18 Temmuz 2019 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
6 Ayda 2 Bin 948 Vatandaşa  İş
6 Ayda 2 Bin 948 Vatandaşa İş
Minareden düşen imam ağır yaralandı
Minareden düşen imam ağır yaralandı
Belediyeden Ulaşım Araçlarına Denetleme
Belediyeden Ulaşım Araçlarına Denetleme
Proje Bedelimiz  2 Milyar  830 Milyon
Proje Bedelimiz 2 Milyar 830 Milyon
  YAZARLARIMIZ
HAÇLI HRİSTİYAN TERÖRÜ
25 Mart 2019 Pazartesi Bu yazı 3006 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

   Tarihler 1995 yılının temmuz ayını gösterirken, Avrupa'nın orta yerinde, dünyanın gözleri önünde, vahşet dolu, en büyük utanç sahnelerinden biri yaşanıyordu.

     Yugoslavya'nın dağılmasından sonra Sırplar, yaptıkları soykırımı doğuya doğru götürmüş ve %75'i müslüman olan Bosna Herseklilerin yaşadığı Srebrenitza'yı ele geçirmişlerdi. Binlerce erkek, kadın, yaşlı çoluk çocuk demeden kurşuna dizmiş ve kadınlara alçakça tecavüz etmişlerdi.          Kadınları, yer altındaki büyük kanalizasyonlara hayvanlar gibi bağlayıp, sonra da hamile bırakmış ve onları da doğuma zorlamışlardı.

    Çocuklar kurşuna diziliyor, vahşice katlediliyorlardı.

    Küçük bir Bosnalı çocuğun, annesine, endişe dolu yürek burkan sorusu, vicdanları sızlatıyordu; 

   "ANNE, ÇOCUKLAR, KÜÇÜK MERMİLERLE Mİ ÖLDÜRÜLÜRLER?!".

     Bu çaresizliğin, hazin sonucu, çocuksu umutla bekleyişin ve acımasız vahşetin bir özetiydi adeta.

     Dünyanın gözleri önündeki bu trajediye, insan hakları örgütlerinin sessiz kalışı anlaşılır gibi değildi. Binlerce insan, kepçelerle toplu mezarlara gömülüyordu.

Bu İkinci Dünya Savaşından sonra bu zamana kadar, yaşanan en büyük soykırımdı.

 

    Sırp kasap Ratko Mladiç'in komutasındaki birlikleri ile Srebrenitza'ya girerken, televizyonlarda, kamera karşısındaki ifadeleri, bu soykırımı ne için yaptığını açıkça ayan beyan sergiliyordu.

    

    Ratko Mladiç: “Bugün 11 Temmuz 1995. Sırplar için kutsal bir günün yıl dönümünü kutlamadan önce, Sırp Srebrenitsa'dayız. Bu kenti Sırp milletine armağan ediyoruz. OSMANLI’ya karşı gerçekleştirdiğimiz ayaklanmanın anısına, TÜRK'lerden öç alma vakti gelmiştir.”

 

     Gördüğümüz gibi, içindeki kuyruk acısı, hâlâ Türkler'den geçmiş zamandan kalma intikam hırsı soykırımın asıl sebebiydi!!

 

      * * *

 

     Kendini medeniyetin beşiği gibi gösteren insan hak ve özgürlüklerinin güya savunucusu, aynı zamanda Ermeni sıykırımını kabul eden Fransa, bugün birçoğu açlıkla mücadele eden Afrika ülkelerini hâlâ sömürmeye devam ediyor. Fildişi Sahili, Senegal ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nin de aralarında bulunduğu 14 ayrı Afrika ülkelerinden, sömürüyle yıllık 500 milyar dolardan fazla gelir elde ettiği ifade ediliyor.

 

     Fransa, 1945'te İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nazi Almanya'sı tarafından işgal edilmişti. Ülkelerini, bu işgalden kurtarmak için çabalayan Fransa, sömürgesindeki Cezayirli gençleri savaşa gönderip, onların desteğiyle savaşı kazanmıştı. Cezayirlilere savaşa gitmeleri halinde de bağımsızlıklarını, özgürlüklerini vermeyi vaat etmişti.

  Savaş bittiğinde galip gelinmiş ve ülke işgalden kurtarılmıştı. Fransa'nın verdiği BAĞIMSIZLIK sözüne istinaden, kutlamalar yapmak için, halk sokaklara dökülmüş, şölenler yapıyorlardı. Bu esnada Cezayirlilerin tepelerine, Fransa ordusu tarafından, binlerce bombalar yağdırıldı. Evleri, şehirleri, kasabaları basılıp, insanlar evlerinden alınarak, ceset fırınlarında çatır çatır yakıldı. Binlerce müslüman kadın tecavüze uğradı. 

 

     VE 1,5milyon CEZAYİRLİ MÜSLÜMAN, KATLEDİLEREK SOYKIRIMA UĞRADI. 

    SEBEBİ İSE YİNE AYNI!

MÜSLÜMAN OLMALARI.

 

     Bugün Doğu Türkistan'da, sırf TÜRK ve MÜSLÜMAN olmalarından dolayı, binlerce soydaşımız işkencelerle öldürülüyor. Geçen sene ramazan ayında oruç tuttukları için 27 Uygur Türk"ü idam edildi. Sakal bırakan, namaz kılan, oruç tutan kişiyi ihbar edenlere ödüller veriliyor. Kuran okumak yasak ve suç. Evlere yerleştirdikleri Çin'li erkeklerle, kadınlar, eşi ve oğulları gözü önünde tecavüze uğruyor. Kendilerinden nesil gelsin diye de hamile bırakılıp doğuma zorlanıyor.

