23 Şubat 2019 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Zafer için çalışıyoruz
Zafer için çalışıyoruz
Hırsızlık Operasyonu
Hırsızlık Operasyonu
Arkadaşlarını Tiyatroyla Buluşturuyor
Arkadaşlarını Tiyatroyla Buluşturuyor
Okul Sporları Atıcılık Müsabakaları Sona Erdi
Okul Sporları Atıcılık Müsabakaları Sona Erdi
  YAZARLARIMIZ
UNUTULMUŞ TÜRK İLİ
29 Ocak 2019 Salı Bu yazı 4532 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Türkistan,  “Türklerin Orta Asya’da yaşadığı bölge” olarak bilinir. Hazar Denizi’nden bugünkü Moğolistan’a uzanan bölgedir. Güneyi Afganistan’a kadar uzar, kuzeyi bugünkü Kazakistan’ı kapsar. Türkistan 18. yüzyıla kadar sürekli bir Türk hakimiyeti altında yaşamıştır. Batısı 1700’lü yılların başından itibaren Rusya tarafından işgal edilmiştir. Bugün “Batı Türkistan”da dört bağımsız Türk devleti bulunmaktadır: Kazakistan, Türkmenistan, Özbekistan ve Kırgızistan.

Türkistan’ın doğusu ise 1750’li yıllardan itibaren Çin saldırılarına uğramıştır. “Sincan” olarak isimlendirilen Doğu Türkistan 1.6 milyon kilometrekarelik çok büyük bir bölgedir. Türkiye’nin ise 2 katıdır.

Kısa Tarihi:                                                                                                                      

MÖ 300-MS 550: Hunlar, 

550-750: Göktürkler
750-850: Göktürkler-Uygurlar, 

850-900: Uygurlar, 
900-1200: Uygurlar-Karahanlılar, 
1200-1230: Karahitaylar, 

1230-1515: Çağatay Hanlığı, 
1514-1680: Yarkent Hanlığı, 
1680-1750: Türk-Çağatay beylikleri arasında bölünme, 
1750-1933: Çin saldırıları, Çin işgali ve Türk direnişi, 
1933-1934: Bağımsız Doğu Türkistan İslam Devleti, 
1934-1944: Çin hakimiyeti, 
1944-1949: Bağımsız Doğu Türkistan Cumhuriyeti, 

1949: Doğu Türkistan Devleti’nin Mao önderliğindeki Çin Devrimi’ni desteklemesi ve Çin Halk Cumhuriyeti’ne katılması, 
1949-2009: Çin hakimiyeti

Türk Yurdu: Doğu Türkistan

Bugün Doğu Türkistan denilince, Türk tarihini hakkında  bir nebze bilgi sahibi olan bir kimsenin aklına ilk olarak Çin'in esareti altında yaşayan milyonlarca Türk ve kadim Türk şehri Kaşgar gelir! Balasagunlu bir Türk yazar olan Yusuf Has Hacip ile Kaşgarlı Mahmud'un doğdukları yer.

Uygur Türkleri, yüzlerce yıl hakim oldukları Doğu Türkistan’da Kaşgar, Yarkent, Balasagun, Hotan gibi döneminin ticaret ve bilim merkezleri sayılan çok önemli şehirler kurmuştur.

1949’dan sonra Doğu Türkistan sistemli bir Çinleştirmeye tabi tutulmuştur. 1949’da Türk oranı %95, Han Çinlisi oranı yalnızca %5’ti. Bugün ise 20 milyon nüfusun 8,5 milyonu Uygur Türkü, 7,5 milyonu Han Çinlisidir. Bütün baskılara karşın Doğu Türkistan’daki Uygur Türkleri milli kimliklerini korumayı başarmış ve Çinlileşmemiştir. Nüfus yapısındaki bu büyük değişim bölgeye yapılan büyük Han Çinlisi göçleri nedeniyledir.

Sincan değil Doğu Türkistan!

Her şeyden önce olayların yaşandığı bölgenin binlerce yıllık tarihsel adı “Doğu Türkistan”. “Sincan” ise Çin’in o bölgeyi işgal ettiği 1880’li yıllarda verilmiş bir isim. Anlamı da “Yeni fethedilmiş toprak”. Dolayısıyla o bölgeye “Sincan” demek, Çin’in işgalini kabullenmek anlamına geliyor.

Al Bayrakta Gök Bayrağa

Türkiye Türkleri olarak anayurttaki kardeşlerimizin acısını biliyor ve paylaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti olarak da kardeşlerimize yapılan bu zulmü engellemek için uluslar arası arenada aktif mücadele etmesini bekliyoruz.

Abdürreşit Celil Karluk Kimdir?

5 Nisan 1972 tarihinde Türkistan’ın Kaşgar şehrinde doğdu. İlk ve Orta öğrenimini Kaşgar-Beşkirem’de (1984-1990) tamamladı. Çin’in Merkezi Milliyetler Üniversitesi (Minzu University of China, Pekin) Türkoloji Bölümünden 1995 yılında mezun oldu.

