24 Mayıs 2019 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Çiftçilerin Yüzü Gülecek
Çiftçilerin Yüzü Gülecek
Final Okullarından uluslararası başarı
Final Okullarından uluslararası başarı
Asrın Koleji Mutluluk Peşinde
Asrın Koleji Mutluluk Peşinde
Spor Camiası Yasta
Spor Camiası Yasta
  YAZARLARIMIZ
3 MAYIS TÜRKÇÜLER GÜNÜ
02 Mayıs 2019 Perşembe Bu yazı 6414 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

TÜRKÇÜLÜK NEDİR ?

 

Türkçülük düşüncesi, Bizi biz yapan değerleri: dilimizi, dinimizi, târihimizi, kültürümüzü, geleneklerimizi, örf ve âdetlerimizi vatanımızı, bayrağımızı, aynı soydan geldiğimiz halde Misak-ı Millî hudutlarımız dışında kalan insanlarımızı da sevmemiz gerekir.


İLK TÜRKÇÜLER


Büyük Hun İmparatoru Mete Han, Göktürk Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdârı Bumin Kağan, Türk Dili’nin en eski yazılı belgelerinden olan Orhun Âbideleri’ni diken Bilge Kağan’ı da hatırlamamız gerekir. Tarihteki Türkçüler; Abdülkerim Satuk Buğra Han, Selçuk Bey, Çağrı ve Tuğrul Beyler, Alparslan, Birinci ve İkinci Kılıçarslan ile devam eder.

 

Kırım’da Gaspıralı İsmail ve O’nun teyze-zâdesi Tataristan’da Yusuf Akçura, Azerbaycan’da Ahmet Ağaoğlu, Hüseyin-zâde Ali Bey, Başkırdistan’da Zeki Velidî Togan… Türkçülüğün simge isimleridir. Türkiye’de Ziya Gökalp, Mustafa Kemal Atatürk, Rıza Nur, Hüseyin Nihal Atsız ve Alparslan Türkeş’le Türkçülüğün önderlerindendir.


CUMHURİYET DÖNEMİ


Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk 20 yılındaki uygulamalar, Türkçülük esasına dayalıdır. Bu atmosfer içerisinde dönemin başbakanı Şükrü Saraçoğlu, 5 Ağustos 1942 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir konuşma yapar. Konuşmada şu cümleler yer alır:
“Biz Türk’üz. Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük, bir kan meselesi olduğu kadar, en az bir o kadar da vicdan ve kültür meselesidir. Biz, azalan veya azaltan Türkçü değil, çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz. Ve her vakit, bu istikamette çalışacağız.” Başbakan böyle diyordu. Fakat Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel himâyesinde, Sabahattin Ali’nin önderliğini yaptığı bir grup eğitimci, anti Türkçü ve komünist fikirlerin yayılması için geniş kapsamlı faaliyetler içerisindeydi.


Türk Milliyetçiliği’nin önder şahsiyeti Hüseyin Nihal Atsız, Başbakan’a hitaben bir açık mektup kaleme alır. Açık mektubun birinci bölümünü çıkarmakta olduğu Aylık Orhun Dergisi’nin 1 Mart 1944 tarihli sayısında, ikinci bölümünü de 1 Nisan 1944 tarihli sayısında yayınlar. Mektuplarda, devletin içine ve hatta beynine sızmaya çalışan zararlı cereyanlara dikkat çekmektedir.

 

TARİHÎ DÂVÂ


Sabahattin Ali, yine Hasan Ali Yücel’in teşvikiyle, bu mektupta kendisine hakaret edildiği iddiasıyla, Hüseyin Nihal Atsız aleyhine dâvâ açar. İlk duruşma, 26 Nisan 1944 tarihinde Ankara’da yapılır. Hüviyet tespiti yapıldıktan sonra mahkeme 3 Mayıs 1944 tarihine ertelenir. Bu duruşmada gençlerin mahkeme salonuna alınmaması kararlaştırılır.

 

O dönemde İstanbul’da Sıkı Yönetim uygulaması vardı. Ankara’da başlayan Nihal Atsız – Sabahattin Ali Dâvâsı’nın da sıkı yönetim mahkemelerinde görülebilmesi için, sonradan tutuklanan kişilerin dosyası ile birleştirilerek İstanbul’a nakledildi. Toplam 24 kişi, duruşma dışındaki günlerde tabutluk denilen hücrelerde tutuldu, işkencelere mâruz bırakıldı.
Sol basının 1944 Irkçılık – Turancılık Dâvâsı olarak adlandırdığı gerçekte ise Türkçülük Dâvâsı olarak anılması gereken, duruşma günleri, Türk Milliyetçileri’nin acılı günleridir.
Başlangıçta Türk Milliyetçileri, o acı günleri, hüzünle anmak için toplanıyorlardı. Dâvânın mağdurlarının tamamı, Askerî Mahkeme’de görülen Temyiz duruşmalarından sonra 3 Mart 1947 tarihinde suçsuz bulunup beraat edince, toplantılar bayram günü kutlamalarına dönüştü. Adına Türkçüler Bayramı denildi. 1988 yılı kutlamalarında merhum Başbuğ Alparslan Türkeş, ‘Türkçülük’ kelimesinin ırkçılık kavramını çağrıştırdığını belirterek, 3 Mayıs için ‘Milliyetçiler Günü’ denilmesinin uygun olacağını söylemişti.


1944 Türkçülük Dâvâsı’nın mağdurları olan 24 kişi:

 

ALPARSLAN TÜRKEŞ
Duruşmalar sırasında Piyâde Üsteğmen idi. İlk durumlalar sonunda 9 ay 10 gün hapis cezâsına çarptırıldı.
CİHAT SAVAŞ FER
Duruşmalar sırasında Yüksek Mühendis Mektebi Dördüncü sınıf öğrencisi idi. İlk duruşmalar sonucunda 4 sene hapis, 2 sene Uşak’ta gözetim altında tutulması ve 4 sene amme hizmetlerinden mahrumiyet cezasına çarptırıldı.
DEMİRCİOĞLU CEBBAR ŞENEL
Duruşmalar sırasında Adana Adliyesi hâkim adaylarından idi. İlk duruşmalar sonucunda 11 ay hapis cezasına mahkûm edildi.
FAZIL HİSARCIKLILAR
Duruşmalar sırasında yedek subay asteğmen idi. Bir iddiaya göre, Mahkemenin ilk safahatında şâhit olarak bulundu. Temyiz sırasında da, askerlikte işlediği bir suç sebebiyle, Türkçülük Dâvâsı’nın mağdurlarıyla olan arkadaşlığı sebebiyle beraberlik söz konusu olmuş. Zaten ismi, ilk duruşmalar sonrasında mahkûm olanlar arasında da, beraat edenler arasında da yer almıyor.


FAZLIOĞLU CEMAL OĞUZ ÖCAL
Duruşmalar sırasında Ankara Gazi Terbiye Enstitüsü Pedagoji Bölümü öğrencisi idi. İlk duruşmalar sonucunda 11 ay hapis cezasına mahkûm edildi.


FEHİMAN (ALTAN) TOKLUOĞLU
 Duruşmalar sırasında Yüksek Mühendis Mektebi 4. sınıf öğrencisi idi. O dönemde Altan soyadını kullanıyordu. Sonradan soyadını Tokluoğlu olarak değiştirdi.


Dr. FETHİ TEVETOĞLU
Duruşmalar sırasında Üsteğmen rütbesinde askerî doktor idi. İlk duruşmalar sonucunda 11 ay 20 gün hapis cezasına mahkûm edildi.


HAMZA SÂDİ ÖZBEK
Duruşmalar sırasında Aydın’da Maliye Tahsil Servisi Şefi idi. Beraat etti.


Dr. HASAN FERİT CANSEVER
Cansever, 1944 Türkçülük Dâvâsının 24 mağdurundan biridir. Duruşmalar sırasında yüzbaşı rütbesinde askerî doktor idi. Mahkeme süresince 1,5 yıl tutuklu kaldı. Duruşmalar sonunda mahkeme, beraatına karar verdi.


HİBETULLAH İDİL
Kazak Türklerindendir. Rus zulmünden kaçarak Türkiye’ye gelmişti. Türkçülük aleyhtarı idarenin zulmüne mâruz kaldı. Çok iri-yarı bir insanmış. Tabutluuğa sığmadığı için hücsenide işkence görmüş. Mahkeme, beraatına karar verdi.


Prof. Dr. HİKMET TANYU(Ankara, 09.01.1918 – İstanbul, 11.02.1992)
Duruşmalar sırasında İçişleri Bakanlığı evrak kaleminde memur olarak çalışıyordu. Mahkeme, beraatına karar verdi.


HÜSEYİN NÂMIK ORKUN(İstanbul – Kasımpaşa, 15.08.1902 – Ankara, 23.03.1956)
Duruşmalar sırasında Ankara Gazi terbiye Enstitüsü’nde tarih öğretmeni idi. Mahkeme, beraatına karar verdi.


HÜSEYİN NİHAL ATSIZ(İstanbul, 25.01.1905 – İstanbul, 11.12.1975)
Birinci mahkeme sonunda 6 sene 6 ay 15 gün hapis cezasını çarptırıldı. 3 sene Adana’da gözaltında tutulması, ömür boyu amme hizmetlerinden mahrum edilmesi kararlaştırıldı.


Av. İSMET TÜMTÜRK(İstanbul, 06.06.1916 – İstanbul, 26.02.1998)
Duruşmalar sırasında İstanbul Belediyesi’nde müfettiş olarak çalışmakta idi. Mahkeme, beraatına karar verdi.


MUZAFFER ERİŞ
Duruşmalar sırasında Yüksek Mühendis Mektebi 4. sınıf öğrencisi idi. Mahkeme, beraatına karar verdi.


NECDET SANÇAR(İstanbul, 01.05.1910 – İstanbul, 15.02.1975)
Duruşmalar sırasında Balıkesir Lisesi’nde Edebiyat öğretmeni idi. İlk mahkeme sonucunda 1 sene 2 ay hapis cezasına mahkûm edildi.


NURULLAH BARIMAN
Duruşmalar sırasında yedek subay teğmen olarak askerlik görevini yapmakta idi. İlk mahkeme sonucunda 4 sene hapis cezasına çarptırıldı. 2 sene Kırşehir’de gözaltında tutulmasına, 4sene amme hizmetlerinden mahkûm edilmesine karar verildi.


ORHAN ŞAİK GÖKYAY (İnebolu, 16.07.1902 – İstanbul, 02.12.1994)
Duruşmalar sırasında Ankara Konservatuarı Direktörlüğü’nden, vekâlet emrine alınmış pozisyonda idi. Mahkeme, beraatına karar verdi.


Ord. Prof. Dr. REHA OĞUZ TÜRKKAN
1944 – 1945 yıllarında duruşmaları yapılan Irkçılık Turancılık Dâvâsı’nın 24 mağduru arasındaydı. Tabutluklarda işkence gördü. İlk Mahkeme kendisini 5 sene 5 ay hapis cezâsına çarptırdı. 2 sene Diyarbakır’da gözetim altında tutulması kararlaştırıldı. Askerî Mahkeme’de görülen temyiz duruşmalarında beraat etti.


SAİT BİLGİÇ (Şarkikaraağaç, 1920 – İstanbul, 13.08.1988)
Türkçü fikir adamı ve siyasetçi. Duruşmalar sırasında Ankara Adliyesi’nde hâkim adayı olarak çalışmakta idi. Mahkeme, beraatına karar verdi.


SÂLİM BAYRAK
Duruşmalar sırasında Temyiz Mahkemesi’nde evrak memuru olarak çalışmakta idi. Mahkeme, beraatına karar verdi.


YUSUF KADIGİL
Mahkeme kayıtlarına göre duruşmalar sırasında herhangi bir meşguliyeti yoktu. Mahkeme, beraatına karar verdi.


MUSTAFA ZEKİ (ÖZGÜR) SOFUOĞLU
Duruşma sırasında Yedek Subay Asteğmen olarak askerlik görevini ifa etmekte idi ve Özgür soyadını kullanıyordu. Sonra’dan memuriyete dönebilmek için soyadını değiştirip, ailesi tarafından Adana’da kullanılan lâkab olan Sofuoğlu’nu soyadı olarak kabullendi. Mahkeme, beraatına karar verdi.


Ord. Prof. Dr. ZEKİ VELEDÎ TOGAN(Başkırdistan, 10.12.1890 - İstanbul, 26.07.1970)
Türk bilim tarihinin devlerinden ve Türkçülüğün önderlerindendir. Duruşmalar sırasında İstanbul Üniversitesi’nde Türk tarihi Profesörü olarak görev yapmakta idi. İlk mahkeme sonunda 10 sene ağır hapis cezasına çarptırıldı. 4 sene Adapazarı’nda gözaltında tutulmasına, ömür boyu amme hizmetlerinden mahrum bırakılmasına karar verildi.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
gerçek fenerli  -  03-05-2019 - 12:18
sayın hocam ağzına sağlık güzel yazı yazmışsın hele hele eski başbakan şükrü saraçoğlu hakkındaki tesbitiniz için ayrı teşekkür ederim.bir fener bahçeli olarak bazı larının yalanlarını meydana çıkardığınız için sağolun yıllardır şükrü saraçoğlu hakkın daki iftiraları çürüttüz ALLAH razı olsun hocam sizin yazınızı okuyunca fener bahçeli olmakla ve stadımızın adının ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU olduğuyla gururlandım.sizden ALLAH razı olsun bazılarının yalanlarını çıkardığınız için
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Şuayip Bütün
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Mayıs 2019 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net