tayin yeri ve yeni kaza (ilçe) olan Kozaklı’ ya Gezici Köy Ebesi olarak tayin oluyor. Delikanlı kardeşi Doğan Bey de ablasını, çalışacağı ilçeye alıp geliyor.

          İşte bizim babadan oğula ve dededen toruna devam edegelen dostluğumuz, o tarihten itibaren başlayıp günümüze değin devam ediyor. Babadan oğula derken, babam rahmetli Recep KIRLANGIÇ’ tan bana ve dededen toruna derken de yine, rahmetli Doğan Bey’ den torunu olan Tuğberk ÖZÇEKİRGE’ yi belirtmek istiyorum.

          Yarım asrı geçen bu vefa ve dostluğun özünde, karşılıklı olarak hiçbir şey beklemeksizin, fisebilillah ALLAH rızasına yönelik yapılan bir yardım, bir iyilik, insanlık yatmaktadır. Ve ne yazık ki günümüzde ise, böyle bir vefayı dostluğu insanlığı maalesef görememenin eksikliğini, üzüntüsünü yaşadığımızı belirtmek istiyorum.

          Evet, yine bu arada zamanlama itibariyle, yılbaşına geldiğimiz şu günlerde, bu senenin yılbaşısı için, 1955’ ten beri ilk defa bir yeni yıl kutlamasından mahrum kalıyorum! Çünkü o vefa abidesi, müstesna insan Doğan Bey Amca yok artık! Çünkü bugün vefatının ikinci haftası!

          Ama onun terbiye ve eğitiminde yetişmiş olan oğlu Atalay Bey ve torun Tuğberk, benim hayatımda bir boşluk bırakacak olan bu sürekliliği, vefat haberini müteakip yaptığım müteaddit telefon görüşmelerimizde, babalarının dedesinin bıraktığı yerden devam ettireceklerini, zira bunun bir vasiyet olduğunu ifade etmeleri, beni ziyadesiyle mütehassıs etmiştir. 

          Bu vasiyete uyacak olanların uygulayacağı dostluk ve vefanın, benim tarafım içinde muteber ve değeri olduğu gerekçesiyle, babadan oğula deden toruna devam etmiş olan bu dostluk vesilesiyle, öncelikle ÖZÇEKİRGE ailesinin, devamında tüm okuyucularımızın YENİ YILINI KUTLAR, geleceğin geçmişi aratmaması dilek ve temennilerimle, hayırlı huzurlu ve mutlu yarınlar dilerim efendim.    


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Atalay ozcekirge  -  08-01-2019 - 13:05
Allah razı olsun.nurlar içinde yatsın.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
Şuayip Bütün
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Mayıs 2019 Çarşamba
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net