15 Eylül 2019 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Trafik Kazası  4 Yaralı
Trafik Kazası 4 Yaralı
Kırıkkale'de Deprem
Kırıkkale'de Deprem
Tarihi Bina Müze Olmalıdır
Tarihi Bina Müze Olmalıdır
İlk Yardım Hayat Kurtarır
İlk Yardım Hayat Kurtarır
  YAZARLARIMIZ
RAPOR BAHANELİ SUÇ
15 Mart 2019 Cuma Bu yazı 10599 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Ülkemizde son zamanlarda bir hayli gariplikler, tuhaf bir psikoloji hâli yaşanıyor.

 

  Misal, adamın tepesi atıp, bir şeylere canı mı sıkıldı. Kapıyor kasaturayı, yada pompalı tüfeğini, doğru okulun binasına. Artık öğretmen mi denk gelir, müdür mü!? Karşısına ne çıkarsa. Saldırıveriyor.

 

  Sonra misal bir bayan. Eşinden zılgıt mı yemiş, yada komşusuna mı sinirlenmiş bilinmez, eline geçen maket bıçakla doğru sağlık ocağının yolunu tutuyor. Ebe hemşire, sağlıkçı, doktor... 

Kim denk gelirse sallayıveriyor bıçağı. Allah ne verdiyse. Önüne geleni kesip çiziyor. Olmadı, yerden parke taşı alıp fırlatıyor üstlerine. Sinir stres kalmıyor.

 

   Misal eşinden ayrılmış bir memur. Sinirleri tavan yapmış. Nasıl atılacak bu sinir!? Giriyor herhangi bir kamu binasına. Yapılması mümkün olmayacak bir iş söylüyor. Yapmazlarsa al sana sebep. Zaten boş da gelmiyor. Cepte en kötü ihtimalle, küçük çakısı var. Ardından da tehdidin biri bin para. Öldürmek, doğramak, hakaretler...

 

   Delikanlı çocuk okuldan mezun olmuş. İş-güç yok. Öyle bir gaylesi de yok. Çalışmıyor da zaten. Babasıyla kavgalı. Gideyim maça, bir iki bağırır, çağırır biraz da küfür. Stres atarım diye düşünüyor.

 

Oh ne âlâ memleket.

 

   Hastane, postane, elektrik, su abone merkezleri, kamuya ait, halka açık binalar, stadyumlar, şu anda tam bir stres atma merkezine dönüşmüş durumda.

 

   Geçenlerde, biliyorsunuz Kırıkkale Gündoğdu Mahallesi'nde bir ilköğretim okulunda, bir bayan, elinde hem maket bıçağı, hem de kasaturayla okula dalıp, bir öğretmeni yaraladı. Üstelik de bayanın çocuğu,o öğretmenin öğrencisi bile değildi. Saldırı sebebi de çok ilginç; "öğretmenin çocuklarını kaçırıp fidye isteyecek" bahanesiyle...

Akıl sır erecek gibi değil.

 

   Sonra Iğdır'da, bir köy okulunda, bir. vatandaş elinde pompalı tüfekle okula girip müdüre kurşun yağdırıyor. Müdür masanın altına zor atıyor kendini.

 

   Bir hastanede adam doktorun kafasına parke taşıyla vurup yaralıyor.

 

   Hatırlayanlar bilir. Bir kaç yıl evvel bir maçta küçük bir taraftar grubu, kaleciye veriyor veriştiriyor. Gün yüzüne çıkmamış, piyasada duyulmamış küfürler. Hemen önlerinde maç izleyen, oturan amca da kalecinin babası çıkıyor. Adamcağız bu duruma dayanamayıp kalp krizi geçiriyor ve hayatını kaybediyor.

 

PEKİ BU İNSANLARIN SUÇU NE!?

 

  Sağlıkçı olup, insanların hayatını kurtarmak mı!?

  Öğretmen olup, gelecek nesillerimize aydınlık olmak mı!?

   Memur olup, kamuya, halka hizmet vererek, onların sorunlarını gidermek mi!?

   Futbola gönül verip, hayatının bundan sonraki kısmını futbolcu olarak sürdürmek mi?!

 

YA ALDIKLARI CEZA?...

 

    İşte işin en ilginç tarafı da burası. Malesef bir iki soruşturma sonrası PSİKOLOJİK RAPORU olduğu için herhangi bir cezai işlem yapılamıyor. Hatta suçu işleyen kişi "BENİM RAPORUM VAR, BANA CEZA VEREMEZLER" diye naralar atıp, pişkin pişkin gülerek yaptıkları mübahmış gibi kasılıyor birde.

 

Peki ne yapalım!?

 

   Kadının canı sıkılınca, raporu var diye okulu basıp, öğretmeni yada öğrencileri yaralamaya, öldürmeye hakkı var mı!?

 

   Hastaneye gidip doktoru, hemşireyi, kamuya hizmet veren çalışan memurları tehdit etmeye hakkı var mı?

 

    BU MEVZUAT YASALAR ÇERÇEVESİNDE GÖZDEN GEÇİRİLMELİ.

 

   Tamam, her hastalığa saygımız var, amenna, ama bu durumu da kendinde haklılık payı varmış gibi göstermeye kimsenin hakkı yok. Okula silahlanıp, beline kasaturayı takan kişi, kusura bakmasın, çok da bilinçsiz sayılmaz. BU DURUM DA RAPOR DERECESİNE GÖRE SINIFLANDIRILIP, SALDIRGAN BOYUTTAKİ KİŞİ HASTANEYE KLİNİĞE YATIRILMALI. RAPOR DERECESİ DÜŞÜK OLANA DA, İŞLEDİĞİ SUÇA GÖRE CEZAİ İŞLEM UYGULANMALI.

 

Diğer bir husus ise okullardaki güvenlik...

 

Gözümüzden sakındığımız çocuklarımız ne kadar güvende?!

 

   Evvela okullarda bir çok farklı bölgelere güvenlik kameraları takılıp, hemen her okula güvenlikler yerleştirilmeli. Her canı sıkılıp, aklına esen kişi, elini kolunu sallayarak okullara girememeli.

 

     Bütün kurumlarda hastanelerde, okullarda, tapu, nüfus, milli eğitim, elektrik, su idaresi gibi topluma açık bütün kurumlarda, emniyet birimlerine hemen ihbar yollayacak ACİL DURUM BUTONU olmalı.

 

    Stadyumlarda küfreden, yabancı maddeler atanlar kameralarla tesbit edilip 1-2 sene müsabakalardan men edilmeli.

 

  Bu şekilde radikal yaptırım ve güvenlik tedbirleri alınmadığı müddetçe bu kararsızlık ve kanun tanımamazlık, ateş topu misali büyüyerek canımızı daha da fazla yakmaya devam edecektir.

 

Saygılarımla....


Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Öztürk
Şuayip Bütün
Fazlı GÜVENTÜRK
Hüseyin Güney
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  14 Eylül 2019 Cumartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net