15 Ekim 2019 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Teröristler Kaçmaya Başladılar
Teröristler Kaçmaya Başladılar
Kırıkkale 112 Acil Çağrı Merkezi’nin altyapısı Turkcell’e emanet
Kırıkkale 112 Acil Çağrı Merkezi’nin altyapısı Turkcell’e emanet
Çanakkale Ruhu Dededen Torunlara Mirastır
Çanakkale Ruhu Dededen Torunlara Mirastır
Obezitenin Önlenmesinde Yetişkin Eğitiminin Geliştirilmesi
Obezitenin Önlenmesinde Yetişkin Eğitiminin Geliştirilmesi
  YAZARLARIMIZ
İstiklal Yolu
15 Temmuz 2019 Pazartesi Bu yazı 5840 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

İstiklal Yolu; Milli Mücadele boyunca at, eşek veya katır ile çekilen kağnı arabalarıyla cepheye silah ve erzak gibi malzemenin taşındığı; ayrıca Batı cephesine Osmanlı ordusundan terhis edilen gönüllü askerlerin götürüldüğü; yine TBMM hükümetiyle görüşmek isteyen sivil halkın, yabancı diplomatların ve basın mensuplarının kullandığı, İnebolu-Kastamonu-Ilgaz-Çankırı-Kalecik-Ankara hattıdır.

Mustafa Kemal Paşa’nın “Gözüm Sakarya’da Dumlupınar’da, kulağım İnebolu’da” sözü bu yolun Milli Mücadele’de oynadığı rolü ve ne anlama geldiğini kısaca anlatmaktadır.

 

 Neden İstiklal Yolu?

Ankara hükümeti Batı cephesinde Yunan işgaline karşı ordunun lojistik ve asker desteğini sağlamak, dış dünya ile irtibata geçmek için Karadeniz’de güvenli bir liman olan İnebolu’yu seçmişti. Zira İstanbul-Bolu çevresi işgal altındaki İstanbul’a yakınlığı ve buralarda meydana gelen isyanlar sebebiyle güvenli bir bölge değildi. Doğu Karadeniz ise Ermeni ve Rum çetelerinin faaliyet alanıydı, İstanbul’a da uzaktı. İnebolu-Kastamonu-Ilgaz-Çankırı-Kalecik-Ankara hattı, Milli Mücadele’yi destekleyen halkın yaşadığı en güvenli hat durumundaydı. Bu hat ilk çağlardan beri kullanılan bir yoldu. Osmanlı Dönemi’nde 1866 yılında başlayan karayolu yapımı çalışmaları çerçevesinde,344 kilometre olarak gösterilen İnebolu-Ankara yolunun bir bölümü yapılmış, bir kısmı ise inşa halinde bulunuyordu. Geri kalanı ancak kağnıların ve atlı arabaların gidebileceği şekildeydi. Bununla birlikte İstiklal Yolu’nun güzergâhı oldukça dağlık ve engebeliydi. İstiklal Yolu, Kuzey Anadolu’nun geçit vermeyen üç sıra dağının (Küre, Ilgaz ve İndağı) üzerinden geçmekteydi.

Yurt içindeki askeri malzemenin yanı sıra Rusya’dan sağlanan silah ve cephaneler de İnebolu limanı getirilip bu yol vasıtasıyla Batı cephesine ulaştırılmıştı. İşte İstiklal Yolu’nun Milli Mücadele’nin lojistik desteğinin anahtarı konumunda olması bakımından İtilaf devletlerinin saldırısına uğramıştı. İtilaf devletleri Anadolu’ya lojistik malzeme girişini engellemek için Karadeniz’de denetimlerini sıklaştırmışlar, bu arada İnebolu sahilini abluka altına alıp, İnebolu Limanını 1921 yılı içerisinde birkaç defa bombalamışlardır.

 

İstiklal Yolu Kahramanları

İstiklal Yolu’nun pek çok isimsiz kahramanları bulunmaktadır. Bu kahramanlar olağanüstü çaba ve gayretlerle Milli Mücadele’nin başarıya ulaşmasına katkı sağlamışlar ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının alt yapısını oluşturmuşlardır.

