14 Ekim 2019 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Lavanta Arıcılığı da Destekleyecek
Lavanta Arıcılığı da Destekleyecek
Her Zaman Hemşehrilerimizin Emrindeyiz
Her Zaman Hemşehrilerimizin Emrindeyiz
Kalbimiz ve dualarımız askerimizle
Kalbimiz ve dualarımız askerimizle
Muhafızlarda Kan Değişimi
Muhafızlarda Kan Değişimi
  YAZARLARIMIZ
Hz.Hatice Validemiz
29 Temmuz 2019 Pazartesi Bu yazı 6729 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

TAHIRE İDİ.)

Allah’a yemin ederim ki bana Hatîce’den daha hayırlı bir hanım verilmemiştir. İnsanlar beni inkâr ettiği zaman o bana iman etti. İnsanlar beni yalanladığı zaman o beni tasdik etti. İnsanlar beni mahrum ettiği zaman o bana malıyla sahip çıktı. Allah beni ondan, diğer hanımlara nasip olmayan çocuklarla rızıklandırdı.”  ( Taberânî)

Peygamber Efendimizin (s.a.v.) ilk hanımının adının Hz. Hatîce (r.anhâ) olduğunu asâleti, güzelliği, zekâsı, yumuşak huyluluğu ve serveti ile Kureyş kadınlarının en üstünü olduğunu, câhiliyye döneminde bile Tahire lakablı (en temiz), asalet ve fazilet dolu bir hanımefendi Rasûlullah (s.a.s.) ile evlendikten sonra tüm servetini İslâm’ın yayılması için harcayıp tükettiğini, ilk îmân eden olduğunu, Peygamber Efendimizle akraba olduğunu bu yüzden bazen “amcaoğlu” dediğini, Mekke’de tüm kadınların toplu halde bulunduğu esnada “Muhammedül Emin’in övgüyle anlatıldığı ve onunla evlenmek isteyen kızların alkışlar yaptığı ancak aralarında bulunan Hatice Validemizin edeblice oturduğu, onun edeb ve terbiyesinden dolayı bu evliliğin ona nasip olduğunu, Hz. Hatice Validemizin Peygamberimize aşık olduğunu, 25 sene evli kaldıklarını, 64 sene 6 ay yaşadıktan sonra ölüm döşeginde iken başında Eşi (Peygamberimiz) ve üç kızı, Zeyneb, Ümmü Külsüm ve Fâtımâ’nın bulunduğunu, hayatı boyunca hizmetçi kullanmadığını, ev işlerini çocuklarının eğitimini kendi üstlendiğini, Peygamberimizin aile efradına çok cömert davrandığını,

Efendimiz (s.a.s) ile Hz. Hatice’nin (r.anha) aile hayatlarının, çok mutlu ve huzurlu bir şekilde geçtiğini, bize en güzel aile modeli sunduklarını, bu mübarek evlilikten altı çocuğunun olduğunu İkisinin erkek, Kâsım (ilk erkek çocuğunun isminden dolayı Ebul Kasım dendiğini, Abdullah, dördünün ise kız Zeyneb ( Peygamberimiz 30 yaşında iken doğdu), Rukayye (Efendimiz 33 yaşında iken doğdu), Ümmü Külsüm ve Fâtımâ (Peygamberimiz 40 yaşında iken doğdu) ve son dünyaya gelenin oğlu Abdullah olduğunu, çocuklarından sadece Fâtima Peygamberimizin vefatından 6 ay sonra ahirete göçtüğünü, diğer hepsinin de ufak yaşlarda vefat ettiğini, oğlu Kasım vefat edince için “Ey Allah’ın Rasûlü! Kâsım’ın sütü taştı. Keşke Allah süt çağını tamamlayacak kadar onun ömrünü uzatsaydı.” Dediğinde Efendimizin O cennette tamamlayacatır, Dilersen Allah’a dua edeyim de sana onun sesini işittireyim.” Dediğini, Ancak Hz. Hatîce’nin: “Hayır, ey Allah’ın Rasûlü! Ben Allah ve Rasûlü’nü tasdik ediyorum.” diyerek asil davrandığını, O hayatta iken Efendimizin başka evlilik yapmadığını, vafatından sonra bile hayırla yad ettiğini, Allah bana Hatîce’den daha hayırlı bir hanım verilmiş değildir, dediğini,

Fâtıma, babasına “annemin durumunu öğrenmeden içim rahat etmeyecek.” Dediğini bunun üzerine Efendimizin, Hz. Hatîce’nin Cennet’te Meryem ve Sâre arasında olduğunu söylediğini, Hatice Validemizin Ebû Tâlib’in ölümünden üç gün sonra, Hicretten üç sene evvel Ramazan ayında vefat ettiğini, Efendimiz Hacûn Kabristanına (Cenneti Mualla) kendi elleriyle kabre inerek yerleştirdiğini, vefatından evvel kendisi için Efendimize vermek üzere onun sevdiğini bildiği gülleri göremeden vefat ettiğini, O yüzden sevdiğinize gül vermek Hz. Haticenin Sünneti olduğunu, vefatından sonra bile onun akrabalarına çok ilgi gösterdiği,  Hz. Aişe'ye onun hakkinda iyi konuşmasını

tenbih ve ikazla uyardığını biliyormusunuz ?

O halde günümüz sözde alim kesilenleri bu ikazı ve ihtarı bilmezmi de edebsiz konuşur.

Edebini takin i.oğlu...

Hz.Aişe 'yi onun hakkında  konuşturmamışta, Senimi konuşturacak..Haddinizi aşmayın. Edebinizi takının..

Kaş yapayım derken, Ümmetin Annesine yaptığınız hakaret affedilir gibi değil...O küfrün ve cehaletin zirve yaptığı cahiliye dönemi bile tahire idi...

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Şevket ÖZSOY
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  14 Ekim 2019 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net