16 Eylül 2019 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Öğrenciler Türk Bayrakları Eşliğinde Sınıfa Girdi
Öğrenciler Türk Bayrakları Eşliğinde Sınıfa Girdi
Dayanışma Duygularımız Yeniden Pekişecektir
Dayanışma Duygularımız Yeniden Pekişecektir
Yorgun Mermi Can Alıyordu
Yorgun Mermi Can Alıyordu
Dağdelen Teşkilatları Dolaşıyor
Dağdelen Teşkilatları Dolaşıyor
  YAZARLARIMIZ
MEDINE'YI MÜNEVVERE
20 Ağustos 2019 Salı Bu yazı 3635 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Dünya gözüyle Cennet’ten bir parça görmek isteyenin bakacağı tek yer, göreceği tek yer, gideceği tek yer Medineyi Münevvere’dir. İki Cihan güneşi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’in mübarek şehri… 

İki güneşin bulunduğu tek şehir…

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.v), Mekke’de, Kâbe-i Muazzama’nın yanı başında dünyaya gelmiş ve orada büyümüştü. Orada evlenen ve çocukları dünyaya gelen Efendimiz (s.a.v), peygamberlik görevini de kırk yaşında iken orada (Mekke) aldı.

Ancak müşriklerin kalbi, kayadan sertti. Onlara ne söylense, nasıl anlatılsa hangi mucize gösterilirse gösterilsin, iman etmeye yanaşmıyor hatta gittikçe daha şiddetle düşmanlık ediyorlardı. Öyle bir an geldi ki artık Peygamber Efendimizin (s.a.v)  canına kast etmeye kadar düşmanlığı vardırdılar.

Miladi 622 yılında Efendimiz (s.a.v), kendisini uzun süredir davet eden Akabe Biatlarıyla ön hazırlığı tamamlanan Yesrib (Medine) şehri sakinlerinin taleplerini kabul etti ve bu şehre göç etti. Bu olaya ‘Hicret’ deniliyor ve Müslümanlar tarafından Hz. Ömer (r.a.) zamanında kullanılmaya başlanan takvimin de başlangıcı kabul ediliyor.

Hicret’in ardından Yesrib şehrinin adı Medine-i Münevvere olarak değişti. Yani ‘Aydınlanmış Medine, Nurlanmış Medine, Nurlu Şehir, Nurlandırılmış Şehir. Bu nur Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) ile kazanılan, Onun varlığı ile elde edilen Muhammedi Nurdur. Nuru Muhammed’den nasibini alan bağrında misafir ettiği Habibi Kibriya (s.a.v.) ile övünen dünyadaki tek belde Medineyi Münevvere’dir..

Peygamber Efendimiz (s.a.v), hicretten sonra hayatını Medine’de devam ettirmiş, (On yıl) savaşlar ve hac gibi olaylar dışında Medine dışına çıkmamıştır. Bugün de Mescid-i Nebevi olarak bilenen Yeşil Kubbenin altında (Hücreyi Saadet) mübarek kabrinin ve mescidinin bulunduğu yerde yanında Hz. Ebu Bekir Sıddık (r.a.) ve Hz. Ömer-ül Faruk (r.a.) ile beraber yatmaktadır.

Bu nedenle Medine’ye iki güneşli şehir demek yanlış değildir. Bir gökyüzünden ışık saçan güneş vardır, bir de âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’in nuru. Biri dünyayı aydınlatırken, diğerinin nuru kâinatı aydınlatır.Mahşer gününde tüm insanların Şefaat umududur.