 

 Şerife Bacı

“Kastamonu’nun Seydiler ilçesinden olan Şerife Bacı, sonu hazin biten bir destanın kahramanıdır. 1921 yılının ilk aylarında, Şerife Bacı, İnebolu’dan aldığı cephanelerle Kastamonu’ya doğru yola çıkmış, çetin kış şartları ve aniden bastıran tipi sırasında bağlı bulunduğu kağnı kolundan ayrı düşmüştür. Şerife Bacı, o zor şartlarda Kastamonu Kışlası yakınlarına kadar gelmişse de o şartlarda donmaktan kurtulamamıştır. Fırtına ve tipinin sabahında bir bebeğin ağlama sesini takip eden devriye ekibi sahibi donmuş bir kağnı arabası ile karşılaşmıştır. Devriye ekibi kağnıda üzerleri kardan etkilenmemesi için battaniye ile örtülmüş cephane ile cephanenin arasında kuru otlara yatırılmış bir bebek bulmuştur.”

 

Halime Çavuş

Savaş döneminde ailesinin tüm ısrarlarına rağmen cepheye giden Halime Çavuş, o dönemde yadırganmamak için saçlarını kazıtmış, erkek gibi tıraş olmuş ve hep bir erkek gibi giyinmiştir. İnebolu’dan aldığı birçok cephaneyi, cepheye ulaştıran Halime Çavuş düşman kurşunuyla yaralanmış, buna rağmen cephe ve cephe ardı görevlerini sürdürmüştür.”

 

İstiklal Yolu’nda Seferberlik Unsurları

İstiklal Yolu üzerinde Milli Mücadele’nin başarısı için çok çeşitli faaliyetler göze çarpmaktadır. İnebolu, Kastamonu ve Çankırı’da kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri, Tekâlif-i Milliye Komisyonları, Gençlik Kulüpleri ve İnebolulu Kayıkçılar Loncası gibi kuruluşlar, savaşın kazanılmasında büyük faydalar sağlamışlardır. Ayrıca bölgede düzenlenen işgallere tepki mitingleri de halkta direniş ruhu meydana getirmiştir.

Bu bölgedeki din adamlarının faaliyetleri, halkın Milli Mücadele’ye katılmasında ve maneviyatının yükseltilmesinde önemli rol oynamıştır. İnebolu Müftüsü Ahmet Hamdi Efendi’nin her cuma namazından sonra yaptığı Kuvayı Milliye’yi öven vaazları, kentin iskelesine gelen silah ve cephaneleri boşaltma konusunda halkı heyecana sevk etmiştir. Ayrıca Hamdi Efendi bizzat kendisi sandıkları taşıyarak örnek olmuştur. Yine vatan şairi Mehmet Akif Ersoy’un Nasrullah Cami’sinde verdiği vaazlar Kastamonu halkının moral kaynağı olmuş, birlik ve beraberliğin oluşmasını sağlamıştır. İlave olarak Ağaoğlu Ahmet Bey’in İnebolu, Kastamonu ve Çankırı meydanlarında irad ettiği nutuklar halkın uyanışında hizmetler görmüştür. 

 Bunların yanı sıra İstiklal Yolu güzergâhında kültür faaliyetleri de yapılmıştır. Çıkartılan gazete ve mecmularda (özellikle Açıksöz) yayımlanan şiir ve yazılar, liselerde ve Kastamonu’da açılan sinemada düzenlenen piyes (örneğin İzmir Faciası piyesi), müsamere ve oyunlar sayesinde Milli Mücadele ruhu canlandırılmıştır. Yine Çankırı’da 27 Eylül 1921 tarihinde kurulan panayır, mahalli olmaktan çıkarılarak uluslararası bir hale getirilmiştir. Bu panayır sayesinde Çankırı’da, ekonomik açıdan olduğu kadar kültürel etkileşim için de ortam hazırlanmıştır.

İstiklal Yolu, geçtiği güzergâhın nüfus ve ticaret bakımından gelişmesine de yol açmıştı. “1920-1922 yılları arasında İnebolu-Ankara yolu teçhizat-malzeme taşımacılığı ve İstanbul’dan Ankara’ya geçen insanlar nedeniyle Kastamonu şehir merkezinde bir canlanma meydana geldi. Bu tarihler arasında Kastamonu’da gelip geçen yolculara hitap eden bazı hizmetler devreye girmiştir. Birincisi şüphesiz otel, han ve hamam işletmeciliğidir, bunlardan başka kahvehane, lokanta işletmesi sayısı da önemli ölçüde artmıştır. Bu gelişmeler beraberinde ilgi çekici olan yeni bir takım meslekleri de gündeme getirmiştir; sıhhî berberlik gibi. 

Çok yönlü olarak Milli Mücadele’ye hizmet ettiği anlaşılan İstiklal Yolu’nun bir başka faydası diplomatik açıdan Ankara hükümetinin dünyaya açılan kapısı olmasıdır. Bu yolu kullanarak pek çok diplomat Ankara’ya geldiği gibi, Ankara hükümetini temsilen çok sayıda temsilci de yurt dışına gönderilmiştir.

