19 Ekim 2019 Cumartesi
 
ANA SAYFA FOTO GALERİ KIRIKKALE WEB TV İLÇE-BELDE HABERLERİ
Haber Ara  
 
Parkta  Şüpheli Ölüm
Parkta Şüpheli Ölüm
Kırıkkale'ye Bazı Proje Çalışmalarımız Var
Kırıkkale'ye Bazı Proje Çalışmalarımız Var
Haluk Levent Şema Kolejinde
Haluk Levent Şema Kolejinde
KÜ Matematik'te Dünya'da ilk 500’de
KÜ Matematik'te Dünya'da ilk 500’de
  YAZARLARIMIZ
Kozaklı’ da 15 Gün (120.)
28 Ağustos 2019 Çarşamba Bu yazı 1790 kez okunmuştur.
 
  
Yazı boyutu : 13 Punto 15 Punto 17 Punto 19 Punto

 

          Çocukluk çağımda henüz aklımın yeni ermeye ve ilkokula başladığım, 23 Nisan Bayramında o zamanın Hükümet Meydanında ilk şiiri okuduğum, garip Anadolu’ mun bozkırında 1955 yılında ilçe olan şirin beldesi Kozaklı.

          Kronik fizikî rahatsızlığımızın tedavisi amacıyla, Kurban Bayramı öncesi iki hafta ‘’T. C. Sağlık Bakanlığı Kozaklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi – FTR.’’ nin misafiri olduk.

          1955 – 57 yılları arasında rahmetli babamın memuriyeti münasebetiyle iki buçuk yıl burada Buruncuk ve merkezde ikamet etmiştik. Devam eden yıllar içerisinde de iki defa yolum  Kozaklı’ dan geçmişti.

          Son gördüğümde bir kış mevsimiydi, Roza Termalin yer hafriyatı yapılıyordu. Ve o civarda da tabir caizse dikili taş yoktu! Şimdiki mevcut durumun kıyası ise mümkün olmayan bir gelişme.

          İşte daha öncesinde ve sonrasında da mevcut hastane binası yapılmış, bitmiş fakat faaliyete geçmemiş / geçirilmemiş durumda, metruk vaziyette çürümeye terkedilmiş durumdaydı!

          Bugün için Türkiye’ nin bir numara FTR Hastanesi olan burasının kırk yılı geçmiş mazisini sizlerle paylaşmak istedim.

          Paylaşımım daha doğrusu bilgilendirmeye yönelik notları 3 bölümden meydana geliyor. Bu hizmet tesisinin, bilebildiğim ve hatırlayabildiğim mazisiyle birlikte burasının faydaları – yararları. Diğer bölümde yurdun dört bir yanından gelerek, burada şifa arayan kazazedeler – hastalar ve sonuncusu da bazı görüşlerden meydana geliyor.

          Hizmete sunulan bu tesisin evvelemirdeki mimarı, bu beldenin yetiştirmiş olduğu ve yetiştiği yerlere vefa borcunu ödemek üzere bu devlet yatırımını gerçekleştirmiş. Fakat bu ülkenin siyasî kaderinin gereği, kısır çekişmelerin kurbanı olmuş. Çeyrek asrı geçen bir süre atıl olarak ve kelimenin tam anlamıyla çürümeye terk edilmiş bir tesis, bir milli servet!                 

          Evet, bu eserin ilk mimarı Hilmi İŞGÜZAR, 1929’ da o tarihte Yozgat Boğazlıyan’ a bağlı olan Büyük Yağlı köyünde dünyaya gelmiş, 03 Haziran 2019’ da vefat etmiş ve ertesi gün de Edremit’ te defnedilmiştir.

          Nahiye (belde) olan Kozaklı 1955’ te Kaza (İlçe) yapılınca, Büyük Yağlı’ da Kozaklı’ ya bağlanmıştır. Bundan dolayı bazı kaynaklar, İŞGÜZAR’ ın doğum yerini Yozgat yazmaktadır.

          İŞGÜZAR; 13, 14 ve 16’ ncı dönem Sinop Milletvekili ve Sosyal Güvenlik Bakanı (SGB) olarak, Türk siyasetinde ve parlamentosunda bulunmuştur.

          Ocak 1978 ile Haziran 1979 arasında SGB olarak görev yaptığı dönem içerisinde, memleketine 1978’ de Sigorta Hastanesi olarak projelendirme ve temel atma işlerini gerçekleştirmiştir.

          Akabinde Türk siyasi tarihindeki çalkantılara bağlı olarak, İŞGÜZAR bakanlık görevinden ayrılmış, devamında yönetime gelen iktidarlar da bu modern tedavi merkeziyle ilgilenmemiştir!

          Yaklaşık 30 sene bu tesis kaderine, daha doğrusu çürümeye terk edilmiştir! 2006’ da Kozaklı’ ya davet edilen dönemin Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ, buranın tamirat – tadilat – bakım – deprem güçlendirme – vs işlerinin yapılıp, Nevşehir Devlet Hastanesine bağlanması talimatını veriyor.

