Son zamanlarda bu cenaze pidesine yapılan yorumlar çığırından
çıktı desem yeridir. Bir Müslüman olarak artık her platformda açıklama yapmak
lüzumu hissediyorum. Bizim dinimizde cenaze sahibinin yemeği yenmez mekruhtur.
Ama cenaze evinde ikram olunan yemek yenir. Cenaze evine yemek götürme
geleneğimiz de bu yüzden var zaten. Taziye üç gün… Çevremizde bir insanımız
vefat ettiğinde üç gün yakın akraba eş dost arkadaş komşular bu vazifeyi yerine
getirirler. Vazife diyorum çünkü bir yakınımızı kaybettiğimizde mevtaya karşı
son vazifelerini yerine getirmek için uzak yakın mesafelerden onlarca insan bir
anda toplanıverir cenaze evinde. Bunlardan kimi yaşlı kimi hasta kimi belki
şehre hatta ülkemize ilk defa geliyor! Bazılarının şekeri tansiyonu var
ama utandığından ayılıp bayılıncaya kadar bir şey isteyemiyor. Sorarım size suç
mu? Kabahat mi? Ne yapsın bu insanlar cenazeyi bırakıp lokantaya mı gitsinler?
Ölüm her canlının mutlak yaşayacağı gerçek. Bir gün mutlaka bizim de evimiz bir
cenazeye ev sahipliği yapacak. Bunu düşünerek atalarımız yüzlerce yıldır bu
güzel geleneğimizi devam ettirmişler. Son zamanlarda bu yemek olayı pratik bir
ikram oluşundan dolayı pideye dönüştü. Acaba bu ince davranışa karşın cenazeye
pide yemek için gelenler var gibi çirkin ithamlarda bulunmak nasıl bir
görgüsüzlük? Nasıl bir cehalet? Bizim toplumumuz da bildiğimiz gördüğümüz
yaşadığımız bu vazife yakın akrabalar, bazen dernekler, konu komşu, arkadaş
tarafından yerine getirilir. Zamanı geldiğinde kim olduğuna bakmadan
yakınlarınızda bir cenaze olduğunda sizde vazifenizi yaparsınız. Karşılık
beklemeden yalnızca Allah’ın rızasını umarak. Hatta artık pek çok yerde cenaze
defnedildikten sonra belediyeler yemek vererek bu vazifeyi yerine getiriyorlar.
İyi de yapıyorlar. Çok doğru düşünülmüş bir uygulama. Üzülerek belirteyim bir
yakınınızı kaybetmişsiniz de cenaze yemeği gibi bir saçmalıkla uğraşıyorsanız
bu birincisi mekruhtur. İki, siz bununla uğraşırken etrafınızda seyirci kalan
kimseler varsa siz yanlış yerdesiniz. Bu onların da adına utanç verici bir şeydir.
Yakın akrabalar yapmadı. Konu komşu yapmadı. Oturduğunuz muhitin cami cemaati
yapmadı. Hani şimdi var hemşehrilerinizin, köylerin, şehirlerin dernekleri de
yapmadı! Hayal dahi edemiyorum. Kuzum siz hangi ülkede yaşıyorsunuz? Kendi toplumuna
yabancı, isimlerini bile Türkçe yazamayan komedyenlerin uydurduğu sanal
Türkiye'de mi? Şimdi öncelikle yeri gelmişken yakınlarımı kaybettiğimde
vazifelerini yerine getiren ve bana böyle düşündürten tüm yakınlarıma çok
teşekkür ederim. Özelliklede komşuların çok güzel organize olmuştu diye taziye
için gelenlerin takdirini kazanmış eski komşularıma, Bahşılı’dan Başpınar’a
nezaket gösterip yemek getiren şimdiki komşularıma… Kendi kayınpederinin
cenazesinde "Ben cenaze sahibi sayılmam ekonomik durumumda iyi pideyi ben
yaptırayım" diyerek nasıl yapabilirim düşüncesiyle hareket ederek iyi
örnek olan aile büyüklerimize… (Allah başımızdan eksik etmesin.) Keza üstüne
vazife edinmeyen yakın akrabayı "Siz cenaze sahibi değilsiniz. Cenaze
sahibi cenazenin hane halkıdır. Siz yemek yapabilirsiniz” diye münasip bir
dille uyaran çok kıymetli aile büyüklerimizi de… Şimdi! Bu üç günden sonra o
ruh haliyle insan elbette gidenin arkasından bir şeyler yapmak istiyor. İnsan
daha bir farkında oluyor bu yalan dünyada misafir olduğunun. Hayat, yaşadığımız
anlamsız çekişmeler, kıskançlıklar, haksızlıklar, yolsuzluklar, hırsızlıklar
daha bir anlamsızlaşıyor. Hepimiz başkasının evinde baş köşeye oturmak için
kavgaya tutuşan misafirler gibiyiz. Mülkün ebedi sahibi bizi affetsin. Karınca
kararınca eşe dosta hısıma, hasıma bir aradayken yemek vermemiz bu yüzden... Bu
kadar insanı bir daha nasıl bir araya getirebilirim ki? Öyleyse doğru zaman.
Şimdi "Allah’ını seven misafirine ikram etsin" diye buyuran Peygamber
Efendimiz (S.A.V.)’in sünnetine uyarak ikramda bulunalım diye düşünüyor
insanlar. Mantık bu! Zaten geleneklerimizin çoğu bizler farkında olmasak da
Peygamber Efendimiz (S.A.V.)’in sünnetlerinin gündelik hayatımıza yansımış
hali. Farz mı? Vacip mi? Zorunlu mu? Hayır!. Gücünüz varsa, içinizden geliyorsa
kaybettiğiniz yakınınıza bir veda mahiyetinde yaparsanız güzel bir davranış.
Yapmazsanız kınanmazsınız, kınanmamalısınız. Hele ki gücünüz yetmediği halde
oraya buraya borçlanarak böyle bir yemek yedirmenin ne dinimizde ne töremizde
yeri var. Cenab-ı Allah’ta razı olmaz zaten. Tıpkı rahmetlinin dünya kadar
malına mirasçı olup arkasından yaptırdığınız üç kuruşluk pideyi, ağlaya sızlaya
sanal alemde bütün dünyanın gözü önünde dinimizi, Müslümanları küçük düşüren
paylaşımlarınızdan razı olmayacağı gibi…