T.C. Hacettepe Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalında Merhum Türk Sosyologu Prof. Dr. Mehmet Cihat Özönder’in danışmanlığında “Türkiye’ye Göç Eden Uygurların Sosyo-Kültürel Yapısı” konulu tez çalışması ile Yüksek lisans (1999), “Sarı Uygurların Sosyo-Kültürel Yapısı” konulu tez çalışması ile Sosyoloji Doktora derecesini aldı (2003). 

1995-1997 yıllarında Çin Milliyetler İşleri Bakanlığında Uzman olarak çalıştı. 2003-2014 yılları arasında Merkezi Milliyetler Üniversitesi (Pekin) Etnoloji ve Sosyoloji Fakültesi Sosyoloji Bölümünde Yardımcı Doçent (2004-2006), Doçent (2006-2011) ve Profesör (2011-2014) kadrolarında öğretim üyesi olarak çalıştı.

Ekim 2008-Kasım 2009 Tarihinde Avusturalya University of South Queensland(USQ)’da misafir öğretim üyesi, Haziran-Eylül 2010 tarihinde Indiana Üniversitesi Merkezi Avrasya Araştırmaları bölümünde kısa dönem öğretim üyesi; Ocak 2011- Eylül 2015 tarihleri arasında Niğde Üniversitesi Sosyoloji Bölümünde Yabancı Uyruklu Sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalıştı.

Eylül 2015 tarihinden itibaren Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Sosyoloji Bölümünün Profesör kadrosuna atandı. 

Araştırmalarını Sosyal-Kültürel Değişme, Kültür Sosyolojisi, Azınlıklar Sosyolojisi, Türkistan ve Çin sosyolojisi, Çok kültürlülük alanlarında devam etmektedir.

Çince, İngilizce, Uygur Türkçesi ve Türkiye Türkçesi ile yayımlanmış 48 makale, 4 kitabı bulunmaktadır. Çeşitli ülkelerde 24 bilimsel sempozyum ve kongrelere tebliğiyle katılmıştır.

Çin, Türkiye, Avusturalya, ABD ve İtalya’da Çin’deki milliyetler, azınlıkların sosyal sorunlar ile Uygur toplumu ve kültürü üzerine 20’nin üzerinde konferans ve seminerler vermiştir.

Çince (mükemmel), İngilizce (çok iyi) gibi yabancı dillerin yanında Uygur-Özbek Türkçeleri başta olmak üzere Doğu Türk şivelerine vakıftır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

 

KARLUK :

Doğu Türkistan’ın Türklerin atalarının, köklerinin geldiği yer olduğunu dile getirerek, “Doğu Türkistan, Türklüğün ve İslam’ın Doğu’daki kalesidir. Doğu Türkistan’ın düşmesi Batı Türkistan’ın düşmesi demektir. Doğu Türkistan Çin zulmüne veya işgaline 100 yıldır dayanıyorsa, Batı Türkistan Doğu Türkistan’ın dayandığı derece dayanamayacak kadar zayıf. Doğu Türkistan’ın düşmesi, Kafkasya ve Anadolu’nun düşmesi demektir” diye konuştu.

Büyük milletlerin ülküsü olur. Ülküsüz milletler medeniyet inşa edemezler ve dünyada öncü olamazlar. Kızılelma’mızı kaybettik çöküşümüz başladı. Çin’in de “Ne kadar Türklerin yurduna genişlersek, ne kadar Türkleri asimile edersek, bizimde ömrümüz o kadar uzun olur” diye ülküsü var.”

 Çin, her zaman Türkiye’de etnik bölücülere açıktan destek verdi.

 “Çin, Doğu Türkistan’da kültürel ve fiziki kıyıma son sürat devam ediyor. Çin, sakallı veya örtülü Uygur Türk’ünü ihbar edene 300 dolar, saldırı hazırlığında olanları ihbar edene 750 bin dolar gibi ödül koydu. Kaşgar’da mevcut camilerin yüzde 70’ini yıktı. Kardeş Aile uygulaması adı altında her Doğu Türkistanlının evine bir Çinli erkek yerleştirerek namus ve iffetleri tarumar ediliyor. Gözaltı süreleri resmiyette 15 gün, pratikte daha uzun hatta yıllarca. Tutuklular İslam’ı reddetmeye, kendilerini ve sevdiklerini durmaksızın eleştirmeye ve partiyi yüksek sesle övmeye zorlanıyorlar. Helal olmayan yemeklere, içki içmeye zorlanıyorlar” ifadelerini kullandı.

25. YIL

Program’da Türk Ocağının 25 yıllık üyelerine plaket vererek çeyrek asırlık Türklük devlerinin unutulmadığı bir kez daha gösterildi.

Bu güzel programa katılımından dolayı Sayın Prof. Dr. Abdülreşit Celil Karluk hocamıza teşekkür ediyoruz. Kırıkkale Türk Ocağı ve  Kırıkkale Medya ve Gazeteciler Cemiyeti Derneği her zamanki gibi farkındalığını gösterdi ve her Türk’ün sahip çıkması gereken bir davasına daha sahip çıktı.

 

Tanrı Türk’ü Korusun ve Yüceltsin.


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şuayip Bütün
Nursan Gül Annaç
Kırlangıçoğlu Oktay
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  23 Şubat 2019 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net