23 Kasım 2019 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Öğrencisine hem öğretmenlik hem annelik yapıyor
Öğrencisine hem öğretmenlik hem annelik yapıyor
Tabelalarda Evren ismi değil,Halisdemirler' in ismi yer almalıdır
Tabelalarda Evren ismi değil,Halisdemirler' in ismi yer almalıdır
MKEK Çalışanlarının Sorunlarını TBMM'ye Taşıdı
MKEK Çalışanlarının Sorunlarını TBMM'ye Taşıdı
Sokaklar Bizim 3x3 Basketbol Turnuvası
Sokaklar Bizim 3x3 Basketbol Turnuvası
  YAZARLARIMIZ
Yol Boyu Tezgâhlarındaki Kandırmaca!
21 Ağustos 2019 Çarşamba Bu yazı 2477 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Kozaklı’ daki iki haftalık fizik tedaviden dönüşümüzü organize eden oğlumun işi gereği, dönüş yolundaki güzergâhımızı değiştirmek zorunda kalmıştık.

          Bu münasebetle de Niğde - Nevşehir üzerinden Kırıkkale’ ye dönüyoruz. Pek çok yerde olduğu üzere, yol boylarında, bizzat üreticilerin kendi ürünlerinin pazarlandığı, kendi üretimleri ürünler bulunmakta.

          Bizde üreticinin kendi mahsulü olan ürünlerden ve birinci elden alalım düşüncesiyle, Niğde çıkışındaki bir tezgâhta durduk.

          Patates – Soğan ve Kavun satılan bu kamyonet tezgâhtaki fiyatları sorduk. Bizim Kırıkkale pazarlarındaki fiyatların beş – on kuruş aşağı civarında bir değer bildirdi.

          Yâni kilo ve / veya tane hesabı üç aşağı beş yukarı uyuşuyor. Ne var ki burada üreticinin kendi tezgâhı olup, nakliyesi yok, masrafı yok.

          20 kiloluk çuval (dediği!) Patates (30. – TL), 7 kiloluk çuval (dediği) Soğan (10. – TL), 5 tane Kavun (her biri ortalama 2 kilo gelir / gelmez) 10. – TL.

          Dediğim gibi pazardan farkı, yerinde olmasından kaynaklı cüz -  i bir indirim. Normal olarak her hafta pazardan aldığımıza kıyasla üç – beş haftalık bir stok olacak ama nasıl olsa o yolu geliyoruz düşüncesiyle birer tertip aldık. Kendileri de elleriyle getirip koydu bagaja  

          Geldiğimizde de çocuklar alıp çıkardılar eve. Ben de yerleştirmek üzere Patates çuvalının ağzını açıp, üzerine örtülen kâğıdı çıkardım. En üstüne kapak şeklinde örtü olarak konulmuş üç – dört tane ve yanlarını beslemek üzere de birkaç, iki yumruk kesafetinde patates.

          Bunları aldıktan sonrası ise, çuval kenarlarına gelecek şekilde bir yumruk kadar bile olmayan vasat büyüklükteki patatesler konulmuş. Bunun ortasına ise, aman Allah’ ım, cevizden az büyük boyutundan tutunda, ne kadar çürüğü – eziği varsa hepsini doldurmuşlar!

          Tepemden aşağı bir kaynar su döküldü adeta! Mutfak tezgâhının üzerine yaydık hepsini. Anlaşılan bizim cefakâr ve de dürüst köylü üreticimiz, çuvalın ortasına dikmiş boruyu, etrafına da önce doldurmuş vasat boyuttaki patatesleri. Ondan sonra doldurmuş borunun içine tüm döküntü çürüğü – çarığı! En üste de koymuş üç – beş göstermelik patatesleri!

          Tezgâhın üzerinde kapladığı alan gözüme hiçte 20 kiloluk gibi gelmedi! Kendi kendime ‘’ulan bu oyunu oynayan, kilosunda da ne yapmaz yâni!’’ dedim. Bu defada haydi doldur bunları şeffaf poşetlere, tart bakalım.

