24 Eylül 2020 Perşembe
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Uzelli'den Tablet Bağışı
Uzelli'den Tablet Bağışı
Son Kurban
Son Kurban
Biz Konuşmuyoruz Çalışıyoruz
Biz Konuşmuyoruz Çalışıyoruz
Kırıkkale'nin Âşığı Şiirlerini Öksüz Bıraktı
Kırıkkale'nin Âşığı Şiirlerini Öksüz Bıraktı
  YAZARLARIMIZ
ÖLMEK İSTEMİYORUM
26 Ağustos 2019 Pazartesi Bu yazı 9123 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

Bir görüntü ve bir ses ayağa kaldırdı tüm ülkeyi.

 

ÖLMEK İSTEMİYORUM!

ANNE, LÜTFEN ÖLME ANNE!!!

 

    Yüreklerimizi burkan acı dolu bu feryat şiddet gören bir kadına, geride bir minik yürek için yaşamak isteyen anneye aitti. Lütfen ölme diye acı dolu feryat eden, her gününü, her dakikasını, her ânını birlikte geçirdiği, geceleri sarılıp kokusu duyarak uyuduğu yavrusu için yaşamak istiyordu.

 

    ÖLMEK İSTEMİYORUM feryadı sadece zavallı Emine BULUT'un değildi esasında. Şiddete uğramış, hayatını kaybetmiş ve hâlâ da şiddete maruz kalan binlerce, milyonlarca kadının yakarışıydı bu feryad. Son bulsun artık, adalet versin cezasınıydı. Bundan sonra Emineler, Ayşeler, Fatmalar ölmesin, annesinin koynunda kokusuyla uyuyan ufacık çocuklar, elbiselerine gözlerinin yaşıyla sarılarak uyumasındı.

 

    Malesef olmadı. Bir can, bir kadın, bir anne insanların malül bakışları karşısında, ellerimizin arasında, evladının yanında ve "NE OLUR, LÜTFEN ÖLME ANNE" feryatlarını duya duya, gözlerinin içine baka baka ellerinin arasında can çekişerek öldü gitti.

 

    Videoyu zleyenlerin bile gözyaşlarına hakim olamadığı, yüreklerini yakan bu vahim olayı, birebir yaşayan, canından parça olan, ufacık çocuğun yaşadığı travmayı düşünebiliyor musunuz! Ellerinin arasında kaybolup giden annesinin onda bırakabileceği etkiyi!?

    Onu her hatırladığında, o son hâli ömrünce hep gözlerinin önünde olacak. Her defasında yine yaşayacak. Orada biri bedenen ve biri ruhen iki cinayet işlendi. 

 

    Kadına yönelik şiddet, bu ilkmiydi!? Değildi elbet.

Yaptırımlar ağırlaşmayıp, zihniyetler de aynı olduğu sürece sonuncu da olmayacağı aşikârdı. Olayın üstünden 5 gün geçtikten sonra birden bire milyonlarca insan, sosyal medya, haber merkezleri ve sivil toplum kuruluşları ayağa kalktı haykırmaya başladı birden bire.

    NE ZAMAN?

O 10 SANİYELİK VİDEOYU SEYRETTİKTEN SONRA.

 

    Belki o videoyu çekmek etik değildi, sosyal medyada paylaşmak suç teşkil edecekti. Bunu yapan 19 yaşındaki gencecik çocuk merak ve heyecanla paylaşmıştı kimbilir. Ve bu çekiminin MİLYONLARI AYAĞA KALDIRIP, ŞİDDET GÖREN KADINLARIN SESİNİN olacağını hiç aklına getirememiş, bir nevi de suç teşkil edebileceğini hiç hesap edememişti belki de.

    

    Fakat şu açıdan da bakmak gerekirse; daha bu olayın hüznünü iliklerimize kadar yaşarken, Konya'da bir kadın, bir anne, eşi tarafından 20 yerinden bıçaklanarak öldürüldü. Hemde "annem olmadan uyuyamam" diyen 9 yaşındaki yavrusunun gözlerinin önünde!!!

KAÇ KİŞİ DUYDU, KİM GÖRDÜ BU HABERİ. 

 

Onların talihsizlikleri kimselerin görmemesi mi acaba!?

 

    Binlerce kadın şiddet görerek, kimseler duymadan acı içinde hayattan kaybolup gidiyor. Yaşayan da öyle yaşıyor işte. Her anı korku, her anı şiddet. Her gün biraz ölüyor.

 

    Emine Bulut vahşetinde karşımıza öylesine önemli ayrıntılar da çıktı ki; bunlar asla gözardı edilemez.

 

BİRİNCİSİ; kadına ve çocuğa şiddet giderek her geçen gün artarken, bu suçların cezası ne zaman ağılaştırılacak?

 

İKİNCİSİ; şiddete maruz kalan diğer tüm kadınlara ve de geride kalan masum çocuklara da bu şekilde sahip çıkılacak mı?

 

ÜÇÜNCÜSÜ; ilk yardım konusunda ne kadar geride olduğumuz bu vahşette ortaya çıktı.

Bir kadın, bir can yardım isteyerek feyad ederken, insanların 112'yi aramaktan ve telefonlarına sarılmaktan başka bir şey yapamadığı, malesef hiç bir bilgisinin de olmadığı içler acısı durumu da görmüş olduk.

 

Taa ilkokul sıralarından başlayarak, her alanda, her kurumda ilk yardım eğitiminin uygulamalı öğretilmesinin ne kadar önemli olduğu da bir kez daha ortaya çıktı.

 

DÖRDÜNCÜSÜ; Emine Bulut'u vahşice öldüren Fedai Baran bir kamu kurumunda özel güvenlik. Güvenlik olarak seçilen kişilerin heyetten sadece bedenen uygundur ibaresinin yeterli olmayıp, psikologdan da uygunluk alması gerektiğini gördük.

 

BEŞİNCİSİ; televizyonlardaki mafyavari ve kadına şiddet içeren dizilerle nereye gelindiği bir kez daha ortaya çıktı.

 

ALTINCISI da; kadına ve çocuğa şiddet yıllarca artarak devam etmekte. Hem de ülkenin dört bir tarafında. Bu olay KIRIKKALE'ye mahsus bir durum değil. Milyonların tepkisi izlediği video ile olaya alenen şahit olmasıdır. Kırıkkale'yi karalama algısı oluşturulmamalıdır.

 

    Temennimiz o dur ki; milyonlarca insanın şahit olduğu bu vahşet bir süre sonra unutulup gözardı edilmesin. Bu bir milât olsun.

Ve tüm insanlık şu iki cümleyi hiç unutmasın;

 

ÖLMEK İSTEMİYORUM

LÜTFEN ÖLME ANNE!!!

 

O gün bir kadın öldü,

O gün bir anne öldü,

O gün bir çocuğun hayalleri öldü,

O gün adamlık öldü

"ÖLMEK İSTEMİYORUM" diye haykıran bir ANNE,

Hemde "LÜTFEN ÖLME" diye yalvaran,

EVLÂDININ; gözleri önünde...

İnsanlık öldü o gün!!!

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Başar Özdemir
Kırlangıçoğlu Oktay
Bekir Eroğlu
Şevket ÖZSOY
Pınar Taşçı YIKILMAZ
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  24 Eylül 2020 Perşembe
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net