          Ocak 2011’ de bina hizmete açılıyor. Başlangıcından günümüze yönelik ilk 30 senesi tamamen atıl, devamı itibariyle de yaklaşık 10 – 12 senesi, toplamda 40 seneyi bulan bir bina, bugün itibariyle ekonomik ömrünü tamamlamaya yaklaşmış bulunuyor.

          Bundan dolayı her gün bir yerlerden arıza vermesinden, bunun da verilen hizmetin kalitesini sekteye uğratmasından dolayı, elde olmayan bu olumsuzluklardan, anladığım kadarıyla hastane yönetimi rahatsız! Ama bundan dolayı geçmişin vebali var!

          Arsa alanı 30. 000 m2 ve kapalı alanı 17. 500 m2 olan hastane; ana bina, acil katı, giriş katı ve 3 kat yataklı servis olmak üzere 5 katlıdır.

          Tek kişilik hasta odalarında klima, buzdolabı, LCD TV, motorlu hasta karyolası, WC – Banyo ve yatak olabilecek refakatçi koltuğu bulunmakta. Hastane bir devlet kuruluşu olarak, toplam 170 yatak kapasitesine sahip ve adeta beş yıldızlı bir otel konforundadır.

          Bizim tedavimiz sürecinde görevdeki tıbbî ve idarî yetkililerini tanıtmak istiyorum:

Hastane Başhekimi: Dr. Sedat ORHAN. FTR. Uzmanı Dr. Aslan SANLI. Polik. Sekr. Ayşe AYDIN. Kat Hemşireleri: Binnaz ARSLAN, Selma GENCAL, Müzeyyen ÜNAL, Banu URUK. Kat Sekr. Ferdağ AKYÜREK. FTR. Teknikerleri: Helin AĞAYA, Gözde TUFAN, Gizem ÖZER. FTR. Tek. Stajyerleri: Ayşe DOĞAN, Berkay YAKUT, Deniz ÜNAL, Merve ALTUNOK, Büşra ÇANKAYA, Aybüke NACAR. Hasta Yatış Şefi: Oğuz YILDIRIM, Has. Ya. Sekr. Fikrîye HANIM. Müracaat – Danışma: Turap TOPRAK.

          Bulunduğumuz süre zarfında gerek tedavilerimiz ve gerekse idarî işlemlerle ilgili olarak tüm bu aslî ve yardımcı personelin, fevkalade yardımcı, anlayışlı, güler yüzlü, sorumluluk bilinci ve insânî değerleri yüksek davranışlarından dolayı, yazımın başında hassaten teşekkürlerimi iletmek isterim.

          Hastanede uygulanmakta olan rehabilitasyon tedavi uygulamalarının bazılarının isimlerini kısaca bahsedecek olursak;

* ) Lokomat Cihazı (Robotik Yürüme Tedavisi), * ) Hidroterapi (Havuz - Su Tedavisi), * ) Hot – Pack (Sıcak – Kas Gevşetici), * ) Cold – Pack (Soğuk – Ödem Tedavisi), * ) Fonoforezis (İlaç dağılımını ultrasonla sağlamak), * ) Ultrason (Isı yoluyla dokunun dejenerasyonu sağlamak), * ) Tens (Ağrılarla ilgili), * ) Lazer (Ağrılı dokuları dağıtmak için), * ) Compex (Kas ağrıları ve ağrı kesici), * ) Traksiyon ‘’Cervical – Lomber’’ (Çekme – germe), * ) Parafin (Cilt – Sinir hastalıkları), * ) Uzay Terapi (Felçlilerle ilgili), * ) Whirlpool ‘’Girdap Banyosu’’ (2 cihazlı; a- Üst bölge: Kollar, b- Alt bölge: Bacaklar).

          Rehabilitasyon olarak bu yöntemlerle uygulanan tedavilerin özellikleri de şöyle; Çeşitli kemik ve adale rahatsızlıkları. Kireçlenme, bel – boyun fıtığı ve siyatik. Kısmî felç, egzama, bazı ağrılı romatizmal rahatsızlıklar. Stres ve buna bağlı rahatsızlıklar. Asabiyet, uykusuzluk, fiziksel ve ruhsal yorgunluk. Çeşitli böbrek ve idrar yolu rahatsızlıkları. Mide ve bağırsak rahatsızlıkları.

          Ülkemizin en önemli termal merkezlerinden birisinin olduğu Kozaklı’ nın termal suyu, bir krater içinden kaynayarak yüzeye çıkmakta olup, kaynaktan çıkış ortalaması (97 C) dir.

          Alman Kaplıcalar Birliğince yapılan sınıflandırmada burası; sodyum, kalsiyum, klor ve Radon mineralleri ihtiva ettiğinden, A ve C grubu şifalı sular kategorisindedir.

