16 Eylül 2019 Pazartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Öğrenciler Türk Bayrakları Eşliğinde Sınıfa Girdi
Öğrenciler Türk Bayrakları Eşliğinde Sınıfa Girdi
Dayanışma Duygularımız Yeniden Pekişecektir
Dayanışma Duygularımız Yeniden Pekişecektir
Yorgun Mermi Can Alıyordu
Yorgun Mermi Can Alıyordu
Dağdelen Teşkilatları Dolaşıyor
Dağdelen Teşkilatları Dolaşıyor
  YAZARLARIMIZ
Yunan Adaları ve Kıbrıs
21 Ağustos 2019 Çarşamba Bu yazı 2667 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

13. yüzyıldan 1829 Edirne anlaşmasına kadar Yunanistan bir Türk toprağı idi. Osmanlı tebası olan Rumlar barış ve huzur içerisinde yaşamışlardır. Bağımsız oldukları tarihten itibaren hemen hemen hiç savaşmamamıza rağmen Osmanlı aleyhine topraklarını dört kat artırmışlardır. Nihayet Balkan savaşları sonunda Eğe Adalarını almışlarsa da biz bunun son olduğunu düşünürken bir de baktık ki adamlar Polatlıdalar.

Allah’tan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının mücadelesi ile denize dökerek bir çok milli mücadele düşmanının beğenmediği oysaki Türkiye Cumhuriyetinin tapusu olan Lozan Anlaşmasını imzaladık.

Bitti mi? hayır tabiî ki Yunanistan  ile Batı Trakya Türklerinin hakları, Kıta sahanlığı, Fır hattı, Kıbrıs Eğe Adalarının silahlandırılması, Heybeliada Ruhban okulu, Fener Rum Partikhanesi gibi problemlerimiz devam ederken bugün birde bizim olan 19 Eğe adasına el koymaları ve Doğu Akdeniz’de enerji kaynakları problemi ortaya çıkmıştır.

İşte bu sorunlar devam ederken özellikle turizm sezonunun açıldığı şu günlerde karşımıza bir şuursuzluk örneği daha çıktı. Başta bizim vergilerimizle ayakta duran devletin televizyonunda Eğe’de ki Yunan adalarını övücü ve vatandaşlarımızı teşvik edici programlara sık sık rastgeliyoruz.

Tv programlarında Yunan adalarının gezerek öve öve bitiremedikleri gibi adalara gitmemiz için bizi teşvik ediyorlar. Hele hele bazı Turizm şirketleri Yunan adaları temalı reklamlar veriyorlar.

Madem ki Yunanistan’ı gezeceksek gidelim tabiî ki ama nereye Batı Trakya’ya Gümülcineye, İşkodra’ya Selanik’e gidelim. Ne işimiz var Santorini’de, Mykonos’ta..

Deniz, kum, güneş, eğlenceyse amaç Akdeniz, Eğe kıyılarımız bize yetmiyor mu?

Aslında bu bahsi açmamda ki en önemli gerekçelerden biri de Kıbrıs’ ı anlatmaktı. Şuursuz Turizmcilerimiz ve televizyon programlarımızın aksine Kıbrıs’a gidilmesi, Kıbrıs’ın gezilmesi gerekmektedir.

Adeta cennetten bir köşe olan Kıbrıs’ta deniz, kum, güneş, tarih yani turistin arayabileceği  her şey mevcut. Üstelikte Kıbrıs bizim.

Dünya’dan tecrit edilmiş, dünyada hiçbir devletin tanımadığı yedinci Türk Cumhuriyetine destek vermemiz gerekmektedir.

82 milyonun imkanları dahilinde hiç yoksa bir iki günlüğüne muhakkak surette Kıbrıs’a giderek hem Kıbrıs’ın turizmine destek verdiğimiz gibi, Kıbrıs’ın mücadelesini, bağımsızlık için yaşadıklarını öğrenme fırsatını bulacağımızı düşünüyorum.

Şimdiki Kıbrıs yönetiminin artık iki devletli yapıdan vazgeçilemeyeceğini ifade etmeleri Kıbrıs Devletimizin ebedi olacağının da göstergesi olup anavatandaki kandaşlarını Kıbrıs’a davet etmeleri çok anlamlı olup bizim de bu davete icabet etmemiz gerekmektedir.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Halil Eşmebaşı
bahattin akyön
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  16 Eylül 2019 Pazartesi
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net