20 Ağustos 2019 Salı
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Emeklilerin Ev  Mutluluğu
Emeklilerin Ev Mutluluğu
Sorunları Çözüme Kavuşturuyoruz
Sorunları Çözüme Kavuşturuyoruz
Kabul edilemez! Kabul etmiyoruz!
Kabul edilemez! Kabul etmiyoruz!
İmamoğlu Kırıkkale’de mola verdi
İmamoğlu Kırıkkale’de mola verdi
  YAZARLARIMIZ
Batı Trakyanın Kahramanı Dr Sadık Ahmet 1947-1995
24 Temmuz 2019 Çarşamba Bu yazı 3214 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Tarih boyunca en fazla soykırıma baskıya uğrayan millet hiç şüphesiz Türk milletidir. Egemenliği altındaki milletlere ne kadar büyük müsamaha ve hoşgörü ile davranarak din ve vicdan hürriyeti verdiyse o kadar ihanete uğramıştır.

 

Bu ihanet ve baskı sürecinde “Yurdu yaşatmak için” çıkardığı kahramanları anlatmakla bitmez. Bu kahramanlar davaları uğruna her çeşit tehlikelere, tuzaklara karşı inanılmaz bir cesaretle karşı koymuşlar, ömrü boyunca asla zaaf alameti göstermemiş bu büyük dava adamları sayesinde başarıya ulaşılmıştır.

 

Bu kahramanlar;Türkistan bağımsızlık hareketinde Şehit Enver Paşa,

Milli Mücadele’nin Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa,

Doğu Türkistan’da  merhum İsa Yusuf Alptekin, Rabia Kadir Hanımefendi
Bağımsız Azerbaycan’ın ilk Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzade,
Azerbaycan Halk Cephesi lideri merhum Ebulfez Elçibey

Kırım Türklerinin efsanevi lideri Mustafa Cemil Kırımoğlu

Musul-Kerkük Türklüğünün şehit lideri Necdet Koçak
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş gibi…

İşte bu liderlerden bugün rahmet ve minnetle andığımız Şehit Dr. Sadık Ahmet de bu büyük mücadele adamlarından birisidir.

14. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın başlarına kadar kesin Türk hâkimiyetinde vatan toprağı olarak kalan Batı Trakya, Lozan antlaşması ile Yunanistan’a bırakılmıştı.

Bugün Türk milletinin hala çözülememiş bir Batı Trakya meselesi vardır.Aradan geçen yaklaşık yüz yıllık sürede Yunanistan, Batı Trakya Türklerinin vatandaşlık haklarını, insan haklarını sürekli olarak inkâr etmiş ve etmektedir.

 

Maalesef Avrupa Birliği’de, Yunanistan’daki Türk azınlığın haklarını görmezden gelmektedir.

Batı Trakya Türklüğü erimekte, toprak ve nüfus kaybı önlenememektedir. Batı Trakya Türklüğü için hayatını vakfeden ve bu yolda şehit düşen Dr. Sadık Ahmet’i tanımak boynumuzun borcu olsa gerek.

 

 

Hayatı

7 Ocak 1947 yılında, Gümülcine vilayetinin küçük Sirkeli köyünde dünyaya gelen Batı Trakya Türkleri'nin lideri Dr. Sadık Ahmet, ilköğrenimini kendi köyünde, orta ve lise öğrenimini Gümülcine'deki Celal Bayar Lisesinde tamamladı.

1966-67 yılında önce Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine bir yıl sonra da Selanik Üniversitesi Tıp fakültesine giren Sadık Ahmet, 1974 yılında bu fakülteden hekim olarak mezun oldu. Üniversite mezuniyetini, Yunan Ordusunda 34 ay süren piyade erliği izledi.

Hemen ardından da, Orta Yunanistan'da bir yıl mecburi hekimlik hizmetinde bulunarak, 1978 yılında Batı Trakya'ya döndü.

Batı Trakya'ya gelişi ile birlikte; bir yandan Cerrahi ihtisasını yaparken diğer yandan da toplumun sorunları ile yakından ilgilenmeye başladı.

Dr. Sadık Ahmet, 1985 yılında Batı Trakya çapında bir imza kampanyası başlattı. Amacı Batı Trakya Türkleri'nin sorunlarını dünya kamuoyuna duyurmaktı. 1987’de Selanik’te düzenlenen demokrasi ve insan hakları konulu uluslararası bir toplantıda, katılımcılara on bin imzalı kampanya belgesinin İngilizce metnini dağıtınca, hakkında dava açıldı.

25 Eylül 1987 tarihinde tek başına Selanik'e giderek, orada toplantı halinde bulunan Demokrasi İnsan Hakları üyelerine toplum sorunlarını ileten bir broşür dağıttı.

Dr. Sadık Ahmet’e isnat edilen suç ‘yalan haber yaymak ve sahte evrak düzenlemek’ idi.

Haziran 1988’deki duruşmada otuz ay hapis ve yüz bin drahmi para cezasına çarptırıldı.

18 Haziran 1989 seçimleri öncesinde milletvekilliği adaylığı iptal edildi.

Kendisinin itirazı üzerine konu, yabancı parlamenterlerin de dikkatini çekti. Nihayet davanın 1990’a uzaması ve Dr. Sadık Ahmet’in Nisan 1990’da milletvekili seçilmesiyle hakkında verilen hüküm, dokunulmazlığından dolayı düştü.

26 Ocak 1990 tarihinde Batı Trakya Türkleri'ne "TÜRK" diye hitap ettiği için hapis cezasına çarptırıldı ve Selanik Dudullu hapishanesine gönderildi. İki ay hapis yattıktan sonra, hapis cezası paraya çevrildi ve serbest bırakıldı.

8 Nisan 1990 milletvekili seçimlerinde aday oldu ve ikinci kez bağımsız milletvekili seçildi.

Batı Trakya Türk Azınlığı’nın haklarını korumanın ancak siyasi bir parti vasıtasıyla mümkün olacağına inanan ve bu amaçla ölümüne kadar genel başkanlık görevini yürüttüğü Batı Trakya Türkleri’nin ilk siyasal partisi olan Demokrasi, Eşitlik ve Barış Partisi (DEB)’ni kurdu. (13 Eylül 1991)

1993 genel seçimlerinde Yunanistan'ın getirdiği kasıtlı seçim barajı dolayısıyla parlamentoya giremedi.

Batı Trakya Türkleri'nin haklarını dünya platformunda ararken bir yandan da Batı Trakya Türkleri'ni iktisaden kalkındırma projeleri üzerinde çalıştı.

O, bir inanç ve mücadele adamıydı… İnandığı davayı her zaman yüksek sesle haykıracak cesaretteydi.

Yunanistan Türklerini uluslararası zeminlerde, söz gelişi Şubat 1995’te Ankara’da düzenlenen “Balkan Ülkeleri’nde Toplum Hayatı” seminerlerinde temsil etti.

Mayıs 1995’te “1. Uluslararası Batı Trakya Türkleri Kurultayı”nı düzenleyerek Batı Trakya Türklerinin sesini bütün dünyaya duyurdu. Böylece onların milli benlik ve hak arama mücadelesini ileri bir safhaya taşıdı.

Kendisi 24 Temmuz 1995 günü Lozan Antlaşması’nın yıl dönümünde Batı Trakya’da şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti, yani şehit oldu.

Aracına bir traktörün çarpması sonucunda vefat eden Dr. Sadık Ahmet’in başına gelen bu olayın gerçekten bir kaza mı, yoksa Yunan İstihbarat birimlerince ustalıkla düzenlenen bir suikast mı olduğu konusu henüz açıklığa kavuşmamıştır.

 

Davası

1985 ile 1995 arasında aldığı yol, Batı Trakya Türkleri için önemli bir başarıdır. Çünkü azınlık ilk defa kendi bünyesinden kendisini temsil etmek üzere bir milletvekili çıkarmış, o da Sadık Ahmet olmuştur.

Dr. Sadık Ahmet, haksız yere çıkarıldığı Yunan mahkemelerinde ‘Türk soyundan, Türk kökenli bir Yunanistan vatandaşı’ olduğunu her seferinde kararlılıkla ifade etmiştir.

Karşısındaki yargıçların soğukkanlılıklarını kaybederek “O halde burada işin ne? Çek git Türkiye’ye. Buradan defol!” diye bağırdıkları da bu mahkemeleri izleyenlerin malumudur.

Dr. Sadık Ahmet’in yoğun çalışmaları ve faaliyetleri sayesinde Batı Trakya Türklerinin milli şuurları daha da pekişirken, onun uyarıları ve aydınlatıcı açıklamaları sonucunda özellikle Avrupa’daki birçok insan hakları kuruluşu harekete geçmiş ve Atina’nın batı Trakya’daki baskılarını kınamışlardır.

“Trakya’da etnik azınlık yoktur; Türk azınlığı diye bir varlık söz konusu değildir…” şeklindeki gerçek dışı Yunan iddiaları, dünya çapında ve somut olarak ilk defa Sadık Ahmet ve çalışma arkadaşlarınca etkili olarak çürütülmüştür.

Batı Trakya Türklerinin davası birinci elden, ilk defa onun aracılığıyla Avrupa Konseyi’ne ve Helsinki Watch gibi kuruluşlara, Washington’a, Moskova’ya duyurulmuştur.

O’nun bu çalışmaları Yunan makamlarınca endişeyle karşılanmış, düşmanlık olarak algılanmış ve kendisi besbelli ‘susturulması’ gereken, ‘tehlikeli kişiler listesine’ alınmıştır.

1990 senesinin Ocak ayında Yunanistan’daki duruşmanın çıkışında söylediği şu sözler tarihi önem taşımaktadır:

“…Ben bir Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum: Ben bir Türk’üm ve öyle kalacağım. Bu çağrımla Batı Trakya azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum…”

Dr. Sadık Ahmet’in şahadetiyle beraber geride kalanlara bıraktığı insan hakları mücadelesi görevini, Türk olmanın gururuyla dolu, çalışkan Batı Trakya Türk gençliği ile Batı Trakyalı aydınlar ve eşi Işık Sadık Ahmet ve evlatları Levent ile Funda halen devam eden ayrımcılığa ve baskılara rağmen başarıyla sürdürmektedirler.

Türklük mücadelesinin kahraman isimlerinden biri olan Dr. Sadık Ahmet’i rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun…

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Sema KILIÇ
Hakan Öztürk
Şevket ÖZSOY
Halil Eşmebaşı
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  19 Ağustos 2019 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net