          Kozaklı ‘ nın termal suyunun ülkemizdeki pek çok kaplıcadan farkı, Radon Gazı ihtiva ediyor olmasıdır. Bu ise tedaviden hariç aynı zamanda hücre yenilenmesini hızlandırıcı yâni gençleştirici ve güzelleştirici özelliği ile adeta ‘’Gençlik iksiri’’ olarak nitelenmektedir.  

          Hastaneye tedaviye gelenleri başlıca şu şekilde gruplandırmak söz konusu: Trafik Kazası mağdurları, İş Kazası mağdurları, Nörolojik ‘’spastik’’ - Ortopedik ‘’fel璒 engelliler, Genel sağlık sorunlular (romatizmal – nefrolojik ‘’böbrek’’ – dermatolojik ‘’deri – cilt’’) ve Kireçlenmeler

          Tıbbî olarak bu konuların detaylarına ve ayrıntılı bilgilendirmeye girmeyeceğim. Ama özet bir cümle söylemek gerekirse, ‘’Sedye ile gelen insanlar, buradan yürüyerek gitmekteler.’’                              

          Yeri gelmişken bu noktada felç ile ilgili hayatî öneme haiz bir bilgiyi aktarmak istiyorum. Zira buraya düşmeden önce geçireceğiniz bu ani rahatsızlığı bilinçli bir şekilde karşılayabilir iseniz, çok daha az mağduriyet yaşarsınız. Diğer kaza – hastalık – doğuştan kaynaklı durumlara bir yere kadar müdahale şansı olmadığı düşüncesiyle bunu işlemek istedim.

          Evet, halk dilinde ‘’inme’’ de denilen ‘’FELǒ’ in, bazı tıbbî kaynaklarca, ilk üç saat içinde müdahale ile etkilerinin tamamen geri çevrilebileceği belirtilmektedir. Şöyle ki;

          FELǒ in tanımlanmasında ÜÇ TEST: ‘’S. T. R.’’

          Bazen felcin belirtilerinin tespit edilmesi zor olabilmektedir. Bu durumda bilinçsizlik ise bir felakettir. Felç hastası, eğer yakınındaki kişiler tarafından felcin belirtileri o anda tespit edilemez ise, ciddi beyin hasarına maruz kalır!          

          Hastanın yakınında bulunan herhangi birinin, ÜÇ BASİT SORU sorarak, felci teşhis edebilmesi söz konusudur. Bunun için de;

          * (S) Gülümsemesini söyleyin (Smile).

          * (T) Basit bir cümle kurmasını söyleyin (Talk). Örnek: ‘’Bu gün dışarısı güneşli.’’

          * (R) Her iki kolunu kaldırmasını söyleyin (Raise).

          Hasta bu görevlerden herhangi birini yapmakta zorlanıyorsa, derhal ‘’ACİL SREVİS’’ i arayın ve gelen ATT (Acil Tıp Teknisyeni) veya Doktora bu belirtileri bildirin.

          Felcin bu üç belirtisinin dışında, tespit edebilmenin yeni bir metodu da, ‘’Dilinizi Çıkarın!’’.

Bunun için hastaya dilini çıkarmasını söyleyin. Eğer dil kıvrılmışsa veya bir tarafa doğru yatmışsa, bu da felç işaretlerindendir!

          Burada hastaneyle ilgili birinci bölüm bilgilendirmelerine son veriyoruz.

          Devamı olan ikinci bölümde, çeşitli rahatsızlıklardan dolayı ve yurdun dört bir yanından buradan şifa bulmak amacı ile gelmiş olan, kimi koltuk değnekli, kimi tekerlekli sandalyeli, kimi kendi arabasını sürebilen kimi de bir refakatçi desteğiyle hayatını devam ettirmeye çalışanlarla yaptığım röportajlar ve onların mevcut durumlarının resimleri olacaktır.

          Son bölümde ise yine yurdun çeşitli bölgelerinden gelip, burada Nevşehir Hacıbektaş Veli Üniversitesi Kozaklı FTR Meslek Yüksek Okulu öğrencileriyle yaptığım kısa röportajı bulacaksınız.  

Bu yazıyı paylaş      Sayfayı yazdır    
  YORUMUNUZU YAZIN
Isminiz
Yorumunuz
Güvenlik Kodu
 
  
Açiklama :

Yorum yazarken lütfen küfür, hakaret ve suç unsuru teskil edecek ifadeler kullanmayiniz. Bu tür yorumlar editörlerimiz tarafindan onaylanmamaktadir.

  
  
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  
   
 
YAZARLAR Tüm Yazarlar
Nesrin Bulat
Gülüş Teke
Hakan Öztürk
Halil Eşmebaşı
  
 E-GAZETE E-Gazete Arşiv
  18 Ekim 2019 Cuma
  
  
 ÇOK OKUNANLAR  
  
 
Sitemizden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tüm hakları saklıdır. 2010 - Tasarım ve kodlama :kergisi
Tel : 0318 224 34 34  -  E-mail : bilgi@kalehaber.net