 

 Hatıralarda Yaşayan İstiklal Yolu

Bahriye Nazırı Rauf Orbay

 hatıralarında, İstiklal Yolu üzerinde gördüğü manzarayı şöyle anlatmaktadır: “İnebolu’dan Çankırı’ya kadar cephe gerisindeki hizmetlerin yüzde doksanının kadınlar tarafından erkekleri mahcup edecek derecede gayret ve fedakârlıkla yapılmakta olduğunu görmekteyiz. Bu fedakâr kadınların arkasında emzikte çocukları olan mübarek analar da vardır. Yavruları kucaklarında, kağnıları önlerinde, övendireleri ellerinde, Ankara’ya cephaneyi naklediyorlar. Allah bu millete yakında necat ve uzun müddet sulh ve saadet nasip edecektir.”

 

Mustafa Necati Bey

“Kafileye yaklaştıkça bazen bu uzun sükûtu yırtan bir kadın sesi yahut bir çocuk feryadı yükseliyordu. Kafileye yaklaştık ve selamlaştık… Biz soğuktan titrerken, tek yorganını da arabaya örten bir ninenin, çıplak ayaklarla karları çiğnediğini görünce, içimde takdirle karışık bir merhamet sızladı. Arkasına sardığı peştamalı, içinde ara sıra hıçkıran bir çocuğun üzerine bile örtmeden, yorganını niçin arabaya serdiğini sormak fikrini duydum: Üşümez misin sen nine? Bak çocuk donacak, yorgan örtsene… diye arabanın üstünü işaret ettim. “Bu sözü garip bir tarzda karşıladı, sormaya değer bir şey addetmiyordu galiba… Benim cevap beklediğimi anlayınca mukaddes bir şeye teveccüh eder gibi kağnıya doğru koştu, “Kar serpiyor, millet malıdır, nem kapmasın evladım” dedi. Ve yorganın uçlarını iyice serdi, kar sepelemeye başlamıştı. O zaman anladım ki, cephaneleri ıslatmamak için bu fedakârlığı yapıyor; o vakit deminki merhametten utandım bile… Aman Yarabbim. Fedakârlığını bildirmek bile istemiyor. Bu alicenaplık karşısında secde etmeyen ruh ve aşk olur mu?”

 “Milli Mücadele döneminde ailesi ile birlikte bu yoldan Anadolu’ya geçen Adnan Ergeneli de hatıralarında; ‘İnebolu’ya gelince vapura çıkan memurlar, İnebolu’da inecek olan kimseleri iyice araştırıp inceliyorlardı’ dedikten sonra yaylı araba adı verilen araba ile yola çıktıklarını ilk duraklarının Ecevit olduğunu, ikinci duraklarının ise Kastamonu olduğunu burada bir gün kaldıklarını yazmaktadır. Kastamonu’dan sonra Çankırı’ya iki günde vardıklarını, burada bir gün dinlendikten sonra Ankara’ya doğru yola çıktıklarını son geceyi Yahşihan’da bir evin damında geçirdiklerini anlatmaktadır.”

İstiklal Yolu’nda yaşanan ilginç hatıralardan biri de cephane taşımada kullanılan kağnıların şehir halkını rahatsız edecek kadar çok ses çıkarmalarıydı. Bunun önünü almak için Kastamonu polis müdüriyeti bir ilan yayımlayarak “Kağnı tabir edilen iki tekerlekli arabalar gıcırtılarıyla halka eza etmekte olduğundan badema her kimin arabasının gıcırdadığı görüldüğü takdirde polis memurları tarafından derdest ile tanzim kılınacak zabıt varakasıyla cihet-i adliyeye tevdi edileceği ilan olunur”denilmekteydi.

Sonuç olarak Milli Mücadele’de anahtar rolü oynayan İstiklal Yolu, günümüzde gereken önem verilerek gelecek kuşaklara aktarılmalıdır. Bu coğrafyada yaşayanlardan başlamak üzere yeniden bir İstiklal Ruhu oluşturmak için toplumun her kesiminin desteği sağlanarak, önce tarih şuuru meydana getirilip, İstiklal Yolu’nun aziz hatıraları daima canlı tutulmalıdır. Bunu sadece atalarımıza karşı vefa duygusu ile değil gelecek kuşakları kurtarma adına yapmak gereklidir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
İdris Aykul
Alaattin Güneşer
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  15 Ekim 2019 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net