          Tarttım ki ne görem! Heriflerin 20 kilo diye kazıkladığı çuvaldan gele – gele 14. 5 kilo patates çıktı! Çürüğü – çarığı da cabası!

          Bu durumun birde belgelenmesi icap eder diye düşündüm. Önce çuvalın içindeki ve sonra da tezgâhın üzerinde yayılmış vaziyette ve poşet içerisinde, tartılı değerlerini de tecrübe ve hatıra olması için güzelce resimledim

          Bunu görünce dur birde şu 7 kilo denen soğanı tartayım dedim. Çünkü patatesin kilo işi tam bir fiyasko çıktı! Soğan da 5. 5 kilo bile gelmedi!

          Alış hesabına göre kilosu 1. 5 – TL olan patateslerin bize maliyeti iki lirayı geçti! Geçmesi bir yana içinden ayıkladığın zaman içesine diyeceğin yarısını bulmuyor! Bu açıdan bakarsan da mislini geçiyor! Kaldı ki pazardan olsa, ne alır ve ne de para veririm buna!

          Soğan dersen on keza, o da alış hesabı 1. 5 – TL ama bize maliyeti onun da iki liraya geldi anlayacağınız!  

          Eee bu durumda kavuna bakmaya da gerek kalmamıştı. Fakat onun da gönlü kalmasın bari deyip, onunda açtım poşetini.

          Diğer ikisi öyle çıkar da bu düzgün mü olacak ki sanki! Onunda 5 tanesinden, çürümüş olan yerlerinin 2 sini yüz yüze getirilerek yerleştirmişler poşete! Eh, vallahi pes doğrusu!

          Türk çiftçisinin yaptığı bu sahtekârlığın, insanlık – esnaflık – dürüstlük ile hangi ölçülerde bağdaştığını şahsen ben anlıyamadım! Anlayıp bilen varsa ve beni bilgilendirirse sevinirim!

          Hani biz; ‘’Bizi aldatan bizden değildir!’’ diyen bir peygamberin ümmetiyiz! Din Dersleri ve cami vaazlarında öyle söylenir, halk öyle bilgilendirilir, öyle öğretilir biliyoruz! Ne bileyim yani, bizlere öyle öğretildiği için, hep öyledir sanıyorum da!

          Tarihten intikâl edegelen bir hikâyedir. Sefere giden ordunun erlerinden birinin, gittikleri güzergâhtaki üzüm bağından bir salkım üzümü alıp, teveğine de bedelini bağladığı anlatılagelir. Çünkü haram yiyen askerin savaşı kazanmasının mümkün olmayacağına inanılır!

          Bu dinin ve de bu milletin evlâtları, nasıl oldu da, ne zamandan beri böyle oldular?

          Hani, Atatürk’ ün dediği gibi; (Türk milleti çalışkandı!) r. Hani (Köylü milletin efendisidir!). Bunun gibi onlarca veciz söz mevcutken, bu yaşanılanı hangi kalıba koymak gerek?

          Aynı konunun değişik bir benzerini, Antalya – Ankara güzergâhında yaşayan bir arkadaşımdan, bayramlaşma sohbetinde dinledim! Anlaşılan o ki, bizim saf diye, zavallı diye acıdığımız köylümüz, aslında çok uyanmış ve dahi kazık atmaya bile başlamış! Yazık ! ! !

          Bizzat yaşadığım ve güvendiğim arkadaşımdan da bu konuyu dinleyince, kamuoyunun bilgisine sunmayı bir vatandaşlık görevi bilerek ve gerçek şekliyle kaleme almış bulunuyorum.

          Bu vesileyle tüm okuyucularımızın geçmiş bayramını kutluyor, hepinize kazasız – belasız – kandırmasız tatiller dilerim.

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Fazlı GÜVENTÜRK
Hakan Öztürk
Musa HACIBALOĞLU
Şevket ÖZSOY
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  22 Kasım 2019 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net