16 Eylül 2019 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Trafik Kazası  4 Yaralı
Trafik Kazası 4 Yaralı
Kırıkkale'de Deprem
Kırıkkale'de Deprem
Tarihi Bina Müze Olmalıdır
Tarihi Bina Müze Olmalıdır
İlk Yardım Hayat Kurtarır
İlk Yardım Hayat Kurtarır
  YAZARLARIMIZ
EZAN-I ŞERİF
12 Mart 2019 Salı Bu yazı 9371 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Mekke’den Medine’ye hicret eden Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ilk konaklama yeri olan Kuba’da, Kuba Mescidini ve arkasından Medine’de Mescidi Nebi’yi Sahabeleri ile birlikte inşa etti. Müslümanların artık toplanacağı, namazlarını kılacakları, Peygamber Efendimize (s.a.v.) gelen vahiylerden haberdar olacakları ve ona doya doya bakacakları bir mekânları oldu.

Ancak namaz vakitlerini bildirmek, Müslümanları namaza çağırmak, davet etmek için bir arayış ortaya çıktı. Sahabeden kimileri çan çalmayı önerdi kimi boru öttürmeyi. Ancak bunlar, daha öncekilerin âdetiydi ve artık İslam gelmiş, “Allah indinde din İslam’dır” emri ile öncekilerin hükmü tamamlanmıştı. Onların adetleri taklit edilemez, onlar gibi davranılamazdı.

Hicretin birinci senesinde Medine’de bu konuda arayış varken, Ashab-ı Kiram’dan Abdullah bin Zeyd ve Hazret-i Ömer’in rüyalarında Ezan okunmasını görüp Pey­gamber Efendimize (s.a.v.) bildirmesiyle, daha sonra da Ayet-i Kerime’yle sabit olan Ezanı Şerif’le vaktin girdiği ilan edilmeye başlandı. Peygambe­r Efendimiz (s.a.v.) “İnşallah hak, gerçek bir rü­yadır. O kelimeleri Bilal’e öğretin okusun…” buyurdu.

İlk Ezan’ı, sesinin güzelliği ile meşhur, Sahabe Efendilerimizden Bilal-i Habeşi okudu.

Bu şekilde ilk ezan Hz. Bilal (r.a.) tarafından Peygamber Efendimiz (s.a.v) huzurunda Medine’de, Mescidi Nebi’de okundu.

O halde Peygamber Efendimizin (s.a.v) “Hak ”buyurduğu Ezan nedir?

Ezan bir çağrıdır, o çağrı ki, Allah’ın Büyüklüğü, en büyüklüğünü haykırır. Allah-ü Ekber, Türkçe olarak söylersek, “Allah en büyüktür” demektir ve her Müslüman, yaratılmış her şey, günde beş vakit bu haykırışı duyar.

Ezan bir ilandır. Öyle bir ilan ki, “Ey yeryüzündeki yaratılmış olanlar, boşa kibirlenmeyin, gururlanmayın, hepiniz aciz ve zayıfsınız! Allah (c.c.) ise en büyüktür!” der. İnsana, gerçek mülk sahibinin kim olduğunu hatırlatır.

Ezan bir mesajdır. Onu duyan, işiten Rabbinin davetine koşar. Ona, “Ey büyük Allah’ım, ben geldim, sen en büyüksün, ben ise aciz bir kulunum…” der, sonra ellerini bağlayıp huzurunda kıyama durur. Eğilir ve secde eder.

Ezan bir hatırlatmadır. Günün yorgunluğu, telaşı ve unutkanlığı içinde Allah’ın kullarına kendini hatırlattığı bir ilahi ikramdır. Dünya telaşına kapılıp, asıl var oluş gayesini unutmayı engeller.

Ezan, İslam’ın şiarıdır. Okunduğu yerde Hakk’ın geldiğini, batılın zail olduğunu, o diyarın İslam diyarı olduğunu cümle âleme ilan eder.

Ezan, Allah’ın varlığının, birliğinin cihana ilanıdır.

Ezan, Muhammed Mustafa (s.a.v)’ın Allah’ın Resulü olduğunun ilanıdır.

Ezan, namazın edasının yerine gelmesi için açık davettir.

Ezan, kurtuluşa(felaha) giden yola davettir.

Ezan, Allah’ın büyüklüğü, yüceliğinin gönüllerde yer almasıdır.

Ezan, “Allah’tan başka ilah olmadığının yerlerin ve göklerin, bütün mükevvenatın sahibinin Allah olduğunun hem Kelime-i Şahadet ve hem de Kelime-i Tevhit’le ilanıdır.

Ezan, Müslümanları birliğe, beraberliğe, tevhide ve kurtuluşa davettir.

Ezan der ki: “Allah en büyüktür. Allah’ın varlığına ve birliğine, Hz. Muhammed’in onun resulü olduğu şahitlik ederim. Haydi, ibadete, haydi kurtuluşa. Allah’tan başka tapınılacak yoktur.”

Ezan, arzdan semaya çıkan tek ses, tek nidadır.

Ey Ezan’ı yuhalayan, ıslıklayan, susturmaya çalışan güruh! Bu mesajın neresinden rahatsız oldunuz?

Ey akılsızlar topluluğu!

Siz kabul etseniz de etmeseniz de Allah en büyüktür. Hz. Muhammed (s.a.v.) onun kulu ve resulüdür. Namaz kurtuluştur. Allah’tan başka ilah yoktur.

Hadi kendinizi bilmediniz, kendinizi kaybetme şuursuzluğuna düşüp, edepsizliklerin en büyüğünü ettiniz, acaba ananızdan, babanızdan, ecdadınızdan da mı utanmadınız? Ezan okunurken konuşmayan, saygı huşu edeb içinde dinlerdi atalarımız.

Bu ezanlar yurdumun üstünde ebedi inlesin diye toprağa düşen binlerce şehitten de mi utanmadınız? Bu ezanlar susmasın, bu gökler Allah’ın çağrısı ile çınlasın diye son nefesini, canını, malını, ömrünü verenlerden de mi utanmadınız?

Siz ne istiyorsanız yapın! Türkiye özgür bir ülkedir. Hukuk devletidir. Bu ülkede insanların sapık, sapkın, marjinal olma hakkı, inançsız olma hakkı bile Anayasa’nın güvencesi altındadır. Bireysel olarak ne istiyorsanız, yaratılmışların hangi sınıfında bulunmak istiyorsanız bulunun. Kim size karışıyor?

Ama inanan, samimi olarak Ezan’ın çağrısını bekleyen binlerce, milyonlarca insanı incitmekten de mi utanmadınız?

Bilmez misiniz ki ezana kastedenler bugüne kadar yalnızca İslam’ın düşmanları oldu. Bu ülkeyi işgal etmek, bu ülke insanını esir etmek isteyenler oldu. Ezanı susturmak isteyenler, yalnızca bu ülkenin ve tüm İslam ümmetinin canına, malına, namusuna, hürriyetine kast etmek isteyenler oldu. Nasıl oldu da onlarla aynı safa geldiniz, onlarla aynı yerde buluştunuz?

Varın elinizden geleni ardınıza koymayın. Islık değil davul çalın. Hatta ne rezillik biliyorsanız, Ezan’ı duyunca onu yapın.

Bilin ki Ezan’ın size de sizin yalan saygınıza da ihtiyacı yok. Yüce Rabbim öyle bir ayarlama yapmış ki yeryüzünde ezan bir dakika olsun susmaz. Dünya kendi etrafında döndükçe bir yerde biten ezan başka yerde başlar. Elhamdülillah, dünya üzerinde ezan bir saniye olsun susmaz, Kürre-i Arz, ezansız kalmaz.

Siz varın, bu şuursuzluğunuzla yaşayın. İnanan milyonlarca Müslüman, Ezan-ı Muhammedi’ye gereken saygıyı gösterecek, hürmette kusur etmeyecek. Milyonların kalbi, onu duyduğunda huzurla dolacak, milyonlar onun çağrısına uyarak camilere akın edecek.

Bilin ki son Müslüman’a kadar, Sur’a üflenene kadar Ezan duyulacak, Müslümanlar da onu saygı göstermeye devam edecek. Siz kıymetini bilseniz de bilmeseniz de arşa yükselen o ezanların altında, özgür ve huzur içinde siz dâhil, hepimiz yaşamaya devam edeceğiz.

Rabbim, kulaklarımızı Ezan’sız bırakmasın.

Azmışları, şuurunu kaybetmişleri ıslah etsin. Dilerim ki sizlere de bir gün Ezan’ın kıymetini bilmeyi nasip etsin.

Bakın Kuran-ı Kerim’de ne diyor?

Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır. (Maide Süresi, 58)”

“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve ‘Kuşkusuz ben Müslümanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü kimdir? (Fussilet Süresi, 41)”

Rabbim, sen içimizdeki akılsızlara kızıp da bizleri Ezan’sız bırakma…

 

(Not/Öneri; Diyanet İşleri Başkanlığının ve STK’ların yerinde olsam “Halk arasında Güzel Ezan Okuma Yarışmasını” her ilde ve hatta Mahalle Camilerinde düzenlemek için harekete geçerim.)


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Halil Eşmebaşı
bahattin akyön
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Eylül 2019 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net