 

    SEBEP İSE, YİNE AYNI.

Tarih boyunca Türkler'e ve müslümanlara olan kin, nefret.

 

    Arakan'da, insanlar işkence kamplarında, hayvanlar gibi kafeslere kapatılıp, akıl almaz muameleler yapılıyor. Çocuklar annelerinin gözleri önünde derileri yüzülüyor, ciğerleri annelerinin ağızlarına tepiliyor.

  

    MÜSLÜMAN OLMALARI, bu vahşeti gerçekleştirenler için yeterli görülüyor.

 

     Mısır'da, Yemen'de, dünyanın neresinde bir islâm ülkesi varsa insanlık dışı muameleler, sefalet ve işkenceyi görüyorsunuz.

 

     Lobideki isimler de aynı. AMERİKA, İNGİLTERE, FRANSA, İSRAİL.

 

      * * *

      Yeni Zellanda'da geçen hafta Cuma namazı esnsında, müslümanların üzerine kurşun yağdıran, soysuz Avustralya'lı adamın da amacı neydi sizce?

   Namaza karşıt görüşte olduğu değildi tabi ki!!!

 

   1915 yılında Avustralya ve Yeni Zellandalı (ANZAKlı) gençleri, Çanakkale savaşına götürülmek için türlü entrikalar çevirilip bunu Türkler yaptı diyerek, kin ve nefret tohumu saçan zihniyet, yine aynı lobideki ülkelerdi. O zamandan kalma uhdeleriyle, içlerinden çıkmayan sızılarıyla müslümanları alçakca ibadetgâhlarında katlettiler.

 

   Bugün haçlı zihniyeti, müslümanlara ve islama yapılmış bir tavrı Türkle're yapılmış gibi görerek, kendilerince intikam alıyorlar. Çünkü balkanlarda birisi islamiyeti tercih ederse bir kişi daha TÜRK oldu diye tabir ediliyordu.

 

     Bakıyorsunuz ki nerede bir zulüm, nerede bir haksızlık, nerede bir katliam varsa islam ülkesi. 

     Haçlı zihniyeti Müslümanları terörist gibi göstermeye çalışıp, İSLÂMÎ TERÖR yaftasını yapıştırarak, yıllarca asimilasyon yapmakta ve buna devam etmekteler.

IŞİD adı altında ortaya çıkardıkları ingiliz ve Amerikan askerkerinden oluşan çapulcu takımı, CIA'nin bilgisi dahilinde olan ve dolaylı olarak içinde bulunduğu Pentagon'daki ikiz kulelere saldırı gibi bir çok gizli hadiseler, müslümanlara yıkılarak, terörist muamelesi gösteriliyor.

 

      Bu gün Avustralya'da, Amerika'da ve bir çok haçlı ülkelerinde müslümanlara karşı dinî saldırı ve dini tacizler yapılmaktadır. Ülke dışına sürülmek tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Farklı dinden bir evlilik yapmış aileler, olası bir anlaşmazlıkla ayrılmak isteseler, çocuk müslüman olan aileye, şartlar ne olursa olsun, dini inancından dolayı, verilmemektedir.

 

    Oysa ki islâm ülkeleri, bunca üzerlerinde oyunlar oynanırken, hâlâ bir araya gelememenin, en ufak bir ihtilâfta dahi birbirlerine düşmenin ezâsını yıllarca çekmektedirler.

 

    Az önce yazdığım, onca soykırıma uğrayan ülkeler için, hangi islâm ülkesi, ne kadar tepki göstermiştir!? Avrupa'nın dört bir yanında islâmî terör etiketi yapıştırılırken, asıl terörün haçlı zihniyetinin olduğunu, İsrail, Amerika, ingiltere, Fransa, Sırbistan kaynaklı olduğunu, HAÇLI HRİSTİYAN TERÖRÜ tezini neden ileri sürmezler!?

 

    Bu gün dünya üzerinde, islâm ülkelerinin ağırlığını bizden iyi bilen haçlı dünyası, oyununu oynamaya devam ederken, malesef ki islâm ülkeleri de, kimi İngilizlerin peşinden gidiyor, kimisi de dinini sermayesi haline getiriyor.

      Arap kralları, müslümanlığı sadece altın maşrapayla abdest almaktan ibaret sayıp, Doğu Türkistan'da, Filistin'de, Arakan'da Yemen'de Mısır'da zulme uğrayan dindaşlarına gözlerini kapayıp, kulaklarını tıkadığı müddetçe, batı misyonunu gerçekleştirmeye, oyununu oynamaya devam edecektir.

 

   ALLAH TÜM MÜSLÜMANLARIN YARDIMCISI OLSUN....

 

Selâmetle...

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Murat turgut  -  13-07-2019 - 22:36
Gardaşım bu yazını yek seferde okumak mümkün değil sebebi yazının kötü olduğundan değil hadisenin kalbe ağır geldiğinden her zamanki gibi yürekte olanı dile gelemeyeni yazmışsın kalemine sağlık
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Hakan Öztürk
Şevket ÖZSOY
Fazlı GÜVENTÜRK
Ülkü Kaya ÇELİK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Temmuz 2019 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net