Medine’nin her yerinde şefkat, merhamet ve Cenabı Hakkın Cemal sıfatının tecelliyatını görürsünüz. Gülleri Peygamber Efendimiz (s.a.v) gibi kokan Mübarek şehir havasıyla, suyuyla, dağıyla, taşıyla, ovasıyla, kışıyla, yazıyla her anı insanı kendine âşık eden şehirdir. Girişi edeb ile çıkışı edeb ile sözün ağızdan çıkmadan kalbin konuştuğu mübarek Şehirdir. Herkesin derdine deva bulduğu, gözyaşının kalbe hâkim olduğu, dillerde Selatü Selamın eksik olmadığı, dünyadaki en fazla özlenen ve selam gönderilen şehirdir. Geçmişi özlemle bilinen, Peygamberlerin Ahmed’in geleceği şehir diye müjdelediği, mukimlerinin ahir zaman Nebisi gelecek diye asırlarca beklediği şehir Medineyi Münevvere’dir. Anne ocağındaki huzur, anne kucağındaki şefkat, gönlündeki muradın en rahat talep edildiği, Şefaat Ya Resulallah diye kapısının eşiğine yüz sürdüğümüz mübarek şehir. Bahçesinde oturuken, avlusunda gezerken bir an Hz. Hasan (r.a.) ile Hz. Hüseyin(r.a.) ile ashab ile karşılaşacağınız hissiyatı olan, Sahabeyi Kiram ile hemdem olduğumuz şehir. Medine ne diller anlatır seni ne sözler. Sen sahip olmakla Resulullah (s.a.v.)’e kıskandı seni gökyüzü ve sema. O yüzden Mirac yaşandı, Kâinatın Sevgilisini misafir etsin diye sema. Misafirlerin gelir dünyanın her yerinden, gelen bir daha gelir, gitmek istemez senden. Bu yüzden misafirlerin Medine’de güler yüzle ve güllerle karşılanır Güllerin Efemdisinin Memleketinde, herkes mutlu olur, Medineyi görünce. Kuran’da Tevbe Suresi 128’inci ayette “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir…” denilmektedir. O Peygamberin (s.a.v.)  düşkün olduğu ümmet, bu şehirde üzülmez. İnsanların yüzünde sevgi vardır. Sadakaların en kolayı olan gülümseme vardır. Açan çehrelerde Muhammedi Nur vadır. Siyahında, beyazında, sarısında hep bu nuru görürsün.

Medineliler onu “Tealal Bedru Aleyna! - Ay doğdu üzerimize!” diyerek karşılamış, onu Ay’a, Güneş’e, yıldıza, Nur’a benzetmişlerdi. Medine’nin her yerinde ve Mescid-i Nebevi’de de bu nurun izleri görülür. O Nur üstüne nurdur. Kıyamete kadarda o Nur görülecektir. Zira Medine Cennet ile örnekleştirilen şehirdir.

Güzeller güzelinin güzel şehri Medine

Beldelerin en güzeli nurlu şehir Medine,

Hicret yurdu, kardeşlik yurdu Medine,

Şehitler yurdu, on bin sahabenin medfun olduğu şehir Medine,

Bolluğun ve bereketin şehri Medine,

İslam Yurdu Medine,

Hz. Musa’nın, Hz İsa’nın müjdelediği şehir Medine,

Her bir köşesi Cennet’ten bir parça olan şehir Medine,

Uhud’u Cennet olan şehir Medine,

Vadisi Cennet olan şehir Medine,

Ravza’sı Cennet Bahçesi olan şehir Medine,

Gülleri Peygamber kokan şehir Medine,

Sokağında yürüyen herkesin tebessüm ettiği şehir Medine,

Bire bin verilen şehir Medine,

Salatu selamları “Vealaykesselam!” diye alınan şehir Medine,

Ravza’sında “Ümmeti, ümmeti” diye ümmetini isteyen ‘Habib’in şehri Medine,

Âşıklara aşkını veren şehir Medine,

Maşuklara bir daha görem diye sine dövdüren şehir Medine,

İlk İslam başşehri Medine,

Her bir köşesi Peygamber izi olan şehir Medine,

Ecdadın Sürre alayı düzenlediği şehir Medine,

Mahşerde ilk kabrinden kalkacakların şehri Medine,

Takva mescidinin yapıldığı şehir Medine,

İlk Cuma’nın kılındığı şehir Medine,

Semasında bulutun gölgelik yaptığı şehir Medine,

Bedir’in zaferini yaşayan şehir Medine,

Hendeğin gücünü gösteren şehir Medine,

Bağrındaki safraları dışa atan şehir Medine,

Sevenlerini bağrına basan şehir Medine,

Âlemlere rahmet için gönderilen şehir Medine, 

İki cihanın güneşini bağrında şeref konuğu eden şehir Medine,

Sana selam olsun nurlu şehir,

Sana Selam olsun kutlu şehir,

Sana Selam olsun Yeşil Kubbe’nin altındaki yatan Peygamberim, önderim, rehberim, Hz Muhammed Mustafa (s.a.v) …

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Halil Eşmebaşı
bahattin akyön
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Eylül 2019 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net