21 Temmuz 2019 Pazar
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
ABC'den Önemli Başarı
ABC'den Önemli Başarı
KGYS Kameraları Trafiği 24 Saat Gözetliyor
KGYS Kameraları Trafiği 24 Saat Gözetliyor
EPDK'den katkılı akaryakıt düzenlemesi
EPDK'den katkılı akaryakıt düzenlemesi
Yeni su hattı çekiliyor
Yeni su hattı çekiliyor
  YAZARLARIMIZ
Hayatımız Sınav
02 Temmuz 2019 Salı Bu yazı 2451 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Hayatta en çok  duyduğumuz sözcüklerden birisi de şüphesiz sınavdır. Şu günlerde de yine sıkça karşımıza çıkan LGS, YKS, TYT, AYT gibi sürekli isimleri değişen ama amacı aynı olan sınavlar hayatımızın kaçınılmaz bir parçası oldu artık. Tüm öğrencilerin hafızasında, ailelerin gözünde resmen  korkulu bir rüya oldu sınavlar.Düşünüyorum da haksızda  sayılmazlar.

Eğitim sisteminin belki de en çok değiştiği ülkelerden biri olan Türkiye’de, hemen her şey sınav sistemine bağlanmış durumda malesef.

Çocuklarımızın sadece zekasal gelişmişliklerinin  sınandığı,ölçme ve sıralamaya dayalı bu sınavlar var olduğu sürece, öğretmenlerin,öğrencilerin ve ailelerin de eğitime ilişkin tek amacı kıyasıya rekabetle sınavlarda başarıya ulaşmak oluyor haliyle.

 

Aslında eğitimin öncelikli amacı, çocuklara gelişim dönemlerine uygun bilgi ve becerileri kazandırırken aynı zamanda insanî ve ahlâkî özelliklerini de geliştirip, hayatta başarılı ve sağlıklı bireyler yetiştirmek olmalıdır.

Oysa ebeveynler, öğretmenler yarış atı gibi gördükleri çocukları, bilgi ile doldurup salıyorlar sınava. "Hele şu sınavı bir geç de..."’ diye başlayan vaatler, hayaller, ödüller, başarılar hep sınava göre endeksleniyor. Öğrencilerin bu konudaki hassasiyeti ve kapasitesi göz ardı edilerek, üzerlerine biraz fazla gidiliyor sanki. Başka öğrencilerle, akranlarıyla ya da her sülalede bulunan O çok çalışkan, zeki akraba çocuk ile kıyaslanılıyor. Hatta çocuklara, önce  sınavlar hayatlarının dönüm noktası, dünyanın sonuymuş gibi empoze edilip baskı kuruluyor, sonra da sınav günü gelip çatınca aman heyecanlanma, aman takma,dert etme  diyerek heyecanı bastırdıklarını zannederken daha da artırılıyor. Böylece aileler sadece onların hayatını zehir etmekle kalmıyor, kendi hayatlarını da içinden çıkılmaz bir hale getirebiliyorlar. Şu bir gerçek ki sınavın gercekten bilincinde olan öğrenciler için ekstra bir şeyler  söylemeye hiç gerek yok. Sınav umrunda olmayanlar için de her gün davul zurna çalsanız boşuna diyor işin uzmanları.

 

Öğrencilerin sınavlara her daim hazırlıklı olabilmesi için öncelikle hem ebeveynler hem de öğretmenlerin, sınava hazırlanan öğrenciyi iyi tanımalarının yanı sıra öğrencilerin de  kendilerini iyi tanımaları, kendi eksiklerini kendilerinin fark edebilmelerini sağlamak gerekmektedir. Öğrenci ile beraber birebir görüşüp, onların da düşüncelerini alarak  ortaklaşa hazırlanan çalışma programları ve yöntemleri ile  onların hem ders çalışma sorumluluğu kazanıp sınavlara hazırlanmaları hem de  gezip eğlenebilmeleri, kendilerine de vakit ayırabilmeleri için zaman ve  imkan sağlanmalıdır. Yani her öğrenci için en etkili ve doğru çalışma şeklini belirlemek önemli olacaktır bu noktada.Böylelikle her şeyi dozunda yaparak,mutlu ve motive olmuş bir biçimde çocukları hayata ve sınavlara hazırlanmalarina yardımcı olmuş oluruz.

 

Hayatımızda sınavlar olmalı mı olmamalı mı diye tartışılırken;  heyecanın, endişenin hiç olmamasından ziyade,  azı yararlı, çoğu zararlı diye düşünüyorum.Öyle ya heyecan olmadan başarının gelmesi de zor tabi.

 

Bir de HAYAT sınavı var tabi. Hayatın kendisi bir sınav değil midir zaten? Üstelik herkesin sınavı da farklı farklıdır hayatta ve sürekli  biri biter bir yenisi başlar sınavlarımızın.Hüznün, neşenin, heyecanın, acının, başarının, başarısızlığın da olduğu koca bir sınav… Attığımız her adım,  verdiğimiz her karar hayat sınavında cevaplandırdığımız bir sorudur adeta. Öyle bir sınav ki bu hayat dediğimiz sınav, önceden hazırlanma şansımızın olmadığı,yanlışların doğruları götürdüğü gibi doğruların da yanlışları götürdüğü bir sınav. Sınava girmiyorum deme lüksümüzün bulunmadığı,boş bırakma şansımızın olmadığı, ömrümüzün yegâne imtihanı...

 

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki, sınavlar hayatımızın her alanında var ve bu koşuşturma,bu telaş, bu heyecanlar sürekli olacak, önemli olan hayatın bize sunduğu tüm sınavlara her daim hazırlıklı olmak. Psikolojimiz ve sağlığımız için hem kendimize hem sınavlara kararınca vakit ayırıp, hayattan tat alarak yaşamalıyız.

Doğru hedeflerle, doğru güzergahlar belirleyerek,doğru tercihler yapıp, doğru zamanda, doğru yerlere gelebilmek dileğiyle.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Çınar  -  02-07-2019 - 11:23
ASLINDA HAYATIN HER ALANI İMTİHAN. BİRAZDA ÖBÜR İMTİHAN VAR YA EBEDİ ALEM ONA HAZIRLIK LAZIM. AMA NERDEEE GÜNÜ KURTARIYORUZ. YAZI HARİKA OLMUŞ ELİNİZE SAĞLIK.
Fusun Çın  -  02-07-2019 - 09:57
Sınandık zaman içinde Ellerimiz kollarımız sınandı Dilimiz dişimiz Emeklerimiz En çokta yüreğimiz Kaçırttıklarımız Kaybettiklerimiz di en büyük olanı Sabah beş vapurunda uyuklayan sibel kılıç şiiri Evle iş arasında  Tabutunu sallayan  İşçi kadındı Martıların sesleri çarpardı güneşin üzerine doğuşuna
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Öztürk
Şevket ÖZSOY
Ülkü Kaya ÇELİK
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  19 Temmuz 2019 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net