24 Mayıs 2019 Cuma
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Çiftçilerin Yüzü Gülecek
Çiftçilerin Yüzü Gülecek
Final Okullarından uluslararası başarı
Final Okullarından uluslararası başarı
Asrın Koleji Mutluluk Peşinde
Asrın Koleji Mutluluk Peşinde
Spor Camiası Yasta
Spor Camiası Yasta
  YAZARLARIMIZ
GÜL KOKUSU
06 Mayıs 2019 Pazartesi Bu yazı 4917 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İnfak  kelimesi, Allah’ın (cc) hoşnutluğunu kazanma niyeti ile harcamada, yardımlarda (maddi, manevi) bulunma anlamına gelir. Aynı zamanda “İnfak” kelimesinin taşıdığı mana iyi tahlil edilirse, bu ibadetin bir hikmetinin de, insanı ruh, şahsiyet ve karakter bakımından maddenin esaretimden kurtararak maneviyatı maddiyata hâkim kılması olduğu görülür.

            Bu yönüyle ibadetler içinde infakın ruha sağladığı belki de en büyük fayda“vicdan huzuru” dur.

            Evet; bugün ramazanın ilk günüdür. Malumlarınız olduğu üzere Diyanet işleri başkanlığı her sene ramazan ayında bir tema yani konu belirliyor ve ramazan boyunca pek çok konuya değinirken özellikle o tema etrafında yoğunlaşıyor.

            Bu yıl seçilen tema “infak” yani ikramda bulunmak verme anlamını taşır.

            “Mallarını Allah yolunda harcayıp da arkasından başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kimseler var ya, işte onların Allah katında mükâfatları vardır. Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun da olmayacaklardır.

            Güzel bir söz ve bağışlama, peşinden ezâ gelen bir sadakadan daha hayırlıdır. Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, hilim sahibidir.

            Ey iman edenler! Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı hâlde malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız infak ve sadakalarınızı boşa çıkarmayın!..” (el-Bakara, 262-264)

            Rabbimizin buyruğu gayet açıktır.

            Müslüman kardeşine sadaka veren kişi biraz daha sadakanın ilerisine geçirip, yediği, içtiği, giydiği şeylerden ikram etmesi gerekir ki Allah(cc) katında güzide bir yer edinsin.

            Pek çoğumuzun bizi arkadan vurdu diyerek küçümsediği ve zaman zamanda sırf nefret tohumlarını Müslümanlar arasına yaymak için çıkardığı Arapları sevmiyoruz safsatasının Mekke Medine de çöktüğünü görüyoruz.

            Günümüzde evimize misafir gelecek diye korkudan titrerken, Kabe etrafında Mescidi nebevi etrafında çocuk, genç ve yaşlıların nasıl benim soframa otur diye yalvardıklarını görüyorsunuz. Rabbim nasip etti de ramazan ayında oralarda bulunmak defaten nasip oldu. Bu yıl memleketteyim ve necip milletim de aynı infakı mültecilere yapacak eminim.

            İnfak sadece mal ile de olmuyor. Hazret-i Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem-, asıl zenginliğin, mal çokluğu ile değil, gönül zenginliği ile olduğunu belirtmişlerdir. Buna göre herkes, kanaati kadar zengindir. Kanaat ise hadis-i şerifte bildirildiği gibi bitmez tükenmez bir hazinedir. Gerçek müminler de, bu zenginlik nimetine sahip olup infakta bulunanlardır. İnfak, bir müminin hassasiyetinin ve mükellef olduğu diğerlerin kâmil bir tezahürüdür.

            Hazret-i Ömer (RA) Şam’a giderken deveye binme sırası kölesine geldiğinde, şehrin kapısına varmış olmalarına rağmen deveye ısrarla kölesini bindirmiş ve kendisi yaya, kölesi ise devenin üzerinde olduğu hâlde Şam’a girmişti. İşte bu da, ölçüsüne ulaşılmaz bir infak ve örneğidir.

            Bu konu o kadar geniştir ki inşallah tekrar yazmak durumunda olursak yine değiniriz. Ama verirken yani malımızdan infak ederken asla kibre kapılmamalı ve asla başa kakmamalıyız. “Sağ elin verdiğini sol elin duymayacağı” şekilde vermek gerekir. Bu şekilde infak edenler, günahları affedilen ve kıyametin dehşetli anında Arş’ın gölgesi altında bulunacak olan mesut kimselerdir. Ve bunun kadar öenmli olan bir şey daha Kişi, kendine verildiğinde gönül huzuruyla alamayacağı kalitesiz ve bayağı şeyleri, fakirlere infak diye vermemelidir.

            Çevremizde fakir fukara çok insan var. Bir lokmaya bir hırkaya ihtiyaç duyan ülkemize sığınan insanlarda var. Soframıza koyacağımız bir fazla tabakla o fakirin değil Allah(cc)’ın gönlünü edeceğimizi bilmeliyiz.

            Ramazanınız hayırlı olsun. Sofranız bereketli olsun. Ocağız tütsün ve evinizden yuvanızdan dışarıya peygamberin gül kokusu dökülsün.

            Selam ve dua ile…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Infak  -  08-05-2019 - 10:36
Birbirimizi oldugumuz gibi kabul ettigimiz, infakı özümseyebildigimiz bir ramazan gecirmemiz dilegiyle.
ŞÜKRÜYE ALASKA  -  07-05-2019 - 09:17
Allah’ın rahmet ve bağış kapılarının açıldığı bu ayda sosyal hayatta huzur ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanması hepimizin en büyük dileğini oluşturuyor. Mültecileri unutmadan sofraya oturmak gerek. Onlar zengin onlar savaş kaçağı dememek gerek.
kenankata  -  06-05-2019 - 19:36
Mübarek ramazana kavuştuk bayrama erelim inş. İnsanlık değer verdiği maldan verdiğinde belli olur.
Hayriye AKIN  -  06-05-2019 - 18:01
Tüm islam aleminin ramazanı mübarek olsun. İnşallah sizlerle umre yolculuğu yapmak nasip olur hocam ramazan ayında.
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Kırlangıçoğlu Oktay
Fazlı GÜVENTÜRK
Şuayip Bütün
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Mayıs 2019 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net