23 Ekim 2019 Çarşamba
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Yahşihan Belediye Meclisinden Asker Selamı
Yahşihan Belediye Meclisinden Asker Selamı
Belediyeden Madde Bağımlılığı Semineri
Belediyeden Madde Bağımlılığı Semineri
Ticari Tescili Yapıldı
Ticari Tescili Yapıldı
KOP KÖSİP ile Modern Sulama Sistemleri Hayata Geçiyor
KOP KÖSİP ile Modern Sulama Sistemleri Hayata Geçiyor
  YAZARLARIMIZ
CENAZE ZİYAFETİ
31 Temmuz 2019 Çarşamba Bu yazı 8421 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Allahu Teâlâ yüce kitabımız Kuranı Kerim'de buyuruyorlar ki; "Her canlı ölümü tadacaktır ve hepiniz O'na döndürüleceksiniz."

     

    Ölüm malum herkesin kaçınılmaz yaşayacağı hazin bir gerçeği. Çevremizden, hemen hepimiz bir çok yakınımızın vefatına şahit olmuşuzdur. Ailemizden, akrabalarımızdan, komşularımızdan veya arkadaşlarımızdan muhakkak ki bu hüzne şahit olmuş, bu ezâyı yaşamışızdır.

 

     Bunun yanı sıra inançlarımız, gelenek, görenek, örf ve adetlerimiz doğrultusunda bu cenazelerimizin merasim ve defin şekli var. 

    Yıllar boyunca, çok eski çağlardan beri her millet, her ırk, kendi inancına ve geleneklerine göre cenaze törenlerini yapmışlar ve yapmaya da devam etmektedirler.

 

    Bizler islâm inancımıza uygun bir şekilde, farzı kifaye olan, yani bir kişi de olsa o cenazeye katılarak sorumluluk kalksa bile de, cenazeye iştirak ederek, hem bir son görev, hem de cenaze sahibine yardımcı olmak amacıyla bu durumda olağanca hassas davranmaktayız.

 

    Buraya kadar her şey gayet güzel ve yerinde. Lâkin son yıllarda özellikle de Kırıkkale ve çevre illerde öyle bir gelenek yerleşti ki, ne vazgeçilebiliyor, ne de uygunsuzluğu dile getiriliyor.

 

MEFTA TOPRAĞA DEFNEDİLDİKTEN SONRA KIYMALI PİDE ZİYAFETİ!!!

 

    Öyle bir hâle geldi ki sormayın!?

Cenaze toprağa verilmiş, ailenin yüreği acı dolu, ama etraftaki insanlar pide kapma derdinde. Yanında bir de ayran. 

Kapan kapana...

 

Kimisi hususi cenaze gözlüyor;

--Saat kaç oğlum?

--14:00 baba.

-- Hah birazdan mezarlıktan gelirler, haydi gidip pidemizi alalım, karnımızı doyuralım.

Üstüne de çayımızı içeriz.

 

Pide yendikten sonra eleştiriler de car tabii..

--Nerede yaptırmışlar pideyi? Kayış gibi arkadaş, dişim zor kesti.

--Bu nasıl pide, hep yağ katmış adam, ağzım bir hoş oldu.

--Ayran yetmedi yav. İnsan cenazeye göre istemez mi?

 

    Diğer tarafta hoca Kur'an-ı Kerim okuyup dua ediyor ama nafile. Adam doymamış ki Kuran-ı duysun. 

 

   Cenaze sahibi ise yanan yüreği, buğulu gözlerle etrafı izleyerek bir yandan da pide ikram etme telâşında.

 

Bir yakınımla sohbetimizde bir anısını anlatmıştı bana;

 

    "Yıllar evvel bir köye cenazeye gitmişler. Mefta rençberlikle uğraşan, kıtkanaat geçinebilen gariban birisiymiş. Lâkin amansız bir hastalığa yakalanıp vefat etmiş. Eşi ise 2 küçük çocukla kalakalmış ortada. Elde yok, avuçta yok. Hiçbir şeyleri yok. Tek güvencesi ahırdaki tek ineği. Sütünü satıp ekmek, yumurta alarak çoluk çocuğu geçindirmekmiş aklındaki. Ne var ki cenaze günü ağlamaklı iken, içeriye kara bir haber daha gelir. Can havliyle dışarı çıkar ki ne görsün! Cenazeye gelenler buradaki kişilere ikram etmek için, o iki yetimin tek güvencesi olan ineği kesmiş parçalıyorlar. Kadıncağız ölen eşine mi üzülsün, tek güvencesi gitmiş ona mı üzülsün. Oradaki anlayış yoksunu bencil kişilere karşı çıkanlar olsa da nafile. 

Ziyafet için, o inek kesilecek.

 

   Çocuğu amansız bir hastalığa yakalanmış olan bir babayı düşünün. Canından bir parça evlâdı, "Baba beni kurtar" dercesine gözlerine bakarken, onun ellerinden bir şey gelmemesi ölümden beter. Bankadan kredi çekmiş, günlerce hastanede. Üstüne üstlük dükkânı da kilitli. İş yapamamış. 

 

SONRA?!

ANSIZIN O ACI, O KAHREDEN HABER....

BAŞINIZ SAĞOLSUN.

 

     Daha bir gün önce sıcacık, o ufacık elini tuttuğu yavrusunu nasıl toprağa verecek. Nasıl ayrılacaktı. Seni kurtaracağım yavrum derken ki sözleri kulaklarındayken bir telefon ve karşıdaki o nahoş soru.

KAÇ PİDE YAPTIRALIM?

 

   Kurtaramadığı giden evladına mı yansın, aldığı krediyi ve cenaze masraflarına verecek tek kuruşu olmadığına mı yansın!?

 

    Oysa ki Peygamber Efendimiz 3 gün boyunca cenaze evinde yemek yenmesini hiç hoş görmemiş, hatta lânet etmiştir. Yüce dinimizce de özellikle mekruh kılınmıştır. 

 

    Cenazeye iştirak etmek, üzüntü içerisindeki cenaze sahiplerine manevi destek ve defin işlerinde yardımcı olmak, insanî bir sorumluluk ve görevdir.

Bu tür ikramlar eş, dost ve akrabalar tarafından yapılarak cenaze sahiplerini bir müddet rahatlatmak gerekir.

 

    Malesef ki yıllarca toplumda dinen olmayan bidatlar sanki dinimizin bir gereğiymiş gibi cahilce işlenerek süregelmekte ve devam etmektedir. Bu gün yaşadığımız veya yaşayacağımız acı yarın herkesin başına gelmesi kaçınılmaz bir sonuçtur. 

 

    Toplumda kanser hâline gelmiş bu cehalete Diyanet İşleri Başkanlığı acil çözüm getirmeli, camilerde imamlar devamlı vaazlarında bu konuyu dile getirmelidir.

 

   İnsanların hüzün ve kederli günlerini ziyafete dönüştürmenin hiç bir mantığı ve hiç bir insanî tanımı yoktur. 

 

BÖYLE BİR ORTAMA EMPATİ YAPIP, KENDİMİZİ DÜŞÜNELİM.

 

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  YORUMLAR
Murat  -  01-08-2019 - 14:38
Gardaşım aynı şeye bizim köyde denk geldim babaannemin cenazesinde köylü bir fatiha okumak yerine oturmuş alamadığı pidenin dedikodusunu yaptı üzüldük ama ne fayda
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Şevket ÖZSOY
Gülüş Teke
Kırlangıçoğlu Oktay
Gülüş Teke
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Ekim 2019